Mahkeme Yazı İşleri Müdürü  
Basın Bildirisi  
AİHM 178 (2013)  
14.06.2013  
Başvurucular 6384 nolu kanunla kurulan Tazminat  
Komisyonu’na basvurmalıdırlar  
Demiroğlu ve diğerleri / Türkiye (Başvuru No. 56125/10) kararında, Avrupa İnsan  
Hakları Mahkemesi, oybirliğiyle, başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.  
Mahkeme, 23 Eylül 2013 tarihinden önce önüne getirilen bazı başvuruların iç hukukta  
tazminat verilmesi suretiyle çözümüne yönelik 6384 sayılı kanunun Türkiye Büyük Millet  
Meclisi tarafından kabul edildiğini tespit etmistir. Mahkeme, başvuru bu kanunun  
yürürlüğe girmesinden önce önüne getirilmiş olmasına rağmen, 6384 sayılı kanunun  
niteliğini ve kabul edilişi sırasında içinde bulunulan bağlamı dikkate alarak, iç hukuk  
yollarının tüketilmesi şartının başvurunun yapıldığı anda değerlendirilmesi genel kuralına  
bir istisna yapılmasının haklı görülebileceğini düşünmektedir. Bu karar kesindir.  
Başlıca Olaylar  
Başvurucular Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olup Baltaşı (Türkiye) Belediyesi’nde  
çalışmaktadırlar.  
19 Mart 2009 tarihinde başvurucular bir kısım maaş ve prim alacakları için işverenlerine  
karşı dava açmıştır.  
21 Temmuz 2009 tarihinde ulusal mahkeme başvurucuları haklı bularak belediyeyi talep  
edilen meblağları ödemeye mahkum etmiştir.  
6 Kasım 2009 tarihinde başvurucular ilk davada tespit edilen alacaklarıyla ilgili munzam  
zararlarının tazmini için yeniden dava açmışlardır. 26 Şubat 2010 tarihinde ulusal  
mahkeme belediyeyi bu munzam zararları da ödemeye mahkum etmiştir.  
Başvurucular tarafından başlatılan icra takibine rağmen, bu iki mahkeme kararı halen  
uygulanmamıştır.  
Şikayetler, usul ve Mahkeme’nin oluşumu  
Başvuru Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önüne 16 Ağustos 2010 tarihinde getirilmiştir.  
Başvurucular Sözleşme’nin 6. maddesini (adil yargılanma hakkı) ve 1 nolu protokolün 1.  
maddesini (mülkiyetin korunması) ileri sürerek kendi lehlerine verilen mahkeme  
kararlarının belediye tarafından uygulanmamasından şikayet etmektedirler.  
Karar aşağıdaki yedi yargıçtan oluşan bir daire tarafından verilmiştir :  
Guido Raimondi (İtalya), başkan,  
Danutė Jočienė (Litvanya),  
Peer Lorenzen (Danimarka),  
Dragoljub Popović (Sırbistan),  
Işıl Karakaş (Türkiye),  
Nebojša Vučinić (Karadağ),  
Paulo Pinto de Albuquerque (Portekiz), yargıçlar,  
ve Stanley Naismith, daire yazı işleri müdürü.  
Basın Bildirisi  
Mahkeme’nin Kararı  
İç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediği, kural olarak, başvurunun Mahkeme önüne  
getirildiği tarihte değerlendirilir. Ancak, bu kuralın, olayın özel şartlarıyla haklı  
gösterilebilecek istisnaları da yok değildir.  
Mahkeme, 23 Eylül 2013 tarihinden önce önüne getirilen, yargı kararlarının  
uygulanmaması ve geç uygulanması ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere, bazı  
başvuruların iç hukukta tazminat verilmesi suretiyle çözümüne yönelik 6384 sayılı  
kanunun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildiğini tespit etmistir. Bu  
kanunla kurulan tazminat komisyonu önüne başvurular, kanunun yürürlüğe girme  
tarihinden itibaren altı ay veya Mahkeme’nin kabul edilmezlik kararından itibaren bir ay  
içinde yapılmalıdır.  
Dolayısıyla bu hukuk yolu başvurucular için erişilebilir bir yoldur.  
6384 sayılı kanunla getirilen hukuk yolu, davalı Devletin, mahkeme hakkı ve/veya  
mülkiyet hakkı aykırılıklarını telafi etmesine, hatta bu yapısal sorunla ilgili Mahkeme  
önündeki başvuruları tamamen sonlandırmasına imkân tanıma amacı taşımaktadır.  
6384 sayılı kanunla öngörülen hukuk yolu Ümmühan Kaplan davasında pilot karar  
usulünün uygulanmasından sonra alınan önlemler çerçevesinde yer almaktadır.  
Mahkeme, davalı Devletin, Avrupa Konseyi tavsiye kararları ve Interlaken, İzmir ve  
Brighton konferanslarının sonuç bildirgeleri ışığında iç hukuk düzeyindeki bu tip sorunları  
çözerek Sözleşme sisteminde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ilgiyle not  
etmektedir. Böylece Devlet, ilgili kişilere daha hızlı bir telafi imkanı sunarak Sözleşme’de  
belirlenen hak ve özgürlükleri Sözleşme’nin 1. maddesinde öngördüldüğü gibi tanımakta  
ve çok sayıdaki benzer başvuruyu incelemek durumunda olan Mahkeme’nin yükünü  
hafifletmektedir. Aynı yapısal sorundan kaynaklanan çok sayıdaki bireysel başvuruya  
ulusal düzeyde bir çözüm sunarak, davalı Devlet Sözleşme sisteminin temelinde bulunan  
ikincillik ilkesini de işletmiş olmaktadır  
Sonuç olarak Mahkeme, başvuru bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce önüne  
getirilmiş olmasına rağmen, 6384 sayılı kanunun niteliğini ve kabul edilişi sırasında içinde  
bulunulan bağlamı dikkate alarak, iç hukuk yollarının tüketilmesi şartının başvurunun  
yapıldığı anda değerlendirilmesi genel kuralına bir istisna yapılmasının haklı  
görülebileceğini düşünmektedir.  
Mahkeme, başvurucuların, ilk kabulde erişilebilir bir yol olan ve şikâyetlerini sonuca  
bağlamak için makul perspektifler sunan 6384 sayılı kanunla kurulmuş tazminat  
komisyonuna başvurmaları gerektiğine hükmetmiştir. Başvuru, iç hukuk yollarının  
tüketilmemesi nedeniyle reddedilmelidir. Bununla birlikte, bu hüküm, tazminat  
komisyonu ve ulusal mahkemeler tarafından verilecek kararlar ışığında bu kanunla açılan  
hukuk yolunun etkinliği ve gerçekliğinin denetlenebilmesi ihtimalini hiçbir şekilde  
etkilememektedir. Her halükârda bu hukuk yolunun etkinliğiyle ilgili ispat yükü davalı  
Devlete düşecektir.  
Bu karar sadece Fransızca olarak mevcuttur.  
Bu basın bildirisi Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından kaleme alınmış olup, Mahkeme’yi  
bağlayıcı nitelikte değildir. Mahkeme tarafından verilen kararlar ve mahkeme hakkında  
açıklamalarına abone olmak için lütfen şu adrese üye olunuz: www.echr.coe.int/RSS/fr  
veya bizi Twitter'da takip ediniz @ECHR_Press.  
Basın iletişim bilgileri  
[email protected]e.int | tel: +33 3 90 21 42 08  
Denis Lambert (tel: + 33 3 90 21 41 09)  
Tracey Turner-Tretz (tel: + 33 3 88 41 35 30)  
2
Basın Bildirisi  
Nina Salomon (tel: + 33 3 90 21 49 79)  
Jean Conte (tel: + 33 3 90 21 58 77)  
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin  
ihlal edildiği iddiaları hakkında karar vermek üzere Avrupa Konseyi’ne üye devletler  
tarafından 1959 yılında kurulmuştur.  
3