CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĠ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
EYTİŞİM LTD. ŞTİ. - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 69763/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
22 Haziran 2006  
İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek  
olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
____________________________________________________________________________________________  
© T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, 2006. Bu gayriresmi çeviri, Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları  
Genel Müdür Yardımcılığı (AKGY) tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı, AKGYna atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (69763/01) başvuru no’lu davanın nedeni Eytişim  
Basın Yayın Reklam Sanat Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin (başvuran) 27  
Mart 2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Avrupa İnsan Hakları  
Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa  
İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul Barosu avukatlarından C. Özdemir  
tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Başvuran Eytişim Basın Yayın Reklam Sanat Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi  
Ürün Yayınevi adı altında faaliyet göstermektedir.  
Başvuran, Eylül 1997’de «Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) programları» ve içeriğinde  
(«Halkların kendi kaderlerini tayin hakkı») görüşüne atıfta bulunulan («TKP programları ve  
Mustafa Suphi tezleri») adlı bir inceleme kitabı yayımlamıştır. Sekiz bölümden oluşan kitabın  
(«TKP ve Ulusal sorun») başlığının yer aldığı 210-215 sayfalarında («Kürt sorunu») ele  
alınmıştır. Bununla birlikte, hiçbir ceza davası açılmamıştır.  
Eylül 2000’de başvuran, 1983 yılında yapılan Türkiye Komünist Partisi 5. Kongresini  
(«Türkiye Komünist partisi 5. Kongre belgeleri») başlıklı başka bir kitapta yayımlamıştır.  
12 Eylül 2000 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı  
kitabın 137. sayfasında bölücülük propagandasına yer verildiği gerekçesiyle («Türkiye  
Komünist partisi 5. Kongre belgeleri») adlı kitabın toplatılması talebinde bulunmuştur.  
Cumhuriyet Savcısı 15 Eylül 2000 tarihinde sunulan iddianame ile 3713 sayılı Kanun’un 8 §§  
1, 3. ve 4.maddeleri, 5680 sayılı Kanun’un ek 1 § 2. ve TCK’nın 36. maddesinin  
uygulanmasına istinaden başvuran şirketin yazı işleri sorumlusu Ekrem Sarıoğlu’nun  
mahkumiyeti istemiyle ceza davası açmıştır.  
Başvuran 19 Eylül 2000 tarihinde bu karara itirazda bulunmuş, bu başvuru 2 Ekim 2000  
tarihinde reddedilmiştir.  
DGM, 28 Mart 2003 tarihli bir kararla («Kürt ulusal hareketi») başlıklı yazıda bölücülük  
propagandası yapıldığı gerekçesiyle 3713 sayılı Kanun’un 8 § 1. maddesi uyarınca başvuran  
şirketin yazı işleri sorumlusunun on üç ay on gün hapis ve 1.111.111.110 TL. (yaklaşık 956  
Euro) para cezasına çarptırılmasına karar vermiştir. Mahkeme, 647 sayılı Kanun’un 6. ve  
3713 sayılı Kanun’un 13 § 2. maddeleri gereğince cezanın infazını ertelemiştir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AĠHS’NĠN 10. MADDESĠ’NĠN ĠHLAL EDĠLDĠĞĠ ĠDDĠASI HAKKINDA  
A. Kabuledilebilirliğe dair  
AİHM, AİHS’nin 35 § 3. maddesi gereğince şikayetin dayanaktan yoksun olmadığı tespitinde  
bulunmaktadır. Yapılan şikayetin kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe yer  
almamaktadır. Başvuru kabul edilmelidir.  
2
B. Esas hakkında  
Başvuran, yetkililerin kitabı toplatma kararının bilgi ve haber alma ve iletme özgürlüğüne bir  
müdahaleyi oluşturduğundan şikayetçi olmakta, bu yönde AİHS’nin 14. maddesiyle birlikte  
ve bağımsız olarak 9. ve 10., 1., 11., 13., 17. ve 18. maddelerine atıfta bulunmaktadır. AİHM  
bu şikayeti 10. madde doğrultusunda ele alacaktır.  
AİHM, sözkonusu müdahalenin AİHS’nin 10 § 1. maddesi ile güvence altına alınan  
başvuranın ifade özgürlüğüne bir müdahaleyi oluşturduğu hususunun taraflar arasında bir  
ihtilafa yol açmadığını not etmektedir. Müdahalenin yasayla öngörüldüğüne, 10 § 2. maddesi  
gereğince toprak bütünlüğünün korunması gibi meşru bir amacı izlediğine karşı  
çıkılmamaktadır. Bu husus dikkate alınmakta, bununla birlikte yapılan müdahalenin  
«demokratik bir toplum için zorunluluk» oluşturup oluşturmadığının incelenmesi  
gerekmektedir.  
AİHM bu kitapta kullanılan terimleri, bu bağlamda meydana gelen olayların incelenmesinde  
terörle mücadeleye bağlı güçlükleri özellikle dikkate almaktadır (Bkz. İbrahim Aksoy-  
Türkiye kararı, no: 28635/95, 30171/96, 34535/97, 10 Ekim 2000 ve Incal-Türkiye kararı, 9  
Haziran 1998).  
Suç unsurunu oluşturan bölüm TKP’nin 1983 yılındaki 5. kongresinde «Kürtlerin ulusal  
meselesi» başlığı altında ele alınan TKP’nin programına dayanmaktadır. Dile getirilen  
görüşler özet olarak «Kürdistan üzerindeki faşist koşullar», «Türk ve Kürt halkının ortak  
cadele etmesi gerekliliği» tespitini yapmakta ve «Kürtlerin ulusal demokratik hakları için  
bir eylem planını» öngörmektedir.  
«Faşist koşullar», «şoven baskılar», «Kürtlerin ayrılma hakkını desteklemek», «ortak  
düşmana karşı her iki halkın mücadelesi» ifadeler suçu teşkil eden görüşlere sert biçimde  
atıfta bulunmaktadır. Bununla birlikte kullanıldıkları bağlamda incelendiğinde, bu görüşler  
şiddet kullanımını, vatandaşlar arasında husumeti teşvik eder nitelikte değildir (Bkz. Abdullah  
Aydın-Türkiye (no:2) kararı, no: 63739/00, § 25, 10 Kasım 2005, Ayşe Öztürk, ve aynı  
anlamda Sürek-Türkiye (no:1) no: 26682/95 ve Gerger-Türkiye kararı no: 24919/94, 8  
Temmuz 1999).  
AİHM, iç hukuk mercilerinin almış oldukları kararlarda yer alan gerekçelerin başvuranın  
ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleyi meşru saymaya yetmediğini incelemektedir (Bkz.  
mutatis mutandis, Sürek-Türkiye kararı (no:4), no: 24762/94, 8 Temmuz 1999).  
AİHM ayrıca, benzer durumdaki gibi pek çok başvuruda dile getirilen sorunların AİHS’nin  
10. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını hatırlatmaktadır (Bkz. özellikle Abdullah Aydın-  
Türkiye kararı, no: 42435/98, 9 Mart 2004). AİHM terörle mücadelede karşılaşılan güçlükleri  
göz önünde bulundurmakla birlikte, mevcut başvuruyu yerleşik içtihadı ışığında incelemiş ve  
Hükümetin bu başvuruyu farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir delili ve tespiti sunmadığını  
kaydetmiştir (Bkz. İbrahim Aksoy kararı, Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998).  
Bu doğrultuda, sözkonusu kitabın toplatılması öngörülen amaçla orantısız olup, «demokratik  
bir toplum için gereklilik» arz etmemektedir. Şu halde, AİHS’nin 10. maddesi ihlal edilmiştir.  
3
II. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĠ’NĠN ĠHLAL EDĠLDĠĞĠ ĠDDĠASI  
HAKKINDA  
Başvuran bahse konu kitabın toplatılması üzerine, kitabın yeniden basımını, dağıtımını  
sağlayamadığını ve maddi zarara uğradığını iddia etmekte, bu noktada Ek 1 no’lu Protokol’ün  
1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.  
AİHM, polislerin kitaba el konulması tebliğnamesini yayınevine tebliğ etmek üzere  
geldiklerinde sözkonusu yayının yüz elli tanesinin dağıtımının yapıldığını hatırlatmaktadır.  
Sonuç olarak hiçbir el koyma işlemi başlatılmamıştır.  
AİHS’nin 35 § 3. maddesince yapılan şikayetin bu kısmı dayanaktan yoksun olduğundan, 35  
§ 4. madde uyarınca reddedilmesini gerekir.  
III. AĠHS’NĠN 41. MADDESĠ’NĠN UYGULANMASI  
A. Tazminat  
Başvuran el konulan kitabın değeri için 5.000 Euro, satışından elde edeceği olası gelir  
kaybının giderilmesi için 15.000 Euro talep etmektedir. Başvuran ayrıca 6.250 Euro manevi  
tazminat istemektedir.  
AİHM, tespit edilen ihlal ile öne sürülen gelir kaybı arasında hiçbir illiyet bağı  
bulunmadığından bu talebi reddetmektedir. Buna karşın, başvurana manevi zarar için 2.000  
Euro ödenmesine karar vermiştir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuran DGM önündeki temsil gideri için 2.500, AİHM önündeki giderler için 3.440,  
İstanbul Barosu ücret tarifesine göre sekiz saatlik çalışma ve diğer masraflar için 1.860 Euro  
olmak üzere toplam 7.800 Euro talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmıştır.  
Mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihadı göz önünde bulundurulduğunda AİHM, başvurana  
tüm masraf ve giderler için 1.500 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına 3 puan eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĠHM, OYBĠRLĠĞĠYLE,  
1. AİHS’nin 10. maddesine dayalı şikayetin kabuledilebilir, bunun dışında kalanların  
kabuledilemez olduğuna;  
2. AİHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;  
4
3. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf  
olmak üzere, Savunmacı Hükümetin başvurana manevi zarar için 2.000 (iki bin) Euro, yargı  
giderleri için 1.500 (bin beş yüz) Euro ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĠġTĠR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 22 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
5