B. Esas hakkında
Başvuran, yetkililerin kitabı toplatma kararının bilgi ve haber alma ve iletme özgürlüğüne bir
müdahaleyi oluşturduğundan şikayetçi olmakta, bu yönde AİHS’nin 14. maddesiyle birlikte
ve bağımsız olarak 9. ve 10., 1., 11., 13., 17. ve 18. maddelerine atıfta bulunmaktadır. AİHM
bu şikayeti 10. madde doğrultusunda ele alacaktır.
AİHM, sözkonusu müdahalenin AİHS’nin 10 § 1. maddesi ile güvence altına alınan
başvuranın ifade özgürlüğüne bir müdahaleyi oluşturduğu hususunun taraflar arasında bir
ihtilafa yol açmadığını not etmektedir. Müdahalenin yasayla öngörüldüğüne, 10 § 2. maddesi
gereğince toprak bütünlüğünün korunması gibi meşru bir amacı izlediğine karşı
çıkılmamaktadır. Bu husus dikkate alınmakta, bununla birlikte yapılan müdahalenin
«demokratik bir toplum için zorunluluk» oluşturup oluşturmadığının incelenmesi
gerekmektedir.
AİHM bu kitapta kullanılan terimleri, bu bağlamda meydana gelen olayların incelenmesinde
terörle mücadeleye bağlı güçlükleri özellikle dikkate almaktadır (Bkz. İbrahim Aksoy-
Türkiye kararı, no: 28635/95, 30171/96, 34535/97, 10 Ekim 2000 ve Incal-Türkiye kararı, 9
Haziran 1998).
Suç unsurunu oluşturan bölüm TKP’nin 1983 yılındaki 5. kongresinde «Kürtlerin ulusal
meselesi» başlığı altında ele alınan TKP’nin programına dayanmaktadır. Dile getirilen
görüşler özet olarak «Kürdistan üzerindeki faşist koşullar», «Türk ve Kürt halkının ortak
mücadele etmesi gerekliliği» tespitini yapmakta ve «Kürtlerin ulusal demokratik hakları için
bir eylem planını» öngörmektedir.
«Faşist koşullar», «şoven baskılar», «Kürtlerin ayrılma hakkını desteklemek», «ortak
düşmana karşı her iki halkın mücadelesi» ifadeler suçu teşkil eden görüşlere sert biçimde
atıfta bulunmaktadır. Bununla birlikte kullanıldıkları bağlamda incelendiğinde, bu görüşler
şiddet kullanımını, vatandaşlar arasında husumeti teşvik eder nitelikte değildir (Bkz. Abdullah
Aydın-Türkiye (no:2) kararı, no: 63739/00, § 25, 10 Kasım 2005, Ayşe Öztürk, ve aynı
anlamda Sürek-Türkiye (no:1) no: 26682/95 ve Gerger-Türkiye kararı no: 24919/94, 8
Temmuz 1999).
AİHM, iç hukuk mercilerinin almış oldukları kararlarda yer alan gerekçelerin başvuranın
ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleyi meşru saymaya yetmediğini incelemektedir (Bkz.
mutatis mutandis, Sürek-Türkiye kararı (no:4), no: 24762/94, 8 Temmuz 1999).
AİHM ayrıca, benzer durumdaki gibi pek çok başvuruda dile getirilen sorunların AİHS’nin
10. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını hatırlatmaktadır (Bkz. özellikle Abdullah Aydın-
Türkiye kararı, no: 42435/98, 9 Mart 2004). AİHM terörle mücadelede karşılaşılan güçlükleri
göz önünde bulundurmakla birlikte, mevcut başvuruyu yerleşik içtihadı ışığında incelemiş ve
Hükümetin bu başvuruyu farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir delili ve tespiti sunmadığını
kaydetmiştir (Bkz. İbrahim Aksoy kararı, Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998).
Bu doğrultuda, sözkonusu kitabın toplatılması öngörülen amaçla orantısız olup, «demokratik
bir toplum için gereklilik» arz etmemektedir. Şu halde, AİHS’nin 10. maddesi ihlal edilmiştir.
3