ettiğini kaydetmektedir. Mevcut koĢulları ve bu konuda Devletler’e tanınan takdir hakkını göz
önünde bulunduran Hükümet sözkonusu Cumartesi günü olay yerinde bulunulan sivillerin
rahatsız olma riski ve göstericilerin direniĢinin toplantının dağıtılmasını haklı kıldığı
kanaatindedir. Hükümet’e göre güvenlik güçlerinin müdahalesi AĠHS’nin 11. maddesi
anlamında zorunlu bir tedbirdi.
AĠHM evvela 11. maddeye iliĢkin içtihadından kaynaklanan temel ilkeleri esas almaktadır
(bkz. Djavit An – Türkiye, no:20652/92, §§ 56-57; Piermont – Fransa, 27 Nisan 1995, §§ 76-
77). Bu içtihattan, yetkili makamların, yasal gösterilerin düzgün iĢleyiĢinin ve tüm
vatandaĢların güvenliğinin güvence altına alınması için zorunlu tedbirleri almakla görevli
oldukları çıkmaktadır.
AĠHM devletler’in barıĢçıl amaçlı toplantı yapma hakkını korumalı ve bu hakka yönelik
olarak dolaylı ve keyfi kısıtlamalar getirmekten uzak durmalıdır. Her ne kadar 11. madde esas
itibariyle bireyi korumalı haklarını kullanma noktasında kamu güçlerinin keyfi
müdahalelerine karĢı koruma eğilimindeyse de, bu haklardan etkili bir biçimde
yararlanılmasını temin pozitif yükümlülüğü de doğurmaktadır.
AĠHM bu ilkelerin kamuya açık yerlerde düzenlenen gösteri ve yürüyüĢler için de
kullanılabilir olduğu kanaatindedir. Ancak AĠHM, Yüksek SözleĢmeci Tarafın kamu
düzeninin ve halkın güvenliğinin sağlanması gibi gerekçelerle toplantıları izne tabi kılarak
toplulukların faaliyetlerini düzenlemesinin 11. maddenin ruhuna, a priori, aykırı olmadığını
kaydetmektedir (bkz. Djavit An – Türkiye, adıgeçen, §§ 66-67).
Ulusal mevzuatta yer alan hükümleri inceleyen AĠHM açık yer toplantıları için herhangi bir
izne gerek olmadığını; olayların meydana geldiği dönemde, faaliyetin yapılmasından 72 saat
önce bir bildirimde bulunulması gerekmekte olduğunu belirtmiĢtir.. Ġlke olarak bu tür
düzenlemelerin AĠHS’nin koruması altında bulunan barıĢçıl amaçlı eylemler için gizli bir
engel teĢkil etmemesi gerekir. ġu da unutulmamalıdır ki kamuya açık yerlerde
gerçekleĢtirirlen her türlü gösteri günlük hayatın akıĢında bir karıĢıklığa neden olabileceği
gibi düĢmanlıkla da karĢılanabilir. Bununla birlikte, derneklerin ve diğer gösteri
düzenleyicilerin yürürlükteki demokratik birer aktör olarak oyunun kurallarına katılarak
düzenlemelere riayet etmeleri gerekmektedir.
AĠHM, herhangi bir bildirim yapılmamıĢ olması nedeniyle gösterinin yasadıĢı olduğu
kanaatindedir. Bu konuda baĢvuranlar bir itirazda bulunmamaktadırlar. Buna karĢın AĠHM,
ortada yasadıĢı bir durum olmasının toplantı özgürlüğü hakkına yönelik bir ihlali meĢru
kılmadığını da anımsatmaktadır (Cisse – Fransa, no: 51346/99, § 50). Yine de AĠHM’ye
göre, siyasi, kültürel ya da baĢka amaçlı her türlü etkinlik ya da toplantının sıhhati
bakımından güvenlik önlemleri alınması ve gösteri mekanlarında ilk yardım hizmeti
sunulması gibi konularda bir önlem olarak önem arzeder.
Dosya unsurlarından anlaĢıldığına göre, göstericiler yaptıkları toplantının yasal olmadığı ve
kamu düzeni noktasında neden olduğu sıkıntılar konusunda defaatle uyarılarak kendilerinden
dağılmaları istenmiĢtir. BaĢvuranlar güvenlik güçlerinin uyarılarına uygun hareket
etmemiĢlerdir.
AĠHM gösteri özgürlüğünün esasının her vatandaĢın görüĢ ve muhalefetini ifade etme ya da
herhangi bir makamdan kaynaklanan bir karara itiraz etme imkanına sahip olması olduğunu
kaydetmektedir. Buna karĢın bu imkan belli bir sonuç alınmasıyla iliĢkili değildir. Mevcut
6