ÜÇÜNCÜ BÖLÜM  
OZEROV/RUSYA DAVASI  
(Başvuru no. 64962/01)  
NĠHAĠ KARAR  
STRAZBURG  
18 May 2010  
İşbu karar Sözleşme’nin 44/2 maddesi çerçevesinde kesinleşmiştir. Şekli  
düzeltmeler tabi tutulabilir.  
__________________________________________________________________________________________  
© T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayriresmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler  
Genel Müdürlüğü, Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığı tarafından yapılmıĢ olup, Mahkeme‟yi bağlamamaktadır. Bu  
çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiĢ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koĢulu ile  
Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler Genel Müdürlüğü, Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığına atıfta  
bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
OZEROV/RUSYA KARARI  
1
Ozerov/Rusya davasında,  
Başkan,  
Josep Casadevall,  
Yargıçlar,  
Boštjan M. Zupančič,  
Anatoly Kovler,  
Alvina Gyulumyan,  
Ineta Ziemele,  
Luis López Guerra,  
Ann Power,  
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Santiago Quesada‟nın katılımıyla Daire  
halinde toplanan Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi (Ġkinci Bölüm), 27  
Nisan 2010 tarihinde yapılan kapalı müzakereler sonrasında, aynı tarihte  
aĢağıdaki kararı vermiĢtir.  
USUL  
1. Rusya Federasyonu aleyhine açılan (64962/01 no‟lu) davanın  
temelinde, Rus vatandaĢı Sergey Sergeyevich Ozerov‟un (“baĢvuran”)  
(“baĢvuran”) Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi‟ne (“AĠHM” veya  
“Mahkeme”) 12 Temmuz 2000 tarihinde, Avrupa Ġnsan Hakları  
SözleĢmesi‟nin (“SözleĢme”) 34. maddesi uyarınca yapmıĢ olduğu baĢvuru  
bulunmaktadır.  
2. Mahkeme önünde baĢvuran, Moskova‟da görev yapan avukat M.N.  
Stepanov tarafından temsil edilmiĢtir. Rus Hükümeti ise (“Hükümet”)  
Rusya Federasyonu Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi eski temsilcisi P.A.  
Laptev tarafından temsil edilmiĢtir.  
2
OZEROV/RUSYA KARARI  
3. BaĢvuran, yargılanmasının tarafsız bir mahkeme tarafından  
gerçekleĢtirilmediğini, savcının yokluğunda yapıldığını iddia etmiĢtir.  
4. Mahkeme, 3 Kasım 2005 tarihinde, baĢvurunun kısmen kabul  
edilebilir olduğunu beyan etmiĢtir.  
5. BaĢvuran ve Hükümet, daha geniĢ kapsamlı görüĢlerini yazılı olarak  
bildirmiĢlerdir (Mahkeme Ġçtüzüğünün 59/1. maddesi).  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOŞULLARI  
6. BaĢvuran 1969 doğumlu olup, Moskova‟da ikamet etmektedir.  
7. 1999 yılında baĢvuran aleyhine iki suça iliĢkin olarak ceza  
yargılamaları baĢlatılmıĢtır. Bu suçların biri 1999 senesinin Haziran ayında  
iĢlenen ve fiziki yaralanmayla sonuçlanan bir trafik suçu olup, diğeri ise  
1999 senesinin Ağustos ayında iĢlenen bir hırsızlık suçudur.  
8. Moskova Savcılığı, 6 Ekim 1999 tarihinde, davayı Moskova  
Savelovskiy Bölge Mahkemesi‟ne nakletmiĢ, duruĢmadan haberdar  
edilmeyi ve bir savcının katılımı ile davayı incelemeyi talep etmiĢtir.  
9. Moskova Savelovskiy Bölge Mahkemesi yargıcı F., 12 Ekim 1999  
tarihinde, baĢvuranın davasının, bir savcısının ve müdafinin katılımıyla 26  
Ekim 1999 tarihinde inceleneceğini ilan etmiĢtir.  
10. Yargıç F. ve iki asistan yargıçtan oluĢan Savelovskiy Bölge  
Mahkemesi heyeti, 25 Kasım 1999 tarihinde bir açık duruĢma  
gerçekleĢtirmiĢtir. BaĢvuran, baĢvuranın avukatı ve mağdurlar duruĢmada  
olmalarına rağmen, savcı bilinmeyen sebeplerden ötürü duruĢmada  
bulunmamıĢtır.  
11. DuruĢma tutanaklarına göre mahkeme, duruĢmada bulunanlara,  
herhangi bir talepleri olup olmadığı sormuĢtur. Katılımcıların herhangi bir  
OZEROV/RUSYA KARARI  
3
talebi olmamıĢtır. Ardından mahkeme, hazır bulunan kiĢilerle incelemeye  
baĢlamanın mümkün olup olmadığını sormuĢ, aldığı olumlu yanıt üzerine  
müzakere ederek davayı incelemeye karar vermiĢtir.  
12. DuruĢmada iddianame okunmuĢtur. BaĢvuran, Ceza Kanunu‟nun 264/1  
maddesi uyarınca, yaralanmayla sonuçlanan trafik kuralları ihlali ve yine  
aynı kanunun 158/2 maddesi uyarınca, birden fazla kiĢi ile önemli zarara  
neden olan hırsızlıkla suçlanmıĢtır.  
13. BaĢvurana kendisine yöneltilen suçlamaları anlayıp anlamadığı ve  
bu suçları kabul edip etmediği sorulmuĢtur. BaĢvuran, suçlamaları anladığı,  
trafik suçunu kabul ettiği ancak hırsızlıkta suçsuz olduğu cevabını vermiĢtir.  
Bunun üzerine, hazır bulunan kiĢilere delillerin incelenmesinin sırası  
hakkındaki görüĢleri sorulmuĢ ve hazır bulunan kiĢiler bu kararı  
mahkemenin takdirine bırakmıĢtır. Mahkeme önce baĢvuranı, ardından  
mağdurları dinlemeye, sonrasında ise yazılı delilleri değerlendirmeye ve  
mağdur L.‟nin beyanlarını almaya karar vermiĢtir.  
14. Mahkeme, müzakere ettikten sonra resen, baĢvuranı suç mahallinde  
yakalayan polis memuru Y.‟nin de tanıklığına baĢvurmuĢtur. 40 dakika  
aradan sonra gelip ifade veren polis memuru, ifadesinde, olay yerine devriye  
arabası ile ve diğer polis memurlarıyla geldiğini, orada bir adam görüp  
kovaladıklarını ancak adamın kaçtığını, kendilerinin açık bir araba  
bulduklarını ve bir süre sonra arabaya yaklaĢan ve kovaladıkları adama  
benzeyen baĢvuranı yakaladıklarını dile getirmiĢtir. BaĢvuran, hırsızlıkla  
hiçbir ilgisi olmadığını iddia etmiĢ, o esnada arkadaĢlarını ziyaret ettiğini  
belirtmiĢ ancak arkadaĢlarının adlarını veya adreslerini verememiĢtir.  
15. Ardından Mahkeme, hazır bulunan kiĢilerle soruĢturmayı  
sonuçlandırmanın mümkün olup olmadığını sormuĢtur. Hazır bulunan  
kiĢilerin olumlu yanıtının ardından mahkeme savunmalara geçmiĢ ve  
bilhassa baĢvuranın avukatının beyanlarını dinlemiĢtir.  
16. Savelovskiy Bölge Mahkemesi, 26 Kasım 1999 tarihinde, baĢvuranı,  
Ceza Kanununun, yaralanmayla sonuçlanan trafik ihlali suçlarına iliĢkin  
4
OZEROV/RUSYA KARARI  
264. maddesi ve birden fazla kiĢi ile önemli zarara neden olan hırsızlık  
suçuna iliĢkin 154. maddesi uyarınca suçlu bulmuĢ ve kendisine 3 yıl 6 ay  
hapis ve para cezası vermiĢtir.  
17. BaĢvuranın hırsızlık suçundan mahkumiyetinde; mağdur V., tanık L. ve  
üç kiĢiyi arabadan çıkarken gördüğünü, biri bahçede beklerken diğer  
ikisinin demir bir levyeyi andıran bir aletle binaya doğru yaklaĢtığını  
söyleyen bir güvenlik görevlisinin ifadeleri temel alınmıĢtır. L. metal  
kazıma sesleri duymuĢ ve polisi aramıĢtır. Mahkumiyet daha geniĢ olarak  
Y‟nin; suç mahallinde polis tarafından bulunan çalıntı bir eĢyaya dair bir  
rapor ve o eĢyanın da bir demir levye olduğuna dair diğer bir rapor üzerine  
kurulmuĢtur. Mahkeme, baĢvuranın, arabasını, çalınan eĢyanın taĢınmasına  
tahsis etmek Ģeklinde suça iĢtirak ettiği, diğerleri pencere parmaklıklarını  
zorlarken onun gözcülük yaptığı sonucuna varmıĢtır. Sunulan kesin yazılı  
delil ise hukuka aykırı elde edildiği için geçersiz sayılmıĢtır.  
Mahkumiyet ayrıca, tanık Y.‟nin ifadesi, suç mahalinde polis tarafından  
bulunan ve mağdur tarafından teĢhis edilen bir çalıntı mala iliĢkin inceleme  
raporu ve yine suç mahalinde bulunan bir levyeye iliĢkin inceleme raporları  
üzerine kurulmuĢtur. Mahkeme, baĢvuranın diğer suç ortaklarını arabasıyla  
suç mahaline götürdüğü, çalıntı malın taĢınması için arabasını tahsis ettiği  
ve diğerleri pencere parmaklıklarını zorlarken kendisinin etrafı gözetlediği  
sonucuna varmıĢtır. Bölge Mahkemesi belli yazılı delillerin, hukuka aykırı  
olarak elde edilmesinden dolayı geçersiz olduğunu beyan etmiĢtir.  
18. BaĢvuranın avukatı, müvekkilinin hırsızlığa iĢtirak ettiğine iliĢkin  
herhangi bir delil bulunmadığını ileri sürerek, suçlamaları reddetmiĢtir.  
Avukat ayrıca, dava dosyasında duruĢma için savcıya yapılan herhangi bir  
tebligat olmadığına ve savcının neden duruĢmaya iĢtirak etmediğine dair bir  
gerekçe de bulunmadığına dikkat çekmiĢtir. Ġlk derece mahkemesi, savcının  
yokluğunda iĢlem tesis etmiĢ, böylece savcının iĢlevini de yerine getirmiĢtir.  
Mahkeme, aynı anda baĢvuranı suçlayan ve yargılayarak, suçlayıcı adalet  
OZEROV/RUSYA KARARI  
5
anlayıĢında olduğu gibi, anayasal ilkeler olan; mahkemenin tarafsızlığı,  
tarafların eĢiliği ve nizalı yargı kurallarını ihlal etmiĢtir.  
19. Moskova ġehir Mahkemesi, 27 Ocak 2000 tarihinde açık duruĢma  
gerçekleĢtirmiĢtir. Mahkeme, baĢvuranın avukatını ve yargılamanın geçerli  
kılınması gerektiğini ileri süren savcının beyanlarını almıĢ, temyizi  
reddetmiĢ ve kararı onamıĢtır.  
20. ġehir Mahkemesi kararında, baĢvuranın hırsızlığa iĢtirak etmediği  
yönündeki iddiasını kabul edemeyeceğini, davada elde edilen delillerin bu  
iddiayı çürüttüğünü belirtmiĢtir. ġehir Mahkemesi ayrıca, kararı iptal etmeyi  
gerektirecek, esaslı bir ceza muhakemesi kanunu ihlali bulunmadığına karar  
vermiĢtir. Mahkeme, kararında, baĢvuranın avukatının, ilk derece  
mahkemesi tarafından yapılan duruĢmada savcının bulunmadığına iliĢkin  
Ģikayeti hakkında ise görüĢ bildirmemiĢtir.  
21. Moskova ġehir Mahkemesi baĢkanlık heyeti, 19 Ekim 2000  
tarihinde, baĢvuranın davasını yeniden incelemiĢ ve hırsızlık olan suçun  
niteliğini 33/5 ve 158/2 maddeleri uyarınca, hırsızlığa yardım ve yataklık  
etmek olarak değiĢtirerek ve cezayı iki yıl üç ay hapis ve para cezasına  
düĢürmüĢtür.  
22. BaĢvuran, belirtilmeyen bir tarihte genel af ile serbest bırakılmıĢtır.  
II. ĠLGĠLĠ ĠÇ HUKUK  
A. İç Hukuk  
1. 1960 Tarihli Rusya Federal Sosyalist Cumhuriyeti Ceza  
Muhakemesi Kanunu  
23. Söz konusu zamanda yürürlükte olan 1960 tarihli Rusya Federal  
Sosyalist Cumhuriyeti Ceza Muhakemesi Kanunu‟nun (“Kanun”) 20.  
maddesine göre, davanın tüm koĢullarının kapsamlı, dikkatli ve objektif  
6
OZEROV/RUSYA KARARI  
olarak incelenmesi için mahkemelerin bütün hukuki ölçütleri göz önünde  
bulundurması ve mahkumiyet ve beraat gibi ağırlaĢtırıcı ve hafifletici  
nedenleri saptaması gerekmektedir.  
24. Kanunun 228. maddesine göre, davanın hazırlık aĢaması boyunca, bir  
hâkim, savcının yargılamada yer alıp almayacağına karar vermek  
zorundadır. Eğer yargıç, savcının da davada yer alması gerektiğine karar  
verirse, bu karar savcıyı bağlar. Savcı, dosyayı mahkemeye gönderdiği  
sırada uygulanacak cezalar konusundaki kanaatini mahkemeyi bildirmiĢse,  
mahkeme artık baĢka türlü karar veremez.  
25. Kanunun 251 ve 277. maddeleri uyarınca, savcının duruĢmada yer  
almaması halinde mahkeme, hazır bulunan kiĢileri dinledikten sonra,  
davanın savcının yokluğunda incelenmesinin mümkün olup olmadığına ya  
da duruĢmanın ertelenmesi gerekip gerekmediğine karar verir. Söz konusu  
karar, üst mahkeme önünde temyiz edilemez (Kanunun 331. maddesi).  
26. Yargılama sürecinde savcı, devlet adına sanığa sorular yöneltir,  
delillerin incelenmesinde görev alır ve bilhassa sanığa uygulanması gereken  
kanun ve cezaya iliĢkin kararını ve beyanlarını açıklar. Eğer savcı,  
soruĢturma sırasında sanığın aleyhine olan suçlamaların daha fazla  
desteklenemeyeceği sonucuna ulaĢırsa, bu durumu gerekçeleri ile  
mahkemeye bildirip soruĢturmaya son verir (Kanunun 248. maddesi).  
27. Rusya Anayasa Mahkemesi, görev dağılımı sorunu içeren birçok  
vakada, Rusya Federal Sosyalist Cumhuriyeti‟nin Ceza Muhakamesi  
Kanunu‟na göre mahkemenin görevinin özellikle bağımsız, tarafsız  
(Anayasa‟nın 120. maddesi) ve ceza yargılamasının ruhuna uygun Ģekilde  
(Anayasa‟nın 123/3 maddesi) yargılamanın yürütülmesi olduğunu  
belirlemiĢtir. Anayasa Mahkemesi, yargıca yüklenmiĢ olan aĢağıdaki  
görevleri, söz konusu ilkelere aykırı bulmuĢtur.  
Ceza kovuĢturmasını ve cezaları Kanunun 418. maddesine göre kurmak  
(28 Kasım 1996 tarihli bir kararı ile); ceza kovuĢturmasını özellikle yeni bir  
OZEROV/RUSYA KARARI  
7
kiĢi aleyhine kurmak ve yine o kiĢi aleyhine 3, 108/1, 109/1,2,3, 112, 115,  
23271 ve 256/1,2,4 maddelerine gore koruyucu bir tedbir uygulamak (14  
Ocak 2000 tarihli karar); 248/4 maddesine göre savcı, cezadan vazgeçtiği  
halde ceza vermek (20 Nisan 1999 tarihli bir kararı) ; 232/1 ve 258/1  
maddeleri gereğince özellikle delil kanuna aykırı olarak elde edildiğinde ya  
da davanın gerekçesinde sanık aleyhine daha ağır veya yeni cezalar  
verilmesi gereken durumlarda, soruĢturmada telafisi imkansız eksiklikler  
gördüğünde bir ceza davası dosyasını, ek soruĢturma için savcıya resen geri  
göndermek (20 Nisan 1999 ve 3 ġubat 2000 tarihli kararlar).  
Anayasa Mahkemesi‟ne göre, cezaların hesaplanması ve uygulanması  
mahkemeye bırakılmamalı; bu görevler savcı tarafından yerine  
getirilmelidir. Anayasa Mahkemesi, özellikle, 20 Nisan 1999 tarihli  
kararında, ceza yargılamaları, yargısal görevlerin katı ayrımı anlamına gelen  
ilkeler olan nizalı dava ve tarafların eĢitliği ilkelerine ve farklı aktörler  
tarafından yerine getirilen soruĢturma temeline dayanacağına hükmetmiĢtir.  
Cezai yargılamaların çekiĢmeli yapı, ceza kovuĢturmasının ve cezaların  
formüle edilmesinin mahkeme safhasından önce gerçekleĢmesinin, yetkili  
kurumlar ve yetkililer gibi mağdurların da garanti altına alınmasını  
sağlayacağına iĢaret etmektedir. Mahkemeye herhangi bir Ģekilde söz  
konusu kurumların ve kiĢilerin soruĢturma faaliyetlerini yerine getirmesi  
yükümlülüğünü getirmek, hem Anayasa‟nın 123/3 maddesine hem de Ġnsan  
Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması SözleĢmesinin 6. maddesine ve  
Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası SözleĢmesinin 14. maddesine aykırı  
olup, Anayasa‟nın 120/1 maddesinde hükmolunan yargılamanın bağımsız  
ve tarafsız gerçekleĢtirilmesi Ģartının oluĢmasını engeller.  
28. Kanunun 278/1 maddesine göre kovuĢturma, iddianamenin açıkça  
okunması ile baĢlar. Anayasa Mahkemesi, kanunda, iddianamenin mahkeme  
tarafından açıkça okunmasını zorunlu kılan bir iĢaret olmadığına  
hükmetmiĢtir. Dolayısıyla, mahkemenin anayasal görevi olan kovuĢturma  
sırasındaki çekiĢmeli ceza yargılaması ve tarafların eĢitliği ilkelerine aykırı  
8
OZEROV/RUSYA KARARI  
olacağından ötürü, mahkemenin sanık aleyhine cezaları belirleme, kabul  
etme ya da onları kanıtlama gibi herhangi bir iĢlev üstlenmek zorunda  
olduğu sonucu çıkmamaktadır. Eğer duruĢma hakimi, savcının, duruĢmada  
iddianameyi açıkça okumasını emretmiĢse, savcının bunu reddetme Ģansı  
yoktur (21 Aralık 2000 tarihli bir karar).  
29. 1960 tarihli Kanuna göre, savcının jüri bulunan yargılamalarda davaya  
katılması zorunludur. (428. madde).  
30. Temyiz mahkemesi, ilk derece mahkemesinin hükmünün hukuka  
uygunluğunu ve sağlam dayanakları bulunup bulunmadığını, dava  
dosyasındaki belgeler ve yeni ibraz edilen belgelere dayalı olarak inceler.  
Temyiz mahkemesi, temyiz gerekçeleri ile bağlı olmadığı gibi davayı  
yeniden tam olarak değerlendirmeye de yetkilidir (332. madde). Kanunun  
339 -341. maddeleri uyarınca temyiz mahkemesi, ilk derece  
mahkemesinin hükmünü bozabilir, onayabilir, yargılamayı iptal edebilir,  
yeni bir soruĢturma ya da yeni bir kovuĢturma için dosyayı geri gönderebilir  
ya da yargılamayı değiĢtirebilir.  
31. Kanunun 342. maddesi aĢağıdaki gibidir:  
[Temyizde] Yargılamayı İptal Etme veya Değiştirme Gerekçeleri  
“Temyiz aĢamasında yargılamayı iptal etme veya değiĢtirme gerekçeleri aĢağıdaki  
gibidir:  
(i) önyargılı veya eksik tahkikat, soruĢturma veya mahkeme incelemesi;  
(ii) davaya konu olaylar ve mahkemenin ulaĢtığı sonuç arasındaki tutarsızlık;  
(iii) usule hukukunun ağır ihlali;  
(iv) yürürlükteki kanunun hatalı uygulanması;  
(v) mahkumun kiĢiliği veya suçun ciddiyeti ile ceza arasındaki tutarsızlık.”  
OZEROV/RUSYA KARARI  
9
2. 2001 Tarihli Ceza Muhakemesi Kanunu  
32. 2002 tarihinde yürürlüğe giren 2001 tarihli yeni Ceza Muhakemesi  
Kanunu‟nun 246. maddesi uyarınca, devlet savcısının tüm kamu  
davalarındaki yargılamalara katılması zorunludur.  
B. İlgili Uluslararası Hukuk Kaynakları  
1. Avrupa Konseyi  
33. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi‟nin Kamu Savcılarının Cezai  
Yargılama Sistemindeki Rolüne iliĢkin Üye Devletlere Tavsiyesi‟ne göre  
(Tavsiye (2000)19) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 6 Ekim  
2000 tarihinde 724. oturumda kabul edilmiĢtir), tüm Avrupa ceza  
sistemlerinde savcıların görevleri, ceza belirlemek ya da soruĢturmaya  
kovuĢturma safhasından önce son vermek ve tüm veya belirli mahkeme  
kararlarını temyiz etmektir. Bazı ceza sistemlerinde savcı ayrıca,  
soruĢturmayı yönetir, gözetler ve denetler; mağdurlara yasal destekte  
bulunur veya soruĢturma için alternatif tedbirlere karar verir (2 ve 3). Kamu  
savcıları ile yargıçların yasal iliĢkileri konusunda da Tavsiye, aĢağıdaki  
ifadelere yer vermiĢtir:  
“17. Devletler, kamu savcılarının kanunla belirlenmiĢ olan yetkilerini,  
muhakemedeki rollerini ve yasal konumlarını güvence altına alacak uygun tedbirler  
almalıdır ki mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili en ufak bir meĢruiyet  
Ģüphesi olmasın. Bazı ülkeler, ayrıca bir kiĢinin hem mahkeme yargıcı hem de kamu  
savcısı olarak görev ve sorumluluk alamayacağını da garanti etmelidir.”  
2. Birleşmiş Milletler  
34. BirleĢmiĢ Milletler savcıların rolü ile ilgili Suçun Önlenmesi ve  
Suçluların ĠyileĢtirilmesi (Havana, ba, 27 Ağustos – 7 Eylül 1990) 8.  
BirleĢmiĢ Milletler Kongresi‟nde birtakım rehberler yayımlamıĢtır. Ceza  
10  
OZEROV/RUSYA KARARI  
yargılamalarında savcıların rolüne iliĢkin 10. Rehber‟de, “savcılıkların  
yargısal fonksiyonlardan mutlak surette ayrılması gerektiği”  
belirtilmektedir.  
HUKUKĠ DEĞERLENDĠRME  
I. SÖZLEġME‟NĠN 6. MADDESĠNĠN ĠHLAL EDĠLDĠĞĠ ĠDDĠASI  
HAKKINDA  
35. BaĢvuran, Moskova Savelovskiy Bölge Mahkemesi önünde bir savcı  
bulunmaksızın yargılanmasından ötürü tarafsız bir yargılamaya tabi  
tutulmadığından Ģikayetçi olmuĢtur. BaĢvuran, ilgili kısmı aĢağıdaki gibi  
olan SözleĢme‟nin 6/1 maddesine dayanmıĢtır:  
“Herkes davasının, cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda  
karar verecek olan, yasayla kurulmuĢ, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından  
görülmesini isteme hakkına sahiptir.”  
A. Hükümet’in İlk İtirazı  
36. Hükümet, yargılamanın baĢlangıcında baĢvuranın ve avukatının,  
davanın savcının yokluğunda görülmesine itiraz etmediklerini ileri  
sürmüĢtür.  
37. BaĢvuran, mahkeme incelemesine “hazır bulunan kiĢilerle”  
baĢlamanın ve incelemeyi sonuçlandırmanın mümkün olup olmadığı  
sorusunun tanıkların hazır bulunmasıyla ilgili olduğunu değerlendirdiğinden  
ve bazı iĢtirakçıların yokluğunda, bir üst mahkemeye aleyhe bir temyiz  
imkanı olmaksızın karar verilmesinin tamamen mahkemenin takdirinde  
olduğunu düĢündüğünden itiraz etmediğini belirtmiĢtir (Bk. yukarıda 25.  
paragraf).  
OZEROV/RUSYA KARARI  
11  
38. Mahkeme, baĢvurunun kabul edilebilirliği hakkında karar verirken,  
Hükümet‟in itirazının baĢvuranın Ģikayetinin özü ile yakından bağlantılı  
olduğunu kabul etmiĢtir. Dolayısıyla Mahkeme, iki iddiayı dayanakları ile  
birlikte inceleyecektir.  
B. Şikayetin Esası  
1. Tarafların ibrazları  
(a) Hükümet  
39. Hükümet, RSFSC Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu uyarınca,  
savcıların ceza davalarına katılmaları, jurili yargılamalar dıĢında, mecburi  
olmadığını belirtmiĢtir.  
40. Hükümet, savcının, katılımıyla 26 Ekim 1999 tarihinde  
gerçekleĢtirilmesinin planlandığı 12 Ekim 1999 tarihli mahkeme kararına  
iliĢkin gereğince bilgilendirilip bilgilendirilmediğini tespit etmenin  
imkansız olduğunu belirtmiĢtir. Dava dosyasında bu duruma iĢaret eden  
herhangi bir belge bulunmamaktadır. Fakat, her halükarda, Savelovskiy  
Bölge Mahkemesi, iç hukuk uyarınca, savcının katılmadığı gerekçesiyle  
yargılamayı erteleme mecburiyeti yoktur.  
41. Bölge Mahkemesi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 251 § 1  
maddesinin gerektirdiği üzere, savcı hazır bulunmadan,mahkeme  
soruĢturmasını baĢlatma olanağını tartıĢmıĢtır.BaĢvuran, temsilcisi ve  
yargılama iĢlemlerinin diğer katılımcıları itiraz etmemiĢlerdir.Savunmaları  
dinlemeden once, mahkeme, ayrıca, mahkeme soruĢturmasının savcı hazır  
bulunmadan sona erdirilmesi olanağını tartıĢmıĢtır.Kimse itirazda  
bulunmamıĢtır.Mahkeme soruĢturması sırasında, savcının duruĢmaya  
katılmamasına  
dayanarak,  
yargılamanın  
ertelenmesi  
talebinde  
bulunulmamıĢtır.  
12  
OZEROV/RUSYA KARARI  
42. Hükümet, Bölge Mahkemesi‟nin iddia makamı gibi davranmadığını  
iddia etmiĢtir. Ġddia makamı, mahkeme önünde savcının ve geniĢ usuli  
haklardan faydalanan mağdurların onayladığı iddianame ile temsil  
edilmiĢtir. Mahkeme, iddianameyi ve iddianamede yer alan suçları  
incelemiĢtir. Yargılamada, baĢvuranın aleyhinde yeni suçlamalar ortaya  
atılmamıĢtır. Bu nedenle, Bölge Mahkemesi, soruĢturma makamının  
sunduğu  
delillerin  
incelenmesinden  
baĢka  
bir  
iĢlem  
gerçekleĢtirmemiĢtir.Yargılama, Bölge Mahkemesi‟nin, savcının iĢlevlerini  
üstlenmeksizin, davanın bütün koĢullarının kapsamlı, titiz ve nesnel bir  
Ģekilde incelenmesi için bütün kanuni önlemleri almasını ve cezayı  
ağırlaĢtırıcı ve hafifleĢtirici olanların yanı sıra, suçlayıcı ve beraat ettirici  
koĢulları tespit etmesini gerektiren ve o dönemde yürülükte olan özellikle  
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 20. maddesine uygun olarak  
gerçekleĢtirilmiĢtir. Bölge Mahkemesi‟nin, masumiyete iliĢkin kanıt yükünü  
baĢvurana yüklediğine dair herhangi bir gösterge yoktur. Savcının  
yargılama için sunduğu deliller incelendiğinde, Bölge Mahkemesi‟nin  
delillerin bir kısmının kanunlara aykırı bir Ģekilde elde edildiğine  
hükmederek kabul edilemez olarak nitelendirdiği özellikle belirtilmelidir.  
43. Bu nedenle, baĢvuranın, Savelovskiy Bölge Mahkemesi‟nin tarafsız  
olmadığına dair endiĢeleri, nesnel bir Ģekilde gerekçelendirilmemiĢtir.  
(b) Başvuran  
44. BaĢvuran, savcının yargılamaya katılma ve suçlamaları destekleme  
istediğini dile getirdiğini belirtmiĢtir. Bölge Mahkemesi, yargılamanın  
savcının katılımıyla gerçekleĢmesine karar vermiĢtir. Bu nedenle, mahkeme,  
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 228 ve 251 maddeleri uyarınca,  
savcının yargılamaya katılmama nedeni hakkında bilgi sahibi olunulmadığı  
ve savcının yokluğunda ilerleme talebi olmadığından savcının hazır  
bulunmayıĢı gerekçesiyle yargılamayı ertelemeliydi. Yargılamanın baĢında  
mahkemece tartıĢılan, o sırada hazır bulunan kiĢilerle yargılamanın  
OZEROV/RUSYA KARARI  
13  
gerçekleĢtirilmesinin mümkün olup olmadığı sorusu, savcının yokluğu ile  
değil, tanık L.‟nin hazır bulunmayıĢı ile ilgilidir. Ayrıca, Ceza  
Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 331. maddesi gereğince, katılımcıların  
bazılarının yokluğunda yargılama yapmaya iliĢkin ilk derece mahkemesinin  
kararına itiraz etmek mümkün değildir.  
45. BaĢvuran, bir ceza davasında yargılamanın adil bir Ģekilde  
yürütülebilmesi için iki tarafın da, iddia makamı ve savunma, yer alması  
gerektiğiniiddia etmiĢtir.Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 248.  
maddesine ve “Rusya Federasyonu‟nda Savcılığa Dair” 2202-1 sayılı 17  
Ocak 1992 tarihli Federal Kanunun 35. maddesine göre, mahkemede iddia  
makamının görevi sadece bir savcı tarafından yerine getirilebilir. BaĢvuran,  
ayrıca, Anayasa Mahkemesi‟nin 20 Nisan 1999 tarihli kararına da atıfta  
bulunmuĢtur.  
46. Yargılamayı, savcının yokluğunda gerçekleĢtiren Savelovskiy Bölge  
Mahkemesi, savcının Ģu iĢlevlerini üstlenmiĢtir: Mahkeme cezanın  
hesaplanmasını gerçekleĢtirerek cezaya hükmetmiĢ; bu cezayı bütün  
yargılama boyunca devam ettirmiĢ; bu cezayı desteklemek için bir iddia  
makamı tanığı olan Bay. Y.‟yi çağırıp sorgulamıĢ ve bu ifadeyi hükme  
dayanak kabul etmiĢtir  
2. Mahkemenin değerlendirmesi  
47. Mahkeme, 6 § 1 maddenin amacına uygun olarak, tarafsızlığın  
varlığının hem nesnel hem de öznel bir kritere göre belirlenmesi gerektiğini  
hatırlatmaktadır.Öznel kriter, görülen davada belirli bir hakimin kiĢisel  
kanaati temeline dayanır.Nesnel kriter ise, tarafsızlığın varlığının hiç bir  
meĢruiyet Ģüphesi olmadan hakim tarafından yeterli derecede ortaya  
çıkarılmasıdır. (bk. Hauschildt / Danimarka, 24 Mayıs 1989, 46, Seri A no.  
154)  
48. Öznel kritere göre, baĢvuran, yargılanmasının kiĢisel kanaatlerine  
re hareket eden hâkimler tarafından yürütüldüğünü iddia etmemiĢtir.  
14  
OZEROV/RUSYA KARARI  
Aksini ispatlayan bir kanıt olmadıkça hâkimin kiĢisel tarafsızlığının varlığı  
her durumda kabul edilmelidir ve bu davada aksini ispatlayan bir kanıt da  
yoktur.  
49. Nesnel kritere göre ise, hâkimin kiĢisel davranıĢından farklı olarak,  
onun tarafsızlığına Ģüphe düĢürecek, kabul edilebilir gerçekler olup  
olmadığı saptanmalıdır. Bu bağlamda, dıĢarıdan görünüĢ dahi belli bir  
öneme sahip olabilir.Demokratik toplumda tehlikede olan, cezai prosedürle  
ilgili olarak suçlama sırasında, kamuya telkin edilmesi gereken  
güvendir.Bundan nedenle, her hâkim, tarafsızlığının yokluğuna dair meĢru  
bir neden var olduğunda çekilmelidir.Bu kural, belirli bir davada özellikle  
bir hâkimin tarafsızlığının varlığına Ģüphe düĢürecek meĢru bir neden olup  
olmadığına karar verilirken de uygulanır.Suçluya bakıĢ açısı önemlidir  
ancak belirleyici değildir. Belirleyici olan bu kaygının nesnel olarak haklı  
ve yerinde bulunup bulunmadığıdır.(aynı yerde, § 48)  
50. Mahkeme, 6 § 1 madde ile bağlantılı olarak 5 § 3 madde  
bağlamında, savcı ve hakimin görevleri arasında bir karmaĢanın var olduğu  
yerde, nesnel olarak tarafsızlığa dair haklı Ģüpheler tespit ettiğini  
hatırlatmaktadır (6§1 madde ile ilgili olarak bz., mutatis mutandis, Daktaras  
/ Litvanya, no. 4 2095/98, §§ 35-38, AĠHM 2000-X, ve 5 §3 madde ile ilgili,  
Brincat / İtalya, 26 Kasım 1992, Seri A no. 249 a, sf.11-12, §§ 20-22;  
Huber / İsviçre, 23 Ekim 1990, Seri A no. 188, sf. 17-18, §§ 41-43 ; ve  
Assenov ve Diğerleri / Bulgaristan, 28 Ekim 1998, Raporlar 1998 VIII, sf.  
3298-99, §§ 146-50). Mahkeme, 6 § 1 madde uyarınca, mahkemeye  
saygısızlıkla ilgili, soruĢturma kararı alan ve kısa bir yargılama ile davayı  
sonuçlandıran kiĢilerin aynı hâkimler olduğu ve bunun da mahkemeye  
saygısızlık olarak ortaya çıktığı Kyprianou davasında da aynı sonuca  
varmıĢtır. (bk. Kyprianou / Kıbrıs [BD], no. 73797/01, §127, AĠHM 2005-  
XIII).  
OZEROV/RUSYA KARARI  
15  
51. Bu dava ile benzer olan Thorgeir Thorgeirson / İrlanda davasında,  
bir yargılamada savcının yokluğu meselesi ortaya çıkmıĢ, Mahkeme, 6 § 1  
maddesine iliĢkin herhangi bir ihlal tespit etmemiĢtir.BaĢvuranın,  
tarafsızlığın yokluğuna dair Ģüpheleri, savcının, ilk derece mahkemesince  
davanın esası ile ilgili soruĢturmayı yürütmek üzere zaten çağrıda  
bulunulmayan bir duruĢmada yer almaması üzerine kurmuĢsa ve iddia  
makamı tarafından yerine getirilebilecek hiç bir fonksiyon mahkemece  
üstlenilmemiĢse, nesnel olarak gerekçelendirilemez. (bz. Thorgeir  
Thorgeirson / İzlanda, 25 Haziran 1992, Seri A no. 239, sf. 22-24, §§ 46-  
54).  
52. Mevcut dava, Thorgeir Thorgeirson davasından, savcının ilk derece  
mahkemesinden önceki tüm yargılama safhasındaki yokluğu noktasında  
ayrılır. Dava dosyası yargılama için Savelovkskiy Bölge Mahkemesi‟ne  
gönderildiğinde, Moskova Savcılık Bürosu, davanın bir savcının katılımı ile  
incelenmesini talep etmiĢtir. Hâkim yargılamanın bir kamu savcısının  
katılımı ile yürütülmesine karar vermiĢtir.Dava dosyasında, savcının  
duruĢma hakkında bilgilendirilip bilgilendirilmediği ve neden duruĢmaya  
katılmadığı hakkında bir veri yoktur. Fakat bölge mahkemesi davayı  
savcının yokluğunda görmeye karar vermiĢtir. Mahkeme, Rusya Anayasa  
Mahkemesinin, Ceza Muhakemeleri Kanunu‟nun değiĢik maddeleriyle  
bağlantılı olarak, soruĢturma için asıl olan fonksiyonlar olan,  
kovuĢturmadan önce, cezai soruĢturmayı yürütme, cezayı formüle etme ve  
onu tasdik etmenin öyle ya da böyle mahkeme tarafından  
gerçekleĢtirilmesini, mahkemenin yargılamayı, Anayasanın 120 § 1 ve  
SözleĢme‟nin 6. maddesinde öngörüldüğü Ģekilde bağımsız ve tarafsız bir  
Ģekilde yürütme görevinin ihlali olacağı yönündeki görüĢünü dikkate  
almıĢtır (bz. yukarıdaki 27-28. paragraflar).  
53. Mahkeme, Bölge Mahkemesi‟nin, iddia makamı tarafından sunulan  
iddianameyi duruĢmada okuduğunu, ardından baĢvuranın hırsızlık suçunu  
kabul etmediği yönündeki beyanını dinlediğini gözlemlemektedir. Bölge  
16  
OZEROV/RUSYA KARARI  
Mahkemesi, ayrıca mağdurlar ve tanıkların da ifadelerine baĢvurmuĢtur.  
Özellikle, hırsızlık suçu ile ilgili olarak resen, baĢvuranı suçlayıcı nitelikte  
delil öne süren Bay.Y.‟yi çağırıp sorgulamıĢ ve hükmünü bu delil üzerine  
kurmuĢtur. Bölge Mahkemesi, dahası, diğer delilleri de incelemiĢ ve  
soruĢturma dosyasını destekleyen ve yasa dıĢı elde edilmiĢ olan kesin bir  
yazılı delili açıklamıĢtır. Bu doğrultusunda, Mahkeme,Hükümet‟in, Bölge  
Mahkemesi‟nin yargılama için iddia makamı tarafından hazırlanmıĢ olan  
delilleri incelemek dıĢında baĢka bir Ģey yapmadığına dair beyanını kabul  
edemez. Gerçekte, Bölge Mahkemesi‟nin, baĢvuranın mahkûmiyetinde  
temel aldığı delillerin yapısı, mahkemenin resen yeni suçlayıcı delillere  
baĢvurması ve iddia makamı tarafından hazırlanan iddianamedeki bazı kesin  
delillerin çıkarılması yoluyla değiĢtirilmiĢtir. Ayrıca, tüm bu değiĢiklikler  
savcının yokluğunda ve onun beyanı alınmaksızın yapılmıĢtır.  
54. Eğer savcı duruĢmada hazır bulunsaydı, özellikle de, delillerin  
değerlendirilmesinde yer alsaydı, görüĢlerini beyan edebilirdi. Savcının  
münhasır rolü, hem sanık aleyhine olan cezaları kovuĢturmadan önce  
belirlemek hem de öne sürdüğü delillerin kovuĢturma safhasına artık  
desteklenmediğine kanaat etmek olurdu (bk. yukarıdaki paragraf  
26).Yargılamadan önce hazırlanan iddianame Ģüphesiz ki çok önemlidir.  
Ancak Bölge Mahkemesi‟nden önceki duruĢmada, savcı, sanık aleyhine  
cezanın belirlenmesinde ya da değiĢtirilmesinde yahut delillerin yapısının  
değiĢtirilmesinde yer alabilirdi. Savcının önerisi ne olursa olsun sanık için  
yargılamanın nasıl etkileneceği bu durumda bilinmemektedir. Ayrıca, söz  
konusu durum bu dava için önemli değildir. Önemli olan savcının  
yokluğunda yargılamanın yürütülmesi ve sanığın mahkûm edilmesinde  
Bölge Mahkemesi hâkimleri ile savcının rollerinin karıĢtırılması ve bundan  
dolayı da tarafsızlığına dair meĢruiyet Ģüphesinin ortaya çıkmasıdır.  
Mağdurların duruĢma esnasında orada olmaları durumu etkilemez, çünkü bu  
bir kamu davasıdır ve Ģahsi bir takibat değildir.  
OZEROV/RUSYA KARARI  
17  
55. Mahkeme bundan dolayı, baĢvuranın, savcının yokluğu durumunda  
Saveloyskiy Bölge Mahkemesi‟nin tarafsızlığına dair kaygısını nesnel  
olarak haklı bulmuĢtur.  
56. Daha kapsamlı bir inceleme yapıldığı savunması, söz konusu eksiğin  
giderilmesi için bir çare değildir. Hükümet‟in iddiasına göre, Bölge  
Mahkemesi kararını verirken cezai prosedürde iç hukukun emredici  
hükümlerini eksiksiz bir biçimde uygulamıĢtır. Dava bu Ģekilde  
sonlandırılabilir, dolayısıyla, Moskova ġehir Mahkemesi‟nin temyiz  
makamı olarak, kararı usul hukuku ihlali temelinde bozması söz konusu  
değildir (bz. temyiz mahkemesinin yargılaması paragraf 30 ve 31). Temyiz  
mahkemesinin, bu kararı, Savelovskiy Bölge Mahkemesi‟nin tarafsız  
olmadığı gerekçesi ile bozmasının mümkün olduğu varsayılsa dahi,  
mahkeme bunu yapmamıĢ, hükmü bozmamıĢtır. Moskova ġehir  
Mahkemesi, baĢvuranın savcının yokluğuna dair itirazı hususunda da ayrı  
bir yorum yapmamıĢtır. Ayrıca mahkemenin söz konusu eksikliği  
iyileĢtirdiğine dair herhangi bir iĢaret de yoktur. Moskova ġehir  
Mahkemesi, temyiz incelemesi sonucu, hükmü ve cezayı değiĢtirmiĢtir.  
Bundan baĢka temyiz incelemesinin söz konusu eksikliği giderdiğine dair  
Mahkeme önünde herhangi bir kanıt yoktur.  
57. Son olarak, Hükümet‟in, baĢvuranın, savcının yokluğu konusundaki  
itiraz hakkını kaybettiğine dair iddiası Mahkeme tarafından ikna edici  
bulunmamıĢtır. Hükümet‟e göre, savcının yargılamada yer alması iç hukuka  
göre zorunlu değildir, Bölge Mahkemesi‟nin savcının katılmadığı  
duruĢmayı ertelemek gibi bir mecburiyeti yoktur ve Moskova ġehir  
Mahkemesi de yargılamaya dair esaslı bir usul hatası görmemiĢtir. Ancak  
Hükümet‟in iddia ettiği gibi baĢvuranın duruĢmada savcı olmadığına dair  
itirazından vazgeçtiği düĢünülse dahi, Mahkemeye gore, feragat edilmiĢ de  
olsa, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkı gibi kamu  
yararını ilgilendiren temel haklar 6. madde ile garanti altına alınmıĢ olup,  
kullanılmaları temel önemi haiz bulunan yerde, tarafların iradesine bağlı  
18  
OZEROV/RUSYA KARARI  
değildir. Bağımsızlık ve tarafsızlık beklentisi, yargı sistemine güven  
açısından çok önemlidir. (bk. Pfeifer ve Plankl / Avusturya, 25 ġubat 1992,  
§§ 38-39, Seri A no. 227; Bulut / Avusturya, 22 ġubat 1996; ve Colozza /  
İtalya, 12 ġubat 1985, Seri A no. 89, § 29).Bu nedenle, Hükümet‟in itirazı  
reddedilmelidir.  
58. Buna göre, 6 § 1. madde ihlal edilmiĢtir.  
III. SÖZLEġMENĠN 41 MADDESĠNĠN UYGULANMASI  
59. SözleĢme‟nin 41. maddesi uyarınca:  
„‟Mahkeme iĢbu sözleĢme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar  
verirse ve ilgili yüksek sözleĢmeci tarafın iç hukuku, bu ihlali ancak kısmen  
telafi edebiliyorsa, mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir  
surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.‟‟  
A. Zarar  
60. BaĢvuran, manevi zararın karĢılanması için 90,000 rus rublesi talep  
etmiĢtir  
61. Hükümet, bu talebi nedensiz ve aĢırı bulmuĢ, ihlal tespit edilmesinin  
yeterli olduğunu savunmuĢtur.  
62. Mahkeme ise, sadece ihlal tespit edilip de layıkıyla tazmin  
edilmezse, baĢvuranın bu durumdan manevi olarak zarar göreceği sonucuna  
varmıĢtır. davada var olan ihlalin yapısıyla ilgili olarak ve eĢitlik temelinde  
yapılan değerlendirme sonucu, mahkeme, baĢvurana bu baĢlık altında,  
miktar üzerinden her türlü vergiye tabi 2,600 avro tazminat ödenmesine  
karar vermiĢtir.  
OZEROV/RUSYA KARARI  
19  
B. Yargılama giderleri ve masraflar  
63. BaĢvuran, yargılama öncesi posta ve tercüme masrafları olan 8,729.8  
rus rublesi ve 96,000 rus rublesini ve strazburg‟taki yasal temsilcisi için  
ödediği günlük 4,000 rus rublesinden yirmi dört günlük ücretin kendisine  
geri ödenmesini talep etmiĢtir.  
64. Devlet bu taleplere itiraz etmiĢ, özellikle de baĢvuranın gerçekten de  
hukuki masraflarda bulunduğuna dair bir kanıt olmadığını iddia etmiĢtir.  
65. Mahkemenin uygulamalarına göre, baĢvuran, yaptığı masrafların  
gerçek ve gerekli olduğunu gösterirse bunları geri almaya hakkı olur. bu  
davada, harcamaların dava ile ilgili olması ve yukarıdaki kritere uyması  
yönünden, mahkeme, baĢvurana posta ve tercüme giderlerine karĢılık miktar  
üzerinden her türlü vergiye tabi olmak üzere 250 euro ve avukatlık ücreti  
olarak da 1600 euro ödenmesine karar verilmiĢtir.  
C. Gecikme Faizi  
66. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası‟nın kısa  
vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiĢtir.  
BU NEDENLERLE, MAHKEME OYBĠRLĠĞĠYLE,  
1. Hükümet‟in ilk itirazını reddeder;  
2. SözleĢme‟nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine hükmeder;  
3. (a) SözleĢme‟nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleĢtiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Rus  
rublesine çevrilmek üzere davalı Devlet tarafından baĢvuranlara aĢağıda  
kaydedilen meblağların ödenmesine;  
20  
OZEROV/RUSYA KARARI  
(i) BaĢvurana manevi tazminat olarak, 2,600 avro ve bu miktar  
üzerinden alınabilecek her türlü vergi,  
(ii) BaĢvurana yargılama masraf ve giderleri için, 1,850 euro ve bu  
miktar üzerinden alınabilecek her türlü vergi,  
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren  
ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem  
için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına  
eĢit oranda basit faiz uygulanmasına karar verir.  
4. BaĢvuranın adil tazmine iliĢkin taleplerinin geri kalanını reddeder.  
ĠĢbu karar, Ġngilizce olarak hazırlanmıĢ ve Mahkeme Ġçtüzüğü‟nün 77 §§ 2.  
ve 3. maddeleri uyarınca, 18 Mayıs 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ  
edilmiĢtir.  
SantiagoQuesada  
Josep Casadevall  
Daire Yazı ĠĢleri Müdürü  
BaĢkan