AİHM, bir davanın hakkaniyete uygun olarak görülüp görülmediğinin, davanın bütünü
dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır (Bkz., örneğin, Miailhe-Fransa
(No:2), 26 Eylül 1996 tarihli karar, Derleme Kararlar ve Hükümler). Ayrıca şayet AİHM, 6 §
1. maddenin mahkemeleri kararlarını gerekçelendirmeye zorladıklarını kabul etse de, bu
maddeden bir mahkeme tarafından sunulan gerekçelerin, yalnızca taraflardan birinin kendi
gerekçesini sunması için temel olarak nitelendirebileceği gerekçeleri incelemesi anlamına
gelmemektedir. Taraflardan birinin mahkemeden argümanlarından her biri için reddetme
gerekçelerini açıklamasını istemek gibi mutlak bir hakkı bulunmamaktadır (Van de Hurk-
Hollanda, 19 Nisan 1994).
Buna karşın AİHM, Hazine’nin başvurana ait taşınmazın, kıyı kenar çizgisi içerisinde
yer aldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptal edilmesi talebiyle Samandağ Asliye Hukuk
Mahkemesi’ne başvurduğunu tespit etmektedir. Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesi, 30
Aralık 1999 tarihli kararında dava konusu taşınmazın, Anayasa ile güvence altına alınan ve
özel mülkiyete konu olamayacak kıyı kenar çizgisi içerisinde yer aldığını ifade etmiştir.
Yargıtay ise taraflarca kendisine sunulan unsurları inceledikten sonra dosya içeriğini, kanun
uygulaması ile birlikte hukuki gerekçeleri ve özellikle de delil unsurlarının değerlendirmesini
dikkate alarak ilk derece mahkemesi kararı onamıştır. AİHM, ulusal mahkemelerin kararlarını
yeterli ölçüde gerekçelendirdiklerine kanaat getirmiştir.
Bu koşullarda bu şikayet açıkça dayanaktan yoksun bulunmaktadır ve AİHS’nin 35 §§
3 ve 4. maddeleri uyarınca reddedilmesi uygun olacaktır.
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuran, 21 Haziran 2002 tarihli bilirkişi raporuna dayanarak maddi tazminat olarak
103.000 Amerikan Doları talep etmektedir. Başvuran ayrıca manevi tazminat olarak 15.000
Amerikan Doları talep etmektedir.
Hükümet bu rakamlara itiraz etmektedir.
Buna karşın AİHM, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğinin tespit
edilmesinin özünde, taşınmaza yasadışı bir şekilde el konulması hususunun değil başvurana
tazminat ödenmemesi hususunun yattığını tespit etmektedir (Scordino-İtalya (No:1), no:
36813/97).
Bu unsurlarla birlikte taşınmazın, dava konusu arazinin, evin ve ağaçların değeri
dikkate alındığında AİHM, hakkaniyete uygun olarak başvurana 35.000 Euro tutarında maddi
tazminat ödenmesinin makul olacağı kanaatindedir.
Mevcut dava koşullarında AİHM, ihlal kararının kendisinin manevi zararın tazmini
için başlı başına yeterli olduğuna karar vermiştir.
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuran AİHM ve yerel mahkemeler önünde yaptığı masraf ve harcamalar için
104.590 Amerikan Doları talep etmektedir. Başvuran bununla ilgili olarak tercüme bedelleri
için 545.000.000 Türk Lirası (yaklaşık 352 Euro) tutarında iki adet faturanın nüshasını
5