CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
AKSOY VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 14037/04, 14052/04, 14072/04, 14077/04, 14092/04, 14098/04, 14100/04,  
14103/04, 14112/04, 14115/04, 14120/04, 14122/04 ve 14129/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
18 Kasım 2008  
İşbu karar Sözleşme’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup  
şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
__________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanğı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (14037/04, 14052/04, 14072/04, 14077/04, 14092/04,  
14098/04, 14100/04, 14103/04, 14112/04, 14115/04, 14120/04, 14122/04 ve 14129/04)  
numaralı başvuruların nedeni adları ekte yer alan on beş T.C. vatandaşının (başvuranlar) 30  
Mart 2004 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan  
Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.  
Başvuranlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Elazığ barosu avukatlarından  
R.T. Bektaş tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Başvuranlar T.C. vatandaşı olup Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde ikamet etmektedirler.  
Başvuranlar Kasım ve Aralık 1995 tarihlerinde Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi’ne  
başvurarak, hak kazandırıcı sürenin dolması hasebiyle zilyetlerinde bulunan taşınmazların  
tapuda kendi adlarına tescil edilmesi talebinde bulunmuşlardır.  
Asliye Hukuk Mahkemesi sözü edilen taşınmazlar üzerinde yapılan çeşitli bilirkişi  
incelemeleri ve yerinde tespitlerin ardından 12 Nisan 2000 tarihli kararlarla bu talepleri  
reddetmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi bununla birlikte kararını Yargıtay Genel Kurulu’nun  
hak kazandırıcı süre yoluyla bir taşınmazın iktisabının kadastro planının nihai hale geldiği  
tarihten itibaren yirmi yıllık bir sürenin geçmesi halinde ancak mümkün olabileceği  
yönündeki prensip kararına dayandırmıştır. Bu başvuruda sözü edilen taşınmazlara ilişkin  
kadastro planı 19 Nisan 1986 tarihinde tamamlanmış ve 18 Mart 1987 tarihinde nihai hale  
gelmiştir. Öne sürülebilir bir gayrimenkul hakkının yokluğunda bu başvurular erken yapılmış  
sayılmaktadır.  
Başvuranların avukatı tebligat giderlerinin ödenmesi gibi gerekli idari işlemleri gecikmeli  
olarak tamamlamıştır.  
14120/04 numaralı başvuruda ilk yargı sürecinin üzerinden yaklaşık üç yıl bir ay ve Asliye  
Hukuk Mahkemesi’nin diğer başvurular ile ilgili vermiş olduğu kararların ardından yaklaşık  
iki yıl on ay geçmiştir.  
Bu başvurular bahse konu işlemlerin tamamlanmasını müteakip tebligatlarının yapılmasının  
ardından yasal on beş günlük süre içinde temyize elverişli hale gelebilmiştir.  
Başvuranlar tarafından önce 14 Nisan 2003’te daha sonra Ekim 2003’te yapılan temyiz  
başvuruları Yargıtay tarafından reddedilmiştir.  
Ayrıntılar tabloda yer almaktadır:  
Başvuru  
Numaraları  
Tapuya tescil  
davalarının  
açıldığı tarihler  
Asliye Hukuk  
Mahkemesi’nin  
kararlarının tebliğ  
edildiği tarihler  
19.02.2003  
Yargıtay’ın son  
kararlarının  
tarihleri  
18.11.1995  
29.11.1995  
02.10.2003  
07.10.2003  
14037/04  
14052/04  
19.02.2003  
2
22.11.1995  
04.12.1995  
19.11.1995  
04.12.1995  
29.11.1995  
29.11.1995  
29.11.1995  
14.11.1995  
23.11.1995  
23.11.1995  
04.12.1995  
04.12.1995  
19.02.2003  
19.02.2003  
19.02.2003  
19.02.2003  
19.02.2003  
19.02.2003  
19.02.2003  
19.02.2003  
21.05.2003  
19.02.2003  
19.02.2003  
19.02.2003  
07.10.2003  
07.10.2003  
07.10.2003  
07.10.2003  
07.10.2003  
07.10.2003  
07.10.2003  
02.10.2003  
07.10.2003  
07.10.2003  
07.10.2003  
07.10.2003  
14072/04  
14077/04  
14092/04  
14098/04  
14100/04  
14103/04  
14112/04  
14115/04  
14120/04  
14122/04  
14129/04  
HUKUK  
I. BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ  
AİHM mevcut bu başvuruların benzerliği ışığında, İçtüzüğü’nün 42/1 maddesi gereğince  
bunların birleştirilmelerine karar vermiştir.  
II. KABULEDİLEBİLİRLİK HAKKINDA  
Başvuranlar mülkiyet haklarının ihlal edildiğinden ve erken yapıldığı gerekçeleriyle  
davalarının reddedilmesi nedeniyle itiraz hakkından yoksun kaldıklarından şikayetçi  
olmaktadırlar. Başvuranlar özellikle Yargıtay Genel Kurulu’nun kararını eleştirerek bu  
kararın yasal dayanağının bulunmadığını ve amacının idarenin yüksek bedelli  
kamulaştırmalardan kaçınmak olduğunu öne sürmektedir. Başvuranlara göre ihtilaf konusu  
taşınmazların Batman barajı için kullanılacak olması muvacehesinde hakimler «hak  
kazandırıcı süre ile iktisap» sonuçlarından kaçınma yoluna gitmektedirler. Başvuranlar bu  
bağlamda, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ve AİHS’nin 14. maddesi ile birlikte bir  
mahkemeye erişim hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.  
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmakta ve AİHM’yi başvuruların dayanaktan yoksun olmaları  
nedeniyle AİHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca başvuruları kabuledilemez  
bulmaya davet etmektedir.  
AİHM, “mülk” kavramının «mevcut malları» olduğu kadar bir başvuranın mülkiyet  
hakkından etkili şekilde istifade etme «meşru beklentisini» ileri sürebileceği mamelek  
değerlerini de kapsadığının altını çizer (Bkz. Prince Hans-Adam II Liechtenstein-Almanya  
kararı no: 42527/98).  
Öte yandan, AİHM, bu başvurularda, Yargıtay tarafından yorumlandığı şekliyle, Türk  
hukukunun başvuranlara ihtilaf konusu taşınmazlar üzerinde «tanınmış hak» öne sürmeye  
olanak tanımadığı gibi keyfi bir uygulamanın bulunmadığı bir durumda iç hukukta yapılan  
yorumun uygunluğuna karar vermenin AİHM’nin üstüne vazife olmadığını belirtir. (Bkz.  
mutatis mutandis, Brualla Gomez de la Torre-İspanya kararı, 19 Aralık 1997).  
AİHM ayrıca AİHS’nin 14. maddesi uyarınca yapılan şikayetin gerekçelendirilmediğini ve  
dayanağının bulunmadığını not eder. Mahkemeye erişim konusundaki şikayet için aynı durum  
sözkonusudur. AİHM bu bağlamda, başvuranları iç hukuktaki mahkemelere başvurmaktan  
alıkoyacak herhangi bir durumun olmadığını, nitekim davaların açılmış olduğunu tespit  
3
etmektedir (Bkz. benzer şikayetler için, Rauf Saçlı vd.-Türkiye kararı, no: 42710/04, 23  
Mayıs 2006).  
Yapılan bu şikayetler dayanaktan yoksun bulunmaktadır ve AİHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4.  
paragraflarına uygun olarak reddedilmelidir.  
Başvuranlar son olarak yargılamanın uzunluğundan şikayetçi olmaktadır.  
AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bu şikayetin dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Başvuru kabuledilmelidir.  
III. AİHS’NİN 6/1 MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar yargılamaların uzunluğunun AİHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen «makul süre»  
koşulunu karşılamağını iddia etmektedir.  
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmaktadır.  
Dikkate alınması gereken dönem 1995 Kasım ve Aralık aylarında mahkemeye müracaat  
edilmesiyle başlayıp, Ekim 2003 tarihinde Yargıtay’ın kararı ile sona ermiştir. Bu süreç üç  
dereceli mahkemede sekiz yıl sürmüştür.  
Hükümet ilk derece mahkemesi ile Yargıtay kararı arasında geçen üç yıllık sürenin  
başvuranların mahkeme tebligat giderlerini gecikmeli olarak yatırmalarından kaynaklanan  
ihmalleri sonucu olduğunu savunmaktadır. Sonuç olarak göz önüne alınması gereken dönem  
yalnızca mahkeme önünde geçen süredir.  
Hükümet iç hukuktaki bütün bu davaların ayrıntılı bir incelemeyi gerektiği hususuna  
AİHM’nin dikkatini çekmektedir. Sözü edilen hukuk davaları uzun bilirkişi incelemelerini  
gerektirmiştir.  
Başvuranlar Hükümetin bu tespitlerine karşılık, esas olarak Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi  
önünde geçen yargılamanın uzunluğundan şikayetçi olduklarını öne sürmüşlerdir. Başvuranlar  
ulusal makamların mahkemenin taleplerine yanıt vermede gecikmeleri dolayısıyla yargı  
sürecinin aşırı uzadığını iddia etmektedirler.  
AİHM yargılama süresinin uygunluğunun davanın şartları ışığında ve davanın karmaşıklığı,  
başvuran ve ilgili mercilerin tutumu ve ihtilafta yer alan başvuran için neyin tehlikede olduğu  
gibi, içtihadında yerleşmiş ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (bkz.  
diğerleri yanında Pélissier ve Sassi – Fransa [BD], 25444/94).  
AİHM, Hükümet tarafından dile getirilen yaklaşık üç yıllık sürenin gerçekten de tebligat  
giderlerini ödemeyen başvuranların avukatının tutumu ile ilintili olduğunu saptamaktadır. Bu  
gecikme ulusal makamlara yüklenemez. Başvuranların neden olduğu üç yıllık gecikme  
çıkarıldıktan sonra kalan yargılama süresi hala uzundur. .  
AİHM, mahkemeye sunulan bütün delillerin incelenmesinin ardından ve bu yöndeki yerleşik  
içtihadını dikkate alarak yargı süresinin uzunluğunun aşırı olduğu ve «makul süre» koşulunu  
karşılamadığı sonucuna varmaktadır.  
4
Bu nedenle AİHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.  
IV. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASINA İLİŞKİN  
AİHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine  
karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi  
edebiliyorsa, AİHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil  
tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Başvuranlar 321 milyar TL’den 2 trilyon TL’ye varan maddi tazminat talebinde  
bulunmaktadırlar. Başvuranların her biri uğradığı manevi zarara karşılık ise 200.000 Euro  
talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
AİHM tespit edilen ihlaller ile öne sürülen maddi tazminatlar arasında hiçbir illiyet bağı  
bulunmadığından bu talepleri reddetmektedir. AİHM buna karşın başvuranların her birine  
şahsi olarak 500 Euro manevi tazminat ödenmesini kararlaştırmıştır.  
Her iki yargı sürecinin uzunluğundan şikayetçi olan başvuran Mehmet Şafi Aksoy (başvuru  
no: 14120/04) 1.000 Euro alacaktır.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Başvuranlar yargı giderlerine ilişkin herhangi bir talepte bulunmamışlardır. AİHM bu başlık  
altında bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.  
C. Gecikme Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç  
puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvuruların birleştirilmesine;  
2. AİHS’nin 6/1 maddesine yönelik şikayetlerin kabuledilebilir, bunun dışında kalanların  
kabuledilemez olduğuna;  
3. AİHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
4. a) AİHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet  
tarafından manevi tazminat olarak:  
5
i)  
başvuran Mehmet Şafi Aksoy’a (başvuru no: 14120/04) 1000 (bin) Euro  
ödenmesine;  
ii)  
iii)  
diğer başvuranların her birine 500 (beş yüz ) Euro ödenmesine;  
başvuranlara ödenecek bu miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 18 Kasım 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.  
EK  
Başvuru no  
Başvuranların adları  
Mehmet AKSOY  
Mehmet Vahyeddin GÜRMEZ  
Mehmet Salih DOKDEMİR,  
Senayi DOKDEMİR,  
Hadi DOKDEMİR  
Mehmet Hadi BAŞKALENE  
Musa AKSOY  
Senayi DOKDEMİR  
Abdüssamet AKSOY  
Abdulaziz AKSOY  
Faik GÜRMEZ  
Elif DOKDEMİR  
Mehmet Şafi AKSOY  
Abdulvasif ÇORUKLUĞ  
Meliha BAŞKALANE  
Başvuranların doğum  
tarihleri  
1955  
1946  
1957  
1957  
1958  
1945  
1968  
1957  
1940  
1947  
1962  
1939  
1940  
1943  
1954  
14037/04  
14052/04  
14072/04  
14077/04  
14092/04  
14098/04  
14100/04  
14103/04  
14112/04  
14115/04  
14120/04  
14122/04  
14129/04  
6