CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
BAYHAN - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 75942/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
26 Haziran 2007  
İşbu karar AİHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup,  
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
__________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanğı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (75942/01) başvuru no’lu davanın nedeni bu ülke  
vatandaşı Emin Bayhan’ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 3 Ekim 2001  
tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) Temel İnsan Haklarını güvence altına  
alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi (AİHM) önünde İzmir barosu avukatlarından T. Aslan tarafından temsil  
edilmektedir.  
OLAYLAR  
1982 doğumlu başvuran İzmir’de ikamet etmektedir.  
15 Haziran 1999 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) başvuranı serbest  
bırakştır. Bu süreçte başvuran 24 Haziran 1998 ve 29 Nisan 1999 tarihleri arasında tutulu  
bulundurulmuştur.  
Başvuran 10 Eylül 1999 tarihinde 466 sayılı Kanun’a dayalı olarak maruz kaldığı zararların  
giderilmesi talebiyle İzmir Ağır ceza mahkemesine başvurmuştur.  
28 Ekim 1999 ve 17 Nisan 2000 tarihleri arasında DGM’den dava dosyası gelmediği  
gerekçesiyle hakim dosyanın incelenmesini altı kez ertelemiştir.  
15 Nisan 2002 tarihinde Ağır ceza mahkemesi maruz kaldığı zararın giderilmesi bakımından  
başvurana 1.168.392.150 TL. (yaklaşık 1040 Euro) tazminat ödenmesine karar vermiştir.  
Yargıtay tazminat miktarının yetersiz olduğu gerekçesiyle 8 Temmuz 2003 tarihinde bu kararı  
bozmuştur.  
Ağır ceza mahkemesi 12 Kasım 2003’te öngörülen tazminatı yükselterek başvurana  
2.918.392.150 TL. (yaklaşık 2.920 Euro) ödenmesini kararlaştırmıştır. Yargıtay 21 Mart 2005  
tarihinde bu kararı onamıştır.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuran yargı sürecinin uzunluğunun AİHS’nin 6 § 1. maddesinde öngörülen «makul süre»  
ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmektedir.  
A. Kabuledilebilirlik hakkında  
AİHM, AİHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca başvurunun dayanaktan yoksun olmadığı tespitini  
yapmaktadır. Ayrıca hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.  
B. Esas hakkında  
2
AİHM yargı sürecinin uzunluğunun dava koşullarını müteakip ve mahkemenin yerleşik  
içtihadından ileri gelen kıstaslar ışığında ve özellikle davanın karmaşık oluşu, başvuranın ve  
yetkililerin tutumu ile davanın ilgililer açısından taşıdığı önem doğrultusunda  
değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz. Frydlender-Fransa kararı, no: 30979/96).  
Bu başvuruda, davanın özel karmaşık bir yapısı bulunmamaktadır ve başvuranın tutumu bu  
sürecin uzamasına neden olmamıştır.  
Yetkili mercilerin tutumu ile ilgili olarak AİHM, davanın soruşturulmasındaki boşluklarda  
hakimin rol oynadığını gözlemlemektedir. Bu bağlamda, Devlet Güvenlik Mahkemesi  
yaklaşık sekiz ayda dava dosyasını iletmiş ve hakim davanın incelenmesini altı defa  
ertelemiştir. Hakim 26 Eylül 2000 tarihinde gerekçe belirtmeksizin ceza sürecine değin  
dosyanın iletilmesini istemiş bu ise süreyi yaklaşık beş ay uzatmıştır. Hakim sözkonusu  
bekleme süresinde dosyanın tamamlanmasıyla uğraşmamıştır. AİHM benzer taleplerin –  
başvuranın mali durumunun araştırılmasında da olduğu gibi – belirgin bir gerekçe olmaksızın  
pek çok kez tekrarlandığını not etmektedir. Böylelikle hakim eş zamanlı çözümlenmesi  
gereken bir durumu ardı ardına gelen işlemlerle uzatmıştır. Son olarak davanın uzun bir  
soruşturmaya dayanması kararını veren hakim dört kez yer değiştirmiştir.  
AİHM özgürlükten mahrum bırakılmanın yol açtığı zararla ilintili mevcut başvurunun özel bir  
önemi haiz olduğuna itibar etmektedir.  
Mahkemeye sunulan bütün delillerin incelenmesinden ve mahkemenin bu yöndeki yerleşik  
içtihadı doğrultusunda AİHM, sözkonusu sürecin uzunluğunun aşırı olduğu ve «makul süre»  
zorunluluğunu karşılamadığı sonucuna varmaktadır. Bu nedenle 6 § 1. madde ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI  
A. Tazminat  
Başvuran uğradığı maddi zarar için 2.000, manevi zarar için 5.000 Euro tazminat talep  
etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
AİHM, ihlal tespiti ile öne sürülen maddi zarar arasında hiçbir illiyet bağı kurulamadığından  
bu talebi reddetmektedir.  
Bununla birlikte başvuranın uğradığı manevi zarar için hakkaniyete uygun olarak 1.500 Euro  
ödenmesini uygun görmektedir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuran iç hukukta ve AİHM önünde yapmış olduğu harcamalar için 3.650 Euro talep  
etmektedir.  
Hükümet bu miktara itiraz etmektedir.  
AİHM, mahkemeye sunulan deliller ve bu yöndeki yerleşik içtihat ışığında masraf ve  
harcamalar için başvurana 1.000 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
3
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına 3 puanlık bir artış eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AİHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AİHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf  
tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin başvurana manevi zarar için 1.500 (bin beş yüz) Euro,  
yargı giderleri için 1.000 (bin) Euro ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 26 Haziran 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
4