AİHM yargı sürecinin uzunluğunun dava koşullarını müteakip ve mahkemenin yerleşik
içtihadından ileri gelen kıstaslar ışığında ve özellikle davanın karmaşık oluşu, başvuranın ve
yetkililerin tutumu ile davanın ilgililer açısından taşıdığı önem doğrultusunda
değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz. Frydlender-Fransa kararı, no: 30979/96).
Bu başvuruda, davanın özel karmaşık bir yapısı bulunmamaktadır ve başvuranın tutumu bu
sürecin uzamasına neden olmamıştır.
Yetkili mercilerin tutumu ile ilgili olarak AİHM, davanın soruşturulmasındaki boşluklarda
hakimin rol oynadığını gözlemlemektedir. Bu bağlamda, Devlet Güvenlik Mahkemesi
yaklaşık sekiz ayda dava dosyasını iletmiş ve hakim davanın incelenmesini altı defa
ertelemiştir. Hakim 26 Eylül 2000 tarihinde gerekçe belirtmeksizin ceza sürecine değin
dosyanın iletilmesini istemiş bu ise süreyi yaklaşık beş ay uzatmıştır. Hakim sözkonusu
bekleme süresinde dosyanın tamamlanmasıyla uğraşmamıştır. AİHM benzer taleplerin –
başvuranın mali durumunun araştırılmasında da olduğu gibi – belirgin bir gerekçe olmaksızın
pek çok kez tekrarlandığını not etmektedir. Böylelikle hakim eş zamanlı çözümlenmesi
gereken bir durumu ardı ardına gelen işlemlerle uzatmıştır. Son olarak davanın uzun bir
soruşturmaya dayanması kararını veren hakim dört kez yer değiştirmiştir.
AİHM özgürlükten mahrum bırakılmanın yol açtığı zararla ilintili mevcut başvurunun özel bir
önemi haiz olduğuna itibar etmektedir.
Mahkemeye sunulan bütün delillerin incelenmesinden ve mahkemenin bu yöndeki yerleşik
içtihadı doğrultusunda AİHM, sözkonusu sürecin uzunluğunun aşırı olduğu ve «makul süre»
zorunluluğunu karşılamadığı sonucuna varmaktadır. Bu nedenle 6 § 1. madde ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI
A. Tazminat
Başvuran uğradığı maddi zarar için 2.000, manevi zarar için 5.000 Euro tazminat talep
etmektedir.
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.
AİHM, ihlal tespiti ile öne sürülen maddi zarar arasında hiçbir illiyet bağı kurulamadığından
bu talebi reddetmektedir.
Bununla birlikte başvuranın uğradığı manevi zarar için hakkaniyete uygun olarak 1.500 Euro
ödenmesini uygun görmektedir.
B. Masraf ve harcamalar
Başvuran iç hukukta ve AİHM önünde yapmış olduğu harcamalar için 3.650 Euro talep
etmektedir.
Hükümet bu miktara itiraz etmektedir.
AİHM, mahkemeye sunulan deliller ve bu yöndeki yerleşik içtihat ışığında masraf ve
harcamalar için başvurana 1.000 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.
3