Komutan yardımcısı Hakan Ersoy olayın meydana geldiği sırada Koçyurdu Jandarma
Karakol Komutanlığı’nda bulunduğunu belirtmiştir. Olayın meydana geldiği yer Karakol
Komutanlığı’nın yaklaşık 4 kilometre uzağında meydana gelmiş, silah seslerini duymuş ve
duman görmüşlerdir. Çavuş Haldun Canatan kendilerine durumu telsizle bildirmiş ve bölgeye
takviye güç gönderilmiştir.
Yakup Çebi adındaki jandarma, minibüsün saldırıya uğradığı sırada Koçyurdu
Jandarma Karakol Komutanlığı’nda bulunduğunu belirtmiştir. Aracın yandığını görmüşlerdir.
Olay yeri tespit tutanağında yer alan imzayı tanımış ve minibüsün saldırıya uğramasından
sonra top atışlarının yapıldığını ve helikopterlerin geldiğini açıklamıştır. Ayrıca, yolun
emniyetini sağlamakla görevli birinci gurup saat 8:30 civarında, ikinci ise saat 10:30 civarında
Karakol Komutanlığı’ndan ayrılmışlardır.
Halit Yıldırım ve Murat Turna adındaki jandarmalar ise, olayın meydana geldiği gün,
gözaltında bulunan altı kişiyi almak ve onları Güçlükonak’a götürmek üzere Taşkonak
Jandarma Komutanlığı’na geldiklerini açıklamışlardır. Olayın meydana geldiği sırada,
minibüs birkaç yüz metre uzakta bulunuyordu. Araçlarından inerek savunma pozisyonu
almışlardır. Kontrolü ele aldıktan sonra, on bir kişinin cesetleriyle karşılaşmışlardır.
8 Ekim 2003 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı Batman Cumhuriyet Savcılığı’ndan
Nurettin Baykara’nın ifadesini almasını istemiştir.
28 Ekim 2003 tarihinde, Nurettin Baykara olayın meydana gelmesinden önce
Jandarma Karakol Komutanlığı’na çağırıldığını ve yaklaşık beş gün orada tutulduğunu
belirtmiştir. Jandarmalar, köylülerin PKK’ya yardım etmelerini engellemediği için Nurettin
Baykara’yı suçlamışlardır. Jandarma Karakol Komutanlığı gözaltında bulunduğunun kayıtlara
düşürülmediğini ifade etmiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. HÜKÜMET’İN İTİRAZI HAKKINDA
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazını yinelemektedir.
AİHM, 23 Ocak 2001 tarihli kabuledilebilirlik kararında, başvuranların sözkonusu
sivil ve idari mahkemelere başvurma hakkından mahrum olduklarını ve ilgili itirazları
reddettiğini hatırlatmaktadır.
Cezai başvuru hususunda ise, bu itirazın başvuranların AİHS’nin 2. maddesine
dayanan şikayetleriyle yakından ilgili sorular içerdiğine ve esasla birleştirilmesine karar
vermiştir.
II. OSMAN ÖZDEMİR’İN MAĞDUR SIFATI
AİHM her zaman ve kayıtsız şartsız olarak, içtihadında ölümünden Savunmacı
Devlet’in sorumlu olduğu iddia edilen bir kişinin, daha yakınları örneğin maktulun kendi
çocukları başvuruda bulunmamış olsalar bile ailesinin, kız kardeşinin, erkek kardeşinin,
yeğeninin, AİHS’nin 2. maddesinin ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduklarını iddia
edebileceklerini benimsemiştir (Bkz. Yaşa-Türkiye, 2 Eylül 1998 tarihli karar, Derleme 1998-
VI, ss. 2429-2430, § 66, ve Velikova-Bulgaristan (karar), no:41488/98, CEDH 1999-V).
6