COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
BODUR VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 42911 / 98)  
Kararın Özet Çevirisi  
STRAZBURG  
4 Nisan 2006  
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup  
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
__________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanğı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (42911/98) başvuru no’lu davanın nedeni bu ülke  
vatandaşları Zeynure Çağlayan, Ayla Üge ve Özdemir Bodur’un (Başvuranlar) Avrupa İnsan  
Hakları Mahkemesi’ne 21 Haziran 1998 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin  
Temel İnsan Haklarını güvence altına alan eski 25. maddesi uyarınca yapmış olduğu  
başvurudur. Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İzmir Barosu  
avukatlarından Suat Sert tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) 1991 yılında başvuranlara ait İzmir’de bulunan araziyi  
çevre yolu yapımı dolayısıyla istimlak etmiştir.  
Başvuranlar İdare tarafından ödenen miktarın yetersiz olduğu gerekçesiyle ek bedel istemiyle  
İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurmuştur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 29 Kasım 1993 tarihinde alınan karar Yargıtay  
tarafından bozulmuş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiştir.  
30 Ekim 1995’te yeniden düzeltilen kararla Asliye Hukuk Mahkemesi başvuranlara  
6.705.000.000 TL. ek bedel ödenmesine ve taşınmazın İdareye geçtiği tarih olan 4 Aralık  
1992 tarihinden itibaren hesaplanacak basit faiz oranının uygulanmasına karar vermiştir.  
Yargıtay, İlk derece mahkemesinin kararını 5 Mart 1996’da onamıştır.  
Yasal faiz oranıyla birlikte 17.370.029.000 TL.’ye ulaşan ek bedel başvuranlara 26 Ocak  
1998 tarihinde ödenmiştir.  
HUKUKA DAİR  
I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR  
Başvuranlar ek kamulaştırma bedeline uygulanan yasal faiz oranının yetersiz kaldığından ve  
İdarenin bu miktarı geç ödemesinden şikayetçi olmakta ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.  
maddesinin ihlal edildiğinden şikayetçi olmaktadırlar.  
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin  
Hükümet, başvuranların AİHS’nin 35. maddesi çerçevesinde iç hukuk yollarını  
tüketmediklerini ve Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde öngörülen başvuru yolunu  
kullanmadıklarını savunmaktadır. Ödemenin geç yapılmasıyla uğranıldığı öne sürülen gelir  
kaybının tazmini için başvuranlar bu başvuru yolunu kullanmış olsalardı yasal faiz oranının  
şında tazminat elde edebilirlerdi.  
2
AİHM, daha önce de benzer bir şikayetin dile getirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen  
Aka kararı, s. 2678-2679, §§ 34-37). Bu sonucu değiştirecek hiçbir gerekçe yer almamaktadır  
ve Hükümetin itirazı reddedilmektedir.  
AİHM, mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihatları (Bkz. özellikle Akkuş kararı) ve sunulan  
unsurların bütünü ışığında, bu şikayetin esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir.  
Şikayetin bu bölümünün kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe tespit edilmemiştir.  
B. Esas hakkında  
AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuş  
kararı, s. 1317, §§ 30-31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).  
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir. Mahkeme, yerel merciler tarafından ek istimlak  
bedelinin geç ödenmesi hususunun mülkiyet sahibinin gelir kaybına neden olan idareye  
yükleneceği tespitini yapmaktadır. Bu gecikme sözkonusu sürecin etkinliğini daha da  
artırştır ki bu durumda AİHM, kamu yararının zarureti ve mülkiyet haklarının korunması  
arasındaki dengeyi bozacak şekilde başvuranların gereğinden fazla yük altında kaldığı  
görüşündedir.  
Sonuç olarak Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI  
A. Maddi zarar ve masraf ve harcamalar  
Başvuranlar 10 Nisan 2002 tarihli yazılı görüşlerinde 698.074 Amerikan Doları, yaklaşık  
570.471 Euro’ya karşılık gelen maddi zarara uğradıklarını ileri sürmektedirler.  
Buna karşın, rakam belirtmeksizin uğradıkları manevi zararın tazminini talep etmektedirler.  
Hükümet bu miktarları ispat edilmemiş olarak değerlendirmekte ve tazminat miktarının  
sebepsiz zenginleşme kaynağı olmaması gerektiğini savunmaktadır.  
AİHM, Akkuş kararında (sözü edilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) belirlenen ilgili ekonomik  
hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvuranlara maddi  
tazminat olarak 127.342 Euro’nun ödenmesini kararlaştırmıştır.  
Manevi zararla ilgili olarak AİHM, ihlal kararının tespitinin başlı başına bir adil tazmini  
oluşturduğu kanısındadır.  
Başvuranların yargı giderleri konusunda hiçbir rakam telaffuz etmemeleri doğrultusunda  
AİHM, bu yönde bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.  
3
B. Gecikme Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3  
puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Mevcut kararın manevi zarar için tek başına adil bir tazmini oluşturduğuna;  
4. a) AİHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf  
olmak üzere Savunmacı Hükümetin maddi zarar için başvuranlara birlikte 127.342 (yüz yirmi  
yedi bin üç yüz kırk iki) Euro ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
5. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 4 Nisan 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
4