COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
CEVDET VE HATİCE YILMAZ - TÜRKİYE  
(Başvuru no: 88/02)  
KARAR  
STRAZBURG  
20 Eylül 2005  
Bu karar, AİHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Üzerinde şekle ilişkin  
değişiklik yapılabilir.  
__________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanğı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Cevdet ve Hatice Yılmaz – Türkiye Davası’nda,  
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire),  
Başkan J.-P. COSTA,  
Yargıçlar A. BAKA,  
R.TÜRMEN,  
K. JUNGWIERT,  
M. UGREHELIDZE,  
D. JOCIENE,  
D. POPOVIC ve  
Bölüm Sekreter Yardımcısı S. DOLLE’nin katılımı ile kapalı oturumda 30 Ağustos  
2005 tarihinde toplanmış ve anılan tarihte izleyen kararı almıştır:  
USUL  
1. Dava, Cevdet Yılmaz ve Hatice Yılmaz isimli iki Türk vatandaşı (“başvuranlar”)  
tarafından 20 Eylül 2001 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi’nin  
(“Sözleşme”) 34. maddesine dayanarak Türkiye aleyhine AİHM’ye yapılan başvurudan (no.  
88/02) kaynaklanmaktadır.  
2.Türk Hükümeti, (“Hükümet”), AİHM’deki yargılamalar için bir Ajan tayin  
etmemiştir.  
3.26 Nisan 2004 tarihinde, AİHM, başvuruyu, Hükümet’e bildirmeye karar vermiştir.  
28 Nisan 2004 tarihli bir yazı ile, AİHM, AİHS’nin 29 § 1. ve 3. maddeleri uyarınca,  
taraflara, başvurunun kabuledilebilirliğine ve esaslarına ilişkin bir karara varacağını  
bildirmiştir.  
OLAYLAR  
I.DAVA ŞARTLARI  
4.Başvuranlar İzmir’de ikamet etmektedir.  
5. 7 Haziran 1996 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, başvuranlara ait arsaları  
kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi komitesi, arsaların değerini belirlemiş ve ilgili meblağ,  
kamulaştırma yapıldığında başvuranlara ödenmiştir.  
6.Başvuranların, artırma bedeli talebi üzerine, 22 Haziran 1998 tarihinde, Bornova  
Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranlara, yasal faiz oranı ile birlikte artırma bedeli  
ödenmesine karar vermiştir.  
7. 8 Aralık 1998 tarihinde, Yargıtay, kararı bozmuştur.  
8. 27 Temmuz 1999 tarihinde, Bornova Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranlara, yasal  
faiz oranı ile birlikte artırma bedeli ödenmesine karar vermiştir.  
9.12 Ekim 1999 tarihinde, Yargıtay, kararı bozmuştur.  
10. 15 Mayıs 2000 tarihinde, Bornova Asliye Hukuk Mahkemesi, arsanın tapusunun,  
tapu sicilinde, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne nakledildiği 26 Şubat 1998 tarihinden itibaren  
olmak üzere, başvuranlara 9,976,332,3121 TL ve mahkeme kararının çıktığı tarihte  
uygulanabilir yasal faiz oranını ödenmesine karar vermiştir.  
11.11 Eylül 2000 tarihinde, Yargıtay, kararı onamıştır.  
12.13 Ağustos 2001 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, başvuranlara,  
28,686,390,0002 TL ödemiştir.  
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI  
13. İlgili iç hukuk ve uygulaması, Akkuş – Türkiye davasında (9 Temmuz 1997 kararı,  
Reports of Judgments and Decisions 1997-IV) izah edilmiştir.  
HUKUK  
I.1 No’lu PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
14. Başvuranlar, iki buçuk yıl süren mahkeme sürecinden sonra yetkililerden  
alabildikleri kamulaştırma artırma bedelinin değerinin düşğünü, zira, ödenebilir gecikme  
faizinin Türkiye’deki aşırı yüksek enflasyon oranı ile paralel olmadığını öne sürerek şikayetçi  
olmuşlardır. Başvuranlar, AİHS’nin herhangi bir maddesine atıfta bulunmamışlardır. Ancak,  
şikayetleri, 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında bazı hususlar ortaya koymaktadır;  
sözkonusu maddenin ilgili bölümleri şöyledir:  
Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi  
bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine  
uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”  
A.Kabuledilebilirlik  
15. Hükümet, başvuranların, AİHS’nin 35. maddesinin gerektirdiği üzere, iç hukuk  
yollarını tüketmediklerini, çünkü, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi kapsamında  
faydalanabilecekleri hukuk yolundan gerektiği gibi yararlanmadıklarını ileri sürmüştür. Bu  
madde kapsamında, kayıplarının, gecikme faizinin miktarını aşğını ortaya koysalardı,  
artırma bedelinin ödenmesindeki gecikmelerin bir sonucu olarak, iddia ettikleri kayıpları için  
tazminat alabilecek durumda olurlardı.  
16. AİHM, Aka - Türkiye davasında, benzer bir ön itirazı reddettiğini gözlemler (23  
Eylül 1998 kararı, Reports of Judgments and Decisions 1997-IV, ss. 2678-79, §§ 34-37). Bu  
davada farklı bir yön izlemek için bir gerekçe görmemektedir ve dolayısıyla Hükümet’in  
itirazını reddeder.  
1 Yaklaşık olarak 5,667 Euro.  
2 Yaklaşık olarak 16,295 Euro.  
17. İçtihadında yerleşik olan ilkeler ve elindeki kanıtlar temelinde (bkz diğerlerinin  
yanı sıra yukarıda anılan Akkuş kararı), başvurunun, esaslar üzerinde yapılacak bir inceleme  
gerektirdiğini ve kabuledilmez olduğunun ilan için herhangi bir temel bulunmadığını tespit  
etmiştir.  
B.Esaslar  
18. AİHM, bu davadaki konulara benzer konular ortaya koyan birkaç davada, 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. yukarıda anılan Akkuş, s. 1317,  
§ 31).  
19.Hükümet tarafından sunulmuş olan kanıtlar ve argümanları inceleyerek, AİHM,  
geçmiş davalardaki tespitlerinden sapma gerektirecek bir durumun bulunmadığı kanısına  
varmıştır. Yerel mahkemelerin ödenmesine karar verdiği artırma bedelinin ödenmesindeki  
gecikmenin, kamulaştırmayı yapan merciye bağlanabileceğini ve malikler için,  
kamulaştırılmış arsaya ek olarak bir kayıp oluşturduğunu tespit etmiştir. Sözkonusu  
gecikmenin ve bir bütün olarak yargılamanın uzunluğunun sonucu olarak, AİHM,  
başvuranların, kamu yararının gerektirdikleri ile, mülkiyet hakkının korunması arasında  
bulunması gereken adil dengeyi bozmuş olan bireysel ve haddinden fazla bir külfete  
katlanmak zorunda kaldıklarını tespit etmiştir.  
20.Sonuç olarak, 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II.AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  
21. AİHS’nin 41. maddesi şöyledir:  
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç  
hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette,  
zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A.Maddi ve Manevi Tazminat  
22. Başvuranlar, 71,013,2583 Dolar tutarında maddi tazminat talep etmişlerdir.  
23.Hükümet bu iddialara itiraz etmiştir.  
24.Yukarıda anılan Akkuş kararında kullandığı hesaplama yöntemini kullanarak ve  
ilgili ekonomik verileri dikkate alarak, AİHM, başvurana, 4,500 EURO maddi tazminat  
ödenmesine karar vermiştir.  
B.Mahkeme masrafları  
25. Başvuranlar, ayrıca, AİHM’deki mahkeme masraflarınin tazminini de talep  
etmiştir. Tazmin miktarını ise AİHM’nin takdirine bırakmıştır.  
26.Hükümet, bu talebe itiraz etmiştir.  
3 Yaklaşık olarak 58,749,300 Euro.  
27.Elindeki bilgiler temelinde yaptığı değerlendirme ile, AİHM, başvuranlara, bu  
başlık altında, 500 Euro ödenmesine karar vermiştir.  
C.Gecikme faizi  
28. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermiştir.  
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,  
1.Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2.AİHS’nin 1 no’lu Protokolü’nün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3.(a) Sorumlu Devlet’in başvuranlara, AİHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirası’na  
çevrilmek ve ödeme tarihinde uygulanabilecek her türlü vergiden muaf olarak aşağıdaki  
meblağları ödemesine:  
(i) 4.500 Euro (dört bin beş yüz Euro) maddi tazminat;  
(ii) mahkeme masrafları için 500 Euro (beş yüz Euro);  
(b) yukarıda değinilen üç ayın bitiminden ödemeye kadar, basit faizin Avrupa Merkez  
Bankası’nın gecikme süresi boyunca marjinal ödünç verme oranına üç puan eklenerek  
yukarıdaki miktarların üzerine ödenmesine  
4.Başvuranların adil tazmin için yaptıkları şikayetin kalan kısmının reddine  
KARAR VERMİŞTİR.  
İngilizce olarak hazırlanmış, 20 Eylül 2005 tarihinde, Mahkeme İçtüzüğü’nün 77 §§ 2.  
ve 3. maddeleri uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
S. DOLLE  
Sekreter  
J.-P COSTA  
Başkan