meblağı beş taksitte alacağı ifade edilmiştir. Bu meblağ başvurana 27.06.2002 ile 21.11.2002
tarihleri arasında ödenmiştir.
Bu arada, Fırat Çelik, tazminatını alabilmek için icra takibatı başlatmıştır. Ancak icra
memurluğu, 19.12.2002 tarihinde, başvuranın başvurusunu takip etmemesi üzerine dosyayı
kapatmıştır.
Belediye 06.01.2005 tarihli yazısıyla, Fırat Çelik ve Nezir Demirhan’ı yedi gün içinde İş
Mahkemesi’nin ödenmesine karar verdiği ana tazminatı almaya davet etmiştir. Ancak
başvuranlar, teklif edilen meblağın İş Mahkemesi’nin ödenmesine karar verdiği faiz ve
yargılama giderlerini kapsamadığı için bu daveti reddetmişlerdir.
HUKUKA İLİŞKİN
Hukuki ve maddi olgular bakımından başvuruların benzerliği göz önünde
bulundurulduğunda, AİHM, başvuruları birleştirmenin yerinde olduğu kanısındadır.
I. BAŞVURANLARIN MAĞDUR DURUMLARI
Hükümet, başvuruların yapılmasının ardından, Belediye’nin, başvuranları, ödenmemiş
meblağları gelip almaları için davet ettiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, Mehdi Görsav,
Belediye’yle bir anlaşma yapmıştır. Diğer iki başvuranın Belediye’nin teklifini
reddetmelerine rağmen, yerel icra memurluğunun hesabından kendilerine ödenek ayrılmıştır.
Bu nedenle Hükümet, başvuruların kayıttan düşürülmelerini istemiştir.
Başvuranlar, tartışmalı tutanağın, Mehdi Görsav’ın çektiği maddi güçlük nedeniyle
tutulduğunu, Nezir Demirhan ve Fırat Çelik’e ödenen meblağların ise yalnız kısmi olduğunu
iddia etmişlerdir.
AİHM, Belediye’nin Mehdi Görsav ile anlaşma tutanağı imzaladığını kaydeder.
Tutanakta, başvuranın, belirli bir götürü meblağın ödenmesi karşılığında, her türlü ödenmemiş
tazminat, hak ve yargılama giderleriyle avukat masraflarını da kapsayan diğer alacak
taleplerinden vazgeçtiği şartı koşulmuştur.
AİHM, taraflar arasında varılan anlaşmanın, incelenen başvuru üzerinde ciddi bir etki
taşıdığı kanısındadır. Benzer davalarda, daha önce, şikayetlerini ödeme yapılmaması sorununa
dayandıran ve böyle anlaşmalar imzalayıp, ilgili meblağları alan başvuranlar için sorunun
çözüldüğünü tespit etmiştir (Yıldırım ve Durman – Türkiye, 49507/99; Bilgin – Türkiye,
69821/01; Şahin – Türkiye, 33902/02). Mehdi Görsav ile ilgili olarak, AİHM, yerleşik
içtihadından sapmasını gerektirecek bir neden olmadığı kanısındadır. AİHM’ye göre, tutanak
imzalayıp belirli bir meblağ alan Mehdi Görsav, artık AİHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1.
Maddesi’nin mağduru olarak değerlendirilemez.
Ancak, bu gerekçe, AİHM’nin başvuruyu kayıttan düşürmesini gerektirmemektedir.
AİHM, yukarıda bahsedilen içtihadın, yalnız Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi
kapsamındaki şikayetleri ele aldığını kaydeder. Dolayısıyla, anlaşma tutanağıyla çözülen
“sorun” “mülkten yoksun kalma” şikayetlerine ilişkin idi. Esasında, ödenmemiş meblağların
ödenmesi mülke ilişkin sorunları çözmede yeterli olsa da, diğer şikayetler, ayrı olarak
sunulmuşlarsa ve Devlet bunları çözmek için fazladan çaba harcamıyorsa, çözülmemiş olarak
kalırlar.
Bu bağlamda, AİHM, Mehdi Görsav’ın ayrıca AİHS’nin 6 § 1. Maddesi uyarınca da,
yetkili makamların iş mahkemesinin kararını uzun süre uygulamamaları nedeniyle şikayetçi
olduğunu kaydeder. Ayrıca, dava dosyasının, Hükümet’in bu mağduriyeti ayrı ayrı
giderdiğine ilişkin bir emare içermediğini kaydetmektedir. Hal böyleyken, AİHM, Mehdi
Görsav’ın mağdur durumunun yalnız AİHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi
kapsamında giderildiği kanısındadır. Ancak 6. Madde kapsamındaki şikayetleri, esasa ilişkin
2