A. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile
kovuşturmanın tarafsızlığıyla ilgili
Başvuran, kendisini yargılayan ve suçlu bulan Diyarbakır Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nin hakimler kurulunda askeri bir hakimin bulunması nedeniyle, bağımsız ve
tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde yargılanmamaktan dolayı şikayetçi olmuştur.
Başvuran, ayrıca, hüküm giymesinin somut bir kanıta dayanmaması nedeniyle, yerel
mahkemeler huzurunda adil bir yargılanmaya tabi tutulmadığını da iddia etmiştir. Başvuran,
AİHS’nin 6 § 1 Maddesi’ni ileri sürmüştür.
1. Kabuledilebilirlik
Hükümet, AİHS’nin 35. Maddesi uyarınca, başvuranın Diyarbakır Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ilişkin şikayetinin altı ay kuralına uyulmadığı
gerekçesiyle kabul edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Hükümet, başvuranın Diyarbakır
Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmamasından şikayetçi olduğu için,
mahkemenin karar tarihi olan 3 Haziran 1999’dan itibaren altı ay içerisinde AİHM’ye dava
açmış olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hükümet, ayrıca, bu şikayetin iç hukuk yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle de zaten
kabul edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Hükümet, başvuranın bu şikayetini yere
mahkemelere sunmadığını iddia etmiştir. Bu bakımdan, AİHM’nin içtihadına atıfta
bulunmuştur (özellikle, Remli / Fransa, 23 Nisan 1996 tarihli karar, Hüküm ve Karar
Raporları 1996-II, s. 571, § 33).
Hükümet’in altı ay kuralına uyulmadığı iddiasına ilişkin ilk itirazıyla ilgili olarak,
AİHM, geçmişte Hükümet’in benzer ilk itirazlarını inceleyip bunları reddettiğini
yinelemektedir (bkz, Özdemir / Türkiye, no. 59659/00, § 29, 6 Şubat 2003; Doğan ve Keser /
Türkiye, no. 50193/99 ve 50197/99, § 17, 24 Haziran 2004). AİHM, sözkonusu davada,
yukarıda bahsedilen davalarda vermiş olduğu kararlardan ayrılmak için hiçbir gerekçe
görmemektedir.
İç hukuk yollarının tüketilmediği iddiasına ilişkin itirazla ilgili olarak, AİHM, bu
başvuruda, benzer davalarda vermiş olduğu kararlardan ayrılmak için hiçbir dayanak
görmemektedir (bkz, Vural / Türkiye, no. 56007/00, § 22, 21 Aralık 2004; Çolak / Türkiye
(no. 1), no. 52898/99, § 24, 15 Temmuz 2004; Özel, yukarıda kaydedilen, § 25).
Buna göre, AİHM, Hükümet’in ilk itirazlarını reddetmektedir.
AİHM, içtihadının ışığında ve kendisine sunulan belgeleri göz önünde bulundurarak,
başvuranın şikayetlerinin, AİHS kapsamında, belirlenmesi esasların incelenmesine bağlı
olması gereken karmaşık hukuk sorunları ve maddi sorunlar ortaya çıkardığını belirtmektedir.
AİHM, bu nedenle, AİHS’nin 35 § 3 Maddesi uyarınca, başvurunun bu kısmının asılsız
olmadığı sonucuna varmaktadır. Başvurunun kabuledilmezliği yönünde karar vermek için
başka hiçbir gerekçe bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun kabuledilebilir olduğu
yönünde karar verilmelidir.
2. Esaslar
3