CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
GÜNERİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI  
( Başvuru no: 42853/98, 43609/98 ve 44291/98 )  
NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
12 Temmuz 2005  
İşbu karar AİHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli  
bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
__________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanğı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ( 42853/98, 43609/98 ve 44291/98 )  
başvuru no’lu davaların nedeni bu ülke vatandaşları Refik Karakoç, İlhan Güneri, Nevzat Eski  
ve Demokrasi ve Barış Partisi’nin (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne  
(AİHM) 15 Temmuz, 22 Temmuz ve 1 Eylül 1998 tarihlerinde Avrupa İnsan Hakları  
Sözleşmesi’nin (AİHS) eski 25. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.  
Başvuranlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde, Diyarbakır Barosu  
avukatlarından S.Güzel tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
A. İlhan Güneri tarafından yapılan 42853/98 no’lu başvuru  
1959 doğumlu başvuran Van’da ikamet etmektedir. Olayların geçtiği dönemde  
başvuran Demokrasi ve Barış Partisi (DBP) Van İl Başkanı’dır.  
1.Başvuran tarafından aktarıldığı şekilde olaylar  
1996 yılında kurulan Demokrasi ve Barış Partisi (DBP), Türkiye’de 42 şehirde temsil  
edilmektedir.  
1 Haziran 1998 tarihinde, Parti Yönetim Kurulu Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl,  
Van, Muş, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Adana ve Konya illerini ziyaret etmeye  
karar vermiştir. Türkiye’nin Güneydoğu bölgesindeki sivil toplum kuruluşlarıyla ve halkla  
buluşmak amacıyla DBP Genel Başkanı Refik Karakoç’ un ve Yönetim Kurulu üyelerinin bu  
ziyarete katılmaları kararlaştırılmıştır.  
2 Haziran 1998 tarihinde başvuran, DBP’nin İl Başkanı sıfatıyla, gerekli izinleri almak  
amacıyla Van Valiliği’ne, 12 Haziran 1996 tarihinde şehirde yapılması düşünülen ziyaretin  
programını sunmuştur. Bu ziyaret özellikle açık alanda toplantı yapılmasını öngörmekteydi.  
10 Haziran 1998 tarihinde, Olağanüstü Hal Bölgesi’ne ilişkin 2935 sayılı Kanun’un  
11. maddesinin (k) bendine dayanarak, Van Valiliği DBP tarafından yapılması düşünülen  
toplantıyı ve aynı zamanda bu ziyarete katılabilecek olanların Van iline girişini yasaklayan bir  
karar almıştır.  
2.Hükümet tarafından aktarıldığı şekilde olaylar  
Demokrasi ve Barış Partisi’nin Yönetim Kurulu 9 Haziran’dan 16 Haziran 1998  
tarihine kadar Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Van, Bitlis, Diyarbakır, Mardin,  
Şanlıurfa, Adana ve Konya illerini ziyaret etmeye karar vermiştir. Van ziyaretinin 12 Haziran  
tarihinde yapılması düşünülmüştür.  
10 Haziran 1998 tarihinde, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği, 2935 sayılı Kanun’un 11.  
maddesinin (k) ve (m) bentlerine dayanarak, DBP İl Başkanı olan başvuranın talep ettiği  
toplantıyı yasaklayan kararı Van Valiliği’ne bildirmiştir. OHAL Valiliği tarafından belirtilen  
2
gerekçeler Van’da hüküm süren hassas duruma dayandırılarak, öngörülen toplantının halkı  
tahrik edebileceği belirtilmiştir.  
10 Haziran 1998 tarihinde alınmış olan bu karar, uygulanması ve özellikle ilgili  
kişilerin ve konvoyun Van’a girişlerinin yasaklanması amacıyla, Van Emniyet Müdürlüğü’ne  
de bildirilmiştir.  
Bu karar aynı gün başvurana tebliğ edilmiştir.  
11 Haziran 1998 tarihinde Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nin kararına uygun olarak,  
başvuranın ve arkadaşlarının Bitlis iline girişlerine izin verilmemiştir. Güroymak Emniyet  
Müdürğü (Bitlis) Van’da toplantı düzenleyemeyeceklerini ilgili kişilere bildirmiştir.  
B. Refik Karakoç ve Demokrasi ve Barış Partisi tarafından yapılan 43609/98  
no’lu başvuru  
1953 doğumlu ilk başvuran Ankara’da ikamet etmekte olup DBP Başkanıdır. Kendisi  
ve parti adına hareket eden R. Karakoç, ikinci başvuran olarak kabul edilmektedir.  
1. Başvuranlar tarafından aktarıldığı şekilde olaylar  
1 Haziran 1998 tarihinde, DBP Yönetim Kurulu Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl,  
Van, Muş, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Adana ve Konya illerini ziyaret etmeye karar  
vermiştir. Türkiye’nin Güneydoğu bölgesindeki sivil toplum kuruluşlarıyla ve halkla  
buluşmak amacıyla DBP Genel Başkanı Refik Karakoç’ un ve Yönetim Kurulu Üyelerinin bu  
ziyarete katılmaları kararlaştırılmıştır.  
DBP Genel Sekreteri, ilgili Bölge Valilikleri’ne ziyaret programını sunmuş ve  
Valiliklerden gerekli olan iznin verilmesini talep etmiştir. DBP’nin İl Başkanları bu  
sözkonusu Valilikler nezdinde aynı girişimlerde bulunmuşlardır.  
9 Haziran 1998 tarihinde, otobüsle Kırşehir’e gittikleri sırada, DBP yöneticileri şehre  
girememişler ve hiçbir toplantı yapılmadan dönmek zorunda kalmışlardır.  
10 Haziran 1998 tarihinde, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nin talimatı doğrultusunda,  
Van Valiliği, otobüslerinde bulunan DBP yöneticilerinin Van’a girişlerini yasaklayan bir  
karar almıştır.  
11 Haziran 1998 tarihinde, DBP Genel Başkanı ve yöneticileri Güroymak’ta (Bingöl)  
özel güvenlik birimlerince durdurulduklarını belirten bir tutanak hazırlamışlardır. Özel  
güvenlik birimleri kendilerinden istenmesine rağmen yasaklama kararını göstermeden, Genel  
Başkan ve yöneticilerine Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne girmelerinin yasak olduğunu  
belirtmiştir. DBP Genel Başkanı ve yöneticileri geri dönmek zorunda kalmışlardır.  
Aynı gün, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, DBP Diyarbakır İl Başkanı olan E.S’ye  
2935 sayılı Kanun’un 11. maddesinin k bendine dayanarak, DBP tarafından organize edilen  
gezinin Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nce yasaklandığını bildirmiştir.  
12 Haziran 1998 tarihinde, DBP Diyarbakır Şubesi Yürütme Kurulu, partilerince  
düzenlenen gezinin yasaklandığını belirten karara ilişkin bir tutanak hazırlamıştır. Bu  
3
tutanakta, valiliğin belirttiğinin aksine, gezinin gösteri amaçlı olmayıp ziyaret amaçlı olduğu  
belirtilmiştir.  
Aynı gün, DBP Mardin İl Başkanı, DBP İl Yönetim Kurulu üyeleri tarafından  
imzalanan bir tutanak hazırlamıştır, bu tutanakta Mardin Emniyet Müdürlüğü’nün, kendisini  
partisi tarafından organize edilen gezinin yasaklanması konusunda bilgi vermek için çağırdığı  
belirtilmektedir. Ayrıca gezinin iptalinin kendisine tebliğ edilmediğini ve sözkonusu kararın  
hiçbir kopyasının kendisine verilmediğini belirtmektedir.  
11, 12 ve 13 Haziran 1998 tarihli basın bildirilerinde, DBP, OHAL Bölge Valiliği’nin  
yasaklama kararını protesto etmiştir.  
2.Hükümet tarafından aktarıldığı şekilde olaylar  
Demokrasi ve Barış Partisi’nin Yönetim Kurulu 9-16 Haziran tarihleri arasında,  
Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Van, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Adana ve  
Konya illerini ziyaret etmeye karar vermiştir.  
9 Haziran 1998 tarihinde, başvuranlar ve arkadaşları DBP Kırşehir Şubesi’nde bir  
basın toplantısı düzenlemişlerdir. Basın toplantısı sonrasında başvuranlar, yetkililer tarafından  
müdahaleye gerek kalmadan kendi istekleriyle şehirden ayrılmışlardır.  
OHAL Bölge Valiliği’nin kararına uygun olarak, başvuranın ve grubun diğer  
üyelerinin Mardin, Diyarbakır ve Van’a gitmelerine izin verilmemiştir. Güroymak (Bitlis)  
Emniyet Müdürlüğü kendilerine Van’da toplantı düzenleyemeyeceklerini bildirmiştir.  
Ne başvuran ne de DBP’nin diğer üyeleri, sözkonusu karara karşı ne yerel merciler, ne  
OHAL Bölge Valiliği, ne de adli makamlar nezdinde dava açmışlardır.  
C. Nevzat Eski tarafından yapılan 44291/98 no’ lu başvuru  
1959 doğumlu başvuran Ankara’da ikamet etmektedir. Başvuran olayların geçtiği  
sırada DBP yönetim kurulu üyesidir.  
1. Başvuran tarafından aktarıldığı şekilde olaylar  
1 Aralık 1996 tarihinde, başvuran DBP Yönetim Kurulu üyesi seçilmiştir.  
1 Haziran 1998 tarihinde, DBP Yönetim Kurulu Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl,  
Van, Muş, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Adana ve Konya illerini ziyaret etmeye  
karar vermiştir. Türkiye’nin Güneydoğu bölgesindeki sivil toplum kuruluşlarıyla ve kişilerle  
buluşmak amacıyla DBP Genel Başkanı Refik Karakoç’ un ve Yönetim Kurulu üyelerinin bu  
ziyarete katılmaları kararlaştırılmıştır.  
Partinin Genel Sekreteri ilgili illerin Valiliklerine, gerekli izinleri alabilmek amacıyla,  
ziyaret programlarını sunmuştur. DBP’nin İl Başkanları da aynı Valilikler nezdinde aynı  
girişimde bulunmuşlardır.  
10 Haziran 1998 tarihinde Diyarbakır İl Başkanı, Diyarbakır Valiliği’ne, 9 Haziran  
1998 tarihinde almış olduğu ve partisinin ilinde düzenleyeceği toplantıyı yasaklayan kararını  
4
iptal etmesi yönünde talepte bulunmuştur. Ayrıca partisinin yöneticilerini şubelerinde  
ağırlamayı düşündüğünü belirtmiştir.  
10 Haziran 1998 tarihinde OHAL Bölge Valiliği’nin emirleri doğrultusunda, Van  
Valiliği, otobüslerinde bulunan DBP yöneticilerinin Van’a girişlerini yasaklayan bir karar  
almıştır.  
11 Haziran 1998 tarihinde, DBP Genel Başkanı ve yöneticileri ile başvuran,  
Güroymak’ta (Bingöl) özel güvenlik birimlerince durdurulduklarını belirten bir tutanak  
hazırlaşlardır. Özel güvenlik birimleri, kendilerinden istenmesine rağmen yasaklama  
kararını göstermeden, Genel Başkan ve parti yöneticilerine Güneydoğu Anadolu Bölgesine  
girmelerinin yasak olduğunu belirtmiştir. DBP Genel Başkanı ve yöneticileri geri dönmek  
zorunda kalmışlardır.  
11 Haziran 1998 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü DBP Diyarbakır İl  
Başkanı’na Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nin 2935 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (k)  
bendine dayanarak parti tarafından organize edilen geziyi yasakladığını bildirmiştir.  
12 Haziran 1998 tarihinde DBP İl Yürütme Kurulu sözkonusu gezinin yasaklama  
kararını belirten bir tutanak hazırlamıştır. Bu tutanakta, Valiliğin belirttiğinin aksine, gezinin  
gösteri amaçlı olmayıp ziyaret amaçlı olduğu belirtilmiştir.  
2. Hükümet tarafından aktarıldığı şekilde olaylar  
Demokrasi ve Barış Partisi’nin Yönetim Kurulu, 9 Haziran-16 Haziran 1998 tarihleri  
arasında Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Van, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa,  
Adana ve Konya illerini ziyaret etmeye karar vermiştir. “Hemen barış, barış için elele  
verelim; kaynaklar barış için tüketilmeli savaş için değil; OHAL’e bağlı bölge statüsüne son;  
yargı dışı infazlara hayır; gözaltında kaybolmalara hayır; bağımsız adalet; herkes için büyüme  
özgürğü; yaşasın halkların kardeşliği; yaşasın DBP; bütün işçiler için grev, toplu sözleşme  
ve sendika ve dernek kurma hakkı” yazılı pankartlar taşınması düşünülüyordu.  
28 Mayıs 1998 tarihinde 2935 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (k) bendine dayanarak,  
OHAL Bölge Valiliği başvuranın Diyarbakır’a girişini yasaklayan bir karar almıştır. Valilik  
kararın uygulanması için gereken önlemlerin alınması emrini vermiştir.  
9 Haziran 1998 tarihinde, başvuranlar ve arkadaşları DBP Kırşehir İl Başkanlığı’nda  
bir basın açıklaması düzenlemişlerdir. Basın açıklaması sonrasında yetkililer tarafından  
müdahaleye gerek kalmadan kendi istekleriyle Malatya, Elazığ, Bingöl ve Muş’a gitmek  
üzere şehirden ayrılmışlardır.  
10 Haziran 1998 tarihinde Valiliğin 2935 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (k) bendine  
dayanarak aldığı ve toplantı düzenlenmesini yasaklayan kararı DBP Diyarbakır İl Başkanı  
olan E.S’ye tebliğ edilmiştir.  
Aynı gün, 2935 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (k) ve (m) bentlerine dayanarak  
Valilik, gergin ortamdan ve bölgede mevcut olan hassas durumdan ötürü Van’da toplantı  
düzenlenmesini yasaklayan bir karar almıştır. Bu karar aynı zamanda Bitlis, Diyarbakır, Ağrı,  
Hakkari, Batman, Muş, Siirt, Şırnak ve Mardin Valiliklerine bildirilmiştir.  
5
10 Haziran 1998 tarihinde 2935 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (k) ve (m) bentlerine  
dayanarak, OHAL Bölge Valiliği, DBP İl Başkanı İlhan Güneri tarafından talep edilen halka  
açık toplantıyı yasaklayan kararı Van Valiliği’ne bildirmiştir. Belirtilen gerekçeler Van’ da  
hüküm süren hassas duruma dayandırılmıştır. Yapılması düşünülen toplantı taşkınlık  
yaratabilecek, halkı tahrik edebilecek türden pankartların ve sloganların kullanılabileceği ve  
Hükümet uygulamalarının eleştirileceği bir toplantı olabileceğinden yasaklama kararı  
alınmıştır.  
Bu karar uygulanması ve özellikle de konvoyun ve ilgili kişilerin Van’a girişlerinin  
yasaklanması amacıyla Van Emniyet Müdürlüğü’ne bildirilmiştir.  
Karar aynı gün E.S ye tebliğ edilmiş, böylece E.S 13 Haziran 1998 tarihinde  
Diyarbakır’da yapılması düşünülen toplantının yasaklandığını öğrenmiştir.  
11 Haziran 1998 tarihinde, karara uygun olarak başvuranın ve arkadaşlarının Bitlis’e  
girişlerine izin verilmemiştir. Güroymak (Bitlis) Emniyet Müdürlüğü, Van’da toplantı  
düzenleyemeyeceklerini kendilerine bildirmiştir.  
11 Haziran 1998 tarihinde polis tarafından hazırlanan tutanakta, Refik Karakoç’a ve  
arkadaşlarına, Van’a girişlerini ve toplantı düzenlenmesini yasaklayan kararın bildirildiği  
ifade edilmektedir. Muş’a doğru giden ve bu kişilerin bulunduğu otobüsün önünde “ Kürt  
sorununa demokratik çözüm” yazılı bir bandrol asılmıştır.  
12 Haziran 1998 tarihinde Van’da halka açık bir toplantı düzenlenecekti.  
Organizasyondan sorumlu olan kurul, programında toplantının akışını ve kullanılacak olan  
pankartların içeriğini bildirmiştir.  
Aynı gün, Mardin Emniyet Müdürlüğü’nden alınan bir bilgiye göre, Mardin Valisi 14  
Haziran’da yapılması şünülen toplantı için DBP yöneticilerinin Mardin’e girişlerini  
yasaklamıştır.  
HUKUK AÇISINDAN  
İ. AİHS’NİN 11.MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar, OHAL Bölge Valisi tarafından alınan ve gezi kampanyasını engelleyen  
yasaklama kararının ifade ve toplanma özgürlüklerini ihlal ettiğini iddia etmektedirler.  
AİHS’nin 11. maddesine gönderme yapmaktadırlar.  
A. Bir müdahalenin varlığı hakkında  
Hükümet ve başvuranlar OHAL Bölge Valisi tarafından alınan, toplantı  
düzenlenmesini ve gezi kampanyasını engelleyen yasaklama kararının, söz konusu kişilerin  
dernek kurma haklarına müdahale olarak değerlendirmektedir. AİHM’nin de kararı bu  
yöndedir.  
6
B. Müdahalenin meşruluğu hakkında  
Aynı müdahale “kanun tarafından öngörülmediği”, 2. paragraf uyarınca bir ya da  
birkaç meşru amaca yönelik olmadığı ve bunlara ulaşmak için “demokratik toplumda gerekli”  
olmadığı haller dışında 11. maddeyi ihlal etmektedir.  
1. “Kanunla öngörülmüş olmak”  
Hükümet’e göre, başvuranlara uygulanan, Mardin, Diyarbakır ve Van illerine giriş  
yasağı, 2935 sayılı Kanun’un 11.maddesinin (k) ve (m) bentlerine uygundur. Başvuranlar  
itiraz etmemişlerdir.  
AİHM, OHAL’a ilişkin 2935 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (k) ve (m) bentleri ve  
AİHS’nin 11§2 maddesi gereğince, sözkonusu kararın yasal bir dayanağı olduğunu  
belirtmektedir. Geriye söz konusu hukuk kuralının erişilebilirlik ve öngörülebilirlik şartlarını  
yerine getirip getirmediğini saptamak kalmıştır. Müdahalenin gerekliliği çerçevesinde  
AİHM’nin varmış olduğu karar bağlamında AİHM bu soruyu çözüme kavuşturmanın gereksiz  
olduğuna kanaat getirmiştir. (Bkz. Çetin ve diğerleri-Türkiye davası, 40153/98 ve 40160/98, §  
44, CEDH 2003- III).  
2. Meşru amaç  
Hükümet müdahalenin, kamu düzeninin, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün  
korunması, suçun önlenmesi gibi birçok meşru amaç taşıdığını belirtmektedir.  
Başvuranlar DBP’nin 40 ilde temsil edildiğini ve partinin özellikle insan haklarını  
korumayı ve geliştirmeyi ve Kürt sorununa demokratik ve adil bir barışçıl çözüm bulmayı  
amaç edindiğini, DBP’nin ve üyelerinin şiddet ve silah kullanılmasına karşı olduklarını iddia  
etmektedirler.  
AİHM sözkonusu tedbirlerin, 2. paragrafta öngörülen meşru amaçların en azından  
ikisini, yani kamu güvenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması amacını taşıdığının kabul  
edilebileceğini düşünmektedir.  
C. Demokratik toplumda gereklilik”  
1.Tarafların savları  
Başvuranlar Hükümet tarafından öne sürülen savları kabul etmemektedirler.  
Başvuranlar genel amaç ve konumlarını tekrar dile getirmektedirler. DBP ve üyeleri silah ve  
şiddet kullanılmasına karşıdırlar. Partinin amacı, Türkiye’nin Güneydoğu bölge halkıyla  
bölgede olup biten olaylar hakkında görüşmektir. Olay yerinde insan hakları ihlallerini ve  
mağdurlarını tespit etmek ve sonrasında kamuoyunu bu ihlaller hakkında bilgilendirmek  
istemişlerdir. Başvuranlar, Hükümet’in belirttiğinin aksine, yasaklama kararının insan hakları  
ihlalleri, yargısız infazlar, kayıplar ve gözaltına alınmalar konusunda kamuoyunu  
bilgilendirmelerini engellemek amaçlı olduğunu iddia etmektedirler.  
Başvuranlar, barışçıl yollarla yapılması zorunlu olan toplantıların, ulusal makamlar  
tarafından yasaklanmaması gerektiğini desteklemektedirler. AİHM içtihatlarına gönderme  
yaparak ulusal makamların, yapılanın aksine gerektiğinde toplantının özgürce yapılabilmesi  
7
için gerekli tüm önlemleri alması gerektiğini iddia etmektedirler. Başvuranlar, Hukuk  
Devleti’nin demokratik prensiplerini tanımaksızın, kendisinden farklı düşüncelere sahip her  
kişi ve kuruluşun terörist olduğu şeklindeki Devlet tutumundan şikayet etmektedirler.  
Başvuranlar ayrıca yasaklama kararının sadece DBP Van İl Başkanı olan İlhan  
Güneri’ye tebliğ edildiğini, bunun aksine Mardin ve Diyarbakır illerindeki yasaklama  
kararının, talep etmelerine rağmen kendilerine tebliğ edilmediğini ve güvenlik birimlerinin bu  
şehirlere girişlerini yasakladığını sözlü olarak bildirmekle yetindiklerini iddia etmektedirler.  
Başvuranlar DBP’nin, Kopenhag kriterleri örneğini izleyerek, demokrasinin kısıtlama  
olmaksızın uygulanması ve Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesinden yana olduğunu  
ileri sürmektedirler.  
Hükümet yukarıda belirtilen amaçlardan ve gezinin yapılmasının düşünüldüğü tarihte  
Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde hüküm süren nedenlerden dolayı sözkonusu yasaklama  
kararının zorunlu bir sosyal gereklilik olduğunu iddia etmektedir. Gezinin organize edildiği  
dönemde bölgede gergin bir siyasi durum mevcuttu. Başvuranların beyanları ve hazırlanan  
sloganlar kamu düzeninin ve toprak bütünlüğünün korunmasını ile kargaşa ve suç  
işlenmesinin önlenmesine yönelik tehdit arz etmekteydi. Bunlar aynı zamanda halkı ırk ve  
sosyal sınıf ayrımcılığının yaratılması konusunda nefret ve düşmanlığa teşvik edebilecek  
türden beyan ve sloganlardı. Hükümet, suç olarak nitelendirilen önlemin bu dönem süresince  
Güneydoğu Anadolu bölgesinde terör eylemlerini engellemek amaçlı olduğunu iddia  
etmektedir.  
Hükümet, müdahalenin izlenen meşru amaçlarla orantısız olmadığını savunmaktadır.  
Esasında bu tedbirin amacı zorunlu bir sosyal gerekliliğe cevap vermektir ve yetkili idari  
makam tarafından belirtilen gerekçeler yerinde ve yeterli gerekçelerdir.  
2. AİHM’nin Takdiri  
AİHM ilk olarak 11. maddeye ilişkin mahkemenin yerleşik içtihatları ışığında temel  
ilkelere göndermede bulunmaktadır (Bkz. Refah Partisi ve diğerleri-Türkiye [GC],  
no:41340/98, 41342/98,41343/98 ve 41344/98, § 98, CEDH 2003-II; Sosyalist Türkiye  
Partisi(STP) ve diğerleri-Türkiye, no:26482/95, § 38, 12 Kasım 2003; Çetin ve diğerleri,  
adıgeçen, §§ 31 ve 61; Djavit An-Türkiye, no: 20652/92, §§ 56-57, CEDH 2003-III  
Demokrasi ve Barış Partisi- Türkiye, no:25141/94, § 30, 10 Aralık 2002: Yazar ve diğerleri-  
Türkiye, no: 22723/93, 22724/93 ve 22725/93. § 49, CEDH 2002-II; Stankov İlinden birleşik  
Makedon Örgütü- Bulgaristan, no: 29221/95 ve 29225/95, §§ 77-78 ve 97, CEDH2001-IX;  
Özgürlük ve Demokrasi Partisi ( ÖZDEP)- Türkiye [GC], no: 23885/94, § 40, CEDH 1999-  
VIII; Sürek- Türkiye (no: 1) [GC], no: 26682/95, § 61,CEDH 1999-IV; Incal- Türkiye, 9  
Haziran 1998 tarihli karar, Derleme 1998-VI, s. 1567, § 48 ; Türkiye Birleşik Komünist  
Partisi ve diğerleri- Türkiye , 30 Ocak 1998 tarihli karar, Derleme 1998-I, s. 17, §§ 42-43;  
Sosyalist Parti ve diğerleri- Türkiye, 25 Mayıs 1998 tarihli karar, Derleme 1998-III, ss. 1256-  
1257, §§ 46-47; Piermont- Fransa, 27 Nisan 1995 tarihli karar, A serisi no: 314, §§ 76-77;  
Platform <Arzte für das Leben>- Avusturya, 21 Haziran 1988 tarihli karar, A serisi no: 139, s.  
12, § 32).  
AİHM toplanma özgürlüğü ve bu özgürlük çerçevesinde düşüncelerini ifade etme  
hakkının, demokratik toplumun temel özelliklerini teşkil ettiğini belirtmektedir.  
Demokrasinin özü, açık oturum yoluyla sorunları çözebilme kapasitesine bağlıdır. Şiddete  
8
teşvik ya da demokratik ilkelerin reddi dışında – bazı görüşler ya da kullanılan ifadeler resmi  
mercilerin gözünde ne kadar sarsıcı ve kabuledilemez görünebilse de, ve sözkonusu şartlar ne  
kadar yersiz olabilse de – toplanma ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik,  
koruyucu tedbir niteliğinde olan radikal önlemler demokrasiye zarar vermekte, hatta çoğu  
zaman demokrasiyi tehlikeye sokmaktadır. Hukukun üstünlüğüne dayanan demokratik  
toplumlarda, işleyişi barışçıl yöntemlerle sağlanan düzeni kabul etmeyen siyasi düşünceler,  
toplanma özgürlüğünün uygulanması yoluyla ve aynı zamanda çeşitli yasal yollarla  
kendilerini ifade edebilecek uygun bir yöntemi kullanabilmelidirler (Bkz. Stankov ve Ilinden  
birleşik Makedon Örgütü, adı geçen, § 97, ve Djavit An, adıgeçen, §§ 56/57).  
AİHM bu ilkelerin aynı zamanda sözkonusu olayda olduğu gibi, toplantı  
düzenlenebilmesi konusunda da uygulanabilir olduğunu belirtmektedir. AİHM Çetin ve  
diğerleri adıgeçen (Bkz aynı zamanda , mutatis mutandis, Doğan ve diğerleri-Türkiye, no:  
8803-8811/02, 8813/02 ve 8815-8819/02, § 164, 29 Haziran 2004) davasında da belirttiği  
gibi, 2935 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (k) ve (m) bentleri OHAL Bölge Valiliği’ne  
toplantı ve eylem düzenlenmesi konusunda idari yasaklama alanında geniş ayrıcalıklar  
tanımaktadır. Bununla birlikte toplanma yasağı alnında yargı denetiminin bulunmayışı,  
başvuranları olası bir suiistimali önlemek için yeterli güvencelerden yoksun bırakmıştır (59.  
paragraf ve mutatis mutandis mutandis, Ekin Derneği- Fransa, no: 39288/98, § 58, CEDH  
2001-VIII).  
Sonrasında AİHM, Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde olayların geçtiği dönemde  
terör eylemlerine bağlı olarak ortaya çıkan güvenlik eksikliği gözönüne alındığında siyasi  
atmosferin hissedilebileceği konusunda Hükümet’le aynı görüştedir. Bununla birlikte Vali  
Güneydoğu Anadolu bölgesinde yapılması düşünülen ziyaretler konusunda önceden  
bilgilendirilmiştir. Gerek DBP ve üyeleri gerekse bu partinin il başkanları, gezi programını,  
bildirileri, pankartları ve sloganları, bu gezinin seyrini onaylaması gereken il valiliklerine  
bildirmişlerdir.  
AİHM ayrıca kamu düzeni ve ulusal güvenlik gibi nedenlerden dolayı Yüksek  
Sözleşmeci Tarafın toplantı düzenlenmesini izne tabi tutabileceğini ve bu tür barışçıl  
toplantılarda insanların serbest dolaşımlarını düzenleyebileceğini belirtmektedir ( Bkz. Djavit  
An, adıgeçen, §§ 66-67, ve Ruen Andersson- İsveç, başvuru no:12781/87, Komisyonun 13  
Aralık 1998 tarihli kararı, kararlar ve raporlar 59, s.171, §§ 2-3) Bununla birlikte , vali hiç bir  
şekilde kararının gerekçesini belirtmemiştir, bu karar yapılması düşünülen ziyaret  
kampanyasının sorunsuz olarak gerçekleşebilmesi için uygun ve gerekli bir tedbir niteliği  
taşımamaktadır. Ayrıca hiç bir şey DBP ve üyeleri tarafından yapılması şünülen bu  
ziyaretin halk arasında şiddet içerikli ve demokrasinin reddine ilişkin fikirler yayabileceği ya  
da yasaklama kararlarını haklı kılacak zararlı etki yaratabileceği yönünde bir düşünce  
yaratmamaktaydı ( Bkz. Stankov ve Ilinden birleşik Makedon Örgütü, adıgeçen, §§ 77-78 ve  
102-103).  
Bu mülahazalar ışığında, bir yandan toprak bütünlüğüne saygıyı ve kamu güvenliğini  
korumayı gerektiren genel çıkarla diğer yandan DBP ve üyelerinin dernek ve sendika kurma  
özgürğü arasında adil bir denge gözetilmemiştir. Böylesi yasaklama tedbirleri “zorunlu  
sosyal gereklilik” ilkesinin bir gereği olarak değerlendirilemez ve dolayısıyla AİHM’nin 11.  
maddesi uyarınca demokratik bir toplumda bu tedbirlerin alınmasının bir gereği  
bulunmamaktaydı.  
Bu nedenle bu madde ihlal edilmiştir.  
9
II. AİHM’NİN 13. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar bu türden bir yasaklama kararına karşı iç merciler nezdinde hiçbir etkili  
itiraz yolu bulunmadığını ileri sürerek AİHS’nin 13. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.  
Başvuranlar Hükümet’in savına itiraz etmektedir. 10 Temmuz 1987 tarihinde çıkarılan  
ve Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’ne ilişkin 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin,  
Valilere kanun kuvvetinde kararlar alma yetkisi tanıdığını hatırlatmaktadırlar. Bu kanunun 7.  
maddesine göre, sözkonusu bölgenin Valisi tarafından alınan idari kararlara karşı itiraz yolu  
kapalıdır.  
Hükümet AİHS’nin 13.maddesine uygun olarak yapılan başvurunun etkili olması,  
uygulanmasının mutlaka başvuranın lehine olacağı anlamına gelmez. Hükümet ulusal  
makamlar tarafından alınan tüm tedbirlerin ve yapılan işlemlerin genel çıkara dayandığını ve  
bunun denetiminin idari yargı mahkemelerinin takdirine sunulduğunu ifade etmektedir.  
Durum böyle iken başvuranlar, yetkili Vali tarafından alınan kararın iptali istemiyle idari  
yargı mahkemelerine başvurmaşlardır.  
AİHM, AİHS’de yer alan hak ve özgürlükler iç hukukta ne şekilde tanınmış olursa  
olsun, Sözleşme’nin 13. maddesinin, bu hak ve özgürlüklerden iç hukukta yararlanılmasını  
sağlayacak yolların varlığını güvence altına aldığını hatırlatır. Dolayısıyla sözkonusu hüküm,  
AİHS’ye dayalı “savunulabilir bir şikayetin” içeriğinin incelenmesini ve uygun bir telafinin  
sunulmasını sağlayacak bir iç hukuk yolunu zorunlu kılmaktadır ( Bkz, diğerleri arasında,  
Kulda-Polonya [GC], no: 30210/96, § 157, CEDH 200-XI) AİHS’nin 13. maddesinden doğan  
yükümlülüğün kapsamı, başvuranın yaptığı şikayetin niteliğine bağlı olarak değişmektedir.  
Bununla birlikte 13. maddenin gerektirdiği başvuru yolu hukuken olduğu kadar pratikte de  
“etkili” olmalıdır ( Bkz, örneğin, İlhan-Türkiye [GC], no:22277/93, § 97, CEDH 2000-VII).  
AİHM’nin daha önce belirttiği üzere, sözkonusu başvuru yolları 13. maddede  
öngörülen “etkililik” gereğini yerine getirmemektedir çünkü maddenin gerektirdiği başvuru  
yolu pratikte olduğu kadar hukuken de etkili olmalıdır.  
Sonuç olarak AİHM, OHAL Bölge Valisi tarafından başvuranların aleyhine alınan  
tedbirlere itiraz etmek için ulusal bir mahkeme karşısında bir iç hukuk yoluna başvurma  
imkanının bulunmayışından dolayı AİHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğini belirtmektedir.  
III. AİHS’NİN 14. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar, parti yöneticilerinin ve üyelerinin büyük bir çoğunluğunun Kürt kökenli  
olmasından ötürü DBP aleyhine ayrımcılık yapıldığından şikayet etmektedirler. Demokratik  
Sol Parti ve Demokrat Türkiye Partisi gibi diğer siyasi partilerin, aynı koşullarda, sırasıyla  
1998 yılı Mart ve Mayıs aylarında Diyarbakır’da mitingler düzenlemelerine izin verildiğini  
iddia etmekte ve bu itibarla AİHS’nin 14. maddesine gönderme yapmaktadırlar.  
Hükümet AİHS’nin 11.maddesine ilişkin, başvuranlara uygulanan yasaklama kararının  
sadece Mardin, Diyarbakır ve Van şehirlerinde organize edilebilecek her türlü faaliyeti  
kapsağı sürece bir ayrımcılık yapılmadığını iddia etmektedir.  
10  
11. maddeye ilişkin kararına bağlı olarak, AİHM aynı zamanda AİHS’nin 14.  
maddesinin ihlal edilip edilmediğini incelemenin gereksiz olduğu kanaatine varmıştır.  
IV. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. TAZMİNAT  
Maddi tazminat olarak, başvuranlar yapılması öngörülen toplantılar için, reklam, ilan  
ve onarım masrafları gibi yapılan harcamaların ödenmesinin talep etmektedirler. İlhan Güneri,  
Van’da yapılması düşünülen ve izin alınamadığından dolayı yapılamayan toplantının organize  
edilmesi için 270.000.000 Türk Lirası harcama yaptığını iddia etmektedir.  
Manevi tazminat konusunu AİHM’nin takdirine bırakmaktadırlar.  
Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.  
AİHM maddi tazminata ilişkin talebin yeterince desteklenmediğini ve bu nedenle  
reddedilmesi gerektiğini düşünmektedir.  
AİHM başvuranların toplanma özgürlüğü haklarının ihlal edilmesi sonucunda manevi  
zarara uğradıklarını kabul etmektedir. AİHM başvuran tarafına, DBP’ yi temsil eden ve  
kurucu üyelerinin ve yöneticilerinin kullanımına sunmakla görevli olacak olan M. Karakoç’a  
2.000 Euro ödenmesine karar vermiştir ( Bkz, mutatis mutandis mutandis, Demokrasi Partisi  
(DBP), adıgeçen, § 78). AİHM ayrıca Güneri, Karakoç ve Eski’ye her birine 1.500 Euro  
olmak üzere para ödenmesine karar vermiştir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuranlar yazışma ve görüşlerin tercüme masrafları için sırasıyla Nevzat Eski için  
300 Euro (üç yüz), İlhan Güneri için 300 Euro (üç yüz) ve Refik Karakoç için 340 Euro (üç  
yüz kırk) ödenmesini talep etmektedirler; ilgili faturaların birer nüshasını sunmaktadırlar.  
Ayrıca yazışma masrafları için de 150 Euro (yüz elli), toplamda 1.090 Euro (bin doksan) talep  
etmektedirler.  
Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.  
AİHM, talep edilen tutarın tamamının ödenmesinin uygun olacağını düşünmektedir.  
C. Gecikme Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE  
1. AİHS’nin 11. maddesinin ihlal edildiğine;  
2. AİHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine;  
11  
3. AİHS’nin 14. maddesine dayanan şikayetin incelenmesine gerek olmadığına;  
4. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay  
içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ye çevrilmek üzere Savunmacı  
Hükümet’in başvurana,  
i. manevi tazminat için DBP’ yi temsil eden ve kendisine verilen miktarı kurucu  
üyelerinin ve yöneticilerin kullanımına sunmakla sorumlu olacak olan Karakoç’a  
ödenmek üzere, başvuran tarafına 2.000 (iki bin) Euro ödenmesine;  
ii. başvuranlar Güneri, Karakoç ve Eski, her birine 1.500 (bin beş yüz) Euro  
ödenmesine;  
iii. masraf ve harcamalar için başvuranlara toplu olarak 1.090 Euro ( bin doksan)  
ödenmesine;  
iv. yukarıdaki miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar,  
Hükümetin, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit  
oranda basit faizi uygulamasına;  
5. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine.  
Karar vermiştir.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3  
maddesine uygun olarak 12 Temmuz 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
12