için gerekli tüm önlemleri alması gerektiğini iddia etmektedirler. Başvuranlar, Hukuk
Devleti’nin demokratik prensiplerini tanımaksızın, kendisinden farklı düşüncelere sahip her
kişi ve kuruluşun terörist olduğu şeklindeki Devlet tutumundan şikayet etmektedirler.
Başvuranlar ayrıca yasaklama kararının sadece DBP Van İl Başkanı olan İlhan
Güneri’ye tebliğ edildiğini, bunun aksine Mardin ve Diyarbakır illerindeki yasaklama
kararının, talep etmelerine rağmen kendilerine tebliğ edilmediğini ve güvenlik birimlerinin bu
şehirlere girişlerini yasakladığını sözlü olarak bildirmekle yetindiklerini iddia etmektedirler.
Başvuranlar DBP’nin, Kopenhag kriterleri örneğini izleyerek, demokrasinin kısıtlama
olmaksızın uygulanması ve Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesinden yana olduğunu
ileri sürmektedirler.
Hükümet yukarıda belirtilen amaçlardan ve gezinin yapılmasının düşünüldüğü tarihte
Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde hüküm süren nedenlerden dolayı sözkonusu yasaklama
kararının zorunlu bir sosyal gereklilik olduğunu iddia etmektedir. Gezinin organize edildiği
dönemde bölgede gergin bir siyasi durum mevcuttu. Başvuranların beyanları ve hazırlanan
sloganlar kamu düzeninin ve toprak bütünlüğünün korunmasını ile kargaşa ve suç
işlenmesinin önlenmesine yönelik tehdit arz etmekteydi. Bunlar aynı zamanda halkı ırk ve
sosyal sınıf ayrımcılığının yaratılması konusunda nefret ve düşmanlığa teşvik edebilecek
türden beyan ve sloganlardı. Hükümet, suç olarak nitelendirilen önlemin bu dönem süresince
Güneydoğu Anadolu bölgesinde terör eylemlerini engellemek amaçlı olduğunu iddia
etmektedir.
Hükümet, müdahalenin izlenen meşru amaçlarla orantısız olmadığını savunmaktadır.
Esasında bu tedbirin amacı zorunlu bir sosyal gerekliliğe cevap vermektir ve yetkili idari
makam tarafından belirtilen gerekçeler yerinde ve yeterli gerekçelerdir.
2. AİHM’nin Takdiri
AİHM ilk olarak 11. maddeye ilişkin mahkemenin yerleşik içtihatları ışığında temel
ilkelere göndermede bulunmaktadır (Bkz. Refah Partisi ve diğerleri-Türkiye [GC],
no:41340/98, 41342/98,41343/98 ve 41344/98, § 98, CEDH 2003-II; Sosyalist Türkiye
Partisi(STP) ve diğerleri-Türkiye, no:26482/95, § 38, 12 Kasım 2003; Çetin ve diğerleri,
adıgeçen, §§ 31 ve 61; Djavit An-Türkiye, no: 20652/92, §§ 56-57, CEDH 2003-III
Demokrasi ve Barış Partisi- Türkiye, no:25141/94, § 30, 10 Aralık 2002: Yazar ve diğerleri-
Türkiye, no: 22723/93, 22724/93 ve 22725/93. § 49, CEDH 2002-II; Stankov İlinden birleşik
Makedon Örgütü- Bulgaristan, no: 29221/95 ve 29225/95, §§ 77-78 ve 97, CEDH2001-IX;
Özgürlük ve Demokrasi Partisi ( ÖZDEP)- Türkiye [GC], no: 23885/94, § 40, CEDH 1999-
VIII; Sürek- Türkiye (no: 1) [GC], no: 26682/95, § 61,CEDH 1999-IV; Incal- Türkiye, 9
Haziran 1998 tarihli karar, Derleme 1998-VI, s. 1567, § 48 ; Türkiye Birleşik Komünist
Partisi ve diğerleri- Türkiye , 30 Ocak 1998 tarihli karar, Derleme 1998-I, s. 17, §§ 42-43;
Sosyalist Parti ve diğerleri- Türkiye, 25 Mayıs 1998 tarihli karar, Derleme 1998-III, ss. 1256-
1257, §§ 46-47; Piermont- Fransa, 27 Nisan 1995 tarihli karar, A serisi no: 314, §§ 76-77;
Platform <Arzte für das Leben>- Avusturya, 21 Haziran 1988 tarihli karar, A serisi no: 139, s.
12, § 32).
AİHM toplanma özgürlüğü ve bu özgürlük çerçevesinde düşüncelerini ifade etme
hakkının, demokratik toplumun temel özelliklerini teşkil ettiğini belirtmektedir.
Demokrasinin özü, açık oturum yoluyla sorunları çözebilme kapasitesine bağlıdır. Şiddete
8