B. AİHM’nin Değerlendirmesi
1. Kabuledilebilirlik Hakkında
AİHM, dava konusu olayları ve tarafların argümanlarını gözönüne alarak, başvurunun
dayanaktan yoksun olmadığını ve AİHS’nin 35§3 maddesinde yer verilen kabuledilemezlik
gerekçelerinden biriyle çelişmediğini tespit etmektedir. AİHM, Hükümet’in başvuranın
mağdur sıfatının olmamasına ilişkin itirazı konusunda, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca bu
sorunun başvurunun esastan incelenmesine yakından bağlı olduğuna kanaat getirmektedir.
Dolayısıyla AİHM bu sorunu esasla birleştirmeye karar vermiştir.
2. Esas Hakkında
AİHM, Sözleşmeci Devletler’in, kişilere “istismarlara karşı yeterli ve uygun
güvenceleri” sunması koşuluyla konuya ilişkin mevzuat ve uygulamaların, bazı suçlar
hakkındaki maddi delillerin toplanması amacıyla yetkilileri, evleri aramaya yönelik tedbirlere
başvurmasına yetkili kılabileceğini kabul etmektedir. Durum böyle iken AİHM, mevcut
davada olduğu gibi ulusal hukuk, hukuki izin olmadan evde arama yapılmasını sağladığı
durumlarda, AİHM 8. maddenin güvence altına aldığı hakların kamu yetkilileri tarafından
keyfi olarak ihlal edilmesine karşı kişilerin korunması, benzeri yetkilerin kesin bir şekilde
sınırlandırılması ve yasal bir çerçeveye oturtulmasını gerektirdiğinden dolayı daha dikkatli
olmalıdır (Bkz. özellikle Camenzind-İsviçre, 16 Aralık 1997 tarihli karar ve Funke-Fransa, 25
Şubat 1993 tarihli karar).
8. maddenin temel amacı kamu kurumlarının keyfi müdahalelerine karşı kişiyi
korumak olsa da, bu maddenin güvence altına aldığı haklara saygıyı hedefleyen pozitif
tedbirlerin yetkililer tarafından alınmasını da gerektirebilir (Bkz. diğerleri arasında Moreno
Gomez-İspanya, no: 4143/02 ve M.C.-Bulgaristan, no: 39272/98). AİHM, sözkonusu haklara
saygıyı sağlama yollarını tercih ederken Devlet’in kullandığı takdir payına rağmen, 8. madde
uyarınca Devlet’in pozitif yükümlülüğünün, ulusal düzeyde yürütülen soruşturmanın etkililiği
ve sonuç olarak usule ilişkin zorunluluklara da saygı gösterilmesi konusuna ilişkin sorunlara
kadar genişletilebileceğini daha önce belirtmiştir (bkz. mutatis mutandis M.C.).
Niteliği ve içeriği ne olursa olsun bir soruşturma, iddia edilen olaylara ışık tutmakla
birlikte, kamuoyunun güvenini kazanmak ve 8. madde uyarınca kamu kurumlarının
suistimallerine yada suç işlemeleri konusunda tolerans gösterildiği izlenimini önlemek
amacıyla tek hukuk yolu olarak ortaya çıkmaktadır.
Mevcut dava dosyasında, AİHM’nin başvuranın evinde arama yapıldığını kesin bir
şekilde söylemesi için elde tutulur hiçbir delil bulunmamaktadır. Başvuran için iddialarını
destekleme imkanının olmaması ve AİHM’nin olayları tespit etmesinin, yetkililerin o
dönemde bilgilerine sunulan şikayetlere etkili bir şekilde yanıt vermemelerinden
kaynaklanmamaktadır.
4