esrar bulunan poşeti kabul ettiğini beyan etmiştir. Başvuran, masum olduğunu ileri
sürmüştür.
8 Şubat 2002 tarihli iddianame ile Antalya Savcılığı başvuranı ve M.D.’yi teşekkül halinde
uyuşturucu madde bulundurmak ve satmakla suçlamıştır.
12 Şubat 2002 tarihli bir kararla, Alanya Ağır Ceza Mahkemesi, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi
lehine görevsizlik kararı vermiştir.
9 Mayıs 2002 tarihli duruşmada, M.D. üzerine atılı olayları reddetmiştir. M.D. esrar
kullanıcısı olduğunu kabul etmiş ancak bağımlı olmadığını ifade etmiştir. M.D. ormanda
kenevir bulmuş ve bundan kendisine esrar yapmıştır. M.D. bu esrardan bir kısmını kişisel
kullanımı için ayırmış kalanı bir poşete koyup saklaması için başvurana götürmüştür. M.D,
başvuranın evde olmadığını ve başvuranın kızının poşetin içinde ne olduğunu sorduğunu ifade
etmiştir. M.D., poşettekinin tütün olduğunu söylemiş ve poşeti bizzat saklamıştır. M.D,
başvuranın kızının poşeti sakladığı yeri gördüğünü belirtmiştir. M.D., olayların meydana
geldiği akşam arkadaşlarının evinde olduğunu ve tanımadığı V.D. isimli bir kişinin
kendisinden ot almak istediğini, kendisinde ot bulunmadığını söylediğini belirtmiştir. V.D.
gittikten sonra sivil giyimli Ö.A isimli başka bir kişi ot almak için M.D’nin yanına gelmiştir.
Ö.A’nın M.D’ye kendisini tanıdığını söylemesine rağmen M.D. satıcı olmadığını söylemiştir.
Bilahare M.D, V.D. ve Ö.A.’nın evine gelerek ot almak için ısrar ettiklerini, V.D. ile
tartıştığını ve son olarak da jandarma A.V.’nin saklandığı yerden çıktığını dile getirmiştir.
M.D., o zaman esrarı sakladığı yeri söylediğini, ardından başvuranın evine gittiklerini ve
başvuranın kızına sakladığı poşeti getirmesini söylediğini beyan etmiştir. M.D., başvuranın
esrarla hiçbir alakası olmadığını ifade etmiştir.
Aynı duruşma sırasında, Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranı da dinlemiştir. Başvuran, masum
olduğunu ileri sürmüştür. Başvuran, M.D.’yi tanıdığını ancak esrar kullanmadığını beyan
etmiştir. Bir gün kendisi evde yokken, M.D. siyah bir poşetle evine gelmiş ve poşeti
saklamıştır. Akşam, eve döndüğünde kızı M.D.’nin geldiğini söylemiş ancak başvuran poşetin
içerisinde ne olduğuna bakmamıştır. Başvuran, aradan epey zaman geçtikten sonra bir akşam,
M.D. ve bir kişinin evine geldiğini, kızından M.D.’nin bıraktığı poşeti getirmesini istediğini,
poşeti ziyaretçilere verdiğini ve ziyaretçilerin gittiklerini, yaklaşık altı saat sonra
jandarmaların kendisini yakalamaya geldiklerini söylemiştir. Başvuran, M.D.’nin suç ortağı
olmadığını ifade etmiştir. Başvuran, gözaltında iken ve bilahare savcıya ve hakime verdiği
ifadelerine zorla ve okumadan imzalattırıldıkları için reddetmiştir. Başvuranın avukatı,
müvekkilini suçlayan yazılı delillere itiraz etmiştir.
27 Haziran 2002 tarihli duruşmada, başvuran, kızının ve kendinin yapmış olduğu beyanlar
arasında farklılık bulunduğu gerekçesi ile kızının ifadesinin yeniden alınmasını talep etmiştir.
Başvuran ayrıca soruşturmanın genişletilmesini talep etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi, V.D.,
Ö.A. ve A.V. ve S.K.’nın [ön soruşturma sırasında] ifadelerinin alınmış olduğunu, duruşmaya
çağrılmalarının bir katkısı olmayacağını, somut kanıt unsurlarından ve başka ifadelerden
suçun işleniş şeklinin yeterince ortaya konulduğu sonucuna ulaşıldığını belirterek sözkonusu
talepleri reddetmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranın evinde 2,276 kg esrar
bulundurduğunun ve satmak üzere M.D.’ye verdiğinin tespit edilmiş olması muvacehesinde
soruşturmanın derinleştirilmesine de gerek olmadığına karar vermiştir.
6 Ağustos 2002 tarihli bir kararla, Ağır Ceza Mahkemesi, teşekkül halinde uyuşturucu madde
bulundurmak ve satmaktan başvuranı beş yıl hapis ve 272.630.122 TL para cezasına
4