COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
BEŞİNCİ DAİRE  
KIR VE DİĞERLERİ – TÜRKİYE  
(Başvuru no. 67145/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
10 Ağustos 2006  
İşbu karar AİHS’nin 44§2. Maddesi’nde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup,  
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
__________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanğı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1
USUL  
Dava, Habibe Kır, Feriştah Çenesiz, Hasan Çenesiz, Fatma Ekiz ve Ali Çenesiz  
(“başvuranlar”) isimlerindeki beş Türk vatandaşının, İnsan Haklarının ve Temel  
Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“AİHS”) 34. Maddesi uyarınca, Türkiye  
Cumhuriyeti aleyhine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne, 19 Kasım 2000 tarihinde yapmış  
oldukları başvurudan (no. 67145/01) kaynaklanmaktadır.  
Başvuranlar, Mersin Barosu’na bağlı avukat Mahmut Akdoğan tarafından temsil  
edilmişlerdir.  
AİHM (Üçüncü Daire), 30 Eylül 2004 tarihinde, Ali Çenesiz hakkındaki başvurunun  
kabuledilmez olduğunu beyan etmiş ve başvuranların geri kalanıyla ilgili başvuruyu  
Hükümet’e bildirmeye karar vermiştir. AİHS’nin 29 § 3. Maddesi’nin hükümleri uyarınca,  
AİHM, başvurunun esaslarını, kabuledilebilirliğiyle beraber incelemeye karar vermiştir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN OLAYLARI  
Sırasıyla 1926, 1941, 1951 ve 1951 doğumlu başvuranlar Habibe Kır, Feriştah Çenesiz,  
Hasan Çenesiz ve Fatma Ekiz, Mersin’de ikamet etmektedirler.  
Karayolları Genel Müdürlüğü, 17 Aralık 1992 tarihinde, başvuranlara ait Mersin’deki  
arsaları otoyol inşa etmek için kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi kurulu arsaların değerini tayin  
etmiş, ilgili meblağ kamulaştırma gerçekleşirken başvuranlara ödenmiştir.  
Başvuranların tazminatın artırılması taleplerini müteakiben, Mersin Asliye Hukuk  
Mahkemesi, 28 Aralık 1994 tarihinde, başvuranlara, 131.387.300 Türk Lirası (TL) ek  
tazminata ilaveten, arsaların tapularının devredildiği tarihten itibaren işlemek üzere,  
mahkemenin karar verdiği tarihte geçerli olan yasal faiz oranının ödenmesine karar vermiştir.  
Yargıtay, 14 Eylül 1998 tarihinde, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını  
onamıştır.  
Karayolları Genel Müdürlüğü, 22 Haziran 2000 tarihinde, başvuranlara faiziyle beraber  
556.290.000 TL ödemiştir.  
HUKUK  
I. AİHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
Başvuranlar, üç yıl sekiz aydan fazla süren yasal takibatın ardından yetkili makamların  
kendilerine kamulaştırma karşılığı ödediği ek tazminatın, ödenen gecikme faizinin  
Türkiye’deki yüksek enflasyon oranlarına ayak uyduramaması nedeniyle değer  
kaybettiğinden şikayetçi olmuşlardır. Başvuranlar, AİHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1.  
Maddesi’nin aşağıdaki ilgili kısımlarına dayanmışlardır:  
2
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun  
genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”  
A. Kabuledilebilirlik  
AİHM, içtihadında belirlediği ilkeler ve elindeki tüm deliller ışığında, bu şikayetin  
esaslara ilişkin olarak incelenmesi gerektiği ve kabuledilmez olarak beyan edilmesi için temel  
bulunmadığı sonucuna varmıştır.  
B. Esaslar  
AİHM, bu davada sözkonusu olan hususların konu olduğu benzer bazı davalarda,  
AİHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi’nin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.  
AİHM, Hükümet’in sunduğu delil ve görüşleri incelemiş, önceki davalardaki  
tespitlerinden vazgeçmesi için bir neden bulunmadığı sonucuna varmıştır. Ulusal  
mahkemelerin ödenmesine karar verdiği ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin,  
kamulaştırmayı gerçekleştiren makama atfedilebileceği ve arsa sahipleri için, kamulaştırılan  
arsa kaybına ek olarak bir kayba yol açtığı kanısındadır. AİHM, bu gecikmenin ve takibatın  
genel olarak uzun sürmesinin sonucunda, başvuranların, kamu yararının gereksinimleri ile  
mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesi hakkının korunması arasında muhafaza  
edilmesi gereken adil dengeyi bozan büyük bir yük altına tek başlarına girmek zorunda  
kaldıkları kanısına varmıştır.  
Sonuç olarak, AİHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
Başvuranlar ayrıca AİHS’nin 6 § 1. Maddesi uyarınca yasal takibatın makul  
sayılamayacak kadar uzun sürmesinden şikayetçi olmuşlardır.  
A. Kabuledilebilirlik  
AİHM bu şikayetin AİHS’nin 35 § 3. Maddesi kapsamında dayanaktan yoksun  
olmadığını, ayrıca başka bakımlardan da kabuledilebilir olabileceğini kaydeder.  
B. Esaslar  
AİHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi’yle ilgili tespitleri ışığında, AİHM, 6 § 1.  
Madde uyarınca davanın ayrı olarak incelenmesinin gerekli olmadığı kanısındadır.  
III. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
AİHS’nin 41. Maddesi’ne göre:  
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
3
A. Maddi ve Manevi Tazminat  
Başvuranlar, 11.409 ABD Doları tutarında maddi tazminat, 5.000 ABD Doları tutarında  
ise manevi tazminat talep etmişlerdir.  
Hükümet başvuranların taleplerine itiraz etmiştir.  
AİHM, Akkuş kararındaki hesaplama yönteminin aynısını kullanıp, ilgili mali verileri göz  
önünde tutarak, başvuranlara, 397 Euro maddi tazminat ödenmesine karar vermiştir.  
AİHM, AİHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi’nin ihlal edildiğinin tespit  
edilmesinin, başvuranların maruz kaldığı her türlü manevi zarar için başlı başına yeterli  
tazminat teşkil ettiği kanısına varmıştır.  
Başvuranlar, ayrıca, avukatlık masrafları ile AİHM’de meydana gelen mahkeme  
masrafları için 1.552 ABD Doları1 talep etmiştir.  
Hükümet başvuranların taleplerine itiraz etmiştir.  
AİHM, talep edilen mahkeme masraflarının gerçekten meydana geldiği, gerekli ve tümüye  
belgelenmiş olduğu kanısındadır. Dolayısıyla, AİHM, başvuranlara, talep edilen miktarın  
tamamının ödenmesine karar vermiştir.  
C. Gecikme Faizi  
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı  
marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermiştir.  
BU NEDENLERLE, AİHM OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun geri kalanının kabuledilebilir olduğuna;  
2. AİHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi’nin ihlal edildiğine;  
3. AİHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi’nin ihlal edildiğinin tespit edildiğini belirtmiş  
ve başvurunun AİHS’nin 6 § 1. Maddesi uyarınca incelenmesinin gerekli olmadığına;  
4. (a) Sorumlu Devlet’in, başvuranlara, AİHS’nin 44 § 2. Maddesi’ne göre nihai kararın  
verildiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, aşağıdaki miktarlara ek olarak her türlü verginin, ödeme  
tarihinde uygulanan kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmiş olarak ödemesine:  
(i)  
(ii)  
397 Euro (üç yüz doksan yedi euro) maddi tazminat;  
mahkeme masrafları için 1300 Euro (bin üç yüz euro);  
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona ermesinden, ödeme gününe kadar geçen süre  
için, yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç  
1 Yaklaşık 1.300 Euro.  
4
puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına karar vermiştir.  
5. Başvuranların adil tazmin taleplerinin geri kalanını reddetmiştir.  
İşbu karar, İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3.  
Maddesi uyarınca 10 Ağustos 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
Claudia WESTERDIEK  
Zabıt Katibi  
Peer LORENZEN  
Başkan