39. Bu davada bağımsızlık ve tarafsızlık sorunlarını birbirinden ayırmak zor
gözükmektedir çünkü başvuran tarafından mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin
olarak öne sürülen iddialar aynı olgusal mülahazalara dayanmaktadır. Dolayısıyla Mahkeme
her iki sorunu da birlikte inceleyecektir.
40. Türk Anayasası'nın 145. Maddesi ve 1402 Sayılı Kanun Sıkıyönetim
Mahkemelerinin yasal çerçevesini ve işleyişini düzenlemektedir (bkz. Üstte 19. paragraf). Bu
mahkemeler iki sivil, iki askeri yargıç ve bir de subay üyeden oluşmaktadır.
Mahkeme, bu bağlamda, iki sivil yargıcın tarafsızlığının ve bağımsızlığının, her iki
tarafça da tartışılmadığını gözlemlemektedir. Bundan dolayı Mahkeme sadece Sıkıyönetim
Mahkemesi heyetindeki askeri yargıç ve subay üyelerin durumunu inceleyecektir.
41. Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemelerindeki askeri yargıçların Genelkurmay
Başkanlığı Personel Başkanı, Adli Müşaviri ile atanacakların mensup olduğu kuvvet
komutanlığının Personel Başkanı ile Adli Müşaviri ve Milli Savunma Bakanlığı Askeri
Adalet İşleri Başkanından oluşan kurul tarafından seçildiğine dikkat çeker. Bu şekilde seçilen
yargıçlar, Genelkurmay Başkanı'nın görüşü alınarak Savunma Bakanı, Başbakan ve
Cumhurbaşkanı'nca imzalanan üçlü kararnameyle atanır.
Subay üye ise, bu davada bir kıdemli Albay, Genelkurmay Başkanının teklifi üzerine
askeri hakim subayların tayini usulüne göre atanır. Subay üye, bir yılın dolması üzerine
görevden alınabilir (bkz. Üstte para. 19).
42. Sıkıyönetim Mahkemesi üyelerini dıştan gelecek baskılara karşı koruyan
güvencelerin mevcudiyetiyle ilgili olarak, Mahkeme, askeri yargıçların sivil meslektaşlarıyla
aynı mesleki eğitimi aldıklarına dikkat çeker. Ayrıca, askeri yagıçlar sivil yargıçlarla aynı
anayasal güvencelerden de yararlanmaktadır. Sıkıyönetim Mahkemesi üyesi oldukları süre
boyunca görevden alınamayacakları gibi, rızaları olmaksızın emekliliğe de sevk edilemezler.
Anayasa'ya göre, yargıçlar bağımsız olmalıdır ve görevlerini yerine getirirlerken hiçbir
makam kendilerine talimat veremez.
43. Bununla birlikte, askeri yargıçların statülerinin diğer yönleri, bağımsızlıkları ve
tarafsızlıkları hakkında soru işaretleri uyandırmaktadır. Birincisi, askeri yargıçlar, yürütmenin
emrindeki orduya tabidirler. İkincisi, başvuranın da haklı olarak işaret ettiği gibi, askeri
hakimler, askeri disiplin ve sicil değerlendirmesine tabidirler. Dolayısıyla, terfi etmek için
hem idari hem de yargısal üstlerinin olumlu sicil notuna ihtiyaç duymaktadırlar. Son olarak,
atanmalarıyla ilgili kararlar, idari makamlar ve ordu tarafından alınmaktadır.
Sıkıyönetim Mahkemesi heyetinde bulunan subay üye konusunda ise, Mahkeme, bu
üyenin, ilgili sıkıyönetim ve/veya kolordu komutanının emir komutası altında olduğunu
gözlemlemektedir. Subay üye hiçbir şekilde bu makamlardan bağımsız değildir.
44. Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemeleri'nin Anayasal düzeni ve demokratik rejimi
yıkmayı amaçlayan suçlarla ilgili davalara bakmak üzere kurulduğuna dikkat çeker.
Olağanüstü yetkileri bulunan bu mahkemeler, silahlı kuvvetlerin, ülkenin "iç güvenliği"yle
ilgilendiği ve bölge komutanlarının o bölgedeki şiddet eylemlerini bastırmak için polis
yetkileri kullandığı sıkıyönetim süresince faaliyet göstermektedirler.
45. Bununla birlikte, Mahkeme'nin görevi, bu tür mahkemelerin bir Sözleşmeci
Devlet'te kurulmasının gerekli olup olmadığını in abstracto olarak belirlemek ya da ilgili
uygulamayı gözden geçirmek değil fakat, bu mahkemelerden herhangi birinin işleyişinin
başvuranın adil yargılanma hakkının ihlalini teşkil edip etmediğini belirlemektir.
9