CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
KÜRKÇÜ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 7142/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
24 Ekim 2006  
İşbu karar AİHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı  
şekli düzeltmelere tabi olabilir.  
__________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanğı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan başvurunun nedeni (başvuru no: 7142/02) bu ülkenin  
yirmi beş vatandaşı Yusuf Kürkçü, Ayşe Kürkçü (Kökmen), Döne Kürkçü (Dönmez), Sultan  
Kürkçü (Gökçek), Mehmet Kürkçü, Hasan Çağlar, Dudu Çağlar, Memili Çağlar, Zeynep  
Çağlar, Mustafa Çağlar, Hüsne Çağlar, Bostan Kılınç, Kayber Kılınç, Hatice Kılınç, Hasan  
Kılınç, Fatma Kılınç, Seracettin Kılınç, Yılmaz Kılınç, Sultan Karaman, Hadice Karaman  
(Beyazıt), Hüsne Kürkçü, Döne Kürkçü, Hatice Kürkçü, Mehmet Kürkçü ve Ayşe  
Kürkçü’nün (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 15 Ocak 2002 tarihinde  
(AİHM) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Temel İnsan Haklarını (AİHS) güvence altına  
alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi (AİHM) önünde Ankara barosu avukatlarından T. Akıllıoğlu ve A. Aktay  
tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Başvuranlar sırasıyla 1926, 1927, 1929, 1928, 1930, 1924, 1955, 1960, 1964, 1946, 1954,  
1925, 1953, 1947, 1954, 1959, 1956, 1971, 1924, 1931, 1926, 1929, 1936, 1968 ve 1970  
doğumludur.  
Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) 24 Şubat 1993 yılında başvuranlara ait İskenderun’da  
bulunan araziyi istimlak bedelini ödemek suretiyle kamulaştırmıştır.  
İdare tarafından ödenen miktarı yetersiz bulan başvuranlar 7 Haziran 1996 tarihinde  
İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi’ne giderek ek bedel artırımı başvurusunda  
bulunmuşlardır.  
Mahkeme, 29 Aralık 1997 tarihinde iki temel bilirkişi raporuna dayalı olarak, 15 Mayıs 1996  
tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiz oranıyla birlikte başvuranlara 20.990.200.000 TL,  
yaklaşık 92.942 ECU ödenmesini kararlaştırmıştır.  
Bu karar İdare tarafından temyize götürülmüştür.  
Yargıtay 24 Aralık 1998 tarihinde kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında yanlışlık  
yapıldığını belirterek İlk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.  
İlk derece mahkemesi 9 Şubat 2001 tarihinde, 15 Mayıs 1996 tarihinden itibaren hesaplanacak  
yasal faiz oranıyla birlikte İdarenin başvuranlara 4.002.929.000 TL. yaklaşık 6.375 Euro ek  
kamulaştırma bedeli ödemesine hükmetmiştir.  
Yargıtay bu kararı 17 Mayıs 2001 tarihinde onamış, karar başvuranlara 15 Ağustos 2001’de  
tebliğ edilmiştir.  
İdare 18 Eylül 2001 tarihinde başvuranlara 15.293.200.000 TL, 11.099 Euro ek kamulaştırma  
bedeli ödemiştir.  
HUKUK AÇISINDAN  
Başvuranlar dört yıl on bir aylık yargı süreci sonunda elde ettikleri ek kamulaştırma bedelinin  
değer kaybettiğinden ve İdare tarafından gecikmeli olarak ödenen ek kamulaştırma  
2
bedellerinin Türkiye’deki yüksek enflasyon karşısında yetersiz kaldığından şikayetçi olmakta,  
bu yönde AİHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.  
A. Kabuledilebilirlik hakkında  
AİHM, yerleşik içtihatlarından doğan kıstaslar ışığında ve sunulan delillerin tamamını dikkate  
alarak başvurunun esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir. AİHM, başvurunun  
kabuledilemezliği hakkında hiçbir gerekçe tespit etmemiştir. (Bkz. özellikle Akkuş-Türkiye  
kararı, 9 Temmuz 1997).  
II. ESAS HAKKINDA  
AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuş  
kararı, s. 1310, § 30-31 ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).  
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre  
kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, başvuranları, mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmuştur. Bu gecikme, AİHM’yi, başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile  
mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan  
alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk  
etmektedir.  
Bu nedenle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
III. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar aynı zamanda yargı sürecinin uzunluğu nedeniyle AİHS’nin 6 § 1. maddesinin  
ihlal edildiğinden yakınmaktadır.  
A. Kabuledilebilirlik hakkında  
AİHM, bu şikayetin AİHS’nin 35 § 1. maddesi gereğince dayanaktan yoksun olduğu tespitini  
yapmaktadır. Başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.  
B. Esas hakkında  
Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine ilişkin varılan sonuç dikkate alındığında, AİHM 6 § 1.  
maddesi hakkındaki şikayeti ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir.  
III. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Maddi ve manevi tazminat  
Başvuranlar 30.000 ABD Doları maddi zarara uğradıklarını ileri sürmekte, ayrıca manevi  
tazminat olarak 5.000 ABD Doları talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
AİHM, Aka kararında benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik veriler ışığında  
başvuranlara birlikte 23.245 Euro maddi tazminat ödenmesini kararlaştırmıştır.  
3
Manevi tazminata gelince, AİHM olayların mevcut koşullarında ihlal kararının tespitinin  
manevi tazmin bakımından yeterli olacağına itibar etmektedir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuranlar AİHM nezdinde yapmış oldukları harcamalar için 3.000 ABD Doları talep  
etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara itiraz etmektedir.  
Sunulan deliller ve mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihadı doğrultusunda AİHM, yargı  
giderleri için başvuranlara birlikte 1.000 Euro ödenmesini uygun görmektedir.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına 3 puanlık bir artış eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AİHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi’nin ihlal edildiğine;  
3. AİHS’nin 6 § 1. maddesine yönelik şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;  
4. Başvuranların uğradıkları manevi zarara ilişkin mevcut kararın adil bir tazmini  
oluşturduğuna;  
5. a) AİHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek ve miktarlara yansıtılabilecek  
her türlü vergiden muaf tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin başvuranlara birlikte;  
i. maddi tazminat olarak 23.245 (yirmi üç bin iki yüz kırk beş) Euro ödemesine;  
ii. yargı giderleri için 1.000 (bin) Euro ödemesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Avrupa Merkez  
Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz  
uygulanmasına;  
6.Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 24 Ekim 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
4