COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
KUTLU/TÜRKİYE  
(Başvuru no. 65914/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
4 Temmuz 2006  
Sözkonusu karar AİHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,şekle ilişkin  
değişiklik yapılabilir.  
__________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanğı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USULİ İŞLEMLER  
Davanın nedeni, Türk vatandaşı Hüseyin Hikmet Kutlu’nun (“başvuran”), 23 Haziran  
1999 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşme’nin  
(“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne  
yaptığı başvurudur (başvuru no. 65914/01).  
OLAYLAR  
I. DAVA OLAYLARI  
Başvuran, 1922 doğumludur ve İstanbul’da yaşamaktadır.  
1997 senesinde Bakırköy Belediyesi, İstanbul’da bulunan ve başvurana ait toprağı  
(parsel no. 154/36 ve 154/3) kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi komitesi, toprağın değerini tayin  
etmiş ve ilgili miktar, kamulaştırmanın gerçekleştiği tarihte başvurana ödenmiştir.  
9 Ocak 1997 tarihinde başvuran, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ek tazminat  
için iki ayrı dava açmıştır.  
Asliye Hukuk Mahkemesi, 154/36 no.lu parsel hususunda, 16 Ekim 1997 tarihinde  
başvurana, 10 Ocak 1997 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere Mahkeme’nin kararını  
verdiği tarihte uygulanabilir yasal oran üzerinden işleyecek faiz ile birlikte 1,768,970,000  
Türk Lirası (TRL) (yaklaşık 8,840 Euro) ek tazminat ödenmesine karar vermiştir. 31 Mart  
1998 tarihinde Yargıtay, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını onamıştır. 21 Ekim 1998  
tarihinde Belediye’nin kararın düzeltilmesine ilişkin talebi, Yargıtay tarafından reddedilmiştir.  
Sözkonusu ikinci karar, 30 Kasım 1998 tarihinde başvurana bildirilmiştir.  
154/3 no.lu parsel hususunda Asliye Hukuk Mahkemesi, 20 Mayıs 1998 tarihinde  
başvurana, 9 Ocak 1997 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere Mahkeme’nin kararını  
verdiği tarihte uygulanabilir yasal oran üzerinden işleyecek faiz ile birlikte 6,487,209,968  
Türk Lirası (TRL) (yaklaşık 23,000 Euro) ek tazminat ödenmesine karar vermiştir. 1 Aralık  
1998 tarihinde Yargıtay, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını onamıştır. 10 Haziran 1999  
tarihinde Belediye’nin kararın düzeltilmesine ilişkin talebi, Yargıtay tarafından reddedilmiştir.  
Sözkonusu ikinci karar, 2 Ağustos 1999 tarihinde başvurana bildirilmiştir.  
7 Nisan 1999 tarihinde Belediye başvurana, ek tazminat, faiz, masraf ve harcamaları  
kapsamak üzere toplam 15,972,726,000 TRL (yaklaşık 39,438 Euro) ödemiştir.  
HUKUK  
I. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
Başvuran, kamulaştırma için ödenen ek tazminat ile birlikte ödenecek gecikme faizi  
oranının, çok düşük olduğu ve kamulaştırmadan sorumlu makamın, ilgili miktarları  
belirlemeyi geciktirdiği hususunda şikayette bulunmuştur. Şikayetini, 1 No.lu Protokol’ün  
aşağıda kaydedilen 1. maddesine dayandırmıştır:  
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun  
genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.  
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek  
veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli  
gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”  
A. Kabuledilebilirlik  
Hükümet, şikayetini yerel Mahkemeler huzurunda sunmamış ve Borçlar Kanunu’nun  
105. maddesi uyarınca mevcut iç hukuk yoluna başvurmaş olması nedeniyle başvuranın,  
AİHS’nin 35 § 1. maddesince öngörüldüğü üzere iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu  
ileri sürmüştür. Hükümet ayrıca, başvuranın altı-ay kuralına uymamış olduğunu da iddia  
etmiştir. Bu bağlamda, Yargıtay’ın kararını takip eden altı ay içerisinde başvuranın, şikayetini  
Mahkeme’ye sunmuş olması gerektiğini belirtmiştir.  
Başvuran, Hükümet’in iddialarını yalanlamıştır.  
Mahkeme, daha önceleri de Hükümet’in benzer ön itirazlarını incelemiş ve reddetmiş  
olduğunu yineler (bkz., özellikle, Acar/Türkiye, no. 52133/99, §§ 13-14, 13 Eylül 2005, ve  
Kelali ve Diğerleri/Türkiye, no. 67585/01, §§ 12-13, 24 Ocak 2006). Mahkeme, sözkonusu  
davada, yukarıda anılan davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmasına neden  
olacak özel bir durum görmemektedir. Sonuç olarak Mahkeme, Hükümet’in ön itirazlarını  
reddeder.  
İçtihatında ortaya koyduğu ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında, Akkuş ve Aka) ve  
huzurunda sunulan deliller ışığında, sözkonusu şikayetin esaslarına ilişkin olarak incelenmesi  
gerektiği ve kabuledilemez olduğuna karar vermek için gerekçe olmadığı sonucuna varmıştır.  
B. Esaslar  
AİHM, sözkonusu davada ortaya konan meselelere benzer meselelerin incelendiği  
birçok davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (bkz.,  
özellikle, Akkuş, § 31, ve Aka, § 50-51).  
Hükümet ve başvuran tarafından sunulan olayları ve iddiaları değerlendiren AİHM,  
daha önceki davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için neden  
görmemektedir. Tazminatın ödenmesindeki gecikmenin, düşük faiz oranlarının ve dava  
sürelerinin genel bir sonucu olarak başvuranın, umumi menfaat talepleri ve mal ve mülk  
dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında korunması  
gereken hassas dengenin bozulmasına yol açan kişisel ve haddinden fazla bir yüke maruz  
bırakılğı kanısındadır.  
Sonuç olarak, 1 no.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  
AİHS’nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:  
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun  
bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Zarar  
Başvuran, maddi ve manevi zarar için sırasıyla 34,258 Amerikan Doları (yaklaşık  
26,490 Euro) ve 1,000 Amerikan Doları (yaklaşık 773 Euro) tazminat talep etmiştir.  
Hükümet, sözkonusu taleplere itiraz etmiştir.  
Aka ve Akkuş kararlarında kullanılan hesaplama yöntemlerini kullanan (sırasıyla §§  
55-56, ve §§ 35-36 ve 39) ve ilgili ekonomik veri ile başvuranın talebini gözönünde  
bulunduran AİHM, maddi zarar için başvurana talep miktarın tamamının ödenmesine karar  
vermiştir.  
AİHM, ihlal tespitinin başlıbaşına, başvuranın maruz kaldığı manevi zarar için  
tazminat teşkil ettiği kanısındadır.  
B. Mahkeme Masrafları  
Başvuran, yerel Mahkemeler ve AİHM huzurunda maruz kaldığı masraf ve harcamalar  
için 2,000 Dolar (yaklaşık 1,547 Euro) tazminat talep etmiştir.  
Hükümet, başvuranın talebine itiraz etmiştir.  
AİHM içtihatına göre başvuran, gerçekten gerekli olduğu için maruz bırakıldığını ve  
meblağın makul olduğunu kanıtlayabilirse masraf ve harcamaların telafisine hak kazanır.  
Sözkonusu davada, kendisine sunulan bilgileri ve yukarıda kaydedilen kriterleri gözönüne  
alan AİHM, tüm masraflara kapsamak üzere 1,000 Euro ödenmesinin makul olduğu sonucuna  
varmıştır.  
C. Gecikme Faizi  
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına üç  
puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın benimsenmesinin uygun olduğu kanısındadır.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM,  
1. Başvurunun, kabuledilebilir olduğuna,  
2. AİHS’ye ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,  
3. İhlal tespitinin başlıbaşına, manevi zarar için tazminat teşkil ettiğine,  
4. (a) Sorumlu Devlet’in, başvurana, AİHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere aşağıda kaydedilen miktarları ödemesine;  
(i)  
(ii)  
maddi zarar için 26,490 Euro (yirmi altı bin dört yüz doksan Euro),  
Mahkeme masrafları için 1,000 Euro (bin Euro),  
(iii) Yukarıda kaydedilen miktarlara uygulanabilecek her tür vergi,  
(b) yukarıda değinilen üç ayın bitiminden ödemeye kadar, basit faizin Avrupa Merkez  
Bankası’nın gecikme süresi boyunca marjinal ödünç verme oranına üç yüzdelik puan  
eklenerek yukarıdaki miktarların üzerine ödenmesine karar vermiş,  
5. Adil tazmin talebinin kalan kısmını reddetmiştir.  
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup 4 Temmuz 2007 tarihinde, İçtüzüğün 77.  
Maddesi’nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
S. DOLLÉ  
J.-P. COSTA  
Yazı İşleri Müdürü  
Başkan