AĐHM, davanın takipsizlikle sonuçlandığını ve takipsizlik kararına baꢀvuranın yapmıꢀ olduğu
itirazın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini gözlemlemektedir. Bu bağlamda,
AĐHM’ye göre, iddialarını sağlık raporu ile desteklediği halde dilekçesinde baꢀvuran
tarafından yapılan itirazların Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dikkate alınmaması üzücüdür.
Sözkonusu unsurlar, AĐHM’nin, dava konusu olaylardan sorumlu kiꢀilerin tespit edilmesi ve
cezalandırılması için mevcut davada yürütülen soruꢀturmanın etkili ve yeterli nitelikte
olduğunun kabul edilemeyeceği sonucuna ulaꢀması için yeterlidir.
Dolayısıyla AĐHS’nin 3. maddesi usul bakımından ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuran, gözaltı sırasında, AĐHS’nin 5. maddesinin 2. ve 3. paragraflarının da ihlal
edilmesinden ꢀikayetçidir.
Hükümet, altı ay kuralına riayet edilmediğini savunmaktadır.
AĐHM, “ iç hukuk yolu bulunmadığında, altı ay kuralının, baꢀvuruda geçen eylemden itibaren
iꢀlemeye baꢀlayacağını” hatırlatmaktadır (bkz, diğerleri arasından, Hamza Yılmaz – Türkiye,
baꢀvuru no: 46732/99, 1 Nisan 2003). Mevcut davada, AĐHM, ihtilaflı gözaltının,15 Nisan
2002 tarihinde sona erdiğini ve bu tarihten itibaren altı ay süresinin iꢀlemeye baꢀladığını
gözlemlemektedir. Ancak, baꢀvuru, 22 Aralık 2003 tarihinde yapılmıꢀtır. Bu itibarla
baꢀvurunun 35/1 maddesi uyarınca altı ay kuralına riayet edilmemiꢀtir ve AĐHS’nin 35/4
maddesi uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, baꢀvuran, maruz kaldığı manevi
zararın 40.000 Euro’ya tekabül ettiğini ileri sürmektedir. Baꢀvuran, yargılama masraf ve
giderleri için 10.000 Euro talep etmektedir. Baꢀvuran hiçbir belge sunmamakta ve Đstanbul
Barosu avukatlık ücret tarifesini sunmakla yetinmektedir.
Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
Baꢀvuranın mağdur olduğu AĐHS’nin 3. maddesinin ihlalini göz önüne alarak AĐHM,
baꢀvurana 10.000 Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir. AĐHM içtihadına
göre, yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, bir baꢀvuran yargılama masraf ve
giderlerinin geri ödemesini ancak gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yapısı ortaya
konduğu sürece elde edebilir (bkz, örneğin, Bottazi-Đtalya, baꢀvuru no: 34884/97 ve Sawicka-
Polonya, baꢀvuru no: 37645/97, 1 Ekim 2002). Mevcut davada, belge sunulmamasını göz
önüne alarak, AĐHM, yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin talebi reddetmektedir.
AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı
orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun, AĐHS’nin 3. maddesi kapsamında yapılan ꢀikayete iliꢀkin kısmının
kabuledilebilir geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay
içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere,
4