Partisi ve diğerleri- Türkiye , 30 Ocak 1998 tarihli karar, Derleme 1998-I, s. 17, §§ 42-43;
Sosyalist Parti ve diğerleri- Türkiye, 25 Mayıs 1998 tarihli karar, Derleme 1998-III, ss. 1256-
1257, §§ 46-47; Piermont- Fransa, 27 Nisan 1995 tarihli karar, A serisi no: 314, §§ 76-77;
Platform <Arzte für das Leben>- Avusturya, 21 Haziran 1988 tarihli karar, A serisi no: 139, s.
12, § 32).
AĐHM, Devletlerin, barıꢀçıl toplantıların yapılmasına iliꢀkin hakkı korumaları
gerektiğini ama aynı zamanda bu hakkı ihlal edebilecek dolaylı sınırlamalardan da
kaçınmaları gerektiğini not etmektedir. Sonuç olarak AĐHM, 11. maddenin, güvence altına
alınan haklarının kullanımında kiꢀiyi kamu güçlerinin keyfi müdahalelerine karꢀı uyarma
esasına dayanırken, sözkonusu haklardan etkili bir ꢀekilde faydalanılmasını sağlamak gibi
pozitif yükümlülükleri de içerdiğine kanaat getirmektedir (Djavit An,adıgeçen, §57).
AĐHM bu ilkelerin aynı zamanda sözkonusu olayda olduğu gibi, toplantı
düzenlenebilmesi konusunda da uygulanabilir olduğunu belirtmektedir. AĐHM Çetin ve
diğerleri adıgeçen (Bkz aynı zamanda , mutatis mutandis, Doğan ve diğerleri-Türkiye, no:
8803-8811/02, 8813/02 ve 8815-8819/02, § 164, 29 Haziran 2004) davasında da belirttiği
gibi, 2935 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (k) ve (m) bentleri OHAL Bölge Valiliği’ne
toplantı ve eylem düzenlenmesi konusunda idari yasaklama alanında geniꢀ ayrıcalıklar
tanımaktadır. Bununla birlikte toplanma yasağı alnında yargı denetiminin bulunmayıꢀı,
baꢀvuranları olası bir suiistimali önlemek için yeterli güvencelerden yoksun bırakmıꢀtır (59.
paragraf ve mutatis mutandis mutandis, Ekin Derneği- Fransa, no: 39288/98, § 58, CEDH
2001-VIII).
Sonrasında AĐHM, Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde olayların geçtiği dönemde
terör eylemlerine bağlı olarak ortaya çıkan güvenlik eksikliği gözönüne alındığında siyasi
atmosferin hissedilebileceği konusunda Hükümet’le aynı görüꢀtedir. Bununla birlikte Vali
bölgeye yapılması düꢀünülen ziyaret konusunda önceden bilgilendirilmiꢀtir.
AĐHM ayrıca kamu düzeni ve ulusal güvenlik gibi nedenlerden dolayı Yüksek
Sözleꢀmeci Tarafın toplantı düzenlenmesini izne tabi tutabileceğini ve bu tür barıꢀçıl
toplantılarda insanların serbest dolaꢀımlarını düzenleyebileceğini belirtmektedir ( Bkz. Djavit
An, adıgeçen, §§ 66-67, ve Ruen Andersson- Đsveç, baꢀvuru no:12781/87, Komisyonun 13
Aralık 1998 tarihli kararı, kararlar ve raporlar 59, s.171, §§ 2-3) Bununla birlikte , vali hiç bir
ꢀekilde kararının gerekçesini belirtmemiꢀtir, bu karar yapılması düꢀünülen ziyaret
kampanyasının sorunsuz olarak gerçekleꢀebilmesi için uygun ve gerekli bir tedbir niteliği
taꢀımamaktadır. Ayrıca hiç bir ꢀey baꢀvuran ve Dernek tarafından yapılması düꢀünülen bu
ziyaretin halk arasında ꢀiddet içerikli ve demokrasinin reddine iliꢀkin fikirler yayabileceği ya
da yasaklama kararlarını haklı kılacak zararlı etki yaratabileceği yönünde bir düꢀünce
yaratmamaktaydı ( Bkz. Stankov ve Ilinden birleꢀik Makedon Örgütü, adıgeçen, §§ 77-78 ve
102-103).
Bu mülahazalar ıꢀığında, bir yandan kamu güvenliğini korumayı ve suçun önlenmesini
gerektiren genel çıkarla diğer yandan baꢀvuranın sendika kurma özgürlüğü arasında adil bir
denge gözetilmemiꢀtir. Böylesi yasaklama tedbirleri “zorunlu sosyal gereklilik” ilkesinin bir
gereği olarak değerlendirilemez ve dolayısıyla AĐHM’nin 11. maddesi uyarınca demokratik
bir toplumda bu tedbirlerin alınmasının bir gereği bulunmamaktaydı.
Bu nedenle bu madde ihlal edilmiꢀtir.
4