Hükümet bu iddiaya karꢀı çıkmakta, Cumhuriyet Savcısının baꢀvuran ve suç ortağı sanıklar
hakkındaki ceza davasını 31 Ekim 1997 tarihinde açtığını ifade etmektedir. Daha sonra
baꢀvuranın Almanya’da olduğunu tespit eden Devlet Güvenlik Mahkemesi 19 ꢁubat 1998
tarihinde Đnterpol aracılığıyla baꢀvuran hakkında tevkif müzekkeresi çıkarmıꢀtır. Hükümet ekte
bu müzekkereyle birlikte, iddianamenin, baꢀvuran hakkında çıkarılan ihzar müzekkeresinin, adı
geçenin fotoğrafının, dijital parmak izlerinin ve Almancadan tercüme edilen kimlik kartının bir
örneğinin yer aldığını ve DGM’nin baꢀvuranın tüm bu kanıt unsurları ve suç ortağı sanıkların
ifadeleri konusunda bilgilendirildiğini belirtmektedir. Baꢀvuran hakim tarafından sorgulanmıꢀ
ve savunmasını yalnız hazırlamıꢀtır. Hükümet bu noktada ulusal mahkemelerin lehteki ve
aleyhteki delilleri aynı koꢀullarda değerlendirdiğini dile getirerek bu bağlamda, baꢀvuranın
ꢀikayetlerinin esas olarak yargılamanın sonucuna yönelik olduğunu savunmaktadır. Ulusal
mahkemeler ulusal hukuk mevzuatı gereğince olayları ve delil unsurlarını incelemiꢀtir.
AĐHM bu ꢀikayetlerin yukarıda incelediği ꢀikayet ile ilintili olduğunu ve dolayısıyla
kabuledilebilir ilan edilmesi gerektiğini hatırlatır.
AĐHM AĐHS’nin 6/1 ve 3 c) maddesine iliꢀkin yaptığı tespit ıꢀığında, AĐHS’nin 6. maddesi
gereğince ulusal mahkemedeki yargılamada savunma haklarına riayet edilmesine dair temel
sorunu ortaya koyan benzer bir ꢀikayetin daha önce de dile getirildiğini kaydetmektedir. Sonuç
itibarıyla AĐHM, baꢀvurunun bu bölümünün ayrıca ele alınmasına yer olmadığı kanaatindedir
(Bkz. diğerleri arasında, Kamil Uzun-Türkiye kararı, no: 37410/97, 10 Mayıs 2007).
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA
Baꢀvuran uğradığı zarar için 30.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu meblağa karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM baꢀvurana manevi tazminat baꢀlığı altında 1.000 Euro ödenmesini kararlaꢀtırmaktadır.
AĐHM, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀtığında, ilke olarak en uygun
telafi yolunun, baꢀvuran için, sözkonusu hükmün gerekleri yerine getirilmiꢀ olsaydı
baꢀvuranın içinde bulunacağı duruma olabildiğince tekabül eden bir durum yaratmak olduğu
kanaatindedir (Bkz. sözü edilen Salduz kararı). AĐHM bu ilkenin bu baꢀvuruya
uygulanabileceği görüꢀündedir. AĐHM sonuç itibarıyla en uygun telafi yönteminin
baꢀvuranın, talep etmesi halinde, AĐHS’nin 6/1 maddesindeki gereklilikleri karꢀılayacak
ꢀekilde yeniden yargılanması olacağı kanısındadır.
Baꢀvuran kırtasiye, iletiꢀim ve posta giderleri için 400 TL talep etmekte, bu yönde herhangi bir
belge sunmamaktadır. Baꢀvuran AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama masraf ve giderleri
için 6.6001 TL talep etmekte, bu talebini destekler mahiyette temsil giderini gösteren bir
makbuzu sunmaktadır; buna göre baꢀvurunun hazırlanması için 20 saat (baꢀvuran ile görüꢀme,
dosyanın hazırlanması, içtihadın araꢀtırılması) ve Hükümetin görüꢀlerine karꢀılık yazılı
görüꢀlerin hazırlanması için 10 saatlik bir çalıꢀma yapılmıꢀtır. Baꢀvuran ayrıca Đstanbul
Barosunun avukatlık ücret tarifesinin uygulanmasını istemiꢀtir.
Hükümet bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.
1 Yaklaꢀık 4.017 Euro
5