YEꢀĐLYURT – TÜRKĐYE KARARI
4 Aralık 2007 tarihinde Batman Ağır Ceza Mahkemesi baꢁvuranın atılı suçlardan
beraatine karar vermiꢁtir.
Baꢁvuran, davanın sonuçlanmasını takiben Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’ne baꢁvurarak
466 sayılı yasa uyarınca maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuꢁtur. Midyat
Ağır Ceza Mahkemesi, 24 Nisan 2008 tarihinde baꢁvurana 11,881 YTL1 maddi, 10,000 YTL2
manevi tazminat ödenmesine karar vermiꢁtir. Baꢁvuran davayı temyize götürmüꢁ olup
sözkonusu miktarları henüz almamıꢁtır. Dava halen Yargıtay’da derdesttir.
HUKUK
I. HÜKÜMETĐN ÖN ĐTĐRAZLARI
Hükümet, baꢁvuranın beraatini takiben 466 sayılı yasa uyarınca ulusal mahkemelere
baꢁvurarak maddi ve manevi tazminat kazanmıꢁ olması nedeniyle artık AĐHS'nin 5/3
maddesinin ihlali mağduru olarak kabul edilemeyeceğini savunmuꢁtur. Hükümet, ayrıca
AĐHM’den, baꢁvuranın 6/1 maddesine dayalı ꢁikâyetinin altı ay kuralına uyulmadığı
gerekçesiyle reddedilmesini talep etmiꢁtir. Bu bağlamda, AĐHM'ye baꢁvuru yaptığı tarihte
baꢁvuran hakkındaki ceza davasının devam ettiğini ifade etmiꢁtir.
AĐHM, ulusal mahkemenin 466 sayılı yasa uyarınca tazminata karar verirken
değerlendirmesini sadece beraat kararına dayalı olarak yaptığını ve bu değerlendirmenin
beraat kararının otomatik bir sonucu olup AĐHS'nin 5. maddesinin 1 ila 4. paragraflarının ihlal
edilip edilmediğinin tespitine yönelik olmadığını kaydeder (bkz. Elğay – Türkiye, no.
18992/03 ve Sinan Tanrıkulu vd. – Türkiye, no. 50086/99). Sonuç olarak baꢁvuran, yetkili
makamlardan tazminat alacak olmasına karꢁın, hâlâ AĐHS'nin 5/3 maddesinin ihlalinden
mağdur olduğunu iddia edebilir.
Hükümetin kalan itirazlarına iliꢁkin olarak AĐHM, yerleꢁmiꢁ içtihadına göre, yargılama
süresine iliꢁkin ꢁikâyetlerin tarafına ulusal yargılama sonuçlanmadan önce yapılabileceğini
hatırlatır (bkz. Mustafa Türkoğlu – Türkiye, no. 58922/00). Dolayısıyla Hükümetin itirazları
reddedilmelidir.
II. AĐHS’NĐN 5/3 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢁvuran, AĐHS'nin 5/3 maddesine dayanarak tutuklu yargılanma süresinden ꢁikâyetçi
olmuꢁtur.
AĐHM, baꢁvuranın tutukluluğunun yakalandığı tarih olan 12 Ekim 1995 tarihinde
baꢁlayıp tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiği 3 Kasım 2004 tarihinde sona erdiğini
gözlemler. Dolayısıyla mevcut davada dikkate alınması gereken süre 9 yıldır. Bu süre
içerisinde ulusal mahkemeler baꢁvuranın tutukluluk durumunu “suçun niteliği ve delillerin
durumu dikkate alınarak” gibi değiꢁmeyen, kalıplaꢁmıꢁ ifadeler kullanarak sürekli uzatmıꢁtır.
AĐHM, somut baꢁvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢁtir (bkz. Atıcı - Türkiye, no. 19735/02;
Solmaz – Türkiye, no. 27561/02; Dereci – Türkiye, no. 77845/01 ve Taciroğlu – Türkiye, no.
1 24 Nisan 2008 itibariyle 5,750 Euro’ya eꢁdeğer
2 24 Nisan 2008 itibariyle 4,840 Euro’ya eꢁdeğer
2