COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
YILDIZ YILMAZ/TÜRKİYE  
(Başvuru no. 66689/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
11 Ekim 2005  
Sözkonusu karar AİHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,şekle ilişkin  
değişiklik yapılabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1
Yıldız Yılmaz/Türkiye davasında,  
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire),  
Sn. J.-P. COSTA, Başkan,  
Sn. A.B. BAKA,  
Sn. R. TÜRMEN,  
Sn. K. JUNGWIERT,  
Sn. M. UGREKHELIDZE,  
Sn. A. MULARONI,  
Sn. E. FURA – SANDSTRÖM, yargıçlar,  
Ve Bölüm Sekreteri Yardımcısı Sn. S. NAISMITH katılımı ile Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi Heyeti olarak toplanmış,  
20 Eylül 2005 tarihindeki gizli görüşme sonucunda,  
Yukarıda anılan tarihte benimsenmiş olan aşağıdaki karara varmıştır:  
USULİ İŞLEMLER  
1.Davanın nedeni, Türk vatandaşı Yıldız Yılmaz’ın (“başvuran”), 14 Nisan 2000  
tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşme’nin (“Sözleşme”)  
34. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne  
yaptığı başvurudur (başvuru no. 66689/01).  
2. Başvuranı, görevini İzmir’de ifa etmekte olan avukat Z.S. Özdoğan temsil etmiştir.  
Sözkonusu davada, Türk Hükümeti (“Hükümet”) AİHM huzurundaki davalar için bir Ajan  
tayin etmemiştir.  
3. 28 Mayıs 2002 tarihinde AİHM, başvuruyu Hükümet’e bildirmeye karar vermiştir.  
4. 1 Kasım 2004 tarihinde AİHM, Dairelerinde değişiklik yapmıştır (İç Tüzüğün 25 §  
1. maddesi). Sözkonusu dava ile ilgili olarak yeni oluşturulmuş İkinci Daire  
görevlendirilmiştir (İç Tüzüğün 52 § 1. maddesi).  
5. 30 Kasım 2004 tarihinde Heyet, AİHS’nin 29 § 3. maddesi uyarınca hızlandırılmış  
prosedürü uygulama ve kabuledilebilirlik ile esasları aynı anda inceleme kararı almıştır.  
6. Başvuran ve Hükümet, kabuledilebilirlik ve esaslar hususunda görüşlerini  
sunmuştur (İç Tüzüğün 59 § 1. maddesi).  
OLAYLAR  
I. DAVA OLAYLARI  
7. Başvuran, 1960 doğumludur ve Uşak’ta ikamet etmektedir.  
8. 15 Aralık 1997 tarihinde Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği (“TIKB”) adlı  
yasadışı bir örgüte mensup olduğundan şüphelenildiği için İzmir Polis Karakolu Terörle  
Mücadele Şubesi tarafından gözaltına alınmıştır.  
9. 18 Aralık 1997 tarihli ifadesinde TIKB mensuplarına yardım ve yataklık yaptığını  
ve cezaevinde tutulan TIKB mensuplarına bilgi sağladığını belirtmiştir.  
2
10. 19 Aralık 1997 tarihinde başvuran, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet  
Savcısı ve daha sonra kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddettiği yargıç huzuruna  
çıkarılmıştır. Polis tarafından gözaltında tutulduğu sırada verdiği ifadenin, baskı altında  
alınmış olduğunu ve kendisine elektrik şoku uygulandığını belirtmiştir. Yargıç, başvuranın  
tutuklu yargılanmasına karar vermiştir.  
11. 23 Aralık 1997 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı,  
başvuranı yasadışı bir terör örgüte mensup olmak, sözkonusu örgüte yardım ve yataklık  
yapmak, cezaevinde tutulan mensuplarına bilgi sağlamak ve örgüt tarafından düzenlenen  
gösterilerde yer almakla suçlayan bir iddianame sunmuştur.  
12. 4 Haziran 1998 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranı Türk Ceza  
Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca suçlu bulmuş ve üç yıl dokuz ay hapse mahkum etmiştir.  
13. 23 Haziran 1998 tarihinde başvuran, Yargıtay’ın sözkonusu kararına itiraz etmiştir.  
14. 20 Eylül 1999 tarihinde Yargıtay, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını  
onamıştır.  
15. 14 Ekim 2000 tarihinde Yargıtay’ın kararı, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne  
ulaşmıştır.  
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI  
16. İç hukukun tam tanımı, Özel/Türkiye davasında bulunabilir (no. 42739/98, §§ 20-  
21, 7 Kasım 2002).  
HUKUK  
I. AİHS’NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
17. Başvuran, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi kürsüsünde askeri bir hakimin  
bulunması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme tarafından adil şekilde yargılanmadığı  
hususunda şikayette bulunmuştur. Şikayetlerini, AİHS’nin ilgili kısmı aşağıda kaydedilmiş  
olan 6 §§ 1, 2 ve 3. maddelerine dayandırmıştır:  
“1. Herkes … kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş  
bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının … hakkaniyete uygun ve açık olarak  
görülmesini istemek hakkına sahiptir.  
2. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.”  
3. Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir:  
c) Kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir savunmacının yardımından yararlanmak ve eğer  
savunmacı tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa,  
mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek;”  
A. Kabuledilebilirlik  
18. Hükümet, AİHS’nin 35. maddesi uyarınca Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 4  
Haziran 1998 tarihli kararının açıklandığı tarihten itibaren altı ay içerisinde AİHM’ye  
sunulmadığı için başvurunun reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.  
3
19. AİHM daha önce, altı aylık sürenin Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin karar  
tarihinden itibaren işlemeye başlaması gerektiği iddiasını reddetmiştir (bkz. Çolak/Türkiye  
(no. 1), no. 52898/99, § 27, 15 Temmuz 2004 ve Özdemir/Türkiye, no. 59659/00, § 26, 6  
Şubat 2003). 20 Eylül 1999 tarihinde Yargıtay’ın, Devlet Güvenlik Mahkemesi kararını  
onamış olduğunu belirtir. 14 Ekim 2000 tarihinde Yargıtay’ın kararı, İzmir Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’ne ulaşmıştır. AİHM, başvurunun Sekreterya’ya belirtilen tarihten tam olarak altı  
ay sonra 14 Nisan 2001’de sunulmuş olduğunu gözlemler. Dolayısıyla AİHM, Hükümet’in  
altı ay kuralına ilişkin ilk itirazını reddeder.  
20. Hükümet ayrıca başvuranın, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı  
ve tarafsızlığına ilişkin şikayetinin, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeni ile  
reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Başvuranın sözkonusu şikaeyi, yerel mahkemeler  
huzurunda sunmadığını ileri sürmüştür.  
21. AİHM daha önce de, Hükümet’in iç hukuk yollarının tüketilmemiş olmasına  
ilişkin benzer ilk itirazlarını incelemiş olduğunu hatırlatır (bkz. Vural/Tükiye, no. 56007/00, §  
22, 21 Aralık 2004, Çolak, § 24, ve Özel, § 25). Sözkonusu davada, yukarıda kaydedilen  
davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmasını sağlayacak özel bir durum  
görmemiş ve Hükümet’in itirazını reddetmiştir.  
22. Yerleşik içtihadı ışığında (bkz, birçok içtihat yanında, Çıraklar/Türkiye, 28 Ekim  
1998 tarihli karar, Hüküm ve Karar Raporları 1998-VII) ve kendisine sunulan delilleri  
gözönünde bulunduran AİHM, davanın karara bağlanmasının, esasların incelenmesini gerekli  
kılan davanın olaylarına ve hukuka ilişkin karmaşık konuları ığa çıkardığı kanısındadır. Bu  
nedenle, başvurunun AİHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca temelden yoksun olmadığı sonucuna  
varmıştır. Başvurunun kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için bir başka gerekçe  
bulunamamıştır.  
B. Esaslar  
1. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı  
23. Hükümet, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin, Devlet’in güvenliği ve bütünlüğüne  
yöneltilen tehditleri bertaraf etmek için yasayla kurulmuş olduğunu ileri sürmüştür.  
Sözkonusu davada başvuranın, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve  
tarafsızlığına ilişkin meşru şüpheleri sahip olması için gerekçe olmadığını belirtmiştir. Askeri  
hakimlerin artık bu tür Mahkemelerde yeralamayacağının belirtildiği 1999 tarihli Anayasa  
değişikliğine değinmişlerdir.  
24. AİHM, geçmişte benzer davaları incelediğini belirtmiş ve AİHS’nin 6 § 1.  
maddesinin ihlal edilmiş olduğu sonucuna varmıştır (bkz. Özel, §§ 33-34, ve Özdemir, §§ 35-  
36).  
25. AİHM, sözkonusu davada farklı bir sonuca ulaşmak için gerekçe görmemektedir.  
Yasadışı bir örgüte yardım ve yataklık yaptığı için bir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde  
aleyhinde cezai takibat başlatılan başvuranın, bir subay ve bir askeri yargıcın bulunduğu bir  
kurul tarafından yargılanmaktan sıkıntı duyması olağandır. Bu hususta başvuran haklı olarak,  
İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin davanın niteliği ile alakalı olmayan görüşlerden  
etkilenebileceğinden kuşku duyabilir. Bir diğer deyişle, başvuranın Devlet Güvenlik  
4
Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin endişesi, haklı görülebilir (bkz.  
Incal/Türkiye, 9 Haziran 1998, Raporlar 1998-IV, sayfa 1753, § 72 in fine).  
26. Yukarıda kaydedilenler ışığında AİHM, bu hususta AİHS’nin 6 § 1. maddesinin  
ihlal edilmiş olduğu sonucuna varmıştır.  
2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki davaların hakkaniyete uygunluğu  
27. Başvuranın bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme tarafından adil şekilde yargılanma  
hakkının ihlal edildiği bulgusunu gözönünde bulunduran AİHM, AİHS’nin 6 §§ 2. ve 3. (c)  
maddeleri uyarınca başvuranın şikayetlerini incelemeyi gerekli görmemektedir (bkz. Incal, §  
74, ve Çıraklar, § 45).  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  
28. AİHS’nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:  
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Zarar  
29. Başvuran, AİHM’nin kendisine, uğramış olduğu maddi zarar için 9,000 Euro ve  
manevi zarar için 35,000 Euro tazminat ödemesini talep etmiştir.  
30. Hükümet, sözkonusu taleplerin haddinden fazla ve kabuledilemez olduğunu  
belirtmiştir.  
31. Maddi zarar hususunda AİHM öncelikle, 6 § 1. maddeye uygun dava işlemlerinin  
sonuçlarının ne olabileceğine ilişkin spekülasyon yapamayacağı kanısındadır. Ayrıca  
başvuranın maddi zarara ilişkin talepleri, hiçbir delille desteklenmemektedir. Sonuç olarak,  
AİHM bu taleplere izin veremez.  
32. AİHM ayrıca 6. maddenin ihlal edildiği bulgusunun, bu hususta kendi başına,  
başvuranın uğramış olduğu manevi zarar için yeterli tazmin oluşturduğu kanısındadır (bkz.  
Incal, sayfa 1575, § 82, ve Çıraklar, § 45).  
33. AİHM, sözkonusu davada olduğu gibi, bir kişinin AİHS’nin bağımsızlık ve  
tarafsızlık gereklerini karşılamayan bir Mahkeme tarafından mahkum edildiği durumlarda,  
gerekli görülürse, yeniden yargılama ya da davanın yeniden açılması, prensip olarak ihlalin  
telafi edilmesi için uygun bir yol olabilir (bkz. Öcalan/Türkiye [BD], no. 46221/99 § 210, 12  
Mayıs 2005).  
B. Mahkeme Masrafları  
34. Başvuran, AİHM huzurundaki davalara ilişkin olarak Mahkeme masraflarının  
tazmin edilmesi için 3,000 Euro talep etmiştir.  
35. Hükümet, talebe itiraz etmiştir.  
5
36. AİHM, Mahkeme masrafları hususunda, gerekli oldukları için yapılmış oldukları  
ve miktarlarının makul olduğu sürece tazminat ödenmesine karar verecektir (bkz., örneğin,  
Sawicka/Polonya, no. 37645/97, § 54, 1 Ekim 2002).  
37. Mevcut bilgilere dayanarak ve içtihadında ortaya konulan kriterleri gözönünde  
tutarak değerlendirmede bulunan AİHM (bkz. Vural, § 45), başvurana Mahkeme masrafları  
için 1,000 Euro ödenmesine karar vermiştir.  
C. Gecikme Faizi  
38. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı marjinal faiz  
oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın benimsenmesinin uygun olduğu  
kanısındadır.  
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM OYBİRLİĞİYLE  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna,  
2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin şikayet  
hususunda AİHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,  
3. Başvuranın şikayetlerinin AİHS’nin 6 §§ 2. ve 3. (c) maddeleri uyarınca  
değerlendirilmesinin gerekli olmadığına,  
4. Bir ihlal bulgusunun kendi başına, başvuranın uğramış olduğunu iddia ettiği manevi zarar  
için yeterli tazmin teşkil ettiğine,  
5. (a) Sorumlu Devlet’in, başvurana, AİHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, her türlü vergi dahil olmak, ödeme gününde geçerli olan kur  
üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek ve başvuran tarafından gösterilecek Türkiye’deki bir  
banka hesabına yatırılmak üzere Mahkeme masrafları için 1,000 Euro (bin Euro) ödemesine,  
(b)Yukarıda anılan üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre  
içerisinde Avrupa Merkez Bankası’nın gecikme süresince uyguladığı marjinal faiz oranına  
üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faizin yukarıda kaydedilen  
miktarlara uygulanmasına karar vermiş,  
6. Başvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmını reddetmiştir.  
İşbu karar, İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 § 2. ve 3.  
maddeleri uyarınca 11 Ekim 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
S. NAISMITH  
J.-P. COSTA  
Yardımcı Sekreter  
Başkan  
6