Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 47628/99 başvuru no’lu davanın nedeni, Türk
vatandaşı Ali Engin Yurtsever’in (Başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM)
10 Kasım 1998 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi’nin
(AİHS) eski 25. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, Ankara Barosu
avukatlarından Ş. Sarıhan tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
1966 doğumlu başvuran, başvuruyu yaptığı sırada Afyon Cezaevi’nde yatmaktaydı.
Başvuran, 12 Nisan 1995 tarihinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü polisleri tarafından
yasadışı silahlı örgüt DHKP/C’ye karşı yürütülen operasyonlar çerçevesinde yakalanarak
gözaltına alınmıştır. Başvuran bu örgüte mensup olmakla suçlanmıştır.
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) yedek hakimi, 26 Nisan 1995 tarihinde,
başvuranı dinledikten sonra, tutuklanmasına karar vermiştir.
DGM Cumhuriyet Başsavcısı, 13 Haziran 1995 tarihli iddianameyle, başvuranla
beraber, sözkonusu örgüte üye olmakla suçlanan birçok kişi aleyhinde ceza davası
başlatmıştır. Cumhuriyet Başsavcısı, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 168§2 ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddelerinin uygulanmasını istemiştir.
Biri askeri hakim olmak üzere üç hakimden oluşan DGM, 27 Şubat 1997 tarihli
kararla, başvuranı, kendisine atılı olaylardan suçlu bulmuş ve on iki yıl altı ay hapis cezasına
çarptırmıştır.
Yargıtay, 13 Temmuz 1998 tarihli kararla 27 Şubat 1997 tarihli kararı onamıştır.
HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS’NİN 6§1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden Ankara DGM’nin, bünyesinde bir
askeri hakim bulunması nedeniyle kendisine adil yargılanmayı garanti edecek “tarafsız ve
bağımsız bir mahkeme” olmadığını savunmaktadır. Başvuran AİHS’nin 6§1 maddesinin ihlal
edildiğini ileri sürmektedir.
AİHM, bu durumda ortaya çıkan sorunlara benzer sorunları birçok kez irdelemiş ve
AİHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (Bkz. Özel, §§33-34 ve 6 Şubat 2003
tarihli Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§35-36, 6 Şubat 2003).
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in, sözkonusu durumda farklı bir sonuca
ulaştırabilecek ne bir olay ne de bir argüman sunduğunu gözlemlemektedir. “Milli Güvenlik”e
ilişkin suçlar hakkında DGM’ye çıkarılan başvuran, aralarında askeri hakimin de bulunduğu
mahkeme heyeti önüne çıkmaktan çekinmesinin anlayışla karşılanacağını belirtmektedir. Bu
nedenden dolayı, başvuran, DGM’nin bu türden davalara ters düşen değerlendirmelerle haksız
yere yönlendirilmelerine izin vermesinden haklı olarak çekinmektedir. Böylece, bu
mahkemenin tarafsızlığı ve bağımsızlığı hakkında başvuran tarafından duyulan şüpheler
2