^
--------------------  
--------------------  
( j ^  
CONSEIL DE +  
+
AVRUPA  
LEUROPE  
,
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
ÇAĞIRICI - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no; 74325/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
27 Haziran 2006  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirlilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek  
olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (74325/01) başvuru no’lu davanın nedeni bu ülke  
vatandaşı Ömer Çağırıcı’nın (başvuran) 28 Ağustos 2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi’ne Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AÎHS) 34. maddesi uyarınca yapmış  
olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır  
Barosu avukatlarından Mesut ve Meral Beştaş tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1 9 7 6 d o ğ u m l u b a ş v u r a n B a t m a n ’ d a i k a m e t e t m e k t e d i r .  
9 N isan 2001 tarihinde saat 22 sularında başvuran ve diğer yirm i kişi isim siz yapılan bir  
çağrının ardından tutuklanarak gözaltına alınmıştır. Başvuran PKK yanlısı propaganda  
yapmakla suçlanmıştır.  
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi Müdürü 11 Nisan 2001 tarihinde  
Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı’ndan başvuranın gözaltı süresinin  
13 Nisan 2001 tarihine dek uzatılması talebinde bulunmuştur. Bu talep kabul edilmiştir.  
13 Nisan 2001’de, dava dosyanın incelenmesinden ve Cumhuriyet Savcısı’nın isteği üzerine  
DGM yetkili hakimi başvuranın gözaltı süresinin 13 Nisan 2001 tarihinden itibaren altı gün  
daha uzatılmasına karar vermiştir.  
Gözaltı süresi boyunca, 17 Nisan 2001 ’de başvuran Cumhuriyet Savcısı tarafından  
dinlenmiştir. DGM hakimi karşısına çıkarılan başvuran hakkında tutuklu yargılanma kararı  
verilmiştir.  
Başvuran hakkında açılan ceza davası iç hukukta halen devam etmektedir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I.  
KABULEDİLEBİLİRLİK HAKKINDA  
Başvuran AİHSnin 5 §§ 1 c), 2. ve 3. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.  
Yine, AİHS’nin 13. maddesine atıfta bulunan başvuran Cumhuriyet Savcısı tarafından gözaltı  
süresinin kontrolünün ve yetkili hakim tarafından dava dosyasına dayalı yapılan incelemenin  
hobeas corptıs ihzar emri güvencesine uygun bir süreci oluşturmadığını ileri sürmektedir.  
AİHM, bu yöndeki yerleşik içtihadı uyarınca AİHS’nin 5 § 4. maddesinin 13. maddede yer  
alan genel hükümlere nazaran, bir tutukluluğa dair yasal kazai sürecin denetimi bakımından  
îex speciaîis özel bir hükmü oluşturduğunu hatırlatmaktadır (Bkz. Nikolova-Bulgaristan  
karan, no: 31195/96). AÎHM sonuç olarak, bu şikayeti 5. madde çerçevesinde inceleyecektir.  
A, AİHSnin 5 §§ 1 c) ve 2. maddeleri hakkmdaki şikayetler  
AİHM başvuranın isimsiz gelen bir telefonun ardından 9 Nisan 2001 tarihinde polis  
tarafından tutuklandığını gözlemlemektedir. 10 Nisan 2001 tarihinde saat 13’te hazırlanan  
tutanakta başvuranın PKK yanlısı propaganda yapmakla suçlandığı belirtilmiştir.  
2
Belirtilen gerekçeler ışığında, başvurana yüklenen suçlamaların somut olgulara dayalı  
istenilen düzeyde olduğu neticesi çıkmaktadır. Hürriyetten yoksun bırakma şüphelerin teyit  
edilmesine veya uzaklaştırılmasına yöneliktir. Diğer yandan, dava dosyasından ilgilinin  
tutuklanması veya polis yerel şubelerinde gözaltına alınması sırasında alınan bu tedbirleri  
doğrulayıcı gerekçelerin bıldirilmediğine dair hiçbir unsur yer almamaktadır (Bkz. Güler-  
Tüıkiye kararı, no: 49391/99, 28 Haziran 2001).  
Başvurunun bu bölümünün dayanaktan yoksun olması nedeniyle AÎHSnin 35 §§ 3. ve 4,  
maddeleri uyarınca reddedilmesi gerekir,  
B . İç h u k u k y o lla rın ın tü k etilm em esi lıa k la n d a  
Hükümet iç hukuk yollan tüketilmediğinden AİHM’den 5, maddeye yönelik yapılan  
şikayetleri reddetmesi talebinde bulunmaktadır. Hükümet başvuranın CMUK’un 128 § 4.  
maddesine dayalı olarak serbest bırakılma talebinde bulunabileceğini belirtmektedir.  
AİHM, mevcut davanın özel koşullarında bu sorunun 5 § 4. madde bakımından yapılan  
şikayetin esasına doğrudan dayalı olduğuna ve davanın bu aşamasında bu şikayetin  
incelemesinin ayrı tutulamayacağına itibar etmektedir. Bu durumda, davanın esasına ilişkin  
bu şikayetlerle ilgili iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğinin bilinmesi gerekmektedir.  
Tarafların mahkemeye sunduğu kanıtların bütünü ışığında, AİHM, yapılan şikayetlerin  
davanın bu aşamasında çözümlenemeyecek hukuka ve olaylara yönelik karmaşık sorunları  
ortaya çıkardığını belirterek, bunların esastan incelenmesi gerektiğine ve yapılan şikayetlerin  
AİHSnin 35 § 3 maddesi uyarınca temelden yoksun olmadığına karar vermiştir. Başka hiçbir  
kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.  
I I . A İ H S ’N İ N 5 § § 3 . V E 4. M A D D E L E R İ N İ N İ H L A L E D İ L D İ Ğ İ İ D D İ A S I  
HAKKINDA  
Başvuran gözaltı süresinin uzunluğundan ve hürriyetinden yoksun bırakmanın yasallığına  
karşı çıkacak bir başvuru yolunun bulunmadığından şikayetçi olmaktadır.  
A. Gözaltı süresinin uzunluğu  
Hükümet, başvuranın gözaltı süresinin o dönemde yürürlükte bulunan yasaya uygun olduğunu  
savunmakta, 17 Ekim 2001 tarihinde gerçekleştirilen anayasal değişiklikten bu yana gözaltı  
süresinin hiçbir durumda dört günü geçmediğini sözlerine eklemektedir.  
AİHM, başvuranın gözaltı süresinin tutuklandığı 9 Nisan 2001 tarihinde başlayıp, tutuklu  
yargılama kararı veren yetkili hakim karşısına çıkarıldığı 17 Nisan 2001 tarihinde sona  
erdiğini not etmektedir. Bu süre sekiz gündür.  
AİHM, 5 § 3. maddede belirlenen kati sınırların ötesinde, teröre karşı işlenen kolektif suçların  
cezalandırılması amaçlansa dahi hukuki denetim olmaksızın ..gözaltı süresinin dört gün altı  
saat olarak belirlendiğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen Brogan ve diğerleri kararı, s. 33, §  
6 2 ) .  
AİHM, başvuranların «yetkili bir hakim önüne» çıkarılmaksızın sekiz gün süreyle tutulu  
bulundumlmasını kabul edememektedir (Bkz. Ataoğlu-Türkiye karan, 20 Ekim 2005).  
3
Bu nedenle, AİHS’nin 5 § 3. maddesi ihlal edilmiştir.  
B . Habeas corpus garantisi  
Başvuran gözaltı süresinin yasallığını sorgulayan bir başvuru yolunun olmayışından şikayetçi  
olmaktadır.  
Hükümet, başvuranın CMUK’un 128 § 4. maddesinde öngörülen başvuru yolu ile gözaltı  
süresinin yasallığını yetkili bir hakim huzurunda dile getirebileceğini gözlemlemektedir.  
AİHM öncelikle Öcalan kararında da kaydedildiği üzere, dava olaylarının özel koşulları  
dahilinde, CMUK’un 128 § 4. maddesi gereğince gözaltının yasallığına yönelik ulusal hakim  
tarafından getirilen denetlemenin 5 § 4. maddede yer alan gerekçeleri karşılamadığım  
hatırlatmaktadır. AİHM ayrıca, özellikle başvurana yöneltilen suçlamaların belirli bir  
ağırlığının ve gözaltı süresinin uzunluğunun yasal mevzuata uygun olduğunun altını çizerek,  
yetkili hakim karşısında bu doğrultuda yapılacak bir başvurunun serbest bırakılma halini  
başarıyla sonuçlandırmaktan uzak olduğunu vurgulamaktadır.  
Bu gerekçeler mevcut başvuru için de geçerlidir, AİHM o halde, Hükümetin iç hukuk  
yollarının tüketilmediği hakkmdaki ön itirazını reddetmiş, aynı gerekçelerle, AİHS’nin 5 § 4.  
maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.  
III. AÎHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI  
A. Ta zm in a t  
Başvuran sırasıyla 16.200 Euro maddi, 20.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.  
Hükümet başvuranın bu taleplerini aşırı bularak itirazda bulunmuştur.  
AİHM, tespit edilen ihlal ile öne sürülen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından  
bu isteği reddetmiştir.  
Olayların koşulları dikkate alındığında ve hakkaniyete uygun olarak AİHM, AİHS’nin 41.  
maddesi uyarınca başvurana 1.500 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuran AİHM Önünde yapmış olduğu harcamalar için 5.400 Euro talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarı aşırı olduğunu belirtmektedir.  
AİHM, başvuranın bu doğrultuda hiçbir kanıtlayıcı belge sunmadığından hareketle  
hakkaniyete uygun yargı giderleri için başvurana 1.000 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
C . G e c i k m e f a i z i  
AİHM, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3  
puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
4
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Hükümetin itirazının esasa birleştirilmesine ve reddedilmesine;  
2 . A İH S ’n in 5 § § 3 . v e 4 . m a d d e le ri h a k k ın d a k i ş ik a y e tle rin kabuledilebilir, bunun dışında  
kalanların kabuledilemez olduğuna;  
3. A İH S’nin 5 § 3. m addesinin ihlal edildiğine;  
4 . A İH S ’n in 5 § 4 . m a d d e s in in ihlal edildiğine;  
5. a) A İH S’nin 44 § 2. m addesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin  
başvurana;  
i.  
m an ev i tazm in at için 1 .5 0 0 (b in b eş y ü z) E u ro ;  
(
ii.  
iii.  
masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro ödemesine;  
y u k a n d a b e l i r t i l e n m i k t a r l a r ı n h e r t ü r lü v e r g i d e n muaftutulmasına;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o donem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;  
6. A dil tazm ine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddesine  
uygun olarak 27 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
5