AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
MUTLU-TÜRKİYE  
(Başvuru ııo. 8006/02)  
KARAR  
STRAZBURG  
1 0 E k i m 2 0 0 6  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
Bu karar AÎHS'nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
ilişkin değişiklikyapılabilir.  
U S U L  
Dava, İnsan,Haklan ve Temel Özgürlükler Sözleşmesinin (“Sözleşme”) 34. maddesi  
uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, bir Türk vatandaşı olan Mehmet Ali Mutlu  
( “ b a ş v u r a n ” ) t a r a f ı n d a n , 9 O e a k 2 0 0 2 t a r i h i n d e A v n ı p a İ n s a n H a k l a r ı M a h k e m e s i 5n e y a p ı l a n  
başvurudan (no. 8006/02) kaynaklanmaktadır. 30 Mayıs 2006 tarihli bir mektup ile  
başvuranın temsilcileri AİHM’e, başvuranın 11 Ekim 2002 tarihinde vefat ettiğini ve varisleri  
Hatice Mutlu, Süzan Çetin, Ayşe Adatepe, Haşan Mutlu ve Uğur Mutlıinım başvuruyu takip  
etmek istediklerini bildirmiştir.  
Başvuran, Afyon Barosuna bağlı avukat S. Koçtekin tarafından temsil edilmiştir.  
OLAYLAR  
DAVA OLAYLARI  
Başvuran 1932 doğumludur ve Afyon’da ikamet etmekteydi. Başvuranın 11 Ekim  
2002 tarihinde vefat etmesinin üzerine, eşi ve çocukları başvuruyu takip etmek istediklerini  
bildirmişlerdir.  
29  
Kasım 1996 tarihinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, baraj inşaatı için,  
başvurana ait iki arsayı kamulaşürmıştır. Bir uzmanlar kurulu arsaların değerini takdir etmiş  
ve i lg il i m i k t a r b a ş v u r a n a ö d e n m i ş ti r .  
Başvuranın 17 Haziran 1997 tarihli artan kamulaştırma tazminatı talebini müteakip, 14  
Aralık 1999 tarihinde, Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi başvurana 685.037.145 Türk Lirası  
e k k a m u l a ş t ı r m a t a z m i n a t ı v e 2 9 K a s ı m 1 9 9 6 t a r i h i n d e n İ t i b a r e n i ş l e m e k ü z e r e y a s a l o r a n d a  
faiz ödenmesine karar vermiştir.  
1 8  
Nisan 2000 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. 21  
Ocak 2002 tarihinde, başvurana 2.311.730.000 Türk Lirası ödenmiştir.  
8
Mayıs 2003 tarihinde, icra dairesi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne, başvurana,  
kalan 559,000.000 Türk Lirası’nı halen ödemeleri gerektiğini bildirmiştir.  
25 H a z i r a n 2 0 0 3 t a r ih i n d e , İ d a re , S a n d ı k l ı İ c r a T e t k i k M e r c i i n d e , ö d e n m e s i g e r e k e n  
miktarın kalanı hakkında itirazda bulunmuştur.  
26 Şubat 2004 tarihinde, mahkeme, idarenin itirazını kısmen onamış ve başvurana  
371.393.824 Türk Lirası ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. İdare’nin temyiz talebi  
mahkeme tarafından 13 Nisan 2004 tarihinde reddedilmiştir.  
1 4  
Mayıs 2004 tarihinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, başvurana 261,450.000  
Türk Lirası ödemiştir.  
1
HUKUK  
I . Ö N İ T İ R A Z L A R  
Hükümet, davanın kayıttan düşmesi gerektiğini ileri sürmüştür, zira başvuranın eşi ve  
çocukları iddia konusu ihlalden etkilenmemişlerdir ve bu nedenle AİHS’nin 34. maddesi  
anlamı dahilinde ihlalden zarar gören kişiler oldukları iddiasında bulunamazlar. Ayrıca,  
başvurunun, AİHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca altı ay zaman kuralına uymaması nedeniyle  
reddedilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Zira Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını 18  
Nisan 2000 tarihinde onamış; ancak başvuru AİHM’ye 9 Ocak 2002 tarihinde yapılmıştır.  
Hükümet’in itirazlarının ilk kısmı hususunda, AİHM, başvuranın 11 Ekim 2002  
tarihinde vefat ettiğini kaydetmiştir. 30 Mayıs 2006 tarihinde, eşi ve çocukları başvuruyu  
takip etmek istediklerini bildirmişlerdir. AİHM, işlemler devam ederken başvuranın vefat  
ettiği bazı davalarda, başvuranın işlemleri takip etme isteğinde bulunan varislerinin veya  
yakın aile üyelerinin ifadelerini göz önünde bulundurduğunu yinelemiştir. Bu davada, AİHM,  
başvuranın eşi ve çocuklarının başvuruyu takip etmek istediklerini açıkça ifade etmelerinin  
haricinde, yetkililerin başvuranın 1 No.’lu Protokolün 1. maddesi uyarınca olan mülkiyetin  
korunması hakkına saygı gösterme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, başvuran  
hakkındaki işlemlerin AİHS’nin 6 § 1. maddesine aykırı olarak haddinden fazla sürdüğü ve  
başvuranın AİHS’nin 8. maddesi uyarınca olan özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi  
hakkının ihlal edildiği şeklinde kararlara varılmasında başvuranın eşi ve çocuklarının yeterli  
meşru çıkarlarının olduğu kanısındadır (LatifFuat Öztürk - Türkiye, n o . 5 4 6 7 3 /0 0 , § § 2 6 -2 7 ,  
2 Şubat 2006).  
Dolayısıyla, Hükümetiıı davanın kayıttan düşmesi gerektiği şeklindeki itirazı  
reddedilmelidir (bkz., diğer pek çok davanın yanı sıra, Dalban Romanya [BD], no.  
28114/95).  
Hükümet’in ikinci itirazı hususunda, AÎHM, şikayetin, yetkililerin ek kamulaştırma  
tazminatını ödemekte gecikmelerine ve bunun sonucunda başvuranın uğradığı zarara ilişkin  
olduğunu kaydetmiştir.  
Yetkililer tarafından ilk ödeme 22 Ocak 2002 tarihinde, ikinci ödeme ise 14 Mayıs  
2004 tarihinde yapılmıştır. Başvuran, AİHM’ye 9 Ocak 2002 tarihinde başvuruda bulunarak  
AÎHSnin 35 § 1. maddesinde ortaya konan şarta uymuştur. Bu nedenle, Hükümet’in ön itirazı  
reddedilmelidir.  
AİHM, başvurunun AÎHS’nin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydetmiştir. Ayrıca, başka açılardan da kabuledilmez olmadığını belirtmiştir.  
Dolayısıyla, kabuledilebilir bulunmalıdır.  
II. AİHSNİN 1 NO.’LU PROTOKOL’ÜNÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ  
İDDİASI  
Başvuran, 1 No.lu Protokolün 1. maddesi uyarınca, arsasının kamulaştırılmasını  
müteakip aldığı ek kamulaştırma tazminatının faizinin yetersiz olarak ödendiği ve yetkililerin  
kendisine ilgili miktarı ödemekte geciktiği konusunda şikayetçi olmuştur. 1 No.’lu  
Protokol’ün 1. maddesi şöyledir:  
2
“Her gerçek ve tiizei kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı  
vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası  
hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.  
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını  
düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için  
gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”  
AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1 No.’lu  
Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz., örneğin, Akkuş - Türkiye, 9  
Temmuz 1997 tarihli karar).  
Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları incelemesi üzerine, AÎHM, önceki  
davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir şey olmadığını değerlendirmiştir.  
AİHM, yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma tazminatının  
Ödemesindeki gecikmenin, kamulaştırma makamına isnat olunabileceğine ve mal sahibinin  
kamulaştırılmış arsanın kaybına ek olarak kayba maruz kalmasına sebep olduğuna karar  
vermiştir. Bu gecikmenin ve işlemlerin süresinin bütün olarak sonucunda, AİHM, başvuranın,  
kamu yararı gerekleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının  
korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil dengeyi bozan, kişisel ve haddinden fazla  
sıkıntı yaşamak zorunda kalmış olduğuna karar vermiştir.  
Sonuç olarak, 1 No,Tu ProtokoTün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
III. AİHSNİN 6. VE 8. MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
Başvuran, hukuki işlemlerin süresinin, AÎHSnin 6 § 1. maddesinde yer alan “makul  
süre” şaılmı aştığını iddia etmiştir. Ayrıca, AİHSnin 8. maddesi uyarınca, ek kamulaştırma  
tazminatını ödemekte gecikerek ve kendisini kanuna aykırı olarak mülkünden yoksun  
bırakarak yetkililerin, özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkım ihlal ettiği konusunda  
şikayetçi olmuştur.  
1 No.lu ProtokoTün 1. maddesine ilişkin yukarıda belirtilen tespitler ışığında, AİHM,  
6 § 1 ve 8. m addeler uyarınca davanın ayrı bir incelem esinin gerekli olm adığım  
değerlendirmiştir (Dolgun - Türkiye, n o . 6 7 2 5 5 /0 1 , 1 3 H a z ir a n 2 0 0 6 v e Mehmet Salih ve  
Abdülsamet Çakmak - Türkiye, n o . 4 5 6 3 0 /9 9 , 3 0 N is a n 2 0 0 4 ).  
II. AVRUPA İNSAN HAKLARI  
UYGULANMASI  
SÖZLEŞMESİNİN  
41.  
MADDESİNİN  
AÎHSnin 41. maddesi şöyledir:  
“M ahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu İhlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, M ahkeme, gerektiği  
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A . T a z m in a t  
Başvuran maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; ancak miktarın  
belirlenmesini AİHM’nin takdirine bırakmıştır. Bununla birlikte, yetkililerin ek kamulaştırma  
tazminatını ödemekte gecikmesi nedeniyle 3.583 Türk Lirası (yaklaşık 1.856 Euro) tutarında  
olan bazı borçlarını ödeyemediğini belirtmiştir.  
Hükümet onun talebine itiraz etmiştir.  
AİHM, Akkuş kararında (yukarıda anılan, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) olduğu gibi aynı  
hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz Önünde tutarak, başvuranın  
varislerine, 6.400 Euro maddi tazminat ödenmesine karar vermiştir.  
AİHM, başvuranın uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, 1 No.lu Protokolün 1.  
maddesinin ihlalinin tespitinin başlı başına yeterli adil tazmin oluşturduğunu  
değerlendirmiştir.  
(
B.Mahkeme masrafları  
Başvuran, avukatlık ücretlerine karşılık, AİHM tarafından tazminat olarak ödemnesine  
karar verilen miktarın %20’sini talep etmiştir. Başvuran, ayrıca, mahkeme masraflarına  
karşılık 750 Yeni Türk Lirası (yaklaşık 388 Euro) talep etmiştir.  
Hükümet başvuranın taleplerinin asılsız olduğunu ileri sürmüştür.  
AİHM, mevcut bilgilere istinaden kendi kararını vererek, başvuranın varislerine, bu  
başlık altında, 500 Euro ödenmesini makul değerlendirmiştir (bkz., diğer pek çok içtihadın  
yanı sıra, Uğur ve Diğerleri - Türkiye, n o , 4 9 6 9 0 /9 9 , 7 E k im 2 0 0 4 ).  
C . G e c ik m e fa iz i  
AİHM, gecikme faizi olarak Avmpa Merkez Bankasinın kısa vadeli kredilere  
uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun  
olduğuna karar verir.  
BU SEBEPLERLE, AİHM OYBİRLİĞİ İLE  
1. B aşvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. 1No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3 . A İ H S ’ n i n 6 § 1 v e 8 . m a d d e l e r i u y a r ı n c a o l a n ş i k a y e t l e r i n a y r ı o l a r a k i n c e l e n m e s i n i n  
gerekli olmadığına;  
4 . H e r h a n g i b i r m a n e v i z a r a r a k a r ş ı i h l a l t e s p i t i n i n b a ş l ı b a ş ı n a y e t e r l i t a z m i n o l u ş t u r d u ğ u n a ;  
4
5 . a ) S o ru m lu D e v le t5in , b a şv u ra n ın v a risle rin e , a şa ğ ıd a k i m ik ta rla rı, A İH S ’n in 4 4 § 2 .  
maddesine göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren tiç ay içinde, ödeme günündeki kur  
üzerinden Yeni .Türk Liıasına dönüştürmek üzere ödemesine:  
(i) 6.400 Euro (altı bin dört yüz Euro) maddi tazminat;  
(ii) 500 Euro (beş yüz Euro) mahkeme masrafları;  
(iii) yukarıdaki miktarlara tabi olabilecek her türlü vergi;  
b ) Y u k a r ı d a b e l i r t i l e n i i ç a y l ı k s ü r e n i n a ş ı l m a s ı n d a n ö d e m e g ü n ü n e k a d a r g e ç e n s ü r e i ç i n  
yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankasinm o dönem için geçerli faizinin üç puan  
fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;  
6 . B a şv u ra n ın a d il ta z m in ta le b in in k a la n ın ın re d d in e  
KARAR YERMİŞTİR.  
İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi  
uyarınca 10 Ekim 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
Ş . D Ö L L E  
Yazı İşleri Müdürü  
J.-P. COSTA  
Başkan  
5