yönündeki şüphelerinin, nesnel bir biçimde haklı gerekçelere dayandığı kabul edilebilir
(mutatis mutandis, Incal -Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar ve Ergin (no:6J).
Bu nedenle AİHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 10. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran hakkında verilen ceza mahkumiyetinin, AİHS’nin 9. ve 10. maddelerim ihlal
ettiğini ileri sürmektedir. AÎHM bu şikayetleri yalnızca 10. madde bakımından incelemeye
karar vermiştir.
A. K a b u l e d i l e b i l i r l i k H a k k ın da
AİHM bu şikayetin AİHS’nin 35 § 3. maddesi bakımından açıkça dayanaktan yoksun
olmadığını tespit etmektedir. AİHM başvuruda başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile
karşılaşmamaktadır. Bu nedenle başvurunun kabuledilebilir ilan edilmesi uygun olacaktır.
B. Esas Hakkında
AİHM dava konusu mahkumiyet kararının, AÎHS’nin 10 § 1. maddesi ile güvence
altına alman ifade özgürlüğü hakkma yönelik bir müdahale teşkil ettiği hususunun taraflar
arasında bir ihtilafa yol açmadığını belirtmektedir. AİHS’nin 10 § 2. maddesi uyarınca
müdahalenin yasa ile öngörüldüğüne ve toprak bütünlüğünün korunması gibi meşru bir amaç
güttüğüne yönelik bir itirazda bulunulmamıştır (Yağmurdereli-Tiirkiye, no: 29590/96, 4
Haziran 2002), AİHM bu değerlendirmeyi kabul etmektedir. Bu durumda anlaşmazlık,
müdahalenin “demokratik bir toplumda” gerekli olup olmadığı sorusuna dayanmaktadır.
Hükümet başvuranın mahkum edilmesinin demokratik bir toplumda gerekli olduğunu
belirtmektedir. Zira sözkonusu bildiride yer alan ifadeler, halkı Türkiye’de zorunlu olan
askerlik hizmetini yapmamaya teşvik edici niteliktedir.
AİHM daha önce bu davanmkine benzer sorulan gündeme getiren başka davalar da
incelemiş ve bunların sonucunda AİHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır
(Bkz., özellikle, Ergin (no:6), Ceylan-Türkiye, n o : 2 3 5 5 6 / 9 4 , Öztürk-Türkiye, no: 22479/93,
İbrahim Âksoy-Tiirkiye, no: 28635/95, 30171/96 ve 34535/97, 10 Ekim 2000, Karkın-Tiirkiye,
no: 43928/98, 23 Eylül 2003, ve Kızılyaprak-Tiirkiye, no: 27528/95, 2 E kim 2003),
AİHM mevcut davayı içtihatları ışığı ışığında incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı
şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmiştir. AÎHM bildiride
kullanılan kelimeler ile bunların kullanıldığı bağlamı özel olarak dikkate almıştır. Bu nedenle
incelemesine sunulan davayı çevreleyen koşulları gözönünde bulundurmuştur.
AİHM, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi’nin dava konusu bildirinin kamu
düzenine ve kamu ahlakına aykırı ifadeler içerdiğine kanaat getirdiğini tespit etmektedir.
AİHM ulusal mahkemelerin kararlarında yer alan gerekçeleri inceleyerek bunların
başvuranın ifade özgürlüğü hakkma müdahaleyi haklı göstermeye yeterli görülemeyeceği
sonucuna varmıştır (Bkz., mutadis nmtandis, Sürek-Tiirkiye (no:4), no: 24762/94, 8 Temmuz
1 9 9 9 ) . A Î H M , ö z e l l i k l e s ö z k o n u s u b i l d i r i d e y e r a l a n b a z ı i f a d e l e r i n , a s k e r l i k h i z m e t i n e k a r ş ı
düşmanca bir tutuma teşvik etse de, ne şiddet kullanmaya ne silahlı direnişe ne de
4