†††††††††††††††  
G
†††††††††††††††  
CONSEIL DE *  
L'EUROPE  
.
AVRUPA  
*
KONSEYİ  
A VRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
TOKA Y VE ULUS- TÜRKİYE DA VASİ  
(Başvuru no: 48060/99)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
23 M art 2006  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
İşbu karar AİH Snin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup,  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (48060/99) başvuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaşları Tacettin Tokay ve Diyaeddin Ulusun (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesine 15 Mart 1999 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan  
Haklarım güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuranlar  
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İzmir barosu avukatlarından M. İşeri  
tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
Başvuranlar sırasıyla 1947 ve 1960 doğumlu olup İzmir’de ikamet etmektedir.  
29 Mayıs 1994 tarihinde başvuranlar ve diğer on bir kişi PKKya yardım ve yataklık etme  
şüphesiyle gözaltına alınmışlardır.  
Cumhuriyet Savcısinın isteği üzerine 31 Mayıs ve 6 Haziran 1994 tarihlerinde başvuranlar ve  
on bir kişi İzmir Adli Tıp Kurumuna bağlı bir hekim tarafından muayene edilmiş, aynı gün  
hazırlanan raporda hiçbir darp veya yara izine rastlanılmadığı kaydedilmiştir.  
6 H aziran 1 9 9 4 tarih in d e C u m h u riy et S av cısı tarafın d an d in len ilen b aşv u ran lar d ah a so n ra  
İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) yetkili hakimi karşısına çıkarılmıştır. Bu  
duruşmada başvuranlar polisteki sorgulamalarındaki ve Cumhuriyet Savcısı karşısındaki  
beyanlarını teyit etmiş, PKKnm baskısı altında bu örgüte girdiklerini belirtmişlerdir.  
Aynı gün tutuklu yargılanmalarına karar verilen başvuranlar 28 Şubat 1995 tarihinde serbest  
bırakılmıştır.  
Cumhuriyet Savcısı 20 Haziran 1994 tarihinde sunduğu iddianamesi ile TCK’ııın 169. ve  
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca başvuranları yasadışı bir  
örgüte yardım ve yataklık etmek suçuyla itham etmiştir.  
DGM, 20 Temmuz ve 25 Ağustos 1994 tarihlerinde ilk iki duruşmayı gerçekleştirmiş,  
başvuranlar cezaevindeki bir protesto eylemi nedeniyle duruşmalara katılmayı  
reddetmişlerdir.  
5 E k im 1 9 9 4 tarih in d e D G M k arşısın a çık arılan b aşv u ran lar k im lik b ilg ilerin i v e ifad elerin i  
vermeyi reddetmişlerdir.  
Başvuranlar 6 Aralık 1994 tarihinde mahkeme karşısına avukatlarının beraberinde çıkmışlar,  
savunmalarında PKKmn baskısı altında bu örgüte girdiklerini tekrar etmişlerdir.  
DGM, 25 Ocaktan 21 Aralık 1995 tarihine dek dokuz duruşma daha gerçekleştirmiştir.  
Başvuranlar protesto eylemi nedeniyle bunların hiçbirine katılmamışlardır. 28 Şubat 1995  
tarihinde geçici olarak serbest bırakılmışlardır.  
2 1 A ra lık 1 9 9 5 ta rih li b ir k a ra rla , a ra la rın d a a s k e ri b ir h a k im in d e y e r a ld ığ ı D G M h e y e ti  
başvuranların haklarında yapılan ithamlardan suçlu bulmuş ve TCKnın 169. ve 3713 sayılı  
Kanunun 5. maddesi gereğince dört yıl altı ay hapis cezasına çarptırmış, hafifletici sebepleri  
dikkate alarak cezada altıda bir oranında indirime gitmiş ve üç yıl dokuz ay hapis cezasına  
hükmetmiştir.  
2
Karar başvuranlara 1 Şubat 1996 tarihinde tebliğ edilmiştir.  
1 5 E k im 1 9 9 8 tarih in d e alın an v e 2 1 E k im 1 9 9 8 ’d e açık lan an k ararla Y arg ıtay ilk d erece  
mahkemesinin kararını onamıştır.  
o|r|rGhÍpzpukhu  
pUGrhi|slkĶsliĶsĶysĶrGohrrpukh  
hUG kŒ“Œ›G n Ă  Œ • “ ’ G t ˆ’ Œ ” Œ š ˅•  • G ›ˆ™ˆšķ¡G ŒG ‰ˆĥķ”šķ¡G ‰  ™ G ”ˆ’Œ” ŒG –“ ”ˆ ‹ ķĥķ •ˆ SG  
€ˆ™Žķ›ˆ N‹ˆ’G ˆ™Žķ“ˆ”ˆ•ķ•Gˆ’’ˆ• Œ›ŒGœ Žœ•GŽŒ™íŒ’“Œť”Œ‹ĥ•ŒG ü•Œ“’Gť’ˆ Œ›“Œ™  
Başvuranlar kendilerini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin  
bünyesindeki askeri hakim nedeniyle tarafsız ve bağımsız bir mahkeme sayılamayacağını ileri  
sürmektedirler.  
Başvuranlar Yargıtay’daki sürecin adil olmadığım iddia etmekte, bu bağlamda Devlet  
Güvenlik Mahkemesinin kararım gözaltında baskı altında ve avukat bulundurma hakkı  
olmaksızın verilen ifadelere dayandırdığını ileri sürmektedirler. Başvuranlar ayrıca Yargıtay  
Cumhuriyet Başsavcısının tebliğnamesi hakkında zamanında bilgilendirilmediklerinden  
yakınmaktadır.  
Başvuranlar bu yönde AİHSnin 6 §§ 1. ve 3 c) maddelerini ileri sürmektedirler.  
Hükümet altı ay kuralına riayet edilmediği gerekçesiyle AİHM’den AİHS’nin 35. maddesi  
\iyannca başvuruyu reddetmesini talep etmektedir. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsız  
ve tarafsız olmadığına ve avukat hakkından yararlanamadığına ilişkin şikayetlerle ilgili olarak  
iç hukukta nihai kararın yine bu mahkeme tarafından alındığım savunmaktadır. Hükümet bu  
bağlamda, olayların meydana geldiği dönemdeki iç hukuka göre Yargıtay’ın Devlet Güvenlik  
Mahkemelerinin yapısına ve ön soruşturma kapsamında bir avukatın hazır bulunmaması  
hakkında görüş bildirme yetkisine sahip olmadığım belirterek, başvuranların iç hukuk  
yollarının yetersiz olduğuna kanaat getirdiği andan itibaren altı ay içerisinde yani DGMnin  
2 1 A r a lık 1 9 9 5 ta r ih in d e a lm ış o ld u ğ u k a r a r d a n itib a r e n b a ş v u r u d a b u lu n m a s ı g e r e k tiğ in in  
altım çizmektedir. Oysa başvuru 15 Mart 1999 tarihinde yapılmıştır.  
AİHM, Özdemir-Türkiye (no:59659/00 § 26, 6 Şubat 2003) davasında benzer itirazı  
reddettiğini hatırlatmaktadır. AÎHM, bu sonucu değiştirecek hiçbir gerekçe görmemekte ve  
Hükümetin itirazını reddetmektedir.  
AİHM, mahkemenin bu yöndeki içtihatları (Bkz. Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim 1998,  
1998rVIİ) ve mahkemeye sunulan unsurlar ışığında bu şikayetlerin esas bakımından  
incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir. Başvurunun kabuledilemez bulunması için bir  
gerekçe tespit edilmemiştir.  
i U G k  ĥ Œ ™ G ť  ’ ˆ Œ › “ Œ ™  
Başvuranlar AİHSnin 14. maddesini ileri sürerek, özellikle savunma haklarına dair özel  
uygulamadan ve Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki ceza yargı süreci boyunca umumi  
3
hukuka göre daha az elverişli olan ceza rejiminden şikayetçi olmaktadırlar. AÎHSnin 6 § 1.  
maddesini hatırlatan başvuranlar ceza sürecinin uzunluğundan yakınmakta, aynı zamanda  
Türk hukukunun ilgili tanıkların doğrudan sorgulanmasını öngörmemesi doğrultusunda  
hakkaniyete uygun bir yargılamanın gerçekleşmediğini öne sürmektedirler.  
Mahkemeye sunulan delillerin bütünü dikkate alındığında ve kendi yetkisi çerçevesinde  
AİHM bıı şikayetlerle ilgili hiçbir ihlal gözlemlememektedir. Başvurunun bu bölümünün  
AİHSnin 35 §§ 3. ve 4. maddeleri gereğince kabuledilemez bulunması gerekmektedir.  
ppUGlzhzGohrrpukh  
h UGk Œ  “Œ ›Gn Ý Œ • “’ Gt ˆ ’ Œ ” Œ š˅• • G‰ ˆĥķ” šķ¡“ķĥķG Œ G›ˆ™ˆšķ¡“ķĥķG ˆ“’ ķ• ‹ ˆ  
AÎHM daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetin dile getirildiğini ve bunların  
AİHSnin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir. (Bkz. söz edilen Özel  
kararı, §§ 33-34, ve Özdemir kararı, §§ 35-36).  
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespiti ve delili sunmadığını değerlendirmede, bunun yanı sıra başvuranların aralarında askeri  
bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesinin «güvenliğe» dayalı olarak yapmış  
olduğu yargılama konusunda endişe duymalarının anlaşılabilir olduğu tespitinde  
bulunmaktadır. Başvuranlar, haklarında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesinin  
kararını konuya yabancı gerekçelere dayandırdığı yönünde bir şüphe duymuş olabilirler. Bu  
nedenle başvuranların bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki  
şüphelerinin dikkate alınması gerekmektedir, (sözü edilen Incal kararı s. 1573, § 72 infin e ).  
AÎHM, başvuranları yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin AÎHSnin 6 §  
1. m addesi uyarınca bağım sız ve tarafsız bir m ahkem e olm adığı sonucuna varm ıştır.  
B.G€ˆ™ŽķGzٌА••Gˆ‹““ĥGˆ’’ķ•‹ˆ  
Hükümet bir ihlal bulunduğu iddiasına karşı çıkmaktadır.  
AÎHM, daha önce de benzer kararlarda dile getirdiği üzere bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan  
yoksun bir mahkemenin kendi yargısına tabi olan kişilere her halükârda adil bir yargılamayı  
garanti edemeyeceği hükmüne varıldığını hatırlatmaktadır.  
Başvuranların bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin  
tespiti ışığında, Mahkeme sözkonusu şikayetleri incelemeyi gerekli görmemektedir (Bkz.  
diğerleri arasında sözü edilen Çıraklar kararı, s. 3074, §§ 44-45).  
pppUGhĶoz˅uĶuG[XUGthkklzĶ˅uĶuG|€n|shuthzp  
h UG { ˆ ¡ ” • ˆ ›  
Başvuranlar maddi zarara maraz kaldıklarını ileri sürmekte, manevi tazminat olarak her biri  
5.000 Euro tazminat talep etmektedir.  
4
Hükümet bu miktara karşı çıkmaktadır.  
Manevi tazminatla ilgili olarak AİHM, olayların mevcut koşulları dikkate alındığında ihlal  
kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna karar vermiştir. (Sözü edilen  
Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).  
AİHM, bir başvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6 § 1 maddesine göre tarafsız ve  
bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği görüşüne vardığında, ihlalin sonucunun  
giderilmesi için prensip olarak en uygun yolun başvuranın talebi üzerine, tarafsız ve bağımsız  
bir mahkeme tarafından yeniden yargılanmasının olacağını değerlendirmektedir. (Bkz. sözü  
edilen Gençel kararı, § 27).  
iUGtˆš™ˆGŒGˆ™Šˆ”ˆ“ˆ™  
Başvuranlar iç hukukta ve AÎHM yetkili organları nezdinde yapmış oldukları masraf ve  
harcamalar için 3.000 Euro talep etmektedirler.  
Hükümet bu miktara itiraz etmektedir.  
AİHM, 41. madde uyarınca, hakkaniyete uygun olarak, Avrupa Konseyi tarafından verilen  
660 Euro’luk adli yardım miktarı 1.000 Euro’dan düşülerek kalan kısmın başvuranlara birlikte  
ödenmesine karar vermiştir.  
jUGnŒŠ’”ŒGmˆ¡  
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına 3 puan eklenecektir.  
i|GnlylrÍlslylGkh€hspGvshyhrSGhĶotSGv€iĶysĶĤĶ€slS  
1. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı, Yargıtay’daki yargı  
sürecinin adilliği hakkındaki şikayetlerin kabuiedilebilir olduğuna, bunun dışında kalanların  
kabuledilemez olduğuna;  
2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğinden  
yoksun olması nedeniyle AİHSnin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AİHSnin 6, maddesine dair diğer şikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına;  
4. Mevcut kararın manevi zarar için başlı başına bir adil tazmini oluşturduğuna;  
5. a) AİHSnin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf olmak ve ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden Y.T.L.ye çevrilmek üzere, Savunmacı Hükümet tarafından masraf ve harcamalar  
için başvuranlara birlikte Avrupa Konseyi tarafından verilen adli yardım miktarı 660 (altı yüz  
altmış) Euro’nun 1.000 (bin) Eurodan düşülerek kalan kısmın ödenmesine;  
5
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödeme yapılana kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 23 Mart 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
6