ଘG  
† † † † † † † † G it  
C O N S E I L D E ^  
†
itG  
^
†
††††††††  
A V R U P A  
KONSEYİ  
LEUROPE  
*
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
TULUMBACI VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no:76571/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
z{yhi|yn  
XZGohĶyhuGYWW]  
İşbu karar Sözleşme nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde  
kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
1
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
`
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 76571/01 başvuru no’lu davamn nedeni, Türk  
vatandaşı Vildan Tulumbacı, Hatice Tulumbacı, Şükrü Tulumbacı, Aynur Tulumbacı ve Ayşe  
Tulumbacinm (Başvuranlar) Avrupa însan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 30 Ekim 2000  
tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi  
uyarınca yapmış oldukları başvurudur. Başvuranlar, Ankara Barosu avukatlarından Tekin  
Akıllıoğlu, Adil Aktay ve Mustafa Nerse tarafından temsil edilmektedirler.  
vsh€shy  
Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare), 1994 yılında İskenderun’da otoyol inşaatı için  
başvuranlara ait arsayı kamulaştıımıştır.  
Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğunca başvuranlar, İskenderun Asliye Hukuk  
Mahkemesi’ne kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuşlardır.  
İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi, 21 Nisan 1998 tarihli kararla başvuranları haklı  
bulmuş ve malın İdare’ye devredildiği tarihten itibaren işlemeye başlayan yıllık % 50  
oranında gecikme faizi ile birlikte 3.950.000.000 TL ek kamulaştırma bedelinin başvuranlara  
Ödenmesine karar vermiştir.  
(
Yargıtay, 26 Ekim 1998 tarihli kararla bu kararı onamıştır.  
Faizle birlikte o tarihte 8.213.460.000 TL olan ek kamulaştırma bedeli, başvuranlara 4  
Mayıs 2000 tarihinde ödenmiştir.  
o|r|rGhÍpzpukhuG  
pUG  
XG uv˅s|G wyv{vrvs˅âuG XUG thkklzĶuĶuG ĶoshsG lkĶskĶĤĶG ĶkkĶhzpG  
ohrrpukh  
Başvuranlar, 1 N o’lu Protokolün 1. maddesinin iki açıdan ihlal edildiğini iddia  
etmektedirler. Başvuranlar ilk olarak, 1994 yılında belirlenen ilk tazminatın, arsanın mülkiyeti  
Devlete geçtikten sonra, 1998 yılında ödendiğine dikkati çekmektedirler. Başvuranlar son  
olarak, daha somaki yargılama sonucunda karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki  
gecikmeyi dile getirmektedirler. Bu konuda, daha önceki ödemedeki gecikme dolayısıyla  
herhangi bir gecikme faizinin ödenmemesi ve Türkiye’deki yüksek enflasyon oranına göre  
verilen faizlerin yetersiz olması nedeniyle gecikmenin telafi edilmediğini savunmaktadırlar.  
'■  
hUGrˆ‰œ“Œ‹“Œ‰“™“’Goˆ’’ķ•‹ˆ  
AİHM, şikayetin ilk kısmı konusunda başvuranların kamulaştırma kararının tapu sicil  
kaydına işlenmesinden soma geçen ilk dört sene boyunca herhangi bir zarara uğradığını  
ortaya koyma durumunda olmadığım not etmektedir. Her ne olursa olsun, ulusal mahkemeler  
önünde şikayetini ileri sürmek için başvuranlar tarafından hiçbir adım atılmadığından dolayı,  
şikayetin bu kısmı iç hukuk yollarının tüketilmemesi gerekçesine ters düşmemektedir.  
Dolayısıyla AİHM, davayı sadece ek tazminatın ödenmesindeki gecikmeye ilişkin şikayet  
açısından inceleyecektir.  
2
f
Bu bağlamda Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmemesini ileri sürmektedir.  
Başvuranlar, ne bu şikayeti ulusal mahkemeler önünde dile getirmiş ne de Borçlar  
Kanununun 105. maddesinin sunduğu hukuk yolunu kullanmışlardır.  
Başvuranlar bu savlara itiraz etmektedirler.  
AİHM, başvuranların şikayetlerine benzer şikayetler konusunda, teoride varolan tek  
başvuru yolunun Borçlar Kanununun 105. maddesi olduğunu kabul etmektedir. Ancak  
AİHMyi sözkonusu başvuru yolunun etkili olmadığı sonucuna varmaya iten gerekçelerden  
dolayı (Aka-Türkiye kararı), bu bağlamda yapılan itiraz reddedilmelidir,  
AİHM, içtihadından çıkan kriterler ışığında (Bkz. özellikle Akkuş kararı) ve elinde  
bulunan unsurları gözönünde bulundurarak, şikayetin bu kısmının esastan incelenmesi  
gerektiğine kanaat getirmektedir. Sonuç itibariyle AİHM, başvurunun hiçbir kabul  
edilemezlik gerekçesiyle çelişmediğini tespit etmektedir.  
i U G lšˆšG o ˆ ’ ’ ķ • ‹ ˆ  
AİHM, daha Önce bu davanınkine benzer sorulan gündeme getiren başka davaları da  
incelemiş ve 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz. Akkuş  
kararı ve Aka kararı).  
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak  
hiçbir tespit ve delil sunmadığına kanaat getirmektedir. Ulusal mahkemelerin kararma göre  
kamulaştırmayı yapan İdare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, başvuranları, mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AİHM’yi,  
başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması  
arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke  
katlanmak zorunda kaldıkları yönünde düşünmeye sevk etmektedir.  
Sonuç olarak, 1 Nolu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
ppUGhĶoz˅uĶuG]UGthkklzĶuĶuGĶoshsGlkĶskĶĤĶGĶkkĶhzpGohrrpukh  
Başvuranlar, 1994 yılında kamulaştırma kararının tapu sicil kaydına işlenmesiyle  
başlayan ve 2000 yılının Ağustos ayında ek tazminatın ödenmesiyle son bulan kamulaştırma  
işlemi süresinin, AİHS’nin 6§1 maddesini ihlal etmesinden şikayetçi olmaktadırlar.  
AİHM, bu şikayetin AİHSnin 35§3 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun  
olduğunun söylenemeyeceğine kanaat getirmektedir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi  
bulunmamaktadır. Ancak, AİHM 1 Nolu Protokol’ün 1. maddesi alanında vardığı sonucu  
gözönüne alarak, ivedilik sorununu 6§1 maddesi açısından da yeniden incelemeye gerek  
olmadığına kanaat getirmektedir.  
3
pppUGhĶoz˅uĶuG[XUGthkklzĶuĶuG|€n|shuthzpGohrrpukh  
h U G { ˆ ¡ ”  • ˆ › S G t ˆ š ™ ˆ  G Œ G o ˆ ™ Š ˆ ” ˆ “ ˆ ™  
Başvuranlar, 9 Aralık 2003 tarihli yazılı görüşlerinde başvurularında daha önce dile  
getirdikleri iddialarım yinelemektedirler. Böylece 3.493 Amerikan Doları (Dolar) tutarındaki  
maddi zararının karşılanması gerektiğini ileri sürmektedirler.  
Buna karşın başvuranlar, başvuru formunda, rakam belirtmeksizin manevi zararlarının  
ve AÎHM ile ulusal mahkemeler önünde yaptıkları masraf ve harcamalarının da  
karşılanmasını istemişlerdir.  
AİHM, Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini gözöniinde bulundurarak  
ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvuranlara maddi tazminat adı altında 2.735 Euronun  
ödenmesine karar vermiştir.  
AİHM, manevi zarar için, dava koşullarında, ihlal tespitinin yeterli adil tazmin  
oluşturduğuna kanaat getirmektedir.  
AİHM, masraf ve harcamalar konusunda, AİHSnin 41. maddesi bakımından yalnızca  
gerçekten yapıldığı ve makul tutarda olduğu ortaya konulan masrafların ödendiğini  
hatırlatmaktadır (Bkz. diğerleri arasında Nikolova-Bîdgaristari).  
Bu durumda, talebi belgelerle ortaya konulmamış olsa da, AİHM İçtüzüğünün 60.  
maddesi gereğince yapılan bütün masraflar için başvuranlara 1.000 Euro ödenmesinin uygun  
olacağına kanaat getirmektedir.  
j U G n Œ Š  ’ ” Œ G  ˆ  ¡   
AİHM, Avrupa Merkez Bankasimn marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oıanma 3 puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
i|GnlylrÍlslylGkh€hspGvshyhrG hĶotGv€iĶysĶĤĶ€slS  
1. 1 N olu Protokol’ün 1. maddesine göre ek tazminatın geç ödenmesine ilişkin yapılan  
şikayet ve AİHSnin 6§1 maddesine göre yapılan şikayetin kabuledilebilir olduğuna;  
2. Başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;  
3. 1 N olu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. AİHSnin 6§1 maddesine göre yapılan şikayetin esasını ayrıca incelemeye gerek  
olmadığına;  
5 . İh la l s o n u c u n u n m a n e v i z a ra r iç in te k b a ş ın a adil tazmin oluşturduğuna;  
6 . a ) A İH S ’n in 4 4 § 2 m a d d e s i u y a rın c a , k a ra rın k e s in le ş tiğ i ta rih te n itib a re n ü ç a y iç in d e ,  
Ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirasına çevrilmek üzere ve Savunmacı  
Hükümet tarafından başvuranlara;  
4
i. m a d d i ta z m in a t iç in 2 .7 3 5 ( ik i b in y e d i y ü z o tu z b e ş ) E u r o ;  
ii. m a s r a f v e h a r c a m a l a r i ç i n 1 . 0 0 0 ( b i n ) E u r o ;  
iii. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödenmesine,  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet’in,  
Avrupa Merkez Bankası’nm o dönem için geçerli olan faiz oranının üç pııan fazlasına eşit  
oranda faiz uygıdanmasına;  
7. A d i l t a z m i n e i l i ş k i n d i ğ e r t a l e p l e r i n reddine;  
rhyhyG}lytĶŤ{ĶyS  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğünün 77§§ 2 ve 3  
maddesine uygun olarak 13 Haziran 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
5