o|r|rGhÍpzpukhu
pUGhĶoz˅uĶuG\VZGthkklzĶuĶuGĶoshsGlkĶskĶĤĶGĶkkĶhzpGohrrpukh
AÎHS’nin 5/3 maddesine atıfta bulunan başvuranlar İzzettin Tuş, Yunus İşler, Abdülsamet
Rahat, Ali Poyraz ve Evin Tunç yakalanmalarının ardından derhal bir adii görevli ya da bir
hakim önüne çıkarılmamaktan şikayetçi olmaktadırlar.
h UGr ķĥ G
AİHM, başvurunun AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun
dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da
kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu itibarla şikayetin kabuledilebilir ilan
edilmesi yerinde olacaktır.
i UGl G
Hükümet, başvuranlara uygulanan gözaltı süresinin olayların meydana geldiği dönemde
yürürlükte olan mevzuata uygun olduğunu savunmaktadır. Hükümet ayrıca, kısa bir süre önce
gerçekleştirilen reformlarla azami gözaltı sürelerinin AİHM’nin içtihadına uyumlu hale
getirildiğini eklemektedir.
Mevcut davada, başvuranlardan İzzettin Tuş, Yunus İşler, Abdülsamet Rahat ve Besna
Rahat’ın gözaltı süreleri 12 Eylül 2001 tarihinde; Ali Poyraz ve Evin Tunç’un gözaltı süreleri
ise 13 Eylül 2001 tarihinde başlamıştır. Gözaltı işlemi 17 Eylül 2001 tarihinde Evin Tunç’un
serbest bırakılması ve diğer başvuranların tutuklu olarak yargılanmaya başlanmaları ile sona
ermiştir. Bu itibarla İzzettin Tuş, Yunus İşler, Abdülsamet Rahat ve Besna Rahat beş günden
fazla bir süre, Ali Poyraz ve Evin Tunç ise en az dört gün süresince gözaltında tutulmuştur.
AİHM, Brogan ve diğerleri dayasmda, toplumu terör suçlarından koruma amacı güdülse dahi,
dört gün altı saat süren bir gözaltı süresinin, AİHS’nin 5/3. maddesinde öngörülen kesin
sınırların dışına çıktığına hükmettiğini anımsatır.
Bu nedenle AİHM, başvuranların ‘bir hakim önüne çikarılmaksızın’ dört ila beş gün süresince
gözaltında tutulmalarının zorunlu olduğunu kabul edemez.
Bu itibarla, AİHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.
pppUGhĶoz˅uĶuG_UGthkklzĶuĶuGĶoshsGlkĶskĶĤĶGĶkkĶhzpGohrrpukh
Başvuranlar Yunus İşler, Abdülsamet Rahat ve Evin Tunç, evlerinde yapılan aramaların
AİHS’nin 8. maddesine aykırı olduğunu iddia etmektedirler.
Hükümet öncelikle, ulusal mahkemeler önünde bir şikayette bulunmamaları nedeniyle
başvuranların iç hukuk yollarını tüketmediğini savunmaktadır. Bu hususta Hükümet, eski
TCK’nın 193 ve 194. maddelerine atıfta bulunmaktadır.
Hükümet eski CMUK’uıı 96. maddesine uygun olarak gerçekleştirilen bu aramaların
başvuranlara yöneltilen suçlamalarla ilgili maddi delillerin aranması amacına yönelik