ĐKĐNCĐ D A ĐRE  
ÖZCAN KORKMAZ VE DĐĞERLERĐ v. TÜRKĐYE DAVASI  
(B a vuru No. 44058/04, 19807/05 ve 26384/05)  
KARAR  
STRASBOURG  
1 Aralık 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44. (§ 2.) maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecektir. ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
_________________________________________________________________________________________  
© T.C. Adalet Bakanlığı, 2012. Bu gayrıresmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler  
Genel Müdürlüğü, İnsan Hakları Daire Başkanlığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu  
çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu  
ile Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, İnsan Hakları Daire Başkanlığı’na  
atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
ÖZCAN KORKMAZ AND OTHERS v. TURKEY JUDGMENT  
1
Özcan Korkmaz ve Diğerleri v. Türkiye davasında,  
Bakan  
Françoise Tulkens,  
Yargıçlar  
Ireneu Cabral Barreto,  
Vladimiro Zagrebelsky,  
Dragoljub Popović,  
Nona Tsotsoria,  
Iıl Karaka,  
Kristina Pardalos,  
ve Daire Yazı Đꢀleri Müdürü Yardımcısı SallyDollé’nin katılımıyla  
oluturulan Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Đkinci Dairesi), 10 Kasım  
2009 tarihinde yapılan gizli müzakereler sonrasında, aynı tarihte aağıdaki  
kararı vermitir:  
USUL  
1. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan dava, üç Türk vatandaı olan  
Özcan Korkmaz, Serkan Yazar ve Murat Đslam (“bavuranlar) tarafından  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne sırasıyla 1 Kasım 2004, 23 Mayıs  
2005 ve 27 Haziran 2005 tarihlerinde, Đnsan Hakları ve Temel  
Özgürlüklerin Korunmasına Đlikin Sözleme’nin (“Sözleme”) 34. maddesi  
uyarınca yapılmıolan (44058/04, 19807/05 ve 26384/05 no’lu) üç  
bavurudan ibarettir.  
2. 23 Eylül 2008 tarihinde, AĐHM bavuruları kısmen kabul edilemez  
olarak beyan etmive bavuranların Savunma Bakanlığı tarafından Askeri  
Yüksek Đdare Mahkemesi’ne ibraz edilen gizli belgelere eriimde sıkıntı  
yaamalarına (19807/05 ve 26384/05 no’lu bavurular) ve Askeri Yüksek  
Đdare Mahkemesi huzurunda gerçekleen yargılama süresince, Cumhuriyet  
savcısının yazılı görüünün (tüm bavurular) ve tetkik hâkiminin  
görülerinin bavuranlara tebliğ edilmemesine (44058/04 no’lu bavuru)  
ilikin ikâyetlerini Hükümete tebliğ etme kararı almıtır. AĐHM ayrıca,  
bavuruların kabul edilebilirliği ile aynı anda esasını incelemeye karar  
vermitir (29. maddenin 3. fıkrası).  
2
ÖZCAN KORKMAZ AND OTHERS v. TURKEY JUDGMENT  
OLAY VE OLGULAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
3. Bavuranların üçü de Türk Silahlı Kuvvetleri eski mensuplarıdır ve  
disiplin gerekçelerine bağlı olarak ihraç edilmilerdir.  
4. Bavuranlar, ihraç kararlarının geçersiz kılınması istemiyle, Askeri  
Yüksek Đdare Mahkemesi huzurunda birbirlerinden bağımsız olarak dava  
açmılardır.  
5. Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, (herhangi bir durumanın  
yapılmadığı 44058/04 no’lu bavuru hariç olmak üzere) tarafları dinledikten  
ve 1602 sayılı kanunun 52(4) maddesine binaen Milli Savunma Bakanlığı  
tarafından kendisine ibraz edilen gizli belgeleri inceledikten sonra  
bavuranların ihraç kararlarının, ilgili kanunlara uygun olduğuna karar  
vermitir. Akabinde, bu kararların iptaline yönelik yapılan talepleri  
reddetmitir. Cumhuriyet basavcısının duruma öncesinde Askeri Yüksek  
Đdare Mahkemesi’ne ibraz edilen yazılı görüü ya da tetkik hâkiminin  
müzakereler esnasında göz önüne alınan yorumları bavuranlara tebliğ  
edilmemitir.  
6. Bavuranlar akabinde Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin kararlarına  
ilikin tashih talebinde bulunmulardır. Talepleri aağıda öngörülen  
tarihlerde reddedilmitir:  
- 44058/04 no’lu bavuru: 20 Nisan 204 (karar bavurana 3 Mayıs 2004  
tarihinde tebliğ edilmitir)  
- 19807/05 no’lu bavuru: 26 Nisan 2005  
- 26384/05 no’lu bavuru: 2 ubat 2005  
ÖZCAN KORKMAZ AND OTHERS v. TURKEY JUDGMENT  
3
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK KURALLARI  
4. Đlgili iç hukuk kurallarının bir örneğine Karayiğit v. Türkiye (kabul  
edilebilirlik kararı) No. 45874/05, 23 Eylül 2008) davasından ulaılabilir.  
Özellikle de, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne ilikin 1602 sayılı  
Kanunun 79. maddesi aağıdaki ekilde öngörmektedir:  
“Savcılar, kendilerine havale olunan dosyaları Basavcı adına incelerler ve onun  
yerine düüncelerini, davalarda en geç otuz gün içinde gerekçeli ve yazılı olarak  
verirler [esas hakkında]…. Bakanın ve Basavcının vereceği diğer görevleri yerine  
getirirler…  
Savcılar, ilgili yerlerden Bakan aracılığı ile her türlü bilgileri isteyebilecekleri gibi  
ilem dosyalarını da getirtebilirler.  
Daireler ile Dava Daireleri Kurulunca gerekli görüldüğü takdirde, savcılar,  
üncelerini sözlü olarak da açıklarlar [açıklamaları talep edilebilir]....”  
5. Tetkik hâkiminin ilevi ile ilgili olarak, 1602 sayılı Kanunun 2. geçici  
maddesi aağıdaki ekilde öngörmektedir:  
“...Tetkik hâkimleri yalnızca Daire[ler] Bakanları tarafından kendilerine verilen  
davaları incelerler ve Daire ya da Dava Daireleri Kurulu’na gerekli açıklamayı  
yaparlar.  
[Tetkik hâkimleri] görü[lerini] ve kararlarını sözlü ve yazılı olarak verirler, taslak  
kararlar yazarlar [ve] gerekli tutanakları yazarlar. Bakan ya da Daire[ler] Bakanları  
tarafından kendilerine verilen diğer görevleri yerine getirirler.”  
4
ÖZCAN KORKMAZ AND OTHERS v. TURKEY JUDGMENT  
HUKUKĐ DEĞERLENDĐRME  
I. BAVURAN MURAT ĐSLAM HAKKINDA (BAVURU NO.  
26384/05)  
6. Bavuran, Milli Savunma Bakanlığı tarafından Askeri Yüksek Đdare  
Mahkemesi’ne ibraz edilen gizli belgelere eriiminin engellenmesinden ve  
cumhuriyet basavcısının bu mahkemeye ibraz edilen yazılı görüünün  
kendisine tebliğ edilmemesinden dolayı ikâyette bulunmutur.  
10. AĐHM, aağıda açıklanan gerekçelere bağlı olarak, Murat Đslam  
tarafından yapılan bavurunun artık değerlendirilmesinin gerekmediği  
kanaatindedir.  
11. 6 Nisan 2009 tarihli yazı ile, Hükümetin görüleri bavuranın  
temsilcisine gönderilmitir, temsilciden 18 Mayıs 2009 tarihine kadar görüꢀ  
bildirmesi ve adil tazmin iddiasında bulunması talep edilmitir. Bavuranın  
temsilcisi herhangi bir görüibraz etmemitir.  
12. Taahhütlü posta ile gönderilen 23 Haziran 2009 tarihli bir yazı ile  
bavuranın temsilcisine, bavuranın görülerini ibraz etmesi için tanınan  
sürenin 18 Mayıs 2009 tarihinde dolduğu ve sürenin uzatılmasına ilikin  
herhangi bir talepte bulunulmadığı bildirilmitir. Bavuranın temsilsinin  
dikkati, Sözleme’nin 37. maddesinin 1.fıkrasının a) bendine çekilmitir; bu  
maddede, bavuranın bavurusunu takip etme niyetinin olmadığı sonucunun  
çıkarılabileceği artlar altında, AĐHM’nin davalar listesinden bir davayı  
çıkarabileceği öngörülmektedir. Bu tarihe kadar herhangi bir yanıt  
alınmatır.  
13. AĐHM bu artlar altında, Sözleme’nin 37. maddesinin 1.fıkrasının a)  
bendinin anlamı dâhilinde, bavuranın artık bavurusunu takip etmeyi  
istemediği sonucunun çıkarılabileceği kanaatindedir. Ayrıca, 37. maddenin  
1. fıkrasına uygun olarak sonunda, AĐHM, Sözleme’de ve Sözleme’nin  
protokollerinde belirtilen insan haklarına saygı ile ilgili olarak ve davanın  
ÖZCAN KORKMAZ AND OTHERS v. TURKEY JUDGMENT  
5
değerlendirilmesinin devamını gerektirecek herhangi özel bir durum tespit  
etmemektedir. Yukarıda sözü geçenler ıığında, AĐHM bu bavuruyu  
mevcut bavurular grubundan ayırmayı ve listeden çıkarmayı uygun  
görmektedir.  
II. SÖZLEME’NĐN 6. MADDESĐNĐN 1. FIKRASININ ĐHLAL  
EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
7. Bavuranlar, Cumhuriyet Basavcısının Askeri Yüksek Đdare  
Mahkemesi’ ne ibraz edilen yazılı görüünün kendilerine tebliğ  
edilmediğinden ve bu durumun Sözleme’nin 6. Maddesinin 1. fıkrasında  
koruma altına alınan tarafların eitliği ilkesini ihlal ettiğinden dolayı  
ikâyette bulunmulardır. Özcan Korkmaz (Bavuru No. 44058/04) da aynı  
zamanda tetkik hâkiminin görülerinin tebliğ edilmemesinden dolayı  
ikâyette bulunmulardır. Son olarak Serkan Yazar (Bavuru No. 19807/05)  
gizli belgelere ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından Askeri Yüksek Đdare  
Mahkemesi’ne ibraz edilen bilgilere eriememesinden dolayı ikâyette  
bulunmutur.  
A. Kabul Edilebilirlik Hakkında  
8. Tetkik hâkiminin görülerinin tebliğ edilmemesine ilikin ikâyet  
(Bavuru No. 44058/04) ile ilgili olarak, tetkik hâkiminin Askeri Yüksek  
Đdare Mahkemesi huzurundaki rolünün, Cumhuriyet savcısının rolü ile  
kıyaslanarak detaylı ekilde incelendiği Meral v. Türkiye (No. 33446/02, §§  
40-43, 27 Kasım 2007) davasındaki benzer bir ikâyeti dikkate alan AĐHM,  
Sözleme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edilmediğine dikkat  
çekmektedir. AĐHM Meral davasında, davanın durumaya hazırlanmasından  
sorumlu olan ve hâkim heyetinin kararını, tarafların itiraz hakkı olmaksızın  
kendi görüleri ile etkileyebilecek bir konumda olan cumhuriyet savcısının  
aksine, tetkik hâkiminin rolünün yalnızca Daire Bakanı tarafından  
6
ÖZCAN KORKMAZ AND OTHERS v. TURKEY JUDGMENT  
kendisine verilen adli görevlerle sınırlı olduğunu ve dolayısıyla temyiz  
durumasını dinleyen hâkimlerin rolünden ayrılamayacağını tespit  
etmektedir. Bu bağlamda, tetkik hâkimi genel bir kural olarak soruturmaya  
yönelik tedbir emri vermemi, yalnızca hali hazırda soruturulmubir dosya  
üzerinde kanaat oluturmutur.  
16. Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi huzurunda tetkik hâkiminin  
ilevlerinin, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi huzurundaki ilevlerle  
neredeyse aynı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, AĐHM, Meral  
davasındaki tespitlerinden farklı bir sonuca varmasını gerektiren bir gerekçe  
görmemektedir. AĐHM, Sözleme’nin 35. maddesinin 3. ve 4. fıkraları  
uyarınca dayanaktan yoksun olarak beyan edildiği gerekçesiyle bu ikâyetin  
reddedilmesi gerektiğine karar vermektedir.  
17. Sözleme’nin 35. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının anlamı dâhilinde,  
AĐHM bavuranın ikâyetlerinin kalanının dayanaktan yoksun olarak beyan  
edilmediğine dikkat çekmektedir. AĐHM ayrıca bunların baka herhangi bir  
gerekçeye dayanarak kabul edilemez olarak beyan edilemeyeceğine dikkat  
çekmektedir. Dolayısıyla bavurunun kalanı kabul edilebilir olarak beyan  
edilmelidir.  
B. Esas Hakkında  
1. Cumhuriyet basavcısının yazılı görüünün tebliğ edilmemesi  
hakkında (Bavuru No. 44058/04 ve 19807/05)  
9. Hükümet, ceza yargılamalarının aksine, idari yargılamalarda  
cumhuriyet basavcısının davaya bir taraf olmadığını ve görülerinin, idare  
mahkemesinin kararı üzerinde bir etkisinin bulunmadığını iddia etmitir.  
Hükümet aynı zamanda, tarafların eitliği ilkesinin mevcut davada ihlal  
edilmediğini, çünkü bavuranların, içinde cumhuriyet basavcısının yazılı  
görüünü de barındıran dava dosyalarını istedikleri her zaman inceleme  
fırsatına sahip olduklarını ileri sürmütür. Hükümet ayrıca, bavuran Serkan  
ÖZCAN KORKMAZ AND OTHERS v. TURKEY JUDGMENT  
7
Yazar’ın, 22 ubat 2005 tarihinde yapılan duruma esnasında, bu görüe  
yanıt verme fırsatına da sahip olduğunu belirtmitir.  
19. AĐHM, Hükümet tarafından yapılan benzer itirazları hali hazırda  
önceki davalarında inceleyip reddettiğini ve Sözleme’nin 6. maddesinin 1.  
fıkrasının ihlal edildiğini tespit ettiğini gözlemlemektedir (bkz. Meral,  
yukarıda atıfta bulunulan, §§ 32-39; Miran v. Türkiye, No. 43980/04, §§ 15-  
18, 21 Nisan 2009). AĐHM mevcut davada, mevcut içtihatlarından  
ayrılmasını gerektiren özel bir durum görmemektedir.  
20. Dolayısıyla, cumhuriyet basavcısının yazılı görüünün bavuranlara  
tebliğ edilmemesine bağlı olarak, Sözleme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası  
ihlal edilmitir.  
2. Gizli belgelere yetersiz eriim hakkında (Bavuru No. 19807/05)  
10. Hükümet, silahlı kuvvetlerce yerine getirilen ilevlerin doğası  
gereği, bazı bilgi ve belgelerin gizli olarak muhafaza edilebileceğini ileri  
sürmütür. Ayrıca, idare tarafından kendisine “gizli” olarak ibraz edilen  
belgelerin gizliliği, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi için bağlayıcı  
olmamıtır; Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, her davanın olay ve  
olgularına bağlı olarak belgelerin gizliliğinin gerekçelerine yönelik  
bağımsız değerlendirmesini yapmıve uygun gördüğü bilgileri açıklamıtır.  
Hükümet, bu ilkeyi akılda tutarak, bavuran Serkan Yazar üzerinde  
uygulanan tedbire ilikin altta yatan gerekçelerin, mevcut davada, Askeri  
Yüksek Đdare Mahkemesi’nin kararında öngörüldüğünü ileri sürmütür.  
Fakat bu mahkemeye ibraz edilen belgeler, bilgi toplama yöntemlerinin  
gizliliğinin korunması amacıyla, bavuranların eriimine açık olmamıtır.  
22. AĐHM, benzer ikâyetleri daha önce değerlendirdiğine ve  
Sözleme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğini tespit ettiğine  
dikkat çekmektedir (bkz. Güner Çorum v. Türkiye, No. 59739/00, §§ 24-31,  
31 Ekim 2006; Aksoy (Eroğlu) v. Türkiye, No. 59741/00, §§ 24-31, 31 Ekim  
2006; Miran, yukarıda atıfta bulunulan, §§ 13 ve 14; Topal v. Türkiye, No.  
8
ÖZCAN KORKMAZ AND OTHERS v. TURKEY JUDGMENT  
3055/04, §§ 16 ve 17, 21 Nisan 2009). AĐHM mevcut davada Hükümetin,  
önceki bulgularını değitirmesini gerektirecek ya da bavuranın muhalif  
yargılama hakkına verilen zararı gerekçelendirebilecek herhangi bir  
argüman sunmadığı ya da olay ya da olgu belirtmediği kanaatindedir.  
AĐHM özellikle de, bazı davalarda, kamu çıkarına bağlı sebeplerle,  
delillerin muhalif taraftan gizli tutulması gerekçelendirilebilse de,  
Hükümetin mevcut davada böylesi bir tedbirin gerekli olduğunu  
gösteremediğine dikkat çekmektedir (bkz. Van Mechelen ve Diğerleri v.  
Hollanda, 23 Nisan 1997, § 58, Hüküm ve Karar Raporları 1997-III).  
11. Dolayısıyla, Milli Savunma Bakanlığı tarafından, bavuranın silahlı  
kuvvetlerden tasfiye edilmesi kararını desteklemek amacıyla, Askeri  
Yüksek Đdare Mahkemesi’ne ibraz edilen gizli belgelere bavuranın yetersiz  
eriimine bağlı olarak, Sözleme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ihlal  
edilmitir.  
III. SÖZLEME’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
12. Bavuranlar herhangi bir adli tazmin talebinde bulunmamıtır.  
AĐHM dolayısıyla bu bağlamda bavuranlara herhangi bir ödeme  
yapılmasına gerek görmemektedir.  
BU GEREKÇELERLE, AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE  
1. Murat Đslam tarafından yapılan 26384/05 No’lu bavuruyu, mevcut dava  
grubundan ayırmaya ve listeden çıkarmaya karar verir;  
2. 44058/04 ve 19807/05 no’lu bavurulara ilikin, Askeri Yüksek Đdare  
Mahkemesi huzurunda yapılan yargılama esnasında, cumhuriyet  
basavcısının yazılı görüünün bavuranlara tebliğ edilmemesine ve  
19807/05 no’lu bavuruya ilikin, Milli Savunma Bakanlığı tarafından  
ÖZCAN KORKMAZ AND OTHERS v. TURKEY JUDGMENT  
9
ibraz edilen gizli belgelere bavuranın eriim sağlayamamasına yönelik  
ikâyetleri kabul edilebilir olarak beyan eder;  
3. Bavuruların kalanını kabul edilemez olarak beyan eder;  
4. Sözleme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine karar verir.  
Đꢀ bu karar Đngilizce dilinde tanzim edilmive AĐHM iç tüzüğünün 77.  
maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 1 Aralık 2009 tarihinde, yazılı olarak  
tebliğ edilmitir.  
SallyDollé  
Françoise Tulkens  
Yazı Đ ꢀ leri Müdür Yardımcısı  
Bakan