ଘG  
Q
G
Q
G
† † † † † † † † † † † † † † †  
C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
*
*
AVRUPA  
KONSEYİ  
jl  
A VRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
Serdar ÖZCAN- TÜRKİYE DAVASİ  
(Başvuru no;55427/00)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
z{yhziv|ynG  
_Gušˆ•GYWW[  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2004. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (55427/00) başvuru no’lu davanın nedeni  
1
Serdar Özcan’ın (başvuran) Avrupa İnsan Haklan Komisyonuna 2 Şubat 2000 tarihinde  
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi  
uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)  
önünde Mersin barosu avukatlarından M. Erdoğdu tarafından temsil edilmektedir.  
vsh€shy  
Başvuran 1976 doğumlu olup başvurunun yapıldığı sırada İskenderun Cezaevinde tutuklu  
bulunmaktadır.  
25 Ocak 1999’da başvuran evinde bulunan aile üyeleri ve arkadaşları ile birlikte Mersin  
Emniyet Müdürlüğü polisleri tarafından göz altına alınmıştır.  
29 Ocak 1999 tarihinde başvuran Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı  
tarafından dinlenmiş, aynı gün yetkili hakim karşısına çıkarılmış burada tutuklama kararı  
verilmiştir.  
1 7 Ş u b a t 1 9 9 9 ’ d a B a ş s a v c ı a r a la r ın d a a s k e r i h a k im le r in d e y e r a ld ığ ı D e v le t G ü v e n lik  
Mahkemesi heyeti karşısında başvuranı yasadışı bir örgüte üye olma suçu ile itham ederek  
3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. ve TCK’nın 168 § 2 maddelerine dayanarak  
mahkumiyetini talep etmiştir.  
DGM önünde başvuran hakkında yapılan suçlamaları kabul ederek sözkonusu örgütün  
eylemlerini sürdürmekten vazgeçmeyeceğini ifade etmiştir.  
Devlet Güvenlik Mahkemesi 3 Haziran 1999 tarihli kararıyla başvuran hakkında yapılan  
suçlamaları yerinde bulmuş ve başvuranı 15 yıl hapis cezasına çarptırmıştır. Mahkeme  
gerekçede adı geçenin yasadışı mezkur örgüte mensup faaliyetleri sürdürdüğünün tespit  
edildiğini, evinde yapılan aramalar neticesinde çeşitli kasetlerin ve yayınların bulunduğunu  
kaydetmiştir.  
Başvuran Yargıtay’a giderek temyiz başvurusunda bulunmuştur.  
Yargıtay 9 Eylül 1999 tarihli karan ile ilk derece mahkemesinin 3 Haziran 1999 tarihli  
kararını onamıştır.  
o|r|rGhÍpzpukhuG  
p U G  
hĶoz˅uĶuG]UGthkklzĶuĶuGĶoshsGlkĶstlzĶulGĶsĶŤrĶu  
Başvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bir yandan  
bünyesinde askeri hakimi bulundurması nedeniyle, diğer yandan göz altında bulunduğu sırada  
avukatının bulunmaması nedeniyle «tarafsız ve bağımsız» bir mahkeme olarak kabul  
edilemeyeceğini iddia etmekte ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının savunma haklarına  
riayet etmemesi ve Başsavcının tebliğnamesinin tebliğ edilmemesi nedeniyle AİHS’nin 6 §§  
1 ve 3 b) ve c) maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.  
A. Kabul edilebilirliğe ilişkin  
2
AİHM, mahkemenin bıı yöndeki içtihatları (Bkz. özellikle Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim  
1998, 1998-VII) ve mahkemeye sunulan unsurlar ışığında başvurunun esas bakımından  
incelenmesi gerektiğine itibar etmekte ve başvuruyu kabul edilemez bulmak için bir gerekçe  
bulunmadığını ifade etmektedir.  
i UGl šˆ šˆ G“ť“‹ •  
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin Tarafsızlığına ve Bağımsızlığına İlişkin  
Mahkeme daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetlerin dile getirildiğini ve  
bunların AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiği yönünde sonuçlandırıldığını ortaya  
koymaktadır. (Bkz. söz edilen Özel kararı, §§ 33-34, ve Özdemir kararı, §§ 35-36).  
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespiti ve delili sunmadığım incelemektedir. Başvuranın «ulusal güvenliğe» yönelik işlenen  
suçlardan yargılanmasının anlaşılabilir olduğu, bunun yanı sıra başvuranın aralarında askeri  
bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin TCK’ya dayalı olarak yapmış  
olduğu yargılama hususunda endişe duymasının yerinde olduğu kanısındadır. Üstelik Devlet  
Güvenlik Mahkemesinin davanın gerekçesine yabancı mülahazalar ışığında başvuran  
hakkında sebepsiz bir yargı kararı aldığı sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle başvuranın bu yargı  
makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki şüphelerinin dikkate alınması  
gerekmektedir, (sözü edilen Incal kararı s. 1573, § 72 ).  
AİHM, başvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin AİHS’nin 6 § 1  
maddesinde yer alan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taşımadığı sonucuna  
varmaktadır.  
2. Cezai Yargılam a Sürecinin adiliiği hakkında  
Hükümet bir ihlalin bulunduğu iddiasına karşı çıkmaktadır.  
AİHM, benzer davalarda da dile getirildiği üzere tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir  
mahkemenin her halükârda adil ve hakkaniyete uygun bir yargılama sürecini garanti altına  
alamayacağını hatırlatmaktadır.  
Başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespiti  
ışığında Mahkeme mevcut şikayeti incelemeye gerek duymamaktadır (Bkz. diğerleri arasında  
sözü edilen Çıraklar kararı, s. 3074, §§ 44-45).  
ppUGhĶoz˅uĶuG[XUGthkklzĶuĶuG|€n|shuthzp  
AİHSnin 41. maddesinde yer alan unsurlar.  
h UGt ˆ‹‹GŒG” ˆ•ŒG›ˆ¡” •ˆ›  
Başvuran 20.000 Euro’ya denk düşen maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
3
İddia edilen maddi tazminata ilişkin AİHM, Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki sürecin  
Sözleşmenin ihlali ile sonuçlanmadığı haller üzerinde durmadığını kaydederek başvurana bu  
yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığını ifade etmektedir, (Findiay-İngiltere kararı,  
25 Şubat 1997, s.284, § 85),  
Manevi tazminatla ilgili olarak Mahkeme, olayların koşulları dikkate alındığında ihlal  
kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna karar vermiştir, (söz edilen  
Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).  
AİHM, bir başvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6 § 1 maddesine göre tarafsız ve  
bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği kanaatinde olduğunda, prensip olarak en  
uygun tazminin, zamanında, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından başvuranı yeniden  
yargılamanın olacağı kanaatine varmaktadır (Bkz. sözü edilen Gençel kararı, § 27).  
i UGt ˆ š ™ˆ G Œ G ˆ ™Š ˆ ” ˆ “ˆ ™  
Başvuran, Mahkeme organları nezdinde yaptıkları masraf ve harcamalara ilişkin 2.000 Euro  
tazminat talebinde bulunmuş fakat bu yönde kamtlayıcı hiçbir belge sunmamıştır.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
Mahkeme hakkaniyete uygun olarak başvurana 2.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.  
j UG{ Œ ” Œ ™™Ă ›Gm ˆ ¡  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı % 3 'lük bir faiz  
oranının uygulanacağını belirtmektedir.  
i | Gz l i l w s l y k l u Gk v s h € pGt h o r l t l SGv € i Ķy s ĶĤ Ķ€ s l S  
1. Başvurunun kabul edilebilir olchtğıma;  
2 . D e v l e t G ü v e n l i k M a h k e m e s i n i n b a ğ ı m s ı z v e t a r a f s ı z b i r m a h k e m e d e n y o k s u n b u l u n m a s ı  
nedeniyle AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. A İH M ’nin 6. m addesine ilişkin diğer şikayetlerin incelenm esine gerek olmadığına;  
4 . M e v c u t k a ra rın m a n e v i ta z m in iç in b a şlı b a şın a y e te rli olduğuna;  
5. a) A İH S ’nin 44 § 2 m addesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek KDV, pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvurana masraf ve harcamalar  
için 2.000 (iki bin) Euro ödemesine;  
4
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin,  
Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit  
faizi uygulamasına;  
6. A d i l t a z m i n e i l i ş k i n d i ğ e r t a l e p l e r i n reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AÎHMnin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddelerine  
uygun olarak 8 Nisan 2004 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
5