r
Dava, Abbas Sertkaya (“başvuran”) isimli Türk vatandaşının, 28 Temmuz 2001
tarihinde, İnsan Haklan ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözleşmesi’nin (“Sözleşme”) 34.
maddesine dayanarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AÎHM’ye yaptığı başvumdan (no.
77113/01) kaynaklanmaktadır.
vshshy
Abbas Sertkaya isimli başvuran, Türk vatandaşıdır. 1974 doğumludur. Muş’ta ikamet
etmektedir. 12 Temmuz 1995 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
Savcısı, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında başvuran ve diğer dört şüpheliyi
1994 yılında Bursa5da terörist amaçlarla yedi orman yakma vakasına karışmış olmakla
suçlayan bir iddianame sunmuştur. 19 Temmuz 1995 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik
Mahkemesinde başvuran ve diğer dört şüphelinin ilk duruşması yapılmıştır. 6 Şubat 1996
tarihinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranın tutuklu yargılanmasına karar
vermiştir. 4 Mayıs 1996 tarihinde, başvuran tutuklanmıştır. 27 Şubat 1997 ve 1 Temmuz 1997
tarihlerinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, Bursa ve Varto’daki ceza
mahkemelerinden tanık ifadelerinin alınmasını talep etmiştir. 22 Eylül 1997 ve 11 Kasım
1997 tarihlerinde ifadeler alınmış ve İstanbul Devlet Güvenlik M ahkemesine gönderilmiştir,
1 6 K asım 1 9 9 9 tarih in d e İstan b u l D ev let G ü v en lik M ah k em esi C u m h u riy et S av cısı d av a
esaslarına ilişkin görüşlerini sunmuştur. Aynı tarihte, başvuranın tutuksuz yargılanmasına
karar verilmiştir. 13 Şubat 2001 tarihinde, başvuran kanıt yetersizliği sebebiyle bütün
suçlardan beraat etmiştir. 21 Şubat 2001 tarihinde, başvurana ilişkin karar kesinleşmiştir.
o|r|rG
pUhĶoz˅uĶuG]G-GXUGthkklzĶuĶuGĶoshsGlkĶskĶĤĶGĶkkĶhzp
Başvuran, yargılama süresinin “makul süre” şartı ile bağdaşmadığını ve bunun
AİHS’nin 6 § 1. maddesini ihlal ettiğini ileri sürerek şikâyetçi olmuştur. Bu maddeye göre:
“Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ...
bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, ... görülmesini istemek hakkına
sahiptir.”
Hükümet bu argümana itiraz etmiştir.
Ele alınacak olan süre, 12 Temmuz 1995’te başlamış, 21 Şubat 2001 tarihinde sona
ermiştir. Dolayısıyla, bir karar kademesinde, beş yıl yedi ay sürmüştür.
hUr
AİHM, başvurunun kalan kısmının AİHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelsiz
olmadığını not eder. Başka bir gerekçeden dolayı kabuledilmez olmadığını da not eder.
Dolayısıyla kabuledilebilir olduğu ilan edilmesi gereklidir.
iUl
AİHM, yargılamanın uzunluğunun, dava olayları ışığında ve izleyen ölçütler
değerlendirmeye alınarak ele alınması gerektiğini hatırlatır: davanın karmaşıklığı, başvuran ve
2