T
T T T T T T T T T T T  
G
ଘ G  
ଘ G  
TTTTTTTTTTTT  
C O N S E I L D E +  
L ' EUROPE  
+
AVRUPA  
KONSEYİ  
. *  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
SIRACATTİN ŞEN - TÜRKİYEDAVASI  
(Başvuru no: 9577/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
z{yhi|ynG  
YXGh™ˆ“ķ’GYWW]  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
İşbu karar AİH Snin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup,  
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (9577/03) başvuru no’lu davanın nedeni bu ülke  
vatandaşı Sıracattin Şen’in (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 29 Ocak 2003  
tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34.  
maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi  
(AİHM) önünde Ankara barosu avukatlarından O. Öneren tarafından temsil edilmektedir.  
vsh€shy  
1953 doğumlu başvuran İstanbul’da ikamet etmektedir.  
Başvuran hakkında açılan ceza davası 19 Şubat 1985 yılında tahliye edilmesiyle  
sonuçlanmıştır.  
Serbest bırakılma kararı 13 Kasım 1986 tarihinde nihai hale gelmiştir.  
Başvuran 23 Temmuz 1997 tarihinde Bakırköy Ağır ceza mahkemesinde kanundışı yakalanan  
veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesini lıakkındaki 466 sayılı Kanun’un uygulanması  
talebiyle ve on sekiz ay boyunca haksız yere hapis yattığı gerekçesiyle tazminat davası  
açmıştır.  
Ağır ceza mahkemesi 19 Temmuz 2002 tarihinde başvuranın talebini kabul etmiş ve adı  
geçene 7.000.000,000 TL (yaklaşık 4.273 Euro) ödenmesine karar vermiştir.  
Başvuran bu miktarın yetersiz olduğu gerekçesiyle 23 Ağustos 2002 tarihinde temyize  
gitmiştir.  
Yargıtay 30 Haziran 2003 tarihinde on yıllık zamanaşımı nedeniyle kararı bozmuş ve ilk  
derece mahkemesine geri göndermiştir.  
Ağır ceza mahkemesi 4 Kasım 2003 tarihinde dosyanın yeniden incelenmesinin ardından  
Yargıtay’ın kararına uygun olarak başvuranın talebini reddetmiştir.  
Yargıtay 9 Mayıs 2005 tarihinde bu kararı onamıştır.  
o|r|rGhÍpzpukhuG  
pUG  
hĶoz˅uĶuG]G-GXUGthkklzĶ˅uĶuGĶoshsGlkĶskĶĤĶGĶkkĶhzpGohrrpukh  
Başvuran tazminat davası sürecinin uzunluğu ile AÎHS’nin 6 § 1. maddesinde öngörülen  
«makul süre» ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.  
hSGrˆ‰œ“Œ‹“Œ‰“™“’GĂ¡Œ™•Œ  
Hükümet başvuranın taleplerinin reddedilmesi ve zamanaşımına uğraması nedeniyle  
başvurunun dayanaktan yoksun olduğunu savunmaktadır.  
AİHM başvuranın yetkililerin tutukluluk nedeniyle kendisine verilmesini öngördükleri  
tazminat miktarına itiraz etmediğini, şikayetinin tazminat davası sürecinin uzunluğu ile ilgili  
olduğunu gözlemlemektedir.  
Sonuç olarak, AİHM başvurunun AİHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun  
olmadığı tespitini yapmaktadır. Ayrıca başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer  
almamaktadır.  
iUGlšˆšGˆ’’ķ•‹ˆ  
AİHM dikkate alınacak dönemin 23 Temmuz 1997 tarihinde başlayıp 9 Mayıs 2005te sona  
erdiğini belirtmektedir. Bu süre iki dereceli mahkemede yaklaşık sekiz yıl on aydır.  
AİHM, yargı sürecinin makul bir yapıda olup olmadığının dava koşullarını müteakip ve bu  
konudaki yerleşik içtihattan ileri gelen kıstaslar nezdinde, özellikle dâvanın karmaşık yapısı,  
başvuranın ve yetkili mercilerin tutumu ve aynı zamanda davanın ilgililer için teşkil ettiği  
önem ışığında değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz. diğer birçokları arasında Frydlender-  
Fransa kararı, no: 30979/96).  
Mahkemeye sunulan tüm deliller ışığında ve bu yöndeki yerleşik içtihat dikkate alındığında  
AİHM, mevcut başvuruda sözkonusu yargı sürecinin aşırı olduğuna ve «makul süre»  
koşulunu karşılamadığına kanaat getirmektedir.  
Bu nedenle AİHSnin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
ppUGhĶoz˅uĶuG[XUGthkkl˅uĶuG|€n|shuthzp  
hUG{ˆ¡”•ˆ›  
Başvuran 44.584 Euro maddi tazminat talep etmekte, manevi zarara uğradığını öne  
sürmektedir.  
Hükümet bu miktara karşı çıkmıştır.  
AİHM başvurana 2.000 Euro manevi tazminat ödenmesini kararlaştırmıştır.  
iUGnŒŠ’”ŒGmˆ¡  
AİHM, Avrupa Merkez Bankasınm marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3  
puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
i|GnlylrÍlslylGkh€hspGvshyhrSGhĶotSGv€iĶysĶĤĶ€slS  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. A İH S ’nin 6 § 1 m a d desinin ihlal edildiğine;  
3
3 . a ) A İ H S ’ n i n 4 4 § 2 . m a d d e s i g e r e ğ i n c e k a r a r ı n k e s i n l e ş t i ğ i t a r i h t e n i t i b a r e n ü ç a y i ç i n d e ,  
ödeme tarihindeki döviz kum üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf  
tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin başvurana manevi zarar için 2.000 (iki bin) Euro  
ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
4. Adil tazm ine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
rhyhyG€lytĶŤ{ĶyU  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AÎHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 21 Aralık 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
4