C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
DÖRDÜNCÜ DAĐRE  
YAKUT VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 61856/00 )  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
27 Kasım 2007  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup bazı  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (61856/00) no’lu davanın nedeni (T.C.  
vatandaları) Medine Yakut (M.Y.), Sebiha Zengin (S.Z.), ve Hüseyin Utanç (H.U.)’ın  
(bavuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 10 Mayıs 2000 tarihinde Avrupa  
Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi  
uyarınca yapmıoldukları bavurudur.  
Bavuranlar, AĐHM önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından E. Talay ve S. Akbatarafından  
temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Türk vatandaı olan bavuranlar M.Y., H.U. ve S.Z. sırasıyla 1949, 1956 ve 1977  
doğumludurlar.  
M.Y., H.U. ve S.Z. yakalanarak sırasıyla 16 Ocak 2000, 23 Ocak 2000 ve 8 ubat 2000  
tarihlerinde Diyarbakır Đl Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alınmılardır. Bavuranlar  
yasaı PKK örgütüne üye olmakla suçlanmaktaydılar.  
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcısının talebi üzerine DGM nöbetçi  
hâkimi bavuranların gözaltı sürelerini, gıyaplarında, 20–22 Ocak 2000 (M.Y.), 12 ubat  
2000 (S.Z.) ve 25–27 ubat 2000 tarihlerine kadar uzatmıtır.  
M.Y., H.U. ve S.Z. sırasıyla 25 Ocak 2000, 31 Ocak 2000 ve 17 ubat tarihlerinde nöbetçi  
hakim karısına çıkarılmılardır. Nöbetçi hâkim bavuranların tutuklanmasına karar vermitir.  
Savcı 3 Mart 2000 tarihli iddianamesinde bavuranları TCK’nın 168. maddesiyle yasaklanan  
silahlı bir çeteye yardım ve yataklık etmek suçuyla itham etmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 5. MADDESĐNĐN 3. VE 4. FIKRALARININ ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuranlar yakalandıktan hemen sonra bir hâkim karısına çıkarılmadıklarından ve bu  
tedbirin kanuna uygunluğuna karar verilmesi için iç hukukta bir bavuru yolu  
bulunmadığından ikâyetçi olmaktadırlar.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
1. Đç hukuk yollarının tüketilmesi  
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır. Hükümet bu çerçevede,  
gözaltına alma ileminin yasaya uygunluğu hakkında karar verilmesi için davaya bakan  
hâkime bavurabilmeye ya da gözaltı süresinin uzatılmasına yönelik savcılık kararlarına itiraz  
edebilmeye imkân tanıyan CMUK’un 128/4 maddesine atıfta bulunmaktadır. Hükümet,  
bavuranların gözaltı sürelerinin uzatılması kararı karısında sözkonusu bavuru yolunu  
kullanmayı ihmal ettikleri görüündedir.  
Bavuranlar, Hükümet tarafından iaret edilen bavuru yolunun mevcut dava koullarında  
uygun olmadığını savunmaktadırlar.  
AĐHM, Hükümetin itirazının AĐHS’nin 5. maddesinin 4. fıkrası yönünden yapılan ikayetin  
esasıyla sıkı sıkıya irtibatlı olduğu kanaatindedir. Bu nedenle iç hukuk yollarının tüketilip  
tüketilmediği meselesi esas incelemesi sırasında ele alınmalıdır (Öcalan – Türkiye, no:  
46221/99, 14 Aralık 2000, Kılıçoğlu – Türkiye, no: 41136/98, 28 Eylül 2004).  
2. Diğer kabuledilebilirlik kıstasları  
AĐHM bu ikâyetlerin AĐHS’nin 35/3 maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun  
olmadıklarını tespit etmektedir. AĐHM ayrıca, sözkonusu ikâyetlerin baka herhangi bir  
kabuledilemezlik gerekçelerinin bulunmadığını tespit etmektedir. Bu itibarla ikâyetlerin  
kabuledilebilir ilan edilmeleri yerinde olacaktır.  
B. Esasa ilikin  
AĐHM, iç hukuktaki bavuru yollarının tüketilmediği yönünden yapılan itirazın, 5. maddenin  
4. fıkrası çerçevesinde yapılan ikâyetin esasıyla ilintili olduğunu anımsatır. Dolayısıyla  
AĐHM bu itirazı 5/4 maddesi yönünden yapılan ikâyet çerçevesinde öncelikli olarak ele  
alacaktır (bkz. Öcalan – Türkiye, no: 46221/99, prg. 61).  
1. AĐHS’nin 5/4 maddesi  
Öcalan (adıgeçen, prg. 66–70) kararında AĐHM, ilgililerin tutuklanmasının yasaya  
uygunluğuna ilikin ulusal yargıç tarafından verilen kararın olayların meydana geldiği  
dönemde AĐHS’nin 5. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen koulları yerine getirmediği  
hükmüne varmıtı. Bu çerçevede Hükümet tarafından verilen karar örneklerini inceleyen  
AĐHM, yargıcın bu kararların hiçbirinde ilgililerin serbest bırakılmaları talimatı vermediğini  
ve ilgilileri tutuklama kararı veren hâkime sevk etmekle yetindiğini ve ayrıca bu  
yargılamaların hiçbirinde gözaltındaki sanığın hâkim huzuruna çıkarılmadığını, ilgili avukatın  
bavurusu üzerine yalnızca dosya üzerinden bir inceleme yapıldığını tespit etmitir.  
AĐHM, mevcut davada bu kararından ayrılmak için herhangi bir gerekçe görmemektedir. Bu  
itibarla Hükümetin ön itirazını reddeden AĐHM, AĐHS’nin 5/4 maddesinin ihlal edildiği  
sonucuna varmaktadır.  
2. AĐHS’nin 5/3 maddesi  
Hükümet bavuranların gözaltı sürelerinin ilgili ulusal mevzuata uygun olduğuna dikkat  
çekmektedir. Hükümete göre M.Y., H.U. ve S.Z. sırasıyla 10, 8 ve 9 gün süreyle gözaltında  
tutulmulardır.  
AĐHM ihtilaflı gözaltı sürelerinin bavuranların yakalanmasıyla balayıp tutuklanmalarıyla  
sona erdiğini tespit etmektedir. Netice olarak H.U. 8 gün, M.Y. ve S.Z. ise 9 gün süreyle  
gözaltında kalmılardır.  
AĐHM, Brogan ve diğerleri kararında (29 Kasım 1988 tarihli karar, no: 145-B, prg. 62)  
ilgilinin dört gün altı saat süreyle gözaltında tutulmasının AĐHS’nin 5/3 maddesinde  
belirlenen katı zaman sınırını ağına hükmettiğini anımsatmaktadır.  
Bu nedenle AĐHM, bavuranların ‘bir hâkim karısına çıkarılmaksızın’ sekiz ya da dokuz gün  
boyunca gözaltında tutulmalarının gerekli olduğunu kabul edemez.  
Bu nedenle AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuranlar herhangi bir maddi tazminat talebinde bulunmamılardır. Manevi tazminat olarak  
ise bavuranların her biri 10.000 Euro talep etmektedirler.  
AĐHM, bavuranların adli müdahalenin olmadığı uzun gözaltı süresi ve ikâyetlerini gündeme  
getirmeleri için iç hukukta etkili bir bavuru yolunun bulunmaması sebebiyle manevi bir  
zarara uğradıklarını ve ulusal mahkemelerin bu zararın tazmini yoluna gitmediklerini tespit  
etmektedir.  
Mevcut davadaki muhtelif unsurları dikkate alarak 41. maddeye uygun bir surette  
hakkaniyetli bir karara varan AĐHM, Medine Yakut ve Sebiha Zengin’e 2.500’er Euro,  
Hüseyin Utanç’a ise 2.000 Euro ödenmesine hükmeder.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuranlar yargılama masraf ve giderleri ve avukatlık ücretleri için 2.783 Euro talep  
etmektedirler. Bu taleplerine ilikin olarak bavuranlar herhangi bir fatura ya da avukatlık  
ücret sözlemesi göstermemektedirler.  
AĐHM’nin yerleik içtihadı uyarınca yargılama masraf ve giderlerinin iadesi ancak bu masraf  
ve giderlerin gerçekliği, gerekliliği ve de makul oranda olduğu ortaya konulduğu müddetçe  
mümkündür (Đatridis – Yunanistan (adil tatmin), no: 31107/96, prg. 54).  
AĐHM bavuranların yargılama masraf ve giderlerine ilikin taleplerinin gerekli belgelerle  
desteklenmediğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla bu talebin reddedilmesi yerinde olacaktır.  
C. Gecikme faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç  
puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Hükümetin ön itirazının, 5/4 maddesi yönünden yapılan ikayetin esasıyla  
birletirilmesine ve bavurunun geriye kalanının kabuledilebilir ilan edilmesine ;  
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine ;  
3. AĐHS’nin 5/4 maddesinin ihlal edildiğine ve Hükümetin ön itirazının reddedilmesine ;  
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmek üzere, miktara yansıtılabilecek  
her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından, Medine Yakut’a 2.500  
Euro (iki bin beyüz Euro), Sebiha Zengin’e 2.500 Euro (iki bin beyüz Euro), Hüseyin  
Utanç’a ise 2.000 Euro (iki bin Euro) manevi tazminat ödenmesine ;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
Karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 27 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.