CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
YALIM - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 40533/98)  
KARAR  
(Dostane Çözüm)  
3 Mayıs 2007  
Đꢀbu karar nihai olup, ekli düzeltmelere tabii tutulabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (40533/98) bavuru no’lu davanın nedeni bu ülke  
vatandaı Mecit Yalım’ın (bavuran) 20 ubat 1998 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin eski 25. maddesi uyarınca yapmıꢀ  
olduğu bavurudur.  
Adli yardımdan faydalanan bavuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde  
Diyarbakır Barosu avukatlarından T. Elçi tarafından temsil edilmektedir.  
AĐHM, 1 ubat 2000 ve 4 Nisan 2006 tarihli kararlarla, bavuran tarafından dile getirilen  
AĐHS’nin 5 § 3. maddesine ilikin ikayetle birlikte, Diyarbakır Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nin tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olduğuna ve AĐHS’nin 6 §§ 1 ve 3.  
maddesi ile güvence altına alınan savunma hakkının bu yargı mercii tarafından ihlal  
edildiğine ilikin ikayetleri kabuledilebilir bulmutur.  
OLAYLAR  
PKK üyesi olduğundan üphe edilen bavuran, 9 Ocak 1994 tarihinde yakalanmıve gözaltına  
alınmıtır. Bavuranın gözaltı süresi, Silopi Cumhuriyet Savcısı tarafından on begün süreyle  
uzatılmıtır.  
Bavuran, 24 Ocak 1994 tarihinde, önce Cumhuriyet Basavcısı karısına çıkarılmıtır.  
Bavuran, ifadeleri ve tutanakları okumadan polis baskısı altında imzaladığını iddia etmitir.  
Bavuran daha sonra, Silopi Sulh Hakimi karısına çıkarılmıtır. Bavuran PKK adına bildiri  
dağıttığını itiraf etmi, fakat PKK üyesi olmadığını belirtmitir. Bavuranın tutuklu  
yargılanmasına karar verilmitir.  
Aynı gün yapılan sağlık muayenesinde, bavuranın vücudunda herhangi bir darp ya da cebir  
izine rastlanmamıtır.  
Bavuran, 16 ubat 1994 tarihinde, Ceza Kanunu’nun 168. ve 264. maddesi uyarınca silahlı  
çete üyesi olmakla ve yasadıı propaganda yapmakla itham edilmitir. Bu nedenle bavuran,  
aralarında asker kökenli bir hakimin de bulunduğu ve üç kiiden oluan Diyarbakır Devlet  
Güvenlik Mahkemesi’ne sevk edilmitir.  
29 Haziran 1998 tarihili bir kararla bavuran, Türk Ceza Kanunu’nun 168 § 2. maddesi ve  
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca on iki yıl altı ay hapis  
cezasına mahkum edilmitir.  
23 Aralık 1998 tarihinde bavuran, polisler tarafından ikence yapılarak alınan ifadesine  
dayanılarak mahkum edildiğini belirterek kararın temyizine gitmitir.  
Yargıtay, temyiz edilen kararı 25 ubat 1999 tarihinde onamıtır.  
HUKUK AÇISINDAN  
Bavuran, AĐHS’nin 5 § 3. maddesi bakımından tutuklu yargılanma süresinin uzunluğundan  
ikayetçi olmaktadır. Bavuran ayrıca, AĐHS’nin 6 §§ 1 ve 3. maddesine atıfta bulunarak polis  
sorgusunda avukat yardımından faydalanamadığından ve DGM bünyesinde askeri hakim  
bulunmasından dolayı adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden dolayı ikayetçi olmaktadır.  
2
Bu iddialara itiraz eden Hükümet, izleyen beyanı AĐHM’ye iletmitir:  
“Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’nde görülen yukarıda adıgeçen bavuru kaynaklı davanın dostane  
çözüme kavuturulması amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin, Mecit Yalım’a karılıksız  
olarak 3.500 Euro (üç bin beyüz) tutarında ödeme yapmayı önerdiğini beyan ederim.  
Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, ödeme günündeki kur  
üzerinden Y.T.L.’ye çevrilecek ve uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Ödeme,  
AĐHS’nin 39. maddesine uygun olarak AĐHM’nin verdiği kararın tebliğ edilmesini müteakip üç ay  
içerisinde yapılacaktır. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı takdirde, Hükümet, sözkonusu  
sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem  
için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu tutarın ödenmesi,  
davanın nihai çözüme kavuturulmasını tekil edecektir.”  
Ayrıca Hükümet, AĐHS’nin 43 § 1. maddesi uyarınca davanın Büyük Daire’ye gönderilmesi  
yönünde talepte bulunmayacağını taahhüt etmektedir.  
Bavuran taraf ise izleyen beyanı AĐHM’ye iletmitir:  
“Mecit Yalım’ın avukatı sıfatıyla, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’nde görülen yukarıda adıgeçen  
bavuru kaynaklı davanın dostane çözüme kavuturulması amacıyla Türkiye Cumhuriyeti  
Hükümeti’nin Mecit Yalım’a karılıksız olarak 3.500 Euro (üç bin beyüz) tutarında ödeme yapmayı  
taahhüt ettiğini not ediyorum.  
Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, ödeme günündeki kur  
üzerinden Y.T.L.’ye çevrilecek ve uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Ödeme,  
AĐHS’nin 39. maddesine uygun olarak AĐHM’nin verdiği kararın tebliğ edilmesini müteakip üç ay  
içerisinde yapılacaktır. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı takdirde, Hükümet, sözkonusu  
sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem  
için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder.  
Yapılan öneriyi kabul ediyor ve bu bavuruya neden olan olaylarla ilgili Türkiye Cumhuriyeti  
aleyhindeki tüm ikayetlerimizden vazgeçiyoruz. Davanın nihai çözüme kavuturulduğunu beyan  
ederiz.  
Ayrıca, kararın açıklanmasından sonra, davanın Büyük Daire’ye gönderilmesi yönünde talepte  
bulunmayacağımı taahhüt ederim.”  
AĐHM, tarafların üzerinde uzlatıkları dostane çözümü kaydeder (AĐHS’nin 39.  
maddesi). Bu çözümün, Sözleme ve Eki Protokoller’de tanımlanan insan haklarına saygı  
ilkesine uygun olduğu kanaatindedir (AĐHS’nin 37 § 1. ve 62 § 3. maddesi).  
Bu nedenle bavurunu kayıttan düürülmesi uygun olacaktır.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
3
1. Davanın kayıttan düürülmesine karar vermi;  
2.Tarafların,  
davanın  
Büyük  
Daire’ye  
gönderilmesi  
yönünde  
talepte  
bulunmayacaklarına dair taahhütlerini dikkate almıtır.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3  
maddesine uygun olarak 3 Mayıs 2007 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
4