A. Kabuledilebilirlik
11. Hükümet, başvuranın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 35 § 1. maddesinin
gerektirdiği gibi, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu ileri sürmüştür, zira Borçlar
Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca mevcut olan haktan uygun şekilde yararlanmamıştır. Bu
hüküm uyarınca, kayıpların gecikme faizi miktarını aşmış olduğunu göstermiş olsaydı, ek
kamulaştırma tazminatı ödemesindeki gecikmeler sonucu maruz kalındığı iddia edilen
kayıplar için tazminat hakkı olabilirdi.
12. AİHM, Aka – Türkiye davasında (yukarıda anılan, §§ 34-37) benzer bir ön itirazı
reddettiğini gözlemler. Şimdiki davada bundan farklı bir karar vermek için bir neden
görmemektedir ve dolayısıyla Hükümet’in itirazını reddeder.
13. İçtihadında yer alan ilkelerin (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, yukarıda belirtilen
Aka - Türkiye kararı) ve elindeki bütün delillerin ışığında, başvurunun, esaslara ilişkin
inceleme gerektirdiği ve başvuruyu kabuledilmez saymak için bir gerekçe olmadığı kararını
verir.
B. Esaslar
14. AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1
No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Akkuş – Türkiye, 9
Temmuz 1997 tarihli karar, Reports 1997-IV, § 31 ve, yukarıda anılan, Aka, §§ 50-51).
15. Hükümet ve başvuran tarafından sunulan delilleri ve iddiaları incelemesi üzerine,
AİHM, önceki davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir şey olmadığını
değerlendirir. Tazminatın ödenmesindeki gecikmenin, düşük faiz oranlarının ve işlemlerin
süresinin bütün olarak sonucunda, AİHM, başvuranın, kamu yararı gerekleri ve mal, mülk
dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında muhafaza
edilmesi gereken adil dengeyi bozan, kişisel ve haddinden fazla sıkıntı yaşamak zorunda
kalmış olduğuna karar verir.
16. Sonuç olarak, 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
17. AİHS’nin 41. maddesi şöyledir:
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Maddi ve manevi tazminat
18. Başvuran, 21 Nisan 1998 tarihinden itibaren uğradığı kayba karşılık faizle birlikte,
maddi zarar karşılığında 19.684,36 Amerikan Doları (16.123 Euro) tazminat talep etmiştir.
19. Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
2