34. AĐHM, baꢀvurunun AĐHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden yoksun
olmadığını belirtir. Ayrıca, kabuledilemez olduğuna karar vermek için gerekçe bulunmadığını
belirtir. Bu nedenle, kabuledilebilir olduğuna karar verilmelidir.
II. AĐHS’NĐN 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
35. Baꢀvuran, polis gözetimindeyken maruz bırakıldığı muamelenin, AĐHS’nin
aꢀağıda kaydedilen 3. maddesinin ihlali anlamına gelen iꢀkence ve insanlık dıꢀı muameleye eꢀ
değerde olduğu hususunda ꢀikayette bulunmuꢀtur:
“Hiç kimse iꢀkenceye, insanlık dıꢀı ya da onur kırıcı ceza veya iꢀlemlere tabi tutulamaz.”
36. Hükümet, baꢀvuranın iddialarına itiraz etmiꢀtir. Baꢀvuranın iddialarının, uygun
delillerce desteklenmediğini belirtmiꢀtir. Bu bağlamda Hükümet, baꢀvuranın kötü muamele
iddialarının, tıbbi rapor bulgularına uymadığını belirtmiꢀtir. Hükümet, baꢀvuranın, iddia ettiği
muameleye uğramıꢀ olması durumunda, yüzünden ve vücudunda yara izleri olacağını ileri
sürmüꢀtür. Ayrıca, baꢀvuranın ve eꢀinin, yakalanmaya karꢀı direndiklerini doğruladıklarını
belirtmiꢀtir.
37. Baꢀvuran, iddialarını sürdürmüꢀtür. Özellikle, sırtına darbe aldığını, çıplak
bırakıldığını ve sözlü ve fiziksel olarak cinsel yönden taciz edilmiꢀ olduğunu belirtmiꢀtir.
38. AĐHM, kiꢀinin sağlık durumu iyiyken gözaltına alındığı ancak, serbest
bırakıldığında yaralanmıꢀ olduğunun anlaꢀıldığı durumlarda, Devlet’in sözkonusu
yaralanmanın nasıl olduğunu açıklamakla ve özellikle baꢀvuranın iddiaları, tıbbi raporlarla
desteklenmiꢀse, sözkonusu iddiaları çürütecek bir delil sunmakla yükümlü olduğunu; aksi
halde, AĐHS’nin 3. maddesi bağlamında açık bir sorunun belireceğini yineler (bkz.
Selmouni/Fransa [BD], no. 25803/94, § 87, ECHR 1999-V, Aksoy/Türkiye, 18 Aralık 1996
tarihli karar, Hüküm ve Karar Raporları 1996-VI, sayfa 2278, § 62, Tomasi/Fransa, 27
Ağustos 1992 tarihli karar, A Serisi no. 241-A, sayfa 40-41, §§ 108-111, ve
Ribitsch/Avusturya, 4 Aralık 1995 tarihli karar, A Serisi no. 336, sayfa 26, § 34).
39. Sözkonusu davada doktor tarafından hazırlanan tıbbi rapor, polis tarafından
gözaltında tutulduğu sürenin bitiminde baꢀvuranın vücudunda yaralar görüldüğünü
göstermektedir. AĐHM’nin görüꢀüne göre, tıbbi rapordaki bulgular, en azından baꢀvuranın
sırtından darbe aldığına dair iddialarıyla uyuꢀmaktadır. AĐHM, özellikle sözkonusu
muamelenin kanıtlanması çok zor olduğu için, cinsel veya psikolojik kötü muameleye iliꢀkin
iddiaların doğruluğunu değerlendirmeyi gerekli görmemektedir.
40. AĐHM tarafların, 21 Mayıs 1997 tarihli tıbbi rapor bulgularına iliꢀkin ihtilafa
düꢀmediklerini gözlemlemektedir. Ancak, baꢀvuranın sözkonusu muameleye nasıl maruz
kaldığı hususunda farklı ifadeler vermiꢀlerdir. AĐHM, baꢀvuranın yakalanmasını müteakiben
muayene edilmediğini, oysa edilmesinin, yakalama iꢀlemi sırasında güç kullanmak
durumunda kalan polis memurları tarafından atılacak uygun bir adım olmuꢀ olacağını
belirtmektedir. Ayrıca, yakalam tutanağında, baꢀvurana karꢀı kullanılan suçun niteliğinden
söz edilmemektedir ve baꢀvuranın eꢀi olan R.Y.’nin tıbbi raporu, birlikte yakalanmıꢀ
olmalarına rağmen, kötü muamele bulgularını ortaya koymamaktadır.
41. Yukarıda belirtilenler karꢀısında, AĐHM, Hükümet’in, baꢀvuranın, tutukluluğun
sonunda tespit edilen yaraları nasıl aldığına iliꢀkin açıklamalarından tatmin olmamıꢀtır.
6