Baꢀvuranın avukatı 22 Haziran 2007 tarihli mektubuyla, baꢀvuranın 22 Ocak 2003 tarihli
yargı kararından doğan alacağına karꢀılık belediyenin bir arsayı baꢀvurana devretmek
suretiyle aralarında vardıkları uzlaꢀmayla davanın dostane çözüm yoluyla sonuçlandığı
bilgisini AĐHM’ye vermiꢀtir.
Hükümet 7 Kasım 2007 tarihli yazılı görüꢀlerinde baꢀvuranın ve belediyenin dostane çözüm
yoluyla davayı sonuçlandırdıklarından AĐHM’yi haberdar etmiꢀtir. Hükümet bu bağlamda,
dosyaya baꢀvuranın belediyeye vermiꢀ olduğu ve 22 Ocak 2003 tarihli yargı kararı sonucu
oluꢀan alacak ile ilgili davanın dostane çözüm yolu ile çözümlendiğini, «hiçbir hak talep
etmeyeceğini» belirten beyanını eklemektedir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN VE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN
ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
A. Kabuledilebilirlik hakkında
Baꢀvuran, belediyenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan ve nihai hale gelen
yargı kararını infaz etmediğinden ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran belediyenin kesinleꢀmiꢀ
yargı kararları ile kendisine ödemesi gereken tazminatları ödememesi nedeniyle mülkiyet
hakkına yönelik bir ihlalin yapıldığını öne sürmektedir. AĐHM baꢀvuran tarafından öne
sürülen olayların AĐHS’nin 6/1 ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin uygulama alanına
girdiğine itibar etmektedir.
Hükümet baꢀvuran ile belediye arasındaki görüꢀmelerin halen sürdüğünü, baꢀvuranın Asliye
Hukuk Mahkemesi’nin 26 Nisan 2001 tarihli kararının icrasına yönelik bu idari sürecin
sonuçlanmasını beklemesi gerektiğini, bu yüzden iç hukuk yollarının tüketilmediğini
savunmakta ve AĐHM’den AĐHS’nin 35/1 maddesine uygun olarak baꢀvuruyu kabuledilemez
ilan etmeye davet etmektedir. Hükümet aynı mahkemenin 22 Ocak 2003 tarihli kararına
iliꢀkin davanın dostane çözüm ile sonuçlandığını ifade etmektedir.
1) 22 Ocak 2003 tarihli yargı kararı
Baꢀvuranın avukatı 22 Ocak 2003 tarihli yargı kararı sonucu oluꢀan alacak ile ilgili olarak
davanın dostane çözüm ile sonuçlandığını kabul etmektedir. Avukat bu baꢀvurunun
yapılmasının ardından baꢀvurunun dostane çözüm ile sonuçlanması nedeniyle AĐHM
nezdinde oluꢀan temsil giderlerine ve manevi tazminata iliꢀkin taleplerinin geçerli olduğunu
belirtmektedir. Baꢀvuranın temsilcisi 10 Ocak 2008 tarihli yazılı görüꢀlerinde de herhangi bir
rakam belirtmeksizin taleplerini yinelemiꢀtir.
Hükümetin ve baꢀvuran tarafın görüꢀleri, dosyada yer alan deliller ve bilhassa baꢀvuranın
belediyeye «hiçbir hak talep etmeyeceğine» dair vermiꢀ olduğu beyan ıꢀığında, AĐHM
tarafların 22 Ocak 2003 tarihli yargı kararının sonucunda oluꢀan baꢀvuranın alacağı
hususunda açıkça uzlaꢀma sağladıkları saptamasında bulunmaktadır. Dolayısıyla baꢀvuranın
avukatının manevi tazminat taleplerinin dayanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki bahse konu
talepler herhangi bir rakamla gerekçelendirilmemiꢀtir (Bkz. aynı anlamda, Ekici-Türkiye
kararı, no: 11703/03, 1 Haziran 2006 ve Namlı-Türkiye kararı, no: 40083/02, 5 Haziran
2007).
4