III. AİHS’NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, kendileri lehine verilen kararların idare tarafından uzun bir süre yerine
getirilmemesinden şikayetçilerdir. Başvuranlar bu bağlamda AİHS’nin 6/1 maddesine atıfta
bulunmaktadırlar.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, altı ay kuralına riayet edilmediğini savunmaktadır. Hükümet, idare tarafından
yapılan ilk ödemenin ardından başvuranların birkaç yıl harekete geçmediğini ve
tazminatlarının kalan kısımlarını tahsil etmek amacıyla hiçbir girişimde bulunmadıklarını
belirtmektedir.
Başvuranlar, Hükümet’in argümanlarına karşı çıkmaktadırlar.
AİHM, idarenin aleyhinde verilen bir kararı yerine getirmekle yükümlü olduğunu (Hornsby-
Yunanistan, 19 Mart 1997) ve hiçbir başvuru yolunun açık olmadığı süregiden bir durum
sözkonusu olduğunda altı ay süresinin bu durumun sona erdiği tarihten itibaren işlemeye
başladığını hatırlatmaktadır. Sözkonusu durum devam ettiği sürece altı ay kuralı
uygulanmamaktadır (Hornsby ve Marikanos-Yunanistan, başvuru no: 49282/99, 29 Mart
2001).
Mevcut davada AİHM, bu başvuruların yapıldığı sırada (bkz. ek 1 ve ek 2), ek kamulaştırma
bedellerinin tamamının başvuranlara ödenmediğini ve başvuranların idare hakkında şikayetçi
olmak için hiçbir başvuru yoluna sahip olmadıklarını belirtmektedir. Sözkonusu tarihte devam
eden bir ademi ifa durumu sözkonusudur. Bu itibarla, başvurunun gecikmeli olarak yapıldığı
hususunda Hükümet’in yapmış olduğu itirazın reddedilmesi gerekmektedir.
AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
AİHM, mevcut davadakine benzer sorunlar ortaya koyan pek çok dava incelemiş ve AİHS’nin
6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir (bkz, diğerleri arasından Bourdov-Rusya,
başvuru no: 59498/00, M. Kaplan-Türkiye, başvuru no: 29016/04, 9 Aralık 2008 ve Mehmet
Ali Kaplan ve diğerleri-Türkiye, başvuru numaraları: 3224/05, 4884/05, 9504/05, 9545/05,
9568/05, 9600/05, 9658/05, 9695/05, 9720/05 ve 13516/05, 16 Aralık 2008).
Mevcut davada, AİHM, 2002 ve 2003 yıllarında ihtilaflı tazminatların kısmen ödenmesinin
ardından, idarenin kalan miktarları ancak 2007 ve 2008 yıllarında başvuranların bir kısmına
ödediğini belirtmektedir. Ayrıca AİHM, başvuranların bir kısmının ise bu kararın kabul
edildiği tarihte halen alacaklarının geriye kalan kısmını alamadıklarını tespit etmektedir.
Yukarıda sözü edilenler göz önüne alındığında, AİHM, mevcut davada nihai hukuk kararlarını
yerine getirmek amacıyla makul sürede gerekli tedbirleri almayan ulusal makamların
AİHS’nin 6/1 maddesinin hükümlerini etkinlikten kısmen yoksun bıraktığı kanaatindedir.
5