“ꢁahsiyet hakkı hukuka aykırı bir ꢀekilde tecavüze uğrayan kiꢀi, uğradığı manevi zarara
karꢀılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir.
Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını, iꢀgal ettikleri makamı ve
diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alır.
Hakim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir tazmin sureti ikame veya ilave edebileceği
gibi tecavüzü kınayan bir karar vermekle yetinebilir ve bu kararın basın yolu ile ilanına da
hükmedebilir.”
HUKUK
I.AĐHS’NĐN 10. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
21. Baꢀvuran, Kilercioğlu’na hakaretten mahkum edilmesinin AĐHS’nin 10. maddesini
ihlal ettiğini öne sürerek ꢀikayetçi olmuꢀtur; sözkonusu maddenin ilgili bölümleri ꢀu
ꢀekildedir:
“
1. Herkes görüꢀlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile
kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve
vermek özgürlüğünü de içerir. …
2. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda,
zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin
korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç iꢀlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın,
baꢀkalarının ꢀöhret ve haklarının korunması, veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması
için yasayla öngörülen bazı biçim koꢀullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir.”
22. AĐHM, taraflar arasında, ꢀikayetçi olunan yasağın, baꢀvuranın, 10 § 1. madde ile
korunan ifade özgürlüğü hakkına “müdahale” teꢀkil ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf
bulunmadığını gözlemler. Aynı ꢀekilde, sözkonusu müdahalenin, “kanunla öngörüldüğü” ve
10 § 2. maddenin maksadına uygun olarak baꢀkalarının ꢀöhret ve haklarının korunması
doğrultusunda “meꢀru bir amaca hizmet ettiği”ne de itiraz edilmemiꢀtir. Bu davadaki ihtilaf,
müdahalenin “demokratik bir toplumda gerekli” olup olmadığını sorusu ile alakalıdır.
23. AĐHM, demokratik bir toplumda gereklilik testinin, AĐHM’nin, ꢀikayetçi olunan
“müdahale”nin “mecburi bir toplumsal gerekliliğe” cevap verip vermediğini, bunun, takip
edilen meꢀru amaçla orantılı olup olmadığını ve ulusal mercilerce bu müdahaleyi haklı
göstermek için öne sürülen gerekçelerin uygun ve yeterli olup olmadığını belirlemesini ꢀart
koꢀan yerleꢀik içtihadını tekrarlar (bkz. Sunday Times – Đngiltere (no. 1), 26 Nisan 1979
kararı, Seri A, no. 30, s. 38, § 62).
24. Bu davada AĐHM için bilhassa önem arzeden bir unsur, olaylara iliꢀkin ifadelerle
değer yargıları arasındaki ayrımdır. Olayların varlığı ortaya konulabilir, ancak değer
yargılarının doğruluğu kanıtlanabilir niteliğe sahip değildir. Bir değer yargısının doğruluğunu
kanıtlamak imkansızdır ve 10. madde ile teminat altına alınan hakkın temel bir parçası olan
düꢀünce özgürlüğünü ihlal eder (bkz. örneğin Lingens – Avusturya, 8 Temmuz 1986 kararı,
Seri A no. 103, s. 28, § 46 ve Oberschlick – Avusturya (no. 1), 23 Mayıs 1991 kararı, Seri A,
no. 204, s. 27, § 63). Ancak bir ifadenin, değer yargısına vardığı durumlarda dahi,
müdahalenin ölçüsü, reddedilen ifadenin yeterli olgusal temeli bulunup bulunmadığına bağlı