COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
UÇMA – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 15071/03)  
KARAR  
STRAZBURG  
4 Mart 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 15071/03 no’lu davanın nedeni, T.C.  
vatandaları Erhan Uçma ile YurttaUçma’nın (bavuranlar), Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne, 8 Nisan 2003 tarihinde, Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına  
alan Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu  
bavurudur.  
Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đzmir Barosu  
avukatlarından S. Çetinkaya tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuranlar sırasıyla 1979 ve 1982 doğumludur ve Đzmir’de ikamet etmektedir.  
Bavuranlar, 28 Nisan 2001 tarihinde gözaltına alınmıtır.  
Bavuranlar, 30 Nisan 2001 tarihinde tetkik hakimi huzuruna çıkartılmıve tetkik  
hakimi tutuklanmalarına karar vermitir.  
3 Mayıs 2001 tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı,  
bavuranlar aleyhinde ithamname vermitir. Cumhuriyet Savcısı, birinci bavuranı yasadıı  
bir örgüte yardım ve yataklık etmekle, ikinci bavuranı ise yasadıı bir örgüt üyesi olmakla  
suçlatır.  
13 Eylül 2001 tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi bavuranları suçlu bulmuꢀ  
ve her ikisini de on ay hapis ve para cezasına çarptırmıtır.  
6 Aralık 2001 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı temyiz bavurusunun esasına  
ilikin yazılı görülerini sunmutur. Cumhuriyet Basavcısı, bavurunun reddedilmesi ve ilk  
derece mahkemesinin kararının onaylanmasını tavsiye vermitir.  
Yargıtay, 24 Ocak 2002 tarihinde, Ceza Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca  
bavuranların yasadıı silahlı bir örgüte yardım ve yataklık etme suçundan cezalandırılması  
gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmutur.  
16 Mayıs 2002 tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay’ın  
muhakemesine uyarak Ceza Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca bavuranları mahkum  
etmitir.  
13 Kasım 2002 tarihinde, Cumhuriyet Basavcısı davanın esasına ilikin yazılı  
görüünü sunmuve Yargıtay’ın Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını onaylaması  
gerektiğini belirtmitir.  
Yargıtay, 28 Kasım 2002 tarihinde, Cumhuriyet Basavcısı’nın görüüne uygun olarak  
ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
2
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuranlar, AĐHS’nin 6. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Basavcısı tarafından  
Yargıtay’a sunulan yazılı görüe karılık kendilerine cevap hakkı tanınmaması nedeniyle adil  
yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmülerdir.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
AĐHS’nin 35/3 maddesi çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun olmadığını  
kaydeden AĐHM, ayrıca, baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esasa ilikin  
Bavuranlar, Cumhuriyet Basavcısı tarafından Yargıtay’a sunulan yazılı görüꢀ  
konusunda haberdar edilmediklerini iddia etmilerdir. Bavuranlar, bu bağlamda, Cumhuriyet  
Basavcısı’nın görülerine cevap verme ve kendi iddialarını sunma imkanlarının olmadığını  
iddia etmilerdir.  
Hükümet bu iddiayı reddetmitir. Hükümet, Yargıtay’a sunulan bütün belgelerin  
taraflarca incelenmeye açık olması nedeniyle, bavuranların Cumhuriyet Basavcısı tarafından  
sunulan yazılı görüü görme imkanlarının olduğunu belirtmitir.  
AĐHM, daha önce Göç / Türkiye kararında (no. 36590/97) aynı ikayeti incelediğini  
ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalini saptadığını kaydetmektedir. AĐHM, bahsi geçen davada,  
Cumhuriyet Basavcısı’nın ifadelerinin niteliği ile bavurana cevaben yazılı görüsunma  
imkanının tanınmaması durumunu gözönünde bulundurarak, bavuranın çekimeli dava  
hakkının ihlal edildiğine karar vermitir.  
AĐHM, bu davayı incelemive yukarıda bahsedilen davaya ilikin saptamalarından  
ayrılmasını gerektirecek hiçbir özel koula rastlamamıtır.  
Buna göre, Cumhuriyet Basavcısının Yargıtay huzurundaki ifadelerinin bavuranlara  
tebliğ edilmemesi nedeniyle, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal  
edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen  
telafi edebiliyorsa, AĐHS, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın  
adil tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuranlar, maddi tazminat olarak kii baına 5,000 Euro, manevi tazminat olarak ise  
kii baına 3,000 Euro talep etmitir.  
3
Hükümet, talep edilen miktarların çok yüksek ve kabuledilemez miktarlar olduğunu  
ileri sürmütür.  
AĐHM, talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı  
bulunmadığını kaydederek bu talebi reddeder. AĐHM, ayrıca, tespit edilen ihlalin  
bavuranların gördüğü manevi zarar için kendi baına adil tatmin oluturduğuna karar  
vermitir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuranlar, yargılama masraf ve giderleri için 3,000 Euro talep etmi, ancak bu talebi  
desteklemek üzere herhangi bir belge sunmamıtır.  
Hükümet, bu miktarın aırı ve dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmütür.  
AĐHM’nin içtihadına göre, bir bavuran gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul  
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM, sözkonusu davada, yukarıdaki ölçütler ile  
bavuranın talebini doğrulamağını dikkate alarak, bu balık altında herhangi bir ödeme  
yapılmasını öngörmemektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun geri kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Tespit edilen ihlalin bavuranların gördüğü manevi zarar için kendi baına adil tatmin  
oluturduğuna;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77/2. ve 3. maddeleri  
gereğince 4 Mart 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4