C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
UĞURLU - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 45/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
17 Haziran 2008  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 45/04 numaralı bavurunun nedeni T.C. vatandaı  
Mustafa Uğurlu’nun (bavuran) 24 Kasım 2003 tarihinde Temel Đnsan Hakları ve  
Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi  
uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Samsun barosu avukatlarından  
Y. Öztürk tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1961 doğumlu olup Samsun’da ikamet etmektedir.  
16 Aralık 2002 tarihinde Samsun havaalanında çalığı sırada bavuran ile N.A. ve annesi  
arasında fazla bagaj için ödenmesi gereken para nedeniyle bir olay meydana gelmitir.  
N.A. ve annesi 16 Aralık 2006 tarihinde bavuran hakkında rüvet, darp ve yaralama  
suçundan ikayetçi olmulardır.  
Cumhuriyet Savcısı tarafından 17 Aralık 2002 tarihinde dinlenen bavuran N.A. hakkında  
hakaret, tehdit, darp ve yaralama suçuyla ikayetçi olmutur.  
Çaramba Cumhuriyet Savcısı TCK’nın 456/4 maddesine dayalı olarak bavuranı ve N.A.’yı  
itham etmitir.  
Çaramba Sulh Ceza Mahkemesi 18 Nisan 2003 tarihli bir karar ile CMUK’un 386., 387.,  
390., ve 302. maddelerinin uygulanmasına istinaden bavuranı ve N.A.’yı 218.103.000’er  
TL. [yaklaık 125 Euro] ağır para cezasına çarptırmıtır.  
Bavuran 15 Mayıs 2003 tarihinde Çaramba Asliye Ceza Mahkemesi’ne bavurarak bu  
karara itiraz etmi, ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesi’nde duruma yapılmadığından ikayetçi  
olarak Asliye Ceza Mahkemesi’nde bir duruma yapılmasını talep etmitir.  
Asliye Ceza Mahkemesi 27 Mayıs 2003 tarihinde dosya üzerinden ve iddianameye dayalı  
olarak bavuranın bu talebini reddetmitir.  
Bavuran 19 Haziran 2003 tarihinde Adalet Bakanı’na bavurarak Cumhuriyet Savcısı’na  
Yargıtay önünde sözkonusu cezanın iptali giriiminde bulunması için yazılı emir ile bozma  
talimatı vermesini istemitir.  
Cumhuriyet Savcısı 10 Temmuz 2003 tarihinde bu talebin reddedildiği bilgisini edinmitir.  
Ödenmesine gereken ceza üç aamada 15 Eylül, 25 Ekim ve 17 Kasım 2003 tarihlerinde  
ödenmitir.  
2
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran mahkemelerin duruma gerçekletirmemesi doğrultusunda davasının hakkaniyete  
uygun görülmediğinden ikayetçi olmaktadır. Bavuran bu ekilde münazaralara  
katılamadığını ve gerektiği gibi savunma yapamadığını öne sürmektedir. Bavuran AĐHS’nin  
6. maddesinin 1. ve 3. paragraflarına atıfta bulunmaktadır.  
Hükümet bu iddialara karı çıkmakta ve hükmedilen cezanın AĐHS’nin 6. maddesinde yer  
alan esaslara uygun olarak hakkaniyete uygun bir yargı sürecinde verildiğini savunmaktadır.  
Hükümet ayrıca, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Ceza Kanunu ve Ceza  
Muhakemesi Kanunu çerçevesinde sözkonusu yargılama yönteminin ortadan kalktığını  
eklemektedir.  
A. Kabuledilebilirlik hakkında  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esasa dair  
AĐHM yargılamanın hiçbir aamasında bavuranın iç hukuktaki mahkemeler önünde bir  
durumaya katılmadığını not etmektedir. Ne cezaya hükmeden sulh ceza mahkemesi önünde  
ne itiraz edilen asliye ceza mahkemesi önünde bir duruma gerçeklemitir. Bavuran  
kendisini yargılayan hakimlerin huzuruna ahsen çıkma olanağını hiçbir zaman bulamamıtır.  
AĐHM bavuran tarafından dile getirilen benzer bir itirazı daha önce de incelediğini ve  
bavuranın ulusal mahkemeler önünde bir duruma yapılması hakkından yoksun kalmasının  
ve bu mahkemeler tarafından davasının hakkaniyete uygun görülmemesinin AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ihlaline yol açtığı sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. sözü edilen Karahanoğlu-  
Türkiye kararı ve Tanyar ve Küçükergin-Türkiye kararı no: 74242/01, 5 Aralık 2006).  
AĐHM mevcut bavuruyu incelemive Hükümetin Mahkemenin bu davada farklı bir sonuca  
ulamasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını belirlemitir.  
Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi bu bakımdan ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASINA ĐLĐꢀKĐN  
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal edildiğine  
karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi  
edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil  
tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran uğradığı manevi zarar için 30.000 Euro talep etmektedir.  
3
Hükümet bu miktara karı çıkmaktadır.  
AĐHM bavuranın uğradığı manevi zararın giderilmesi için ihlal tespitinin yeterli olduğuna  
itibar etmektedir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran iç hukukta ve AĐHM önünde yapmıolduğu yargı giderleri için 10.000 Euro talep  
etmektedir. Bavuran ayrıca 4.000 Euro avukatlık ücreti talep etmekte bu yönde avukatı ile  
imzalağı sözlemeyi sunmaktadır. Bavuran ayrıca genel giderler için (ulaım, para cezası,  
tıbbi harcamalar, telefon, faks, haberleme, kırtasiye ve tercüme masrafları) 6.000 Euro talep  
etmekte, ödemesine hükmedilen 218,15 YTL tutarındaki para cezasına ve 340 YTL  
tutarındaki tercüme masrafına ilikin makbuzları sunmaktadır. Bavuran kanıtlayamadığı  
diğer tutarlar hususunda takdiri AĐHM’ye bırakmaktadır.  
Hükümet bu meblağların aırı olduğuna itibar etmektedir.  
AĐHM bu yöndeki yerleik içtihadı dikkate alarak bavurana yargı giderleri için hakkaniyete  
uygun 1.500 Euro ödenmesine karar vermitir.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç  
puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. Bir duruma yapılmaması nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Manevi zararı gidermesi için ihlal tespitinin adil bir tatmini oluturduğuna;  
4 a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından bavurana yargı  
giderleri için 1.500 (bin beyüz) Euro ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 17 Haziran 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4