CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
ÜKÜNÇ VE GÜNE/ TÜRKĐYE  
(Bavuru No: 42775/98)  
KARAR  
STRAZBURG  
18 Aralık 2003  
Sözkonusu karar Sözle me’nin 44/2 maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır.  
Sekretarya revizyonuna tabi tutulması mümkündür.  
Ükünç ve Güne- Türkiye davasında,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü Daire),  
Sn. I. CABRAL BARRETO, Başkan  
Sn. L. CAFLISH,  
Sn. P. KURIS,  
Sn. R. TÜRMEN,  
Sn. J. HEDIGAN,  
Sn. M. TSATSA-NIKOLOVSKA,  
Sn. H.S. GREVE, yargıçlar,  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2003. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
ve Bölüm Sekreteri Sn. V. BERGER'in katılımı ile Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi Heyeti  
olarak toplanmı,  
27 Kasım 2003 tarihindeki gizli görümesi sonucunda,  
yukarıda anılan tarihte benimsenmiolan aağıdaki karara varmıtır.  
USULĐ ĐꢀLEMLER  
1. Davanın nedeni, Türk vatandaları Volkan Ükünç ve Deniz Güne’in ("bavuranlar"), 26  
Haziran 1998 tarihinde, Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleme'nin  
("Sözleme") eski 25.Maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları  
Komisyonu'na ("Komisyon") yaptıkları bavurudur. (bavuru no.42775/98).  
2. Bavuranlar, Đstanbul’da mesleğini ifa etmekte olan avukat Veysel Uçum tarafından temsil  
edilmilerdir. Türk Hükümeti “Hükümet” Sözleme organları huzurundaki dava için Ajan  
tayin etmemitir.  
3. Bavuranlar, özellikle soruturmanın ilk aamasında bir avukatın yardımından  
faydalanamadıklarını ve Devlet Güvenlik Mahkemesi huzurunda yargılandıkları için bunun  
adil bir yargılama olarak nitelendirilemeyeceğini iddia etmilerdir.  
4. Bavuru, 11 No’lu Protokol’ün yürürlüğe girdiği 1 Kasım 1998 tarihinde Mahkeme’ye  
havale edilmitir. ( 11 No’lu Protokol’ün 5/2 maddesi)  
5. Bavuru ile ilgili olarak, Mahkeme’nin Üçüncü Bölümü görevlendirilmitir. (Mahkeme Đç  
Tüzüğünün 52/1 maddesi). Bu bölüm içinde davayı inceleyecek olan Daire (Sözlemenin  
27/1 maddesi) Mahkeme Đç Tüzüğünün 26/1 maddesinde belirtildiği ekilde oluturulacaktır.  
6. 1 Kasım 2001 tarihinde Mahkeme Dairelerde değiiklik yapmıtır. ( Đç Tüzük 25/1)  
Mevcut dava yeni oluturulan Üçüncü Daire’ye havale edilmitir. (Madde 52/1).  
7. 10 Nisan 2003 tarihli bir kararla Mahkeme, bavuruyu kısmen kabuledilebilir bulmutur.  
8. Bavuranlar ve Hükümet, esaslar hakkında görülerini sunmulardır. ( Đç Tüzük madde  
59/1).  
OLAYLAR  
I.  
Dava Olayları  
9. Volkan Ükünç ve Deniz Güneisimli bavuranların her ikisi de Türk vatandaıdırlar. Her  
ikisi de 1980 doğumlu olup Edirne’de yaamaktadırlar.  
10. Bavuranlar 8 ubat 1996 tarihinde yasadıı örgüt DHKP-C üyesi olduklarından üphe  
duyulduğu için Edirne Terörle Mücadele ubesi tarafından gözaltına alınmılardır.  
Bavuranlar 12 ubat 1996 tarihine kadar gözaltında tutulmulardır. Bavuranlar avukatları  
olmadığı halde 10 ubat 1996 tarihinde polis tarafından sorgulanmıtır.  
11. Bavuranlar, 12 ubat 1996 tarihinde önce Savcı daha sonra da hakim huzuruna  
çıkarıllardır. Bavuranlar her iki durumda da 10 ubat 1996 tarihli ifadelerini  
tekrarlamıtır. Bavuranlar aynı gün serbest bırakılmılardır. Bavuranlar avukat tarafından  
temsil edilmemitir.  
12. 11 Mart 1996 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı hazırladığı  
iddianamesinde bavuranları ve diğer üç kiiyi yasadıı terör örgütüne yardım ve yataklık  
etmekle suçlamıve Türk Ceza Kanunu’nun 169. maddesini ve 3713 sayılı Terörle Mücadele  
Kanunu’nun 5. maddesini uygulamasını talep etmitir.  
13. 17 Nisan 1996 tarihinde Edirne Ağır Ceza Mahkemesi, Đstanbul Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’ne iletilmek üzere bavuranların kendileri aleyhinde yapılan suçlamalar hakkında  
görülerini istemitir. Edirne Ağır Ceza Mahkemesi huzurundaki duruma tutanaklarına göre  
bavuranlar avukatlar tarafından temsil edilmeyi istememilerdir. Đlk defa olarak polise,  
savcıya ve hakime verdikleri ifadelerin doğruluğuna itiraz etmilerdir.  
14. 21 Mayıs 1996 tarihinde bavuranlar okula gittikleri için Đstanbul Devlet Güvenlik  
Mahkemesi huzurundaki durumalara katılmaları talebinde bulunmamalarını istemilerdir. Bu  
talep Mahkeme tarafından onanmıtır ve bavuranlar yasal olarak dört avukat tarafından  
temsil edilmilerdir.  
15. 8 Nisan 1997 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, bavuranları yasadıı örgüt  
DHKP-C’ye yardım ve yataklık etmekten suçlu bulmuve iki yıl altı ay hapse mahkum  
etmitir. DGM, bavuranların 12 ubat 1996 tarihinde savcı ve hakim huzurunda daha  
önceden hazırlanmıitirafları tekrar etmeye zorlandıklarını iddia ederek Edirne Ağır Ceza  
Mahkemesi huzurunda kendilerini savunmalarını inandırıcı bulmamıtır. Mahkeme  
bavuranların duvara slogan yazmak, DHKP-C lehinde bildiriler dağıtmak ve bir dükkanın  
giriine afiasmak suretiyle söz konusu yasa dıı örgüte yardım ve yataklık ettikleri sonucuna  
varmıtır.  
16. Bavuranlar baskı altında verdikleri ifadeler nedeniyle mahkum olduklarını ve bu nedenle  
mahkum olmalarını sağlayacak somut delil bulunmadığını ileri sürerek, temyiz bavurusunda  
bulunmulardır.  
17. Yargıtay, 9 Aralık 1997 tarihinde bavuruyu reddetmive Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nin kararını onamıtır. Yargıtay, kararında bavuranların avukatlarının duruma  
talebinde bulundukları halde, söz konusu durumaya katılmadıklarını belirtmitir.  
18. Benimsenmiuygulamalara göre Yargıtay’ın 9 Aralık 1997 tarihli kararı Đstanbul Devlet  
Güvenlik Mahkemesi’ne gönderilmive 5 Ocak 1998 tarihinde sekretarya tarafından kayda  
alınmıtır.  
19. Bavuranlar 4 Mart 1998 tarihinde sözkonusu kararı öğrendiklerini ileri sürmülerdir.  
20. 9 Mart 1998 tarihinde bavuranlar suçun ilendiği tarihte reit olmadıkları ve ön  
soruturma avukatlarının yokluğunda yapıldığı için Yargıtay’ın kararının düzeltilmesi için  
bavuruda bulunmulardır. Bavuranların karar düzeltme talebi 22 Mayıs 1998 tarihinde  
reddedilmitir.  
II.  
ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMASI  
21. Mahkeme, diğer davalarda özellikle de Özel/Türkiye davasındaki görülerden alınan iç  
hukuk düzenlemelerine gönderme yapmıtır. (no 42739/98, prg. 20-21, 7 Kasım 2002) ve  
Gençel/Türkiye Kararı (no 53431/99, prg. 11-12, 23 Ekim 2003).  
HUKUK  
I.  
SÖZLEMENĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDASI  
22. Bavuranlar bağımsız ve tarafsız olmayan Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi  
tarafından yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini ileri sürmülerdir. Ayrıca, savcı ve  
hakim huzurunda ve gözaltında iken avukatın yardımından faydalanma hakkından  
yararlanamadıklarını ileri sürerek ikayetçi olmulardır. Sözlemenin 6. maddesinin 1. ve 3  
(c) paragraflarının ihlal edildiğinden ikayetçi olmulardır.  
23. Mahkeme, içtihatları incelemive Sözlemenin 6. maddesinin 1. paragrafının ihlal edildiği  
sonucuna varmıtır. ( bkz. Özel Kararı, prg. 33-34 ve Özdemir/Türkiye Kararı, no 59659/00,  
prg. 35-36, 6 ubat 2003).  
24. Mahkeme, bu kararlardakinden daha farklı bir sonuca varmak için bir neden görmemitir.  
Bavuranların yasadıı bir örgüte yardım ve yataklık etmek suçundan, bir subayın ve bir  
askeri hakimin görev yaptığı Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanmaları nedeniyle  
endie duymaları Mahkemenin görüüne göre, anlaılabilir bir durumdur. Bu konu ile ilgili  
olarak bavuranlar Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin dava ile ilgisi olmayan durumlardan  
etkilenmesinden korkmakta haklıdırlar. Baka bir deyile bavuranların Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki endielerinin haklı olduğu  
söylenebilir. (bkz. 9 Haziran 1998 tarihli Incal/ Türkiye Kararı, Hüküm ve Karar Raporları  
1998- IV, s. 1573, prg. 72).  
25. Bu nedenle Mahkeme, Sözlemenin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıtır.  
26. Bavuranların bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma haklarının ihlal  
edildiği bulgusunu gözönünde bulundurarak Mahkeme, bavuranların Sözlemenin 6/3 (c)  
paragrafı bağlamındaki ikayetleri incelemenin gerekli olmadığına karar vermitir.  
II.  
SÖZLEMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
27. Sözlemenin 41. maddesi aağıdaki gibidir:  
Mahkeme ibu Sözleme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci Tarafın  
iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir  
surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder”.  
A. Maddi Zararlar  
28. Bavuranlar, maddi ve manevi zararlar için 10,000,000 Fransız Frangı (FRF) (1,524,490  
Euroya karılık gelmektedir.) talep etmilerdir.  
29. Hükümet, bu talepler hakkında görüsunmatır.  
30. Mahkeme, öncelikle, Sözlemenin 6/1 maddesi bağlamındaki maddi zarar talebi ile ilgili  
olarak nasıl sonuca varması gerektiğini tahayyül edememitir. Ayrıca sözkonusu talepler  
kanıtlarla desteklenmemitir. Mahkeme bu nedenle tazminata hükmedemez.  
31. Mahkeme, ihlal bulgusunun tek baına bavuranların manevi zararları açısından yeterli  
tazmin oluturduğu görüündedir. (bkz. Incal/Türkiye, s. 1575, prg. 82, 28 Ekim 1998 tarihli  
Çıraklar/Türkiye Kararı, Raporlar 1998- VII, s. 3074, prg. 45).  
32. Mahkemenin Sözlemenin 6/1 maddesi uyarınca bavuranların bağımsız ve tarafsız bir  
mahkemece yargılanmadığı tespitinde bulunduğu durumlarda, prensip olarak bavuranın  
bağımsız ve tarafsız bir mahkemece tekrar yargılanmasının uygulanabilecek en doğru yöntem  
olduğu görüündedir. (bkz. yukarıda anılan Gençel Kararı, prg. 27).  
B. Masraf ve Harcamalar  
33. Bavuranlar, davanın Sözleme organları huzurunda hazırlanıp sunulması için toplam  
1,000,000 Fransız Frangı (152,449 Euro’ya karılık gelmektedir) talep etmilerdir.  
34. Hükümet bu talep karısında görüsunmatır.  
35. Mahkeme, masraf ve harcamalarla ilgili olarak makul oranda tazminat ödenmesine karar  
verecektir. ( bkz. Sawicka/Polonya, no 37645/97, prg. 54, 1 Ekim 2002).  
36. Mahkeme kendisine sunulan bilgilere bağlı kalarak yaptığı değerlendirme sonucunda  
bavuranlara bu balık altında 3,000 Euro ödenmesine karar vermitir.  
C. Gecikme Faizi  
37. Mahkeme, Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
oluacak faiz oranının uygulanmasının uygun olduğu görüündedir.  
BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlık ve tarafsızlığı hakkındaki ikayetle  
ilgili olarak Sözlemenin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
2. Sözlemenin 6. maddesi bağlamındaki diğer ikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına;  
3. Đhlal bulgusunun tek baına manevi zarar için yeterli tazmin oluturduğuna;  
4. a) Sorumlu Devletin masraf ve harcamalar için bavuranlara Sözlemenin 44. maddesinin  
2. paragrafı uyarınca kararın kesinlemesinden itibaren üç ay içinde uygulanabilecek her türlü  
vergi ile birlikte toplam 3000 Euro ödemesine;  
b) Bahsekonu üç aylık sürenin dolmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa  
Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın  
gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
5. Bavuranların diğer adil tazmin taleplerinin reddine  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Karar Đngilizce olarak hazırlanmıolup Đç Tüzük’ün 77. maddesinin 2. ve 3. maddeleri  
uyarınca 18 Aralık 2003 tarihinde tebliğ edilmitir.