A. Kabuledilebilirlik Hakkında
AĐHM, içtihatlarından doğan kriterler ıꢀığında (Bkz., özellikle Akkuꢀ, adıgeçen karar)
ve elindeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, baꢀvurunun esastan incelenmesi
gerektiği kanaatine varmıꢀtır. AĐHM baꢀvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile
karꢀılaꢀılmadığını tespit etmiꢀtir.
B. Esas Hakkında
AĐHM, daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren baꢀka davalar da
incelemiꢀ ve I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır (Bkz.,
Akkuꢀ, adıgeçen karar, s. 1317, § 31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).
AĐHM, mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak
hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır.
AĐHM, içtihatlarından doğan ilke uyarınca, istenilebilir olduğu yeterince ortaya
koyulduğunda, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, bir “alacak”, “mülk” olarak
nitelendirilebilir ( Bkz. Yunanistan rafinerileri Stran ve Stratis Andreadis-Yunanistan. 9
Aralık 1994 tarihli karar, A serisi, no: 301-B, s. 84, § 59, ve Bourdov-Rusya, no: 59498/00,
§40, CEDH 2002-II). Mevcut davada bu durum sözkonusudur.
AĐHM ayrıca, Yüksek Sözleꢀmeci Taraf’ın borcunu ödemede gecikmesinin, talep
edilebilir bir “alacağı” olan kiꢀinin finansal kaybını arttırdığını ve özellikle bazı Devletlerde
paranın değer kaybetmesi göz önüne alındığında, bu durumun kiꢀiyi belirsiz bir duruma
soktuğunu vurgulamaktadır (Bkz. Akkuꢀ, adıgeçen karar, s. 1310, § 29).
Olayda, AĐHM, ulusal mahkemelerin baꢀvurana ödenmesine karar verdiği tazminatın
ödenmesindeki gecikmenin Đdare’den kaynaklandığını gözlemlemektedir. Uygulanan hesap
yönteminden yola çıkarak (Bkz. Akkuꢀ, adıgeçen), alacağın ödenmesindeki gecikmenin
baꢀvuranı açık bir zarara uğrattığını gözlemlemektedir. Bu açıdan, Hükümet ödemenin
yapılmamıꢀ olmasını haklı kılacak hiçbir açıklama yapmamaktadır.
Sonuç olarak, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
AĐHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar
A. Maddi ve Manevi Tazminat
Baꢀvuran, 5.092 Euro değerinde maddi zarara uğradığını iddia etmektedir. Ayrıca,
2.958 Euro değerinde manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, Akkuꢀ kararında benimsenen hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak ve
ilgili ekonomik veriler ıꢀığında, baꢀvurana maddi tazminat olarak 2.105 (iki bin yüz beꢀ) Euro
ödenmesine karar vermiꢀtir.
3