bir takdir marjı kullanmaktadırlar. Yazılı medyaya iliꢀkin söz konusu
davadakine benzer davalarda, ulusal takdir marjı, demokratik bir toplumun
basın özgürlüğünün sağlanması ve korunması konusundaki çıkarları ile
sınırlıdır (Fressoz ve Roire / Fransa, no. 29183/95; Alınak / Türkiye, no.
40287/98).
Basın, demokratik bir toplumda önemli bir rol oynamaktadır. AĐHM,
birçok kez, basının ꢀiddet, kargaꢀa veya suç tehditlerine karꢀı koruma
sağlamak amacıyla bazı sınırları aꢀmaması gerektiği halde, basının
görevinin, sorumluluk ve yükümlülükleri dahilinde, bölücü fikirler dahil
olmak üzere kamu çıkarını ilgilendiren bütün konularla ilgili bilgi ve görüꢀ
aktarmak olduğunu kaydetmiꢀtir (ꢁener / Türkiye, no. 26680/95; Sürek /
Türkiye (no. 1), no. 26682/95). Basının bu tür bilgi ve görüꢀleri aktarma
görevinin yanı sıra, toplumun da bu bilgi ve görüꢀleri edinme hakkı
bulunmaktadır (Bladet Tromso ve Stensaas / Norveç, no. 21980/93).
(ii) Yukarıdaki ilkelerin söz konusu davaya uygulanması
AĐHM, ilk olarak, Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve
Gerçek Demokrasi gazetelerinin basım ve dağıtımlarının Đstanbul Ağır Ceza
Mahkemesinin farklı daireleri tarafından on beꢀ günden bir aya kadar
değiꢀen sürelerle durdurulduğunu gözlemlemektedir. Đlk derece
mahkemeleri, söz konusu gazetelerin farklı sayılarında yayımlanan bazı
makale ve haberlerin PKK/KONGRA-GEL adlı terör örgütü lehine
propaganda unsurları taꢀıdığını, örgüt ve üyeleri tarafından iꢀlenen suçları
onaylar nitelikte olduğunu ve terörle mücadeleyle görevli yetkililerin
kimliklerini ifꢀa ederek bu kiꢀileri terör saldırılarının hedefi haline
getirdiğini tespit ederek söz konusu yayın durdurma kararlarını vermiꢀlerdir.
Baꢀvuranlar, her karar için temyize gitmiꢀler, ancak temyiz talepleri kabul
edilmemiꢀtir.
AĐHM, söz konusu davada baꢀvuranların ꢀikayetlerinin gazetelerin
belirli sayılarına el konmasıyla değil, makale ve haberlerin yayımlanmasıyla
3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesinde yer alan suçların iꢀlendiği
gerekçesiyle gazetelerin basımının on beꢀ günden bir aya kadar değiꢀen
sürelerle yasaklanmasına yönelik kararlarla ilgili olması nedeniyle, itiraz
konusu makale ve haberlerin içeriğinin incelenmesine gerek olmadığı
kanaatindedir.
AĐHM, bu bağlamda, AĐHS’nin 10. maddesinin, gazetelerin
basımına yukarıda bahsedilen sınırlamaların getirilmesini yasaklamadığını
hatırlatır. Ancak, bu tür sınırlamalar, AĐHM tarafından son derece titiz bir
inceleme yapılmasını gerektiren tehlikeler arz etmektedir. Haberin çabuk
eskiyen bir özelliğinin olması ve kısa bir süre için de olsa basımının
durdurulması, haberin bütün değerini ve ilgisini yok edebileceğinden, bu
durum özellikle basın söz konusu olduğu zaman geçerlidir (Observer ve
Guardian, yukarıda kaydedilen). Basın özgürlüğünün tehlikede olması
nedeniyle, ulusal makamlar, söz konusu tedbirlerin alınmasını gerektiren
“acil bir sosyal ihtiyacın” var olup olmadığı konusunda karar verebilmek
için sınırlı bir takdir marjına sahiptiler (Editions Plon / Fransa, no.
58148/00).
7