COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ÜRPER VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 14526/07, 14747/07, 15022/07, 15737/07, 36137/07,  
47245/07, 50371/07, 50372/07 ve 54637/07)  
KARAR  
STRAZBURG  
20 Ekim 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecektir. ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 14526/07, 14747/07, 15022/07,  
15737/07, 36137/07, 47245/07, 50371/07, 50372/07 ve 54637/07 no’lu  
davanın nedeni, isimleri ekte yer alan yirmi altı T.C. vatandaının  
(“bavuranlar”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, Đnsan Hakları ve  
Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleme’nin (“AĐHS”) 34.  
maddesi uyarınca yapmıolduğu dokuz adet bavurudur.  
Bavuranlar, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde,  
Đstanbul Barosu avukatlarından Ö. Kılıç tarafından temsil edilmilerdir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
1. Gazetelere ilikin kovuturma  
Bavuranlar, söz konusu zamanda, Türkiye’de yayımlanan Ülkede  
Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek Demokrasi adlı dört gazetenin  
sahibi, yazı ileri müdürü, genel yayın yönetmeni ve gazetecileri  
konumundaydılar. Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin çeitli daireleri, bazı  
haber ve makaleler nedeniyle dört gazetenin de yayınını 16 Kasım 2006 –  
25 Ekim 2007 tarihleri arasında 15 gün ila 1 ay arasında değien sürelerle  
durdurmutur. Đtiraz konusu yayınların, PKK/KONGRA-GEL adlı terör  
örgütü adına yapılan bir propaganda ve örgüt ile üyeleri tarafından ilenen  
suçların onayı niteliğinde olduğu kabul edilmitir.  
16 Kasım 2006 tarihinde Ülkede Özgür Gündem gazetesi aleyhine  
açılan ilk davada, duruma hakimi, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesine  
aykırı olarak bazı haber ve makalelerin propaganda unsuru taıdığını, terör  
suçlarını onaylar nitelikte olduğunu ve terör saldırısına uğrama riski altında  
bulunan yetkililerin adlarını açıkladığını belirtmitir. Dolayısıyla, söz  
konusu haber ve makalelerin içeriği AĐHS’nin 10. maddesinde öngörülen  
sınırları atır. Ayrıca, söz konusu suçlar gazetenin tek bir baskısıyla  
sınırlı olmayıp süreklilik arz etmitir. Sonuç olarak, 3713 No.lu Kanun’un  
6/5 maddesi uyarınca, hakim gazetenin basımını ve dağıtımını on beꢀ  
günden bir aya kadar durdurmakla yetkiliydi.  
16 Temmuz 2007 tarihinde Güncel gazetesi aleyhine açılan davada,  
gazetenin basımı, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesi bağlamında değil,  
sahipleri, gazetecileri ve içeriğinin 12 Temmuz 2007 tarihli mahkeme  
kararıyla yayını on begün süreyle durdurulan Gündem gazetesininkilerle  
aynı olması nedeniyle on begün süreyle durdurulmutur.  
Ne bavuranlar, ne de avukatları söz konusu nizasız yargı sürecine  
katılmılardır. Ayrıca, yayın durdurma kararlarına karı yaptıkları yazılı  
itirazlar reddedilmitir. Sonuç olarak, kararlar uygulanmıtır.  
2. Bavuranlara ilikin kovuturma  
2
3713 No.lu Kanun’un 6/1, 6/2 ve 7/2 maddeleri ile Ceza Kanunu’nun  
215. maddesi uyarınca, Ülkede Özgür Gündem gazetesinin sahibi Ali  
Gürbüz, gazetesinde yayımlanan çeitli makaleler aracılığıyla adı geçen  
örgüt adına propaganda yapmak, örgüt ve üyeleri tarafından ilenen suçları  
onaylamak ve terörle mücadeleyle görevli yetkililerin kimliklerini  
açıklamak suçlarından yargılanmıtır. Ali Gürbüz, 380,000 YTL para  
cezasına mahkum edilmitir.  
Ülkede Özgür Gündem ve Gündem gazetelerinin yazı ileri müdürü  
bavuran Özlem Aktan da aynı ekilde yargılanmıtır. Özlem Aktan’ın  
Ülkede Özgür Gündem gazetesine ilikin ilk davası Ali Gürbüz’ün  
davasından ayrılmıtır. Gündem ve Güncel gazetelerinin sahibi Lütfi Ürper,  
Özlem Aktan’ın ikinci davasının bir diğer bavuranıdır. Özlem Aktan ile  
Lütfi Ürper, 3713 No.lu Kanun’un 5, 6/2, 6/4 ve 7/2 maddeleri ile Ceza  
Kanunu’nun 215. ve 218. maddeleri uyarınca itham edilmitir.  
Lütfi Ürper, benzer suçlamalarla üç kez yargılanmıtır. Bir diğer  
bavuran, Gerçek Demokrasi gazetesinin sahibi ve yazı ileri müdürü  
Hüseyin Bekta, 3713 No.lu Kanun’un 6/2 ve 7/2 maddeleri ile Ceza  
Kanunu’nun 215. maddesi uyarınca aynı suçlardan yargılanmıtır.  
Dava dosyasında yer alan bilgiye göre, Ali Gürbüz aleyhindeki dava  
hariç bahsi geçen davaların tamamı ilk derece mahkemesi önünde derdesttir.  
Ali Gürbüz’ün davası ise Yargıtay önünde derdesttir.  
HUKUK  
I.  
DAVALARIN BĐRLETĐRĐLMESĐ  
AĐHM, bavuru konularının benzer olması sebebiyle davaların  
birletirilmesini uygun görmektedir.  
II.  
KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK  
A. Mağdur Statüsünün Bulunmadığı Đddiası  
Hükümet, Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek  
Demokrasi gazetelerinin genel yayın yönetmenlerinin, haber müdürlerinin  
ve gazetecilerinin, söz konusu gazetelerin basımlarının durdurulması  
yönündeki kararlardan doğrudan etkilenmedikleri gerekçesiyle mağdur  
statülerinin bulunmadığını ifade etmitir. Hükümet, yalnızca söz konusu  
gazete sahipleri ve yazı ileri müdürlerinin (Ali Gürbüz, Özlem Aktan, Lütfi  
Ürper ve Hüseyin Bekta) iddia konusu AĐHS ihlallerinden mağdur  
olduklarını iddia edebileceklerini ileri sürmütür.  
Bavuranlar, AĐHM’nin Yıldız ve Diğerleri / Türkiye (no. 60608/00)  
ve Halis Doğan ve Diğerleri / Türkiye (50693/99) kararlarına atıfta  
3
bulunarak bütün bavuranların mahkeme kararlarından etkilendiğini ileri  
sürmülerdir.  
AĐHM, önceki davalarda Hükümet’in benzer itirazlarını inceleyip  
reddettiğini kaydeder (Tanrıkulu, Çetin, Kaya ve Diğerleri / Türkiye, no.  
40150/98; Yıldız ve Diğerleri, yukarıda kaydedilen). AĐHM, söz konusu  
davada içtihadından ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koul  
bulunmadığı kanaatindedir. AĐHM, genel yayın yönetmenlerinin, haber  
müdürlerinin ve gazetecilerin haber alma ve verme özgürlüklerinin, dört  
gazetenin basım ve dağıtımının durdurulmasına yönelik kararlardan  
doğrudan etkilendikleri kanaatindedir. Dolayısıyla, AĐHM, Hükümet’in  
itirazını reddeder.  
B. Đç hukuk yollarının tüketilmediği iddiası  
Hükümet, ayrıca, bavuranların AĐHM’ye bavurmadan önce, gazete  
sahipleri ile yazı ileri müdürleri aleyhindeki ceza yargılamasının sonucunu  
beklemeleri gerektiğini iddia etmitir.  
Bavuranlar, AĐHS’ye ilikin ikayetlerinin yukarıda bahsedilen ceza  
yargılamasıyla değil gazetelerinin basımını durduran yerel mahkeme  
kararlarıyla ilgili olduğunu ifade etmilerdir. Bavuranlar, ayrıca, söz  
konusu mahkeme kararları bağlamında, mevcut iç hukuk yollarının  
tamamını tükettiklerini belirtmilerdir.  
AĐHM, bavuranların AĐHS’ye ilikin ikayetlerinin yalnızca Ülkede  
Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek Demokrasi gazetelerinin  
basımının durdurulmasına ilikin ağır ceza mahkemesi kararlarıyla ilgili  
olduğunu ve bavuranların çeitli kararları temyiz ederek iç hukuk yollarını  
tükettiklerini kaydeder. Dolayısıyla, AĐHM, AĐHS’nin 35/1 maddesi  
uyarınca bavuranların mevcut iç hukuk yollarını tükettiklerine karar verir.  
AĐHM, Hükümet’in itirazını reddeder.  
C. Diğer kabuledilebilirlik kriterlerine uygunluk  
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bavuruların açıkça dayanaktan  
yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da  
kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavurular  
kabuledilebilir niteliktedir.  
III. ESAS  
A. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiği iddiaları  
Bavuranlar, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesi uyarınca Ülkede  
Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek Demokrasi gazetelerinin basım  
ve dağıtımlarının durdurulmasının ifade özgürlüğü haklarına haksız bir  
müdahale oluturduğu konusunda ikayetçi olmuve bu ikayetlerini  
AĐHS’nin 10. maddesine dayandırmılardır.  
4
1. Müdahale olup olmadığı konusu  
AĐHM’ye göre, Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek  
Demokrasi gazetelerinin basım ve dağıtımlarının durdurulmasına yönelik  
kararlar, bavuranların ifade özgürlüğünün uygulanmasına “müdahale”  
oluturmutur. Ayrıca, Hükümet bu duruma itiraz etmemitir.  
AĐHS’nin 10. maddesinin 2. paragrafında öngörülen artları yerine  
getirmemesi halinde bu tür müdahaleler 10. maddenin ihlalini oluturur. Bu  
nedenle, müdahalelerin yasayla öngörülüp öngörülmediği, meru amaçlar  
izleyip izlemediği ve demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı  
belirlenmelidir.  
2. Müdahalelerin yasayla öngörülmesi  
Hükümet, gazetelerin basımını yasaklayan kararın 3713 No.lu  
Kanun’un 6/5 maddesince öngörüldüğünü ifade etmitir.  
Bavuranlar, Terörle Mücadele Kanunu’nun 6/5 maddesinin  
Anayasa ve AĐHS’ye aykırı olması sebebiyle kanun sayılamayacağını  
belirtmitir. Bavuranlar, bu bağlamda, T.C. eski Cumhurbakanı’nın, 6/5  
maddesinin T.C. Anayasası’nda yer almayan bir cezayı öngörmesi nedeniyle  
söz konusu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne dava açtığını  
kaydetmilerdir. Bavuranlar, ayrıca, Güncel gazetesinin basımının ve  
dağıtımının durdurulmasına ilikin 16 Temmuz 2007 tarihli kararın iç  
hukukta yer alan herhangi bir yasal hükme dayanmadığını ileri sürmülerdir.  
AĐHM, AĐHS’nin 10/2 maddesinde yer alan “yasayla öngörülme”  
ifadesinin, ilk olarak, itiraz konusu tedbirin iç hukukta bir dayanağı olmasını  
gerektirdiğini hatırlatır. Ancak, söz konusu ifade, hukuki normların ilgili  
kiinin eriiminde olmasını, sonuçlarının öngörülebilmesini ve hukukun  
üstünlüğü ilkesine uygun olmasını gerektiren kanun niteliğine de atıfta  
bulunmaktadır (Association Ekin / Fransa, no. 39288/98).  
Söz konusu davada, ulusal mahkeme kararlarının çoğunun 3713  
No.lu Kanun’un 6/5 maddesine dayandığı konusu ihtilaflı değildir. Geriye  
söz konusu hükmün eriilebilirliği, öngörülebilirliği ve hukukun üstünlüğü  
ilkesine uygunluğu konusu kalmaktadır. Ayrıca, Güncel gazetesinin  
basımının ve dağıtımının durdurulmasına ilikin 16 Temmuz 2007 tarihli  
karar, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesine dayanarak değil, söz konusu  
gazetenin sahibinin, gazetecilerinin ve içeriğinin daha önce basımı  
durdurulan Gündem gazetesininkilerle aynı olması nedeniyle verilmitir.  
Ancak, 3713 No.lu Kanun’un ilgili hükmü, süreli yayınların bu nedenle  
durdurulmasını öngörmemektedir. Dolayısıyla, 16 Temmuz 2007 tarihli  
kararın iç hukukta geçerli bir dayanağı olup olmadığı konusunda AĐHM’nin  
ciddi endieleri bulunmaktadır. Bununla birlikte, gereklilik konusunda  
aağıda yer alan tespitlerini göz önünde bulunduran AĐHM, “yasaya  
uygunluk” konusunda nihai bir sonuca varmasına gerek olmadığı  
kanaatindedir.  
5
3. Müdahalelerin meru bir amaç izleyip izlemediği konusu  
Hükümet, gazetelerin basımını yasaklayan kararların ulusal  
güvenliğin ve toprak bütünlüğünün korunması, kamu düzeninin sağlanması,  
suç ilenmesinin önlenmesi ve bakalarının hak ve özgürlüklerinin  
korunması gibi meru amaçlar izlediğini ifade etmitir.  
Bavuranlar, ifade özgürlüğünün yalnızca kargaa ve suçun  
önlenmesi amacıyla kısıtlanabileceğini ileri sürmülerdir.  
AĐHM, söz konusu davada, ulusal makamların kargaa ve suçun  
önlenmesi adına meru bir amaç izlediğinin düünülebileceği kanaatindedir.  
Bununla birlikte, AĐHM, bu konunun gazetelerin yayınını durdurmanın  
demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı konusuyla yakından ilgili  
olduğu, bu nedenle de bu bağlamda incelenmesi gerektiği kanaatindedir.  
4. Müdahalelerin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı  
konusu  
a. Tarafların ifadeleri  
Hükümet, hakimlerin söz konusu makalelerin terör örgütü adına  
propaganda unsurları içerdiğini ve örgüt tarafından ilenen suçları onaylar  
nitelikte olduğunu tespit ettiklerini ileri sürmütür. Ayrıca, bu makaleler  
terörle mücadeleyle görevli yetkililerin kimliklerini ifa ederek söz konusu  
ahısları terör saldırılarının hedefi haline getirmilerdir. Hükümet,  
gazetelerin basımını yasaklayan kararların sınırlı süreler için uygulanan ve  
acil bir sosyal ihtiyacı karılayan önleyici tedbirler olduğunu ifade etmitir.  
Bu nedenle, bavuranların haklarına yapılan müdahaleler izlenen meru  
amaçlarla orantılı olup makamlar tarafından öne sürülen gerekçeler amacına  
uygun ve yeterlidir.  
Bavuranlara göre, ulusal mahkemeler makul tedbirler almaya niyetli  
olsalardı, yayınlanmaları kanuna aykırı olduğu iddia edilen sayılara el  
koyarlardı. Bavuranlar, ulusal mahkeme kararlarının verildiği sırada  
gelecekteki içeriği bilinmeyen gazetelerin basımının böyle uzun sürelerle  
yasaklanmasının sansür anlamına geldiğini iddia etmilerdir.  
b. AĐHM’nin değerlendirmesi  
(i) Genel Đlkeler  
AĐHM, ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumun temel  
yapılarından birini oluturduğunu ve toplumun geliimi ve bireyin kendini  
gerçekletirmesinin koullarından biri olduğunu hatırlatır (Lingens /  
Avusturya, A Serisi no. 103). Đfade özgürlüğü istisnalara tabi olsa da, bu  
istisnalar dar bir biçimde yorumlanmalı ve sınırlama nedeni ikna edici bir  
biçimde ortaya konmalıdır (Observer ve Guardian / Birleik Krallık, A Serisi  
no. 216). Bununla birlikte, ulusal makamlar, ilk olarak, sınırlamayı  
gerektiren “acil bir sosyal ihtiyacın” var olup olmadığını  
değerlendirmelidirler. Ulusal makamlar, bu değerlendirmeyi yaparken belirli  
6
bir takdir marjı kullanmaktadırlar. Yazılı medyaya ilikin söz konusu  
davadakine benzer davalarda, ulusal takdir marjı, demokratik bir toplumun  
basın özgürlüğünün sağlanması ve korunması konusundaki çıkarları ile  
sınırlıdır (Fressoz ve Roire / Fransa, no. 29183/95; Alınak / Türkiye, no.  
40287/98).  
Basın, demokratik bir toplumda önemli bir rol oynamaktadır. AĐHM,  
birçok kez, basının iddet, kargaa veya suç tehditlerine karı koruma  
sağlamak amacıyla bazı sınırları amaması gerektiği halde, basının  
görevinin, sorumluluk ve yükümlülükleri dahilinde, bölücü fikirler dahil  
olmak üzere kamu çıkarını ilgilendiren bütün konularla ilgili bilgi ve görüꢀ  
aktarmak olduğunu kaydetmitir (ener / Türkiye, no. 26680/95; Sürek /  
Türkiye (no. 1), no. 26682/95). Basının bu tür bilgi ve görüleri aktarma  
görevinin yanı sıra, toplumun da bu bilgi ve görüleri edinme hakkı  
bulunmaktadır (Bladet Tromso ve Stensaas / Norveç, no. 21980/93).  
(ii) Yukarıdaki ilkelerin söz konusu davaya uygulanması  
AĐHM, ilk olarak, Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve  
Gerçek Demokrasi gazetelerinin basım ve dağıtımlarının Đstanbul Ağır Ceza  
Mahkemesinin farklı daireleri tarafından on begünden bir aya kadar  
değien sürelerle durdurulduğunu gözlemlemektedir. Đlk derece  
mahkemeleri, söz konusu gazetelerin farklı sayılarında yayımlanan bazı  
makale ve haberlerin PKK/KONGRA-GEL adlı terör örgütü lehine  
propaganda unsurları taıdığını, örgüt ve üyeleri tarafından ilenen suçları  
onaylar nitelikte olduğunu ve terörle mücadeleyle görevli yetkililerin  
kimliklerini ifa ederek bu kiileri terör saldırılarının hedefi haline  
getirdiğini tespit ederek söz konusu yayın durdurma kararlarını vermilerdir.  
Bavuranlar, her karar için temyize gitmiler, ancak temyiz talepleri kabul  
edilmemitir.  
AĐHM, söz konusu davada bavuranların ikayetlerinin gazetelerin  
belirli sayılarına el konmasıyla değil, makale ve haberlerin yayımlanmasıyla  
3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesinde yer alan suçların ilendiği  
gerekçesiyle gazetelerin basımının on begünden bir aya kadar değien  
sürelerle yasaklanmasına yönelik kararlarla ilgili olması nedeniyle, itiraz  
konusu makale ve haberlerin içeriğinin incelenmesine gerek olmadığı  
kanaatindedir.  
AĐHM, bu bağlamda, AĐHS’nin 10. maddesinin, gazetelerin  
basımına yukarıda bahsedilen sınırlamaların getirilmesini yasaklamadığını  
hatırlatır. Ancak, bu tür sınırlamalar, AĐHM tarafından son derece titiz bir  
inceleme yapılmasını gerektiren tehlikeler arz etmektedir. Haberin çabuk  
eskiyen bir özelliğinin olması ve kısa bir süre için de olsa basımının  
durdurulması, haberin bütün değerini ve ilgisini yok edebileceğinden, bu  
durum özellikle basın söz konusu olduğu zaman geçerlidir (Observer ve  
Guardian, yukarıda kaydedilen). Basın özgürlüğünün tehlikede olması  
nedeniyle, ulusal makamlar, söz konusu tedbirlerin alınmasını gerektiren  
“acil bir sosyal ihtiyacın” var olup olmadığı konusunda karar verebilmek  
için sınırlı bir takdir marjına sahiptiler (Editions Plon / Fransa, no.  
58148/00).  
7
AĐHM, gazetelerin yayınının durdurulmasını düzenleyen sistemin  
hukuki niteliğinin basın özgürlüğü için değerli bir teminat olduğunu kabul  
etmektedir. Ancak, bu konuda ulusal mahkemelerce verilen kararlar da  
AĐHS’nin 10. maddesinde öngörülen ilkelere uygun olmalıdır (Gaweda /  
Polonya, no. 26229/95).  
Bu bağlamda, AĐHM, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi kararlarının  
süreli yayınların tamamının ileriki basımlarına yasak getirdiğini  
gözlemlemektedir. AĐHM, daha önce basına getirilen sınırlamalarla ilgili  
bavuruları inceleme fırsatının olduğunu (Observer ve Guardian, yukarıda  
kaydedilen; Sunday Times / Birleik Krallık (no. 2), A Serisi no. 217) ve söz  
konusu bavuruların AĐHS’ye aykırı olmadığı sonucuna vardığını  
gözlemlemektedir.  
Ancak, söz konusu bavurularda incelenmekte olan sınırlamalar  
belirli haber veya makalelere değil, gazetelerin yerel mahkeme kararlarının  
verildiği tarihte henüz içeriği bilinmeyen ileriki basımlarına yönelik olması  
nedeniyle, bu bavurular öncekilerden farklıdır.  
AĐHM’ye göre, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesi ile söz konusu  
davadaki mahkeme kararları, dıında tutuldukları yargılama sırasında  
duruma yapılmaksızın “suçlu” bulunan bavuranların gelecekte aynı türden  
suçları ileyebilecekleri varsayımından yola çıkmaktadır. Bu nedenle,  
AĐHM, gazete yayınlarının durdurulmasına yönelik kararların önleyici  
etkisinin, bavuranların ileride benzer makale ve haberler yayımlamasını  
engellemek ve mesleki faaliyetlerini aksatmak için üstü kapalı bir yaptırım  
anlamına geldiği sonucuna varır (mutatis mutandis, Demirel ve Ate(no. 3),  
no. 11976/03). Ancak, AĐHM, gazetelerin belirli sayılarına el koymak veya  
belirli makalelerin yayımlanmasına sınırlamalar getirmek gibi daha  
yumuak tedbirler alınabileceği kanaatindedir.  
AĐHM, yerel mahkemelerin, kısa süreliğine de olsa Ülkede Özgür  
Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek Demokrasi gazetelerinin basım ve  
dağıtımlarını durdurarak kendilerine verilen sınırlı takdir marjını ağını ve  
basının demokratik toplumun gözlemcisi rolünü gerekçesiz bir ekilde  
sınırlandırdığı sonucuna varır (mutatis mutandis, Cumpana ve Mazare /  
Romanya, no. 33348/96; Obukhova / Rusya, no. 34736/03). 3713 No.lu  
Kanun’un 6/5 maddesi temel alınarak gazetelerin tamamının ileriki  
basımlarını yasaklamak, demokratik bir toplumda “gerekli” olan sınırlama  
kavramını ave sansürle aynı anlama gelmitir.  
Dolayısıyla, AĐHS’nin 10. maddesi ihlal edilmitir.  
B. AĐHS’nin 6. ve 13. maddeleri ile 1 No.lu Protokol’ün 1.  
maddesinin ihlal edildiği iddiası  
Bavuranlar, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi önündeki yargılamaya  
katılamadıkları ve Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin adı geçen gazetelerin  
basımını ve dağıtımını durduran kararları bavuranların savunmasını  
8
almadan verdiği konusunda ikayetçi olmuve bu ikayetlerini AĐHS’nin  
6/1 ve 6/3 maddelerine dayandırmılardır. Bavuranlar, ayrıca, yerel  
mahkeme kararlarına karı açtıkları temyiz davalarının duruma yapılmadan  
reddedildiği gerekçesiyle söz konusu kararların hukuka uygunluğuna itiraz  
edebilecekleri bir iç hukuk yolu bulunmadığı konusunda ikayetçi olmuve  
bu ikayetlerini AĐHS’nin 13. maddesine dayandırmılardır. Bavuranlar,  
ayrıca, sorumlu oldukları haber ve makalelerin adı geçen gazetelerde  
yayımlanmasının suç tekil ettiğine dair yerel mahkemelerce verilen  
kararların masumiyet karinesini ihlal ettiği gerekçesiyle AĐHS’nin 6/2  
maddesinin ihlal edildiği konusunda ikayetçi olmulardır.  
Bavuranlar, son olarak, Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve  
Gerçek Demokrasi gazetelerinin yayınlarının durdurulmasına yönelik  
kararların mülkiyet haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle AĐHS’nin 1 No.lu  
Protokolü’nün 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmilerdir.  
Hükümet, bu iddialara itiraz etmitir.  
Bununla birlikte, dava koullarını ve AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal  
edildiği yönündeki tespitini göz önünde bulunduran AĐHM, söz konusu  
bavuruda ortaya konan temel hukuki sorunu incelediği kanaatindedir. Bu  
nedenle, AĐHM, söz konusu ikayetler için ayrıca karar verilmesine gerek  
olmadığı sonucuna varır (mutatis mutandis, Demirel ve Diğerleri / Türkiye,  
no. 75512/01; Demirel ve Ate, yukarıda kaydedilen).  
IV.  
AĐHS’NĐN 46. VE 41. MADDELERĐNĐN UYGULANMASI  
A. AĐHS’nin 46. maddesi  
AĐHS’nin 46. maddesine göre:  
“1. Yüksek Sözlemeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkemenin kesinlemiꢀ  
kararlarına uymayı taahhüt ederler.  
2. Mahkemenin kesinlemikararı, kararın uygulanmasını denetleyecek olan  
Bakanlar Komitesine gönderilir.”  
AĐHM’nin bavuranların ifade özgürlüğüne ilikin ikayetle ilgili  
ünceleri ve vardığı sonuç, bavuranların AĐHS’nin 10. maddesinde  
öngörülen haklarının ihlalinin Türk mevzuatından (3713 No.lu Kanun’un  
6/5 maddesi) doğan bir sorundan kaynaklandığını göstermektedir. Söz  
konusu hükmün yürürlüğe girdiği 18 Temmuz 2006 tarihinden itibaren,  
yerel mahkemeler, bu hüküm uyarınca çok sayıda süreli yayının basım ve  
dağıtımının durdurulmasına karar vermitir. Aynı konuyla ilgili birçok dava  
AĐHM önünde halen derdesttir. Yukarıdaki tespitler söz konusu sorunun  
sistemik olduğunu göstermektedir.  
Sistemik sorunları tespit ederken, Sözlemeye Taraf Devletlerin  
uygun çözümü bulmalarına ve Bakanlar Komitesi’nin kararların uygulanıp  
uygulanmadığını denetlemelerine yardımcı olmak için bu tür sistemik  
sorunların kaynağını tehis etmek AĐHM’nin yerine getirdiği bir  
9
uygulamadır (Gülmez / Türkiye, no. 16330/02). AĐHM, söz konusu davada  
ortaya çıkan sistemik sorunla ilgili olarak, AĐHS’nin 10. maddesinin  
gereklerine uygun olarak ifade özgürlüğü hakkının etkili biçimde  
korunmasını sağlamak için ulusal düzeyde genel tedbirler alınmasının arzu  
edilir olduğu görüündedir. Bu bakımdan, süreli yayınların basım ve  
dağıtımını durdurma uygulamasına son vermek amacıyla, Savunmacı  
Hükümet’in, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesini söz konusu kararda  
belirtilen ilkelere göre düzenlemesi gerekmektedir.  
B. AĐHS’nin 41. maddesi  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili  
Yüksek Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme,  
gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
1. Tazminat  
a. Maddi tazminat  
Bavuranlar, yayınlarının durdurulmasına nedeniyle gazetelerin  
uğradığı ticari zarar karılığında 1,400,000 TL (yaklaık 898,000 Euro)  
maddi tazminat talep etmilerdir. Bavuranlar, aynı balık altında, bireysel  
olarak uğradıkları zarar karılığında 97,000 Euro talep etmilerdir.  
Bavuranlar, taleplerini desteklemek üzere yedi adet fatura kopyası  
sunmulardır. 12 ve 19 Kasım 2006 ve 5 Mart 2007 tarihli üç fatura, dağıtım  
irketleri tarafından Ülkede Özgür Gündem ve Gündem gazetelerine ödenen  
ücreti göstermektedir. 11 Kasım 2006 ve 7 Mart 2007 tarihli diğer dört  
fatura ise adı geçen gazeteler tarafından basımevlerine ödenen ücreti  
göstermektedir. Bavuranlar, ayrıca, Ülkede Özgür Gündem ve Gündem  
gazetelerinin çalıanlarının maamiktarını gösteren belgeler sunmulardır.  
Hükümet, iddia edilen AĐHS ihlalleri ile talep edilen maddi tazminat  
arasında illiyet bağı bulunmadığını ileri sürmütür.  
AĐHM’ye göre, bavuranlar tarafından sunulan fatura kopyaları ile  
çalıanların maalarını gösteren belgelerin Ülkede Özgür Gündem ve  
Gündem gazetelerinin bazı gelir ve masraflarını gösterdiği kabul edilse bile,  
söz konusu belgeler gazetelerin uğradığı zararın tam miktarını yeterli  
10  
biçimde yansıtamamaktadır: Çünkü, söz konusu davadaki gazetelerin  
bavuranlar tarafından belgelenmeyen baka gelir ve masrafları olmalıdır.  
Bu nedenle, AĐHM, bavuranların sunduğu belgelere dayanarak maddi  
zararın tam miktarını tespit edememektedir.  
Ancak, AĐHM, gazetelerin yayınının on begünden bir aya kadar  
değien sürelerle durdurulmasına ilikin olarak tespit edilen ihlallerden  
dolayı belirli miktarda maddi zarar yaanmıolabileceğini kabul eder  
(mutatis mutandis, Özgür Gündem / Türkiye, no. 23144/93). Bavuranlardan  
herhangi bir açıklama gelmemesi nedeniyle, AĐHM, gazetelerin yayınlarının  
durdurulduğu dönemlerde yazı ileri müdürü, genel yayın yönetmeni, haber  
müdürü ve gazeteci olarak çalıan bavuranların maalarının ödendiği  
sonucuna varır. Bu nedenle, AĐHM, bavuranların bireysel olarak yaptıkları  
talepleri reddeder. Söz konusu maddi zarar yalnızca gazete sahipleri Lütfi  
Ürper, Ali Gürbüz ve Hüseyin Bektaiçin geçerlidir. Davanın özel  
koullarını ve dava dosyasındaki bilgileri göz önünde bulunduran AĐHM,  
Lütfi Ürper, Ali Gürbüz ve Hüseyin Bekta’a, sırasıyla, 40,000 Euro, 5,000  
Euro ve 10,000 Euro ödenmesine karar verir.  
b. Manevi tazminat  
Bavuranlar, manevi tazminat olarak 162,000 Euro talep etmilerdir.  
Hükümet, tespit edilen ihlalin tek baına yeterli adil tatmin  
oluturduğu gerekçesiyle AĐHM’den söz konusu talebi reddetmesini  
istemitir.  
AĐHM, bütün bavuranların tespit edilen ihlalin tek baına yeterli  
tatmin oluturamayacağı ekilde sıkıntı çekmiolabileceği kanaatindedir.  
Davanın özel koulları ile tespit edilen ihlali göz önünde bulunduran AĐHM,  
bavuranların her birine 1,800 Euro manevi tazminat ödenmesine karar  
verir.  
2. Yargılama masraf ve giderleri  
11  
Bavuranlar, yerel mahkemeler ve AĐHM önünde yapmıoldukları  
yargılama masraf ve giderleri için 23,960 Euro talep etmilerdir.  
Bavuranlar, bu bağlamda, avukatlarının bavurular için kaç saat  
çalıtıklarını gösteren bir zaman cetveli ile masraf ve giderlere ilikin bazı  
tablolar sunmulardır.  
Hükümet bu talebe itiraz etmitir.  
AĐHM’nin içtihadına göre, bir bavuran gerçekliğini ve gerekliğini  
kanıtlağı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM, söz  
konusu davada, elindeki belgelere ve yukarıdaki ölçütlere dayanarak,  
54637/07 no.lu dava için Avrupa Konseyi tarafından Hüseyin Bekta’a adli  
yardım olarak ödenen 1,000 Euro düülerek, AĐHM önündeki yargılama  
masraf ve giderleri için bavuranlara ortaklaa 5,000 Euro ödenmesine karar  
verir.  
3. Gecikme Faizi  
AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi  
kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artıeklenerek  
belirlenmesini uygun görmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM,  
1. Bavuruların birletirilmesine;  
2. Bavuruların kabuledilebilir olduğuna;  
3. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. AĐHS’nin 6. ve 13. maddeleri ile AĐHS’nin 1 No.lu Protokolü’nün 1.  
maddesi uyarınca yapılan ikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek  
olmadığına;  
5. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın  
kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz  
kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve  
kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından,  
(i) maddi tazminat olarak Lütfi Ürper’e 40,000 Euro (kırk bin Euro), Ali  
Gürbüz’e 5,000 Euro (bebin Euro) ve Hüseyin Bekta’a 10,000  
Euro (on bin Euro);  
(ii) manevi tazminat olarak bavuranların her birine (Lütfi Ürper,  
Nurettin Fırat, Özlem Aktan, Yüksel Genç, Bayram Balcı,  
Abdulvahap Ta, Mehmet Ali Çelebi, Cengiz Kapmaz, Devrim  
12  
Gökta, Filiz Koçali, Fuat Bulut, Hüseyin Akyol, Salih Sezgi,  
Zeriman Dağdelen, Ramazan Pekgöz, Medine Kılıç, Mehmet  
Samur, Ali Gürbüz, Ali Erden, Ersin Öngel, Musa Demir, Esra  
Çiftçi, Turabi Kiin, inasi Tur, Zennur Kızılkaya, Hüseyin  
Bekta) 1,800 Euro (bin sekiz yüz Euro);  
(iii) yargılama masraf ve giderleri için, adli yardım olarak alınan  
1,000 Euro düülerek, bavuranlara ortaklaa 5,000 Euro (bebin  
Euro) ödenmesine;  
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren  
ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem  
için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına  
eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
6. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77.  
maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 20 Ekim 2009 tarihinde yazılı  
olarak bildirilmitir.  
Ek  
Bavuru  
No  
Bavuranlar  
Davanın Adı  
Bavuru Tarihi  
14526/07  
ÜRPER ve Diğerleri 2 Nisan2007  
/ Türkiye  
Lütfi Ürper, Nurettin Fırat, Özlem  
Aktan ve Yüksel Genç  
14747/07  
15022/07  
BALCI ve Diğerleri / 3 Nisan 2007  
Türkiye  
Bayram Balcı, Abdulvahap Ta,  
Mehmet Ali Çelebi, Cengiz Kapmaz,  
Devrim Göktave Filiz Koçali  
Bayram Balcı, Abdulvahap Ta,  
Mehmet Ali Çelebi, Cengiz Kapmaz,  
BALCI ve Diğerleri / 5 Nisan 2007  
Türkiye  
Devrim  
Gökta,  
Fuat  
Bulut,  
Hüseyin Aykol, Salih Sezgi, Zeriman  
Dağdelen, Ramazan Pekgöz, Medine  
Kılıç veMehmet Samur  
15737/07  
36137/07  
GÜRBÜZ  
Diğerleri / Türkiye  
ÜRPER ve Diğerleri 9 Ağustos 2007  
ve 29 Mart 2007  
Ali Gürbüz, Özlem Aktan, Nurettin  
Fırat ve Hüseyin Aykol  
Lütfi  
Ürper,  
Nurettin  
Fırat,  
/ Türkiye  
Yüksel Genç, Bayram Balcı, Hüseyin  
Aykol, Fuat Bulut, Salih Sezgi,  
13  
Zeriman Dağdelen, Mehmet Ali Çelebi,  
Ramazan Pekgöz, Medine Kılıç, Cengiz  
Kapmaz, Mehmet Samur, Ali Erden,  
Ersin Öngel ve Musa Demir  
47245/07  
ÜRPER ve Diğerleri 17 Ekim 2007  
Lütfi  
Ürper,  
Nurettin  
Fırat,  
/ Türkiye  
Yüksel Genç, Bayram Balcı, Hüseyin  
Aykol, Fuat Bulut, Salih Sezgi,  
Zeriman Dağdelen, Mehmet Ali Çelebi,  
Ramazan Pekgöz,  
Medine  
Kılıç,  
Mehmet Samur, Cengiz Kapmaz,  
Musa Demir, Ersin Öngel, Ali Erden,  
Esra Çiftçi, Turabi Kiin ve inasi Tur  
Lütfi Ürper, Mehmet Samur ve  
Zennur Kızılkaya  
50371/07  
50372/07  
54637/07  
ÜRPER ve Diğerleri 5 Kasım 2007  
/ Türkiye  
ÜRPER ve SAMUR 19 Kasım 2007  
/ Türkiye  
Lütfi Ürper ve Mehmet Samur  
BEKTA/ Türkiye  
6 Aralık 2007  
Hüseyin Bektaꢀ  
14