USTA VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE KARARI
Kadıköy Cumhuriyet Savcısı, Taꢁkın Usta ve diğer iki ꢁüphelinin öldükleri sırada
mevcut olan ꢁartlara yönelik bir soruꢁturma baꢁlatmıꢁtır. Olay günü görevde olan tüm polis
memurlarının ifadeleri alınmıꢁtır.
18 Nisan 1992 tarihinde, Đstanbul Cerrahpaꢁa Tıp Fakültesi’nde görevli adli tıp
uzmanları tarafından maktulun cesedi üzerinde otopsi yapılmıꢁtır. Rapora göre, Taꢁkın
Usta’nın cesedi, on üç tanesi öldürücü olmak üzere kırk beꢁ mermi giriꢁ yarası taꢁımaktadır.
Rapor, dokuz silah atıꢁının uzun mesafeden yapıldığı; ancak, diğer mermilerin atıꢁ mesafesini
tespit etmek için maktulun giysileri üzerinde ek bir inceleme yapılması gerektiği sonucuna
varmıꢁtır. Rapor, ayrıca, toksikoloji raporuna göre, Taꢁkın Usta’nın kan örneğinde alkol veya
uyuꢁturucu gibi yabancı bir maddeye rastlanmadığını ifade etmiꢁtir. Ölüm nedeni, kafatası ve
kaburga kırığı, iç kanama ve beyin kanaması olarak tespit edilmiꢁtir.
Olay yerinden toplanan tabancaların ve kovanların incelenmesinin ardından kriminal
polis laboratuarı tarafından düzenlenen 28 Nisan 1992 tarihli balistik raporunda, 141
Parabellum tipi 9 mm çaplı fiꢁek, 2 Browning tipi 9 mm çaplı fiꢁek ve dört Magnum tipi 44
çaplı fiꢁeğin maktullerin silahlarından ateꢁlendiği ortaya çıkmıꢁtır.
18 Mayıs 1992 tarihinde, Adli Tıp Kurumu, maktullerin giysilerinin incelenmesini
müteakip atıꢁ mesafelerine iliꢁkin bir rapor yayınlamıꢁtır. Rapor, atıꢁların uzun mesafeden
yapılmıꢁ olduğu sonucuna varmıꢁtır.
18 Ocak 1993 ve 31 Ocak 1995 tarihleri arasında, birkaç Cumhuriyet Savcısı, 16 ve 17
Nisan 1992 tarihlerinde görev baꢁında olan polis memurlarının ifadelerini almıꢁlardır.
2. Polis memurları hakkındaki cezai kovuꢀturma
18 Nisan 1995 tarihinde, Kadıköy Cumhuriyet Savcısı, Kadıköy Ağır Ceza
Mahkemesi’ne, operasyonda yer alan on dokuz polis memuru hakkında bir iddianame
sunmuꢁtur. Suçlamalar, Ceza Kanunu’nun 450/5, 463, 251, 281, 49/1, 31 ve 33. maddeleri
uyarınca yapılmıꢁtır. Sanıklar, gerçek suçlu teꢁhis edilmeden adam öldürmekle
suçlanmıꢁlardır. 28 Mart 1996 tarihli ek bir iddianame ile, baꢁka üç polis memuruna da aynı
suç isnat edilmiꢁtir.
15 Haziran 1995 tarihinde düzenlenen ilk duruꢁmada, Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesi,
mahkeme salonunda kavga çıkmıꢁ olması nedeniyle davayı kamera önünde yürütme kararı
almıꢁtır.
3 Haziran 1996 tarihinde, Yargıtay, güvenlik gerekçeleri ile, davayı, Kayseri Ağır Ceza
Mahkemesi’ne havale etmeye karar vermiꢁtir. Ceza davası, sanık polis memurları ve
tanıkların sözlü ifadelerini alan Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülmüꢁtür.
Sanıklar, operasyonun kanuna uygun olarak yürütüldüğünü ve militanlar kendilerine ateꢁ
açtıkları için silah kullanmak zorunda kaldıklarını iddia etmiꢁlerdir.
13 Temmuz 2001 tarihinde, Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi, polis memurlarını tüm
suçlardan beraat ettirmiꢁtir. Mahkeme, kararında, dava dosyasındaki delillere dayanarak
(balistik raporları, olay raporu, dairede bulunan ateꢁli silahlar ve bombalar, olay sonrası
çekilen fotoğraflar, tanık ifadeleri), polis memurlarının, maktulleri canlı olarak yakalamak
için yetkileri dahilinde olan her ꢁeyi yaptıkları ve ancak maktuller ateꢁ açtıktan sonra
silahlarını ateꢁledikleri ve bunu nefsi müdafaa için yaptıkları kararına varmıꢁtır. Mahkeme,
2