ÜSTÜN – TÜRKĐYE KARARI
Baꢀvuranın AĐHS’nin 6. maddesine dayanan ꢀikâyetine iliꢀkin olarak Mahkeme,
hükmün iptali ile bir baꢀvuranın AĐHS’nin 34. maddesine göre 6. maddenin ihlalinden
mağdur statüsünün devam etmediğine daha önce karar vermiꢀ olduğunu hatırlatır (bkz.
özellikle Güneꢀ, yukarıda anılan ve Koç ve Tambaꢀ – Türkiye, no. 46947/99). Mahkeme,
baꢀvuranın durumunun bunlarla mukayese edilebilir olduğu kanaatindedir. Bu ꢀartlar altında
Mahkeme, Hükümetin bu baꢀlık altındaki itirazını kabul eder. Baꢀvurunun bu kısmının
AĐHS’nin 35 §§ 3 ve 4. maddeleri uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle
reddedilmesi gerektiğini belirtir.
Son olarak Mahkeme, baꢀvuranın ihtilaf konusu kitabın basılı nüshalarına el
konulmasıyla ilgili olarak 1 no’lu Protokolün 1. maddesine dayalı ꢀikâyetini destekleyen
belgeler sunulmamıꢀ olduğunu dikkate alır. Bu nedenle baꢀvurunun bu kısmı da AĐHS’nin 35
§§ 3 ve 4. maddeleri uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olması itibariyle kabuledilmezdir.
II. AĐHS’NĐN 10. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, bir kitap yayınlaması nedeniyle hüküm giymesi ve ceza almasının ifade
özgürlüğüne haksız bir müdahale teꢀkil etmesinden ꢀikâyetçi olmuꢀtur. AĐHS’nin ilgili kısmı
aꢀağıda verilen 10. maddesine atıfta bulunmuꢀtur:
“1. Herkes görüꢀlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu
otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek
özgürlüğünü de içerir…
2. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu
tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması,
kamu düzeninin sağlanması ve suç iꢀlenmesinin önlenmesi … için yasayla öngörülen bazı biçim
koꢀullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir.”
Hükümet, baꢀvuranın ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin 10. maddenin ikinci
paragrafına göre meꢀru olduğunu savunmuꢀtur. Bu bağlamda baꢀvuranın Devletin bölünmez
bütünlüğü aleyhine propaganda yayan bir kitap yayınlamıꢀ olduğunu savunmuꢀtur. Olayın
meydana geldiği tarih itibariyle bu eylemin 3713 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile
yasaklandığını belirtmiꢀtir. Son olarak anılan Kanunun yürürlükten kaldırılması ile baꢀvuranın
tüm suçlamalardan beraat ettiğini ifade etmiꢀlerdir.
Baꢀvuran iddialarını sürdürmüꢀtür.
Mahkeme, baꢀvuran hakkındaki esas hükmün 10 § 1 maddesi ile korunan ifade
özgürlüğü hakkına bir müdahale teꢀkil ettiğinin taraflar arasında ihtilaflı olmadığını kaydeder.
Aynı zamanda bu müdahalenin hukuki olduğu ve 10 § 2 maddesinde belirtilen toprak
bütünlüğü ve kamu düzeninin korunması gibi meꢀru bir amaca hizmet ettiği de tartıꢀma
konusu değildir. Mahkeme aynı görüꢀtedir. Somut davada tartıꢀma konusu müdahalenin
“demokratik bir toplumda gerekli” olup olmadığıdır.
Mahkeme, 10. maddeye iliꢀkin kararlarında ortaya konulan temel prensipleri hatırlatır
(bkz. özellikle ꢁener – Türkiye, no. 26680/95, Đbrahim Aksoy, yukarıda anılan, Lingens –
Avusturya, A Serisi no. 103 ve Fressoz ve Roire – Fransa [BD], no. 29183/95). Somut dava,
bu prensipler ıꢀığında incelenecektir.
3