CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
UYGURER ĐNAAT SAN. TĐC. LTD. TĐ. -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:26664/05)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
06 Ekim 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (26664/05) no’lu davanın nedeni (T.C.  
vatandaı) Uygurer Đnaat San. Tic. Ltd. ti.’nin (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne 28 Haziran 2005 tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin  
Korunmasına ilikin Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi  
uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Ankara Barosu avukatlarından C. Uygurer tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran, Ankara’da bulunan bir limited irketidir.  
Belirtilmeyen bir tarihte, bavuran, Körfez Belediyesi’ne (Kocaeli) ait binaların yenilenmesi  
iini gerçekletirmitir. Đꢀin bitiminde, Belediye, bavurana, 13.019.267.601 TL borçlanmıtır.  
Ödeme yapılmadığı gerekçesi ile bavuran, icra ilemi balatmıtır.  
1
14 Ocak 2005 tarihinde, Körfez Đcra Müdürlüğü, Belediye hakkında, 18.985.000.000 TL  
tutarında ödeme emri çıkarmıtır.  
11 ubat 2005 tarihinde, tamamlanan ilerin alacağını tahsil edemeyen bavuran,  
Belediye’nin hesap ve taınmazlarına haciz koydurmutur.  
17 ubat 2005 tarihinde, Đcra Müdürlüğü’nün talebi üzerine Belediye’nin banka hesapları  
bloke edilmitir.  
21 ubat 2005 tarihinde, Belediye, Đcra Đflas Kanunu’nun 82/1 maddesi ve Belediye  
Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca Belediye’ye ait fonların kamu hizmetine tahsis edilmiꢀ  
olduğunu ve haciz edilemeyeceğini ileri sürerek bavuran hakkında Đcra Hukuk  
Mahkemesi’nde dava açmıtır. Sonuç olarak, Belediye, hesapları üzerindeki haczin  
kaldırılmasını ve icra takibinin durdurulmasını talep etmitir.  
Aynı gün, Đcra Hukuk Mahkemesi, idari bütçe ile Belediye’ye ait tüm hesapların kamu  
hizmetine tahsis edilmiolduğu ve kamu hizmetine tahsis edilen hesaplara haciz  
konulamayacağı tespitinde bulunarak, Belediye’nin talebini haklı bulmutur.  
1 Yaklaık 10.629 Euro  
1
HUKUK  
I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuran, Belediye’den alacağını tahsis edememekten ikayetçidir. Bavuran, Ek 1 No’lu  
Protokol’ün 1. maddesi ile öngörüldüğü ekli ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia  
etmektedir.  
Hükümet, sözkonusu iddiaya karı çıkmaktadır.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Hükümet, bavurunun vaktinden önce yapıldığı ve altı ay kuralına riayet etmediği ve Körfez  
Đcra Hukuk Mahkemesi’nin kararına itiraz etmeyerek iç hukuk yollarını tüketmediği gerekçesi  
ile reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır. Hükümet ayrıca, bavuranın, belediye bütçesinin  
haczedilemeyeceğine ilikin karara karı idare mahkemelerine bavuruda bulunabilme veya  
belediye hesapları ile ilgili olarak kamu hizmetlerine kullanılmaması dıında bir geçici tedbir  
talep edebilme imkanına sahip olduğu kanaatindedir. Bununla birlikte bavuran, Borçlar  
Kanunu uyarınca tazminat davası da açabilirdi.  
Bavuran, sözkonusu argümanlara itiraz etmektedir.  
AĐHM daha önce, Hükümet tarafından belirtilen bavuru yollarının, bu tür davalarda ilgilinin  
ikayetlerini gidermek için yeterli kabul edilemeyeceğini belirttiğini hatırlatmaktadır (Üç  
bavuru-Türkiye, bavuru no: 44766/98, 44771/98, 44772/98, 13 Mayıs 2004). AĐHM,  
mevcut davada bu ekilde benimsenen sonuçtan sapmak için hiçbir neden görememekte ve  
Hükümet’in bu konudaki itirazını reddetmektedir.  
Ayrıca AĐHM, iddia edilen ihlalin devam ettiği durumlarda, altı ay süresinin, sözkonusu  
durumun sona erdiği andan itibaren balayacağını hatırlatmaktadır (Marinakos-Yunanistan,  
bavuru no: 49282/99, 29 Mart 2004). Buna karın bavuranın, Đcra Hukuk Mahkemesi’nin  
kararını takiben altı ay süresi içerisinde harekete geçip geçmediğini tespit etmek  
gerekmektedir. Dolayısıyla Hükümet’in bu hususta yapmıolduğu ön itirazının reddedilmesi  
gerekmektedir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esasa ilikin  
AĐHM, içtihadından doğan ilke uyarınca, , ileri sürülebilirliği yeterince ortaya konulduğunda  
bir alacağın, Ek  
1
No’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca “mülk” olarak  
değerlendirilebileceğini hatırlatmaktadır (bkz, Stran ve Stratis Andreadis Yunan Rafineleri –  
Yunanistan, 9 Aralık 1994 ve Bourdov-Rusya, bavuru no: 59498/00). Đꢀbu davada bu durum  
sözkonusudur.  
2
Bilahare AĐHM, özellikle bazı devletlerde paranın değer kaybetmesi göz önüne alındığında,  
Yüksek Sözlemeci tarafın borcunu çok uzun sürede gecikmeli olarak ödemesinin, ileri  
sürülebilir bir alacağı bulunan kiinin maddi kaybının artmasına neden olduğunu ve  
sözkonusu kiiyi belirsiz bir durumda bıraktığını belirtmektedir (bkz Akku-Türkiye, 9  
Temmuz 1997).  
AĐHM, mevcut davada, Körfez Đcra Müdürlüğü’nün bavuranın alacağı olduğunu kabul  
ettiğini ve Belediye hakkında 18.985.000.000 TL tutarında ödeme emri çıkardığını  
gözlemlemektedir. Cebri icra ilemi balatılmasına rağmen, ilgili ulusal düzenleme dikkate  
alındığında, bavuran, sözkonusu alacağını elde edememitir. Bununla birlikte, sunulan  
bilgiler göz önüne alındığında, sözkonusu ödeme halen yapılmamıtır.  
Bu itibarla, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği hükmüne varmak uygun  
olacaktır (benzer dava bkz, Kanioğlu ve diğerleri-Türkiye, bavuru numaraları: 44766/98,  
44771/98 ve 44772/98, 11 Ekim 2005).  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuran, ticari ödeme yapılmaması nedeniyle uygulanacak faiz ve KDV oranı ile birlikte  
hesaplanmak üzere alacağından kaynaklanan maddi zararın 30.420 TL’ye [yaklaık 14.659  
Euro] tekabül ettiğini belirtmektedir. Bavuran, ayrıca 1.500 Euro manevi tazminat talep  
etmektedir.  
Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.  
AĐHM, bavurana, alacağına tekabül eden miktar olan 10.629 Euro maddi tazminat ve 1.500  
Euro manevi tazminat ödenmesinin uygun olacağı kanaatindedir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran, ulusal mahkemeler önünde yapmıolduğu yargılama masraf ve giderleri için 1.435  
TL talep etmekte ancak AĐHM önünde yapmıolduğu harcamalar için herhangi bir talepte  
bulunmamaktadır. Bavuran, bu hususta hiçbir belge sunmamaktadır.  
Hükümet, sözkonusu talebe karı çıkmaktadır.  
AĐHM’nin yerleik içtihadına göre bir bavuran ancak gerçekliğini, gerekliliğini kanıtladığı  
makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. Mevcut davada sahip olduğu unsurları ve  
yukarıda sözü edilen kriterleri göz önüne alan AĐHM, ulusal yargılamada yapılan yargılama  
masraf ve giderlerine ilikin talebi reddetmektedir.  
C. Gecikme faizi  
AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı  
orana üç puanlık bir artıeklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.  
3
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı  
Devlet tarafından bavurana aağıdaki miktarların ödenmesine:  
i. her türlü vergiden muaf tutularak 10.629 Euro (on bin altı yüz yirmi dokuz Euro)  
maddi tazminat  
ii her türlü vergiden muaf tutularak 1.500 Euro (bin beyüz Euro) manevi tazminat  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 06 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4